Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2124, sondan 4113. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 95. ayetidir. İsrâ Suresi 95. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 59 ve toplam ebced değeri ise 3013 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل لو كان في الارض ملئكة يمشون مطمئنين لنزلنا عليهم من السماء ملكا رسولا
“Kurtuluş rehberi” diye çevirdiğimiz hüdâdan maksat vahiy bilgisidir (Taberî, XV, 166; Zemahşerî, II, 375). Bu âyetlerden anlaşıldığına göre putperestlerin Hz. Peygamber’e inanmamalarının bir sebebi de, onun melek benzeri bir varlık değil kendileri gibi bir insan olmasıydı. Halbuki onlar, peygamberlerin insan üstü olması gerektiğini düşünüyorlar; Allah’ın, peygamberleri insanların kendi varlık türlerinden göndermesindeki hikmeti anlayamıyorlardı. Eğer yeryüzünde melekler yaşasaydı iletişim kurabilmeleri için Allah onlara elçi olarak melek gönderirdi. Ama Allah insanlara peygamber olarak melek gönderseydi onu göremezler, kendi dilleriyle iletişim kuramazlar, sonuçta risâletin hedefi gerçekleşemezdi.96. âyet, davet ve tebliğin bütün açıklığına, ikna ediciliğine rağmen müşriklerin red ve inkârda inat etmeleri, küstahça tavırlarını sürdürmeleri karşısında Peygamber’e güven telkin ederken inkârcılara da bu anlamsız tavırlarının Allah tarafından bilindiği hatırlatılarak bir defa daha uyarıda bulunulmaktadır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Yerde yerleşip yürüyenler melekler olsaydı, elbette biz de gökten onlara elçi melek indirirdik.”
İnsanlara insan bir peygamber gönderilmesinin nedeni onun örnek alınabilmesi ve ilahi prensiplerin insanlar tarafından uygulanabilir olduğunu gösterip öğretmesidir. Müşriklerin melek peygamber beklentisinin muhtemel sebebi, mahşerde “biz melek değiliz ki melekleri nasıl örnek alalım” demeleri, böyle bir bahaneye sığınmalarıdır. Yüce Allah onların bu türden beklentilerini reddetmektedir. Yeryüzünün sakinleri insanlar oldukları için elçiler de insanlardan seçilmiştir. Benzer mesaj: En‘âm 6:9.
Bayraktar Bayraklı
Şunu söyle: “Eğer yeryüzünde yerleşmiş, gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.”
De ki: "Eğer yeryüzünde (insanlar değil de) yürüyen ve huzura–sükuna erişen melekler (imtihan için yaratılmış) olsaydı, Biz de onlara gökten elçi olarak (insan yerine) elbette melek gönderirdik."
“- Yeryüzünü vatan edinerek hayatlarını sürdürebilme bilgisine, becerisine sahip olanlar melekler olsaydı, elbette onlara, gökten melek rasuller indirirdik.” de.
(Ey Rasûlüm, Mekke'lilere) şöyle de: “- Eğer (insanlar gibi) yeryüzünde, yürüyüp duran Melekler olsaydı, elbette onlara da gökten melek bir peygamber gönderirdik.
Allah Resûlü, «Ben sadece bir beşer peygamberim» deyince kâfirler: «Öyleyse senin peygamberliğine kim şahitlik edecek?» dediler, bunun üzerine 96. âyet indi.
Edip Yüksel
De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşan melekler olsaydı onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik."
(Ey Muhammed! Mekkelilere) şöyle de: "Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyüp duran melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek indirirdik."
De ki: “Eğer yeryüzünde yerleşmiş kimseler olarak gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara (da kendi nev'lerinden) gökten melek bir peygamber gönderirdik.”
Peygamberin kendileri gibi bir insan olmasını yadırgayan o câhillere şu sözümüzü ileterek de ki: “Eğer yeryüzünde huzur ve güven içinde gezip dolaşanlar insan değil de melek olsaydı, o zaman onlara gökten elçi olarak elbette bir melek gönderirdik.”
(Ey Muhammed! Onlara): “Eğer yeryüzüne yerleşip dolaşanlar (insan değil de) melekler olsaydı, Biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik.” de.