Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2315, sondan 3922. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 65. ayetidir. Meryem Suresi 65. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 3636 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (5) ي (2) ع (3) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
رب السموات والارض وما بينهما فاعبده واصطبر لعبادته هل تعلم له سميا
(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O’na ibadet et ve O’na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?
Abdullah b. Abbas’tan rivayet edildiğine göre Resulullah, Cebrâil’in kendisini daha çok ziyaret etmesini istemiş, bunun üzerine bu âyetler inmiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 19). Bir başka rivayete göre ise inkârcılar Hz. Peygamber’e bazı konularda sorular sormuşlar; Peygamber efendimiz de kendilerine yakında bilgi vereceğini söylemiş; fakat Cebrâil beklediği zamanda gelmediği için gerekli bilgiyi edinmekte gecikmiş; bu fırsatı kaçırmayan müşrikler: “Muhammed’in rabbi onu unuttu!” demeye başlamışlardı. Hz. Peygamber buna çok üzülmüş, bunun üzerine bu âyetler inmiştir (Râzî, XXI, 238). Müfessirlerin genel kabulüne göre bu iki âyet Allah’ın sözü olup Cebrâil’e, Hz. Peygamber’e böyle cevap vermesini emretmiştir (Şevkânî, III, 385; İbn Âşûr, XVI, 139). Buna göre, serbest çeviri ile âyetin mânası şöyle olur: De ki, “Biz ancak rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki, sağımız ve solumuzdaki mekânların; geçmiş, gelecek ve şimdiki zamanların hepsi Allah’ındır. Onun emri ve iradesi olmadan biz hiçbir zaman ve hiçbir yerde hareket edemeyiz. Bir hikmete binaen vahiy gecikmiş olsa da rabbin unutkan değildir, dolayısıyla seni unutmaz.” “Adını almaya lâyık” diye çevirdiğimiz semiyy kelimesi, “benzer” mânasına da gelir. Bizim de tercih ettiğimiz birinci mânaya göre Allah ismi, yüce yaratıcı olan Cenâb-ı Hak’tan başkasına verilmemiştir. Nitekim müşrik Araplar dahi bu ismi Allah’tan başkası için kullanmamışlardır. Onun dışında taptıkları putlara Allah değil ilâh demişlerdir. İkinci mânaya göre âyet, Allah’ın eşi ve benzerinin bulunmadığını, dolayısıyla ondan başka hiçbir şeyin ibadet edilmeye lâyık olmadığını belirtir.
Mehmet Okuyan
Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki şeylerin Rabbi olan (Allah)’a kulluk et! O’na kullukta sabırlı (kararlı) ol! O’nun herhangi bir adaşı (benzeri) olduğunu mu biliyorsun!
Bu ayet En‘âm 6:14, Mü’minûn 23:88, Şûrâ 42:11 ve İhlâs 112:4. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Allah, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbidir. Şu halde O'na kulluk et; O'na kulluk etmek için sabırlı olunuz. O'nun bir benzeri olduğunu biliyor musun?
Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir. Öyle ise yalnızca O'na kul ol ve kulluğunda sabırlı ol. İsmi O'nunla anılmaya değer bir başkasını biliyor musun?
(Allah) Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir; şu halde (sadece) O'na ibadet et ve O'na ibadette kararlı ve sebatlı ol. Hiç O'nun adaşı (hâşâ yoldaşı ve iş ortağı) olan birini biliyor musun? (Böyle bir şey mümkün değildir, her şey O’nun elinde ve emrinde bulunmaktadır.)
Rabbidir göklerin ve yeryüzünün ve ikisi arasında ne varsa hepsinin, ona kulluk et ve dayan ona ibadet etmede, onun Adıyla anılan başka bir varlık bilir misin?
Göklerin, yerin ve bunların arasında var olan herşeyin Rabbidir O. Öyleyse O'na kulluk et ve O'na kullukta devamlı, dirençli ve ısrarlı ol. O'nun adıyla anılan hiçbir kimse var mıdır, bilir misin?
O, göklerin, yerin ve ikisinin arasındaki varlıkların ve imkânların yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbidir. Onu ilâh tanı, candan müslüman olarak O'na teslim ol, saygıyla O'na kulluk ve ibadet et, O'nun şeriatına bağlan, O'na boyun eğ. Ona kulluk ve ibadete, şeriatını uygulamaya can ü gönülden sabırla, sebatla, metanetle devam et. Hiç onunla birlikte anılmaya değer bir benzerinin olduğunu biliyor musun?”
(O) göklerin, yerin ve bu ikisinin arasındakilerin Rabbidir. O halde O'na ibadet et ve O'na ibadette kararlı ol. O'nun bir adaşı olan birini biliyor musun?
Allah bütün gökleri yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. O halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmekte sabret. Hiç sen (ey Rasûlüm) Allah'ın ismini taşıyan başka birini bilir misin?
O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin sahibidir. Yalnızca O’na ibadet et. Ve O’na ibadette sebat et. O’nun bir eşi ve benzerini biliyor musun? (O’nun eşi ve benzeri yoktur.)
“(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındaki tüm varlıkların Rabbidir. O halde sırf O'na kulluk et ve bu kulluk için sabırlı ve metanetli ol. Hiç, ismi O'nunla birlikte anılmaya değer bir başkasını tanıyor musun?”
(O) göklerin, yerin ve ikisi arasındaki şeylerin Rabbidir. Şu halde O'na kulluk et; O'na kulluk etmek için sabırlı ve metânetli ol. O'nun bir adaşı (benzeri) olduğunu biliyor musun? (Asla benzeri yoktur).
Müşrik Araplar, Allah ismini sadece, en büyük yaratıcı olan Cenab-ı Hak için kullanırlar, O’nun dışında taptıkları putlara, Allah demeyip «ilâh» derlerdi.
Edip Yüksel
Göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunanların Rabbidir. O'na kulluk et ve O'na olan kulluğunda dirençli ol. O'na benzer birini biliyor musun?
O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. O halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmekte sabırlı ol. Hiç sen Allah'ın ismini taşıyan başka birini bilir misin?
(O), göklerin, yerin ve onların arasında bulunan şeylerin Rabbidir. O halde sen Ona kulluk et ve kulluğunda da iyice sebat et. Onun bir adaşı olduğunu bilir misin? (Hayır, yokdur).
(O,) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir; öyle ise O'na ibâdet et ve O'na ibâdet etmekte sabırlı ol!(1) Hiç O'nun adıyla isimlendirilmiş (başka) birini biliyor musun?
(1)“Sabır üçtür. Biri: Ma‘siyetten (günahlardan) nefsini çekip sabretmektir. Şu sabır takvâdır, اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ [Muhakkak ki Allah, takvâ sâhibleriyle berâberdir] sırrına mazhar eder. İkincisi: Musîbetlere karşı sabırdır ki, tevekkül ve teslimdir (Allah’a güvenmek ve teslîm olmaktır). اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكَل۪ينَ*[Muhakkak ki Allah, tevekkül edenleri sever] اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ [Muhakkak ki Allah, sabredenleri sever] şerefine mazhar ediyor. Ve sabırsızlık ise Allah’dan şikâyeti tazammun eder(ma‘nâsını taşır). Ve ef‘âlini (işlerini) tenkid ve rahmetini ittiham (suçlama) ve hikmetini beğenmemek çıkar. Evet musîbetin darbesine karşı şekvâ (şikâyet) sûretiyle elbette âciz ve zaîf insan ağlar; fakat şekvâ O’na olmalı, O’ndan olmamalı! (...) Üçüncü sabır: İbâdet üzerine sabırdır ki, şu sabır onu makām-ı mahbûbiyete (Allah’ın sevdiği has kulların makāmına) kadar çıkarıyor. En büyük makām olan ubûdiyet-i kâmile (tam bir kulluk) cânibine sevk ediyor.” (Mektûbât, 23. Mektûb, 106)
İlyas Yorulmaz
O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin de Rabbidir. O’na, yaptığın ibadetlerde sabırlı (devamlı) olarak kulluk et. Sen O’na layık başka bir isim biliyor musun?
Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabb’i O’dur; öyleyse yalnızca O’na kulluk et ve O’na kullukta devamlı ve kararlı ol! Hiç O’nun adıyla anılan ve O’nun gibi sınırsız ilim, kudret ve merhamet sahibi başka bir varlık tanıyor musun?
(O) göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbidir. Şu halde sadece Ona kulluk et ve Ona kullukta sabırlı ol. Hiç Onun bir benzeri olduğunu biliyor musun?1
Göklerin ve yerin Rabbi(dir O), ve bunların arasında var olan her şeyin! Öyleyse, yalnızca O'na kulluk et ve O'na kullukta devamlı ve sebatlı ol! Hiç, ismi O'nunla birlikte anılmaya değer bir başkasını tanıyor musun?”
Çünkü O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin tümünün Rabbidir. Öyleyse sadece O’na kulluk et ve O’na kullukta sabırlı ol! Hem sen O’nun ismine ve şanına denk birini biliyor musun? 18/14, 21/56, 26/24, 37/5, 44/7, 78/37
O, göklerin yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbidir: O halde yalnız O’na kulluk et ve O’na kulluk ederken dirençli ve sebatlı ol! Hem, adı O’nunla birlikte anılmaya değer başka biri mi var?”[2524]
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 65. Ayet Açıklaması
[2524] Zımnen: Mertebesi ne kadar yüce olursa olsun, hiçbir ölümlünün adı O’nunla birlikte anılamaz. (Bir örnek için bkz: 9:62 ve not 76).
Ömer Nasuhi Bilmen
Göklerin ve yerin ve onların arasında olanların Rabbidir. Binaenaleyh O'na ibadet et. O'nun ibadeti için sabr (ve sebat) eyle. Sen O'nun için hiçbir nazir bilir misin?
O göklerin, yerin ve o ikisinin arasında olan her şeyin Rabbidir. Öyleyse yalnız O'na kulluk et. O'na ibadetinde sabır ve sebat göster. Ona denk ve adaş olacak hiç kimse bilir misin?
(O), göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunan şeylerin Rabbidir. O'na kulluk et ve O'na kullukta sabret. Hiç O'nun adıyla anılan birini biliyor musun?
Araplar Allah'ı tanır, fakat O'nunla kendileri arasında aracı olduğuna inandıkları başka tanrılara da taparlardı. Ancak onlara sadece ilâh (çoğulu âlihe) derlerdi. Allah, kâinâtın tek yaratıcısının adı idi.
Süleymaniye Vakfı
O, göklerin, yerin ve onların arasında olanların Rabbidir[1]. Sen O’na kulluk et ve kullukta sebat[2] et. O’nun adını taşımaya layık[3] başka birini biliyor musun?
Yaradupdur Tañrı Ta‘ālā gökleri ve yirleri, daḫı ikisi arasında olanları.Daḫı pes aña ṭap yā Muḥammed ve ṣabr eyle ḳulluġına. Hīç bilür mi‐sin yā Muḥammed Tañrı Ta‘ālāya bir adaş.