Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 240, sondan 5997. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 233. ayetidir. Bakara Suresi 233. ayetinin kelime sayisi 64, harf sayısı 289 ve toplam ebced değeri ise 21290 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (57) ل (40) م (21) bulunuyor.
Arapça Metin
والوالدات يرضعن اولادهن حولين كاملين لمن اراد ان يـتم الرضاعة وعلى المولود له رزقهن وكسوتهن بالمعروف لا تكلف نفس الا وسعها لا تضار والدة بولدها ولا مولود له بولده وعلى الوارث مثل ذلك فان ارادا فصالا عن تراض منهما وتشاور فلا جناح عليهما وان اردتم ان تسترضعوا اولادكم فلا جناح عليكم اذا سلمتم ما اتيتم بالمعروف واتقوا الله واعلموا ان الله بما تعملون بصير
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını i-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
Evlenmenin amaçlarının başında gelen çocuk, doğumundan itibaren bir müddet emzirilme ihtiyacındadır, onu emzirecek olan birinci derecede annesidir. Emzirme müddeti konusunda belirleyici bir nas yoktur, bu konudaki âyetlerden anlaşılan, anne baba isterlerse çocuğun iki yıl emzirileceği ve bunun tam bir emzirme müddeti olduğu, istemezlerse, daha önce sütten kesme konusunda anlaşırlarsa iki yıl tamam olmadan da bunu yapabilecekleridir.
Emerken annesi boşanmış veya boşandıktan sonra dünyaya gelmiş bulunan çocuğu yine annesi emzirirse, iddet dolmuş ve evlilik ilişkisi bitmiş olsa bile onun yiyecek ve giyeceğini, âyette “çocuk kendisi için doğurulan” şeklinde ifade edilen baba temin edecektir (bk. “Talâk”, 65:6). Boşama olayı yoksa, anne çocuğun babasının nikâhı altında bulunuyorsa bu takdirde çocuğu emzirdiği için değil, eş (zevce) olduğu için onun tam nafakası (bütün temel ihtiyaçları) koca tarafından sağlanacaktır.
Baba yerine “çocuk kendisi için doğurulan” ifadesinin kullanılması, çocuğun soy kütüğünün baba tarafına ait olacağını –günümüzdeki deyişle çocuğun, babasının soyadını alacağını– göstermektedir. Geleneğimizde hanımlar yeri geldiğinde kocalarına hitaben “Sana nur topu gibi çocuk verdim” diyerek şuurlara yerleşmiş bulunan bu anlayışı ve kuralı dile getirmektedirler.
Evlilik devam etsin etmesin çocuğun emzirilmesi taraflardan birinin zarar görmesine sebep olmamalı, anne ve baba güçlerini aşan şeylerle yükümlü kılınmamalı, birbirlerine anlayış göstermelidirler. Şayet nafaka yükümlüsü olan baba vefat ederse çocuğun beslenmesi, korunması ve kendine yeterli hale gelmesine kadar başkalarına da sorumluluk düşmektedir. “Vârise de benzer yükümlülük vardır” cümlesi bu sorumluluğa ışık tutmaktadır. Ancak müfessirler mirastan kimlerin ne kadar haklarının bulunduğunu, vârislerin malî sorumluluklarını belirleyen genel hükümlere bakarak farklı açıklamalar getirmişlerdir. İçlerinde Hanefîler’in de bulunduğu birçok müctehide göre çocuğun babası vefat edince ona vâris olan kan hısımları, çocuk muhtaç olduğunda onun nafakasını teminle yükümlüdürler. Bu yükümlülüğü düzenli ve yeterli bir devlet bütçesinin bulunması halinde devlete yükleyenler de vardır.
Çeşitli sebeplerle çocukların, uygun sütanneleri tarafından emzirilmeleri oldukça eskilere dayanan bir uygulama ve âdettir. İslâm bunu yasaklamamış, ancak doğuran annenin emzirmesini teşvik etmiştir. Meşrû bir mazeret sebebiyle anne emzirmek istemezse çocuğun babası gerektiğinde ücretini vererek bir sütannenin onu emzirmesini sağlayacaktır.
Mehmet Okuyan
Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (babalar) için (kendilerinden boşanmış) anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların uygun bir şekilde beslenmesi ve giyimi, babaya aittir. Hiçbir can (insan), gücünün dışında (bir şeyle) sorumlu tutulmaz. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu sebebiyle zarara uğratılmamalıdır. (Baba ölürse) onun benzeri (nafaka temini) mirasçı üzerine yükümlülüktür. Onlar (anne ve baba) karşılıklı anlaşarak ve birbirleriyle görüşerek (çocuğu iki yıldan önce sütten) ayırmak isterlerse kendilerine herhangi bir vebal yoktur. Çocuklarınızı (süt anneye) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu (ücreti) uygun bir şekilde teslim etmenizde size vebal yoktur. Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah yapmakta olduklarınızı şüphesiz ki görendir.
Yüce Allah boşanmış olmalarına rağmen çocuklarını emzirmeye devam eden kadınların hem gıdalarının hem de giyim ihtiyaçlarının örfe göre karşılanmasının babaların görevi olduğunu ifade etmektedir. Bu cümleden anlaşılacağı gibi, burada emzirmesinden söz edilen kadınlar boşanmış eşler olmalıdır. Aksi takdirde, onların gıda ve giyim ihtiyaçlarının karşılanmasının babalara ait olduğunu belirtmeye gerek yoktur. Söz konusu ihtiyaç babayı zor duruma düşürecek şekilde değil de hâkim tarafından örfe göre, babanın ekonomik durumu gözetilerek, mağduriyetlere sebep olmayacak şekilde ve belli bir standart esas alınarak yerine getirilmelidir. Nitekim Talâk 65:7’de şöyle buyrulmaktadır: “İmkânı geniş olan, imkânına göre nafaka versin; rızkı daraltılmış olan da Allah’ın kendisine verdiğinden nafaka ödesin! Allah kimseyi ona verdiği (imkân)dan başkasıyla sorumlu tutmaz. Allah her zorluktan sonra kolaylık yaratacaktır.” Boşanmış annelerin çocuklarının emzirilmesi sürecinde ihtiyaçlarını karşılamak çocuğun babasına aittir; ancak bu aidiyette örfe göre hareket etmek gerekmekte, babanın gücünün yetmeyeceği şeyler babadan istenmemelidir. Çünkü kişi kaldıramayacağı bir şeyle yükümlü tutulamaz, tutulmamalıdır
Benzer mesajlar: Bakara 2:286; Mâide 5:48; En‘âm 6:152, 165; A‘râf 7:42; Mü’minûn 23:62; Talâk 65:7.,Benzer mesaj: Talâk 65:6.
Bayraktar Bayraklı
Boşanmış anneler, emzirme müddetini tam yaptırmak isteyen boşandığı kocası için çocuklarını iki tam yıl emzirebilirler; onların yeme içme ve giyimlerini uygun bir şekilde temin etmek, çocuğun babasına düşer. Hiç kimse, taşıyabileceğinden daha fazlasıyla yükümlü tutulamaz: Ne çocuğundan dolayı anneye eziyet edilsin, ne de çocuğundan dolayı babaya. Babanın mirasçısına da aynı görev düşer. Eğer anne baba, çocuğun sütten kesilmesine karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse, onlara bir günah yoktur; eğer çocuğunuzu süt annelere emanet etmeye karar verirseniz, teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağladığınız takdirde size bir günah yüklenmez. Allah'tan sakınınız ve biliniz ki Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Emzirme süresini tamamlamak isteyenler için; annelerin çocuklarını emzirme süresi tam iki yıldır. Onların yiyeceklerini ve giyeceklerini meşru bir şekilde temin etmek babaya aittir. Hiç kimse, gücünün yeteceğinden daha fazlasıyla sorumlu değildir. Hiçbir anne, çocuğu nedeniyle sıkıntıya sokulmasın; hiçbir baba, çocuğu nedeniyle sıkıntıya sokulmasın. Ve mirasçı da aynı şekilde sorumludur. Eğer anne ve baba anlaşarak kendi rızaları ile çocuklarını sütten kesmek isterlerse, ikisi için de bir sakınca yoktur. Eğer çocuklarınızı emzirtmek isterseniz, meşru bir ücret ödediğiniz takdirde emzirtmenizde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takvâlı olun. Ve bilin ki Allah, yaptığınız her şeyi görür.
(Boşandıktan sonra bebekleri konusunda) Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği ve giyeceği bilinen (örf) e uygun olarak, çocuk kendisinin olana (babaya) aittir. Kimseye güç yetireceğinin dışında (yük ve sorumluluk) teklif edilmez. (Böylece) Anne çocuğu yüzünden, çocuk kendisinin olan baba da çocuğu nedeniyle zarara uğratılmasın; mirasçı üzerinde(ki sorumluluk ve görev) de bunun gibidir. Eğer (anne ve baba) aralarında rıza ile ve danışarak (çocuğu iki yıl tamamlanmadan) sütten ayırmayı isterlerse, ikisi için de bir güçlük yoktur. Ve eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun olarak ödedikten sonra size bir sorumluluk yoktur. Allah'tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı Görendir.
Analar, emzirme zamanını tamamlamak isterlerse tam iki yıl, çocuklarına süt verirler. Evlat sahibi olana da evladını emzirenin rızkını, elbisesini, örfe göre, vermesi borçtur. Kimseye gücünden fazla bir şey teklif edilemez. Ne ana evladından zarar görmeli, ne baba. Mirasçıya da hüküm aynıdır. Anayla baba, birbirleriyle danışırlar da, razı olurlar, çocuğu memeden kesmek isterlerse beis yok. Çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğiniz şeyi güzelce, yollu yordamlı verdikten sonra artık size suç yoktur. Sakının Allah'tan ve bilin ki Allah, ne yaparsanız görür.
Ve anneler, eğer emzirme müddetini tamamlamak istiyorlarsa, tam iki yıl çocuklarını emzirirler. Bu zaman içerisinde çocuk ve annesinin her türlü geçimliklerini uygun biçimde temin etmek, çocuğun babasına düşer. Ve hiç kimse de taşıyabileceğinden daha fazlasıyla yükümlü tutulamaz. Çocuğundan dolayı ne anneye ne de babaya eziyet edilmesin. Çocuğun babası öldüğü takdirde, mirascı olanlara da aynen bu yükümlülükler geçerlidir. Eğer anne ve baba her ikisi de anne ile çocuğun birbirinden ayrılmasına veya çocuğun memeden ayrılmasına, karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse bundan dolayı kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuğunuzu süt annelere emanet etmeye karar verirseniz; çocuğun emniyetini uygun bir biçimde sağlamak ve emzirme ücretini güzelce ödemek şartıyla, size bir günah yüklenmez. Sizler yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulunuz ve biliniz ki, Allah tüm yaptıklarınızı görür.
Emzirme süresini tamamlatmak isteyenler için, boşanmış anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler.
Onların, Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerine İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir.
Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur. Hiçbir anne çocuğu sebebiyle ve hiçbir baba çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalıdır.
Vârislere de buna benzer hükümler uygulanır.
Eğer anne ve baba karşılıklı rıza ve karşılıklı istişare ile anlaşarak çocuğu annesinden ayırıp bir süt anneye vermek, iki yıl tamamlanmadan memeden kesmek isterlerse, kendilerine bir vebal, bir günah yoktur.
Çocuklarınızı sütanne tutup emzirtmek istediğiniz takdirde, sütanneye vermekte olduğunuzu Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerine göre, iyilikle, İslâmî kurallarla örtüşen, örfe uygun olarak teslim etmeniz, çocuğun emniyetini sağlamanız şartıyla size bir günah ve vebal yoktur. Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. İşlediğiniz amelleri Allah'ın bildiğini, gördüğünü bilin.
Anneler de, emzirme süresini tamamlatmak isteyenler için çocuklarını iki tam yıl emzirirler. [50] (Bu süre içinde) uygun bir şekilde onların yiyecek ve giyeceklerini temin etmek de çocuk kendisine ait olan babanın üzerinedir. Hiç kimse gücünün yeteceğinden fazlası ile sorumlu tutulamaz. Anne çocuğundan dolayı zarara sokulmasın; çocuk kendisine ait olan baba da çocuğundan dolayı zarara uğratılmasın. Mirasçının üzerinde de aynı yükümlülük vardır. Eğer (anne ile baba) karşılıklı memnuniyetle ve aralarında danışarak çocuğu sütten kesmek isterlerse bundan dolayı herhangi bir günaha girmiş olmazlar. Çocuklarınızı süt anneye vermek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun bir şekilde ödediğiniz takdirde, bunda da sizin için bir sakınca yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görmektedir.
50.Yani karı-kocanın ayrılması durumunda baba çocuğunun emzirme süresini tamamlamak isterse anne onu iki yıl emzirir.
Ali Bulaç
Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği bilinen (örf)e uygun olarak, çocuk kendisinin olana (babaya) aittir. Kimseye güç yetireceğinin dışında (yük ve sorumluluk) teklifedilmez. Anne, çocuğu, çocuk kendisinin olan baba da çocuğu dolayısıyla zarara uğratılmasın; mirasçı üzerinde (ki sorumluluk ve görev) de bunun gibidir. Eğer (anne ve baba) aralarında rıza ile ve danışarak (çocuğu iki yıl tamamlanmadan) sütten ayırmayı isterlerse, ikisi için de (bu hususta) bir güçlük yoktur. Ve eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun olarak ödedikten sonra size bir sorumluluk yoktur. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görendir.
Anneler, (boşanmadan önce veya boşandıktan sonra doğan) çocuklarını tam iki yıl emzirsinler. Bu hüküm süt emzirmeyi tamamlamak istiyenler içindir. Annelerin yiyeceği ve giyeceği, orta hal üzere gücü yettiği kadar çocuğun babası üzerinedir. Hiç kimse gücünden ziyadesiyle mükellef tutulamaz. Ne bir anne, ne de bir baba çocuğu yüzünden zarara sokulmasın. Babanın ölümü ile mirascı olan da, yiyecek, giyecek ve zarar hususlarında baba gibidir. Eğer ana ve baba, aralarında danışma ve rızâ ile iki sene dolmadan çocuğu memeden kesmeyi arzu ederlerse, ikisine de günah yoktur. Çocuklarınızı süt anneye vermek isterseniz, o süt annenin râzı olacağı ücretini teslim ettiğinizde yine size günah yoktur. Bununla beraber, Allah'dan korkun ve bilin ki, Allah her ne yaparsanız onu kemâliyle bilicidir, görücüdür.
(Boşanmış) analar, süt emdirme süresini bitirmek isteyenler için tam iki sene süt emzirirler. Evladın sahibi olana babaya da, örfe uygun olarak, o anaların rızkını ve giyimini temin etmek gerek. Hiçbir kimse kapasitesinden fazlasıyla mükellef kılınmaz. Annenin veledinden dolayı zarar görmemesi lazım.. Evladın sahibi olan baba da evladından dolayı zarar görmemelidir. (Ana baba yoksa varis varsa) varise de aynı şeyler geçerlidir. Eğer ana baba danışarak, anlaşarak çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başka bir anneye emzirtmek isterseniz, yine size bir günah yoktur. Örfe uygun olarak karşılığını verdiğiniz müddetçe… Allah’tan sakının ve bilin ki; Allah, yaptıklarınızı çok iyi görendir.
Emzirmeyi tümlemek istiyen kimse için, analar çocukların iki yıl emzireler, bunların ağıziyle, giysileri göreneğe uyarak, babanın üstünedir, hiçbir kimse, gücünün üstünde zorlanılamaz, ne ana, ne de baba, çocukları yüzünden ziyana sokulurlar, mirasçıya da, böyle-dir, görüşüp anlaşarak, onu sütten ayırmak isterlerse, onlara günah yoktur, bir çocuk emzikçiye verilmek istenirse, görenek üzerine, bir şey öde-nilirse, bunda da günah yoktur siz-leVe; Allahtan sakınınız, Allah görür niderseniz
Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk yüklenmez. Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın. (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Ve eğer (anne-baba), her ikisi, (anne ile çocuğun) ayrılmasına karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse (bundan dolayı) onlara bir günah yoktur ve eğer çocuğunuzu sütannelere emanet etmeye karar verirseniz, teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağlamanız şartıyla size bir günah yüklenmez. Allah'ın emirlerine uyun ve bilin ki Allah tüm yaptıklarınızı görmektedir.
Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için, tam iki sene emzirirler. Anaların yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Herkese ancak gücü nisbetinde teklifte bulunulur. Ana çocuğundan, çocuk kendisinin olan baba da çocuğundan dolayı zarara sokulmasın. Mirasçıya da aynı şeyi yapmak borçtur. Ana baba aralarında danışarak ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de sorumluluk yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun bir şekilde öderseniz, size sorumluluk yoktur. Allah'tan sakının, yaptıklarınızı gördüğünü bilin.
Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir. Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalıdır. Onun benzeri (nafaka temini) vâris üzerine de gerekir. Eğer ana ve baba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı (süt anne tutup) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu iyilikle teslim etmeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah'tan korkun. Bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı görür.
Emzirme süresini tamamlamak istiyenler için analar bebeklerini tam iki yıl emzirmeli. Ananın yiyecek ve giyecek ihtiyacını ise çocuğun babası güzel ve uygun bir şekilde karşılamalı. Kimse kapasitesinin üzerinde sorumlu tutulamaz. Ne anne çocuğu yüzünden, ne de babası çocuğu yüzünden zarara sokulmasın. Bunu gerçekleştirmek mirasçısının da görevidir. Ana ve baba danışıp anlaştıktan sonra sütten kesmek isterse, ikisine de bir günah yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz ücretini uygun bir biçimde ödediğiniz sürece size bir sorumluluk yoktur. ALLAH'ı dinleyin, ALLAH yaptıklarınızı Görür.
Anneler, çocuklarını, emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur. Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellefolur. Çocuğu sebebiyle bir anne de, çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın. Varise düşen de yine aynı borçtur. Eğer ana ve baba birbirleriyle istişare edip, her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur. Bununla beraber Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görür.
Valideler evlâdlarını emziğin tamamlanmasını istiyenler için iki bütün yıl emzirirler, evlâd kendisinin olana da emzirenlerin yiyecekleri, giyecekleri lâyıkiyle borc, maamafih herkes ancak vüsuna göre mükellef olur, ne yavrısiyle bir ana, ne de yavrısiyle bir baba ızrar edilmesin, varise düşen de aynı borc, eğer baba ve ana biribirlerinin müşavere ve rizalariyle memeden kesmek isterlerse kendilerine günah yok, ve şayed çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra yine size günah yok, bununla beraber Allahdan korkun ve bilin ki Allah her ne yaparsanız görür, basîrdır
Anneler çocuklarını iki bütün yıl emzirirler. (Bu hüküm) emmeyi tamam yapdırmak isteyen (ler) içindir. Onların (annelerin) ma'ruf vech ile yiyeceği, giyeceği; çocuk kendisinin olan (babaya) âiddir. Kimse taakatınden ziyadesiyle mükellef tutulmaz. Ne bir anne çocuğu yüzünden, ne de bir çocuk kendisinin olan (bir baba) çocuğu sebebiyle zarara sokulmasın. Mirasçıya düşen (vazıyfe) de bunun gibidir. Eğer (ana ve baba) aralarında rızaa ve müşavere ile (bil'ittifak çocuğu iki sene dolmadan) memeden kesmeyi arzu ederlerse ikisinin üzerine de vebal yokdur. Çocuklarınızı (başkalarına) emzirtmek isterseniz meşru' suretde verdiğiniz (emzirme ücretin) i teslim etmek (ödemek) şartıyle yine uhdenize vebal yokdur. Allahdan korkun ve bilin ki şübhesiz Allah, ne yaparsanız hakkıyle görendir.
Anneler de, emzirmeyi tamamla mak isteyen (baba) için, çocukları nı tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisinin olan (babaya) da, meşrû' (örfe uy gun) bir şekilde onların (annelerin)yiyecek ve giyecekleri(ni te'mîn etme borcu) vardır. Kimse gücünün yet meyeceği bir şey le mükellef tutulmaz. Ne anne, yavrusu yüzünden ne de çocuk kendisinin olan (baba), çocuğu yüzünden zarara uğratılır. (Baba öldüğü zaman) mîras¬çının üzerine de bunun aynısı (borçtur). Artık (anne ile baba) kendi rızâ la rıyla ve müşâvere ederek (çocuğu sütten) ayırmak isterlerse, bundan dolayı ikisinin üzerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (süt anneye) emzirtmek isterseniz, verdiğiniz (ücret)i güzellikle teslîm ettiğiniz takdirde artık size bir günah yoktur. O hâlde Allah'dan sakının ve bilin ki şüb hesiz Allah, ne yapıyorsanız hakkıyla görendir.
(Boşanmış) Anneler için çocuklarını emzirmeleri, eğer isterlerse tamı tamına iki yıldır. Bu süre içinde geçerli örfe göre, annenin yedirilmesi ve giydirilmesi çocuğun babasına aittir. Hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazlası yüklenmez, bu sebeple anne çocuğundan dolayı babaya, babada anneye, çocuğundan dolayı zarar vermesin. Çocuğun babası ölmüşse, babanın varislerine de aynı sorumluluklar vardır. Boşanmış çocuğun anne babası aralarında anlaşarak çocuğu sütten keserlerse, her ikisi için de bir sorumluluk yoktur. Eğer çocuklarınızı başka sütanneye emzirttirmek isterseniz, çocuğun ve sütannenin adetlere uygun ihtiyaçlarını temin ettiğiniz zaman, başka bir sütanneye emzirttirmenizde sizin için sorumluluk yoktur. Allah’dan korunun. Elbetteki Allah yaptıklarınızı görendir.
Valideler emzirmesini tamamlamak isteyen baba için tam iki sene çocuklarını emzirsinler [¹²]. Onların yiyecek ve giyecekleri maruf veçhile [¹³] çocuk kendisi için doğana, babaya aittir Hiçbir kimse elinden gelenden ziyade bir şey ile teklif olunmaz. Ne valideye çocuğu, ne babaya yine çocuğu sebebi ile cefa verilmesin [¹⁴]. Varise de [¹⁵] bunun gibi [¹⁶] lâzımdır. Şayet ana, baba birbirleriyle meşveret ve rızaları ile çocuğu memeden kesmek [¹⁷] isterlerse onlara vebal yoktur. Eğer çocuklarınızı süt nineye emzirtmek isterseniz vereceğiniz ücreti güzelce teslim ettiğiniz surette [¹⁸] size vebal yoktur. Allah/tan sakının, biliniz ki Allah yaptıklarınızı görüyor.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 233. Ayet Açıklaması
[12] Yahut valideler çocuklarını tam iki sene emzirsinler, bu hüküm emzirme keyfiyetinin tam olmasını isteyen baba içindir.[13] Pederinin elinden geleceği veçhile, hâkimin takdiriyle,[14] Valideyi emzirmeğe mecbur etmek, emzirmek istediği halde çocuğu elinden almak; pedere elinden gelemiyecek masraf tahmil etmek gibi haller ile.[15] Çocuğun vârisi yahut pederin vârisidir ki bu da çocuktur. Yani emzirme masrafı çocuğun malından verilir.[16] Babaya vacip olan yiyecek giyecek gibi, yahut cefayı terketmek gibi.[17] İki seneden evvel.[18] Yahut gönül hoşnutluğuyla, kader-i maruf ile süt ninenin ücretini teslim ettiğiniz surette.
Kadri Çelik
Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için tam iki sene emzirirler. Onların yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak, çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Herkese ancak gücü nispetinde teklifte bulunulur. Ne bir ana ve ne de bir baba evladı sebebiyle zarara sokulmasın. (Babanın) Varisine de aynı şeyi yapmak borçtur. Ana baba aralarında danışarak ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de günah yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, vereceğinizi güzel bir şekilde ödedikten sonra size günah yoktur. Allah'tan sakının ve Allah'ın yaptıklarınızı gördüğünü bilin.
Boşanmış olan anneler, emzirme süresini tamamlamak isteyen kocaları için, çocuklarını tam iki yıl emzirirler. Bu onlar için hem bir hak, hem de bir görevdir. Emzirme süresi boyunca baba, çocuğu annesinden alamaz. Anne de çocuğunu emzirmekten kaçınamaz. Bu arada, onların yiyecek, giyecek, barınma, vs. ihtiyaçlarını uygun biçimde karşılamak, çocuğun babasına düşen bir görevdir.Bununla birlikte, hiç kimse, gücünün yettiğinden fazlasıyla yükümlü tutulamaz. Ne anne çocuğundan dolayı sıkıntıya uğratılmalıdır, ne de çocuğun babası. Çocuğunu iki yıl emzirme dışında, onun bakımı, yetiştirilmesi, eğitimi gibi esasen babaya ait olan sorumluluklar anneye yüklenmemelidir. Ayrıca, gücünün üzerinde nafakayla yükümlü tutularak da babaya sıkıntı verilmemelidir.Mirasçılara da aynı görev düşer. Baba ölürse, onun görevini mirasçıları üstlenmelidir.Eğer eşler kendi aralarında danışıp anlaşarak daha iki yıl dolmadan çocuğu sütten kesmeye ve dolayısıyla annesinden ayırıp babaya vermeye karar verirlerse, bunun da bir sakıncası yoktur. Eğer çocuklarınızı başka bir sütanneye emzirtmek isterseniz, hak ve adâlet ölçülerine uygun olarak ücretini ödediğiniz taktirde, bunun da bir sakıncası yoktur. Yeter ki, bütün bunları yaparken Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.
Emzirme’yi tamamlamak isteyen kimse için Anneler bebeklerini tam iki yıl emzirir.
Örfe Uygun olarak (emzirenlerin) beslenmesi ve giyimi Baba’ya aittir.
Bir kimse gücü (kapasitesi)nden başka yükümlü tutulmaz.
Anne çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın!
Baba da çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın!
Bunun benzeri de Vâris üzerinedir.
(Anne ve Baba) Birbiriyle karşılıklı müşavere ederek ve rıza alarak çocuğu memeden ayırmak istedilerse, iki tarafa da günah yoktur.
Çocuklarınızı emzirtmek istediyseniz, Örfe Uygun olarak verdiğiniz şeyleri teslim ettiğiniz zaman üzerinize günah yoktur.
Allah’tan sakınıp korunun!
Bilin ki Allah, ne işliyorsanız görmektedir.
(Eşinden boşanmış olan) anneler, eğer çocuğun babası emzirmeyi tamamlatmak isterse çocuklarını iki tam yıl, emzirirler.1 (Bu esnada) annenin yiyecek ve giyeceklerini geleneklere uygun bir biçimde sağlamak, çocuk kendisinin olan (babaya) aittir. Çünkü kimseye gücünün yeteceğinden fazlası, yüklenemez. Anneye çocuğundan dolayı eziyet çektirilemeyeceği gibi, çocuk kendisinin olan (babaya) da çocuğundan dolayı eziyet çektirilemez.2 Bu sorumluluğun aynısı babanın vârisleri için de geçerlidir.3 Eğer ana ve baba, aralarında anlaşarak rızaları ile çocuğu (süre tamamlanmadan) memeden kesmek isterlerse bunda her ikisi için de bir günâh yoktur. Ve eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, gönül rahatlığıyla meşru bir sütanneye vermenizde de sizin için bir günâh yoktur.4 Allah’a karşı hata etmekten sakının ve iyi bilin ki Allah, her şeyi hakkıyla görendir.
1 Radâ’: “Radaa” kökünden mastar olup; “annesini emmek” demektir. İsim olarak ise, “sütkardeşliği ve süt emme” anlamına gelir. İslâm hukukuna göre annenin çocuğunu emzirmesi gerekir. Çünkü anne, çocuğunu korumak zorundadır. Ancak kadın emzirmek istemediği takdirde, zaruret olmadıkça emzirmeye zorlanamaz. Çocuğun emzirilme işi çocuğun babası üzerine vaciptir ve o, karısını emzirmeye zorlayamaz. Çünkü bu âyet bir tavsiye niteliğindedir. Anne çocuğu emzirmekten kaçındığı takdirde, babanın bir sütanne tutması gerekir. Sütanne, çocuğu, öz annenin yanında emzirir. Baba sütanne tutmazsa, kadın, mahkeme yoluyla sütanne ücreti isteme hakkına sahiptir. Babanın evlilik içinde veya ric'i talaktan sonra iddet beklemekte olan karısına, kendi çocuğunu emzirmesi için ücret vermek zorunda değildir. Bâin talakla boşama halinde ise kadın, iddet içinde emzirmeye zorlanamaz, emzirme ücreti talep edebilir. Çünkü âyette; “Onlar sizin için, kendilerinden olan çocuğunuzu emzirmişlerse, onlara ücretlerini verin” (Talâk: 6) buyurulmaktadır. Ancak çocuğun annesinden başkasının memesini kabul etmemesi durumu bundan müstesnadır. Eğer ana kendi namına emzirmek isterse, o zaman babanın anaya emzirme ücreti vermesi gerekmez. Ancak giyim ve diğer masraflarını verir. Bu konuda da aralarında güzelce anlaşmaları gerekir. Boşanıp ayrıldık diye eşlerin küsüşüp birbirlerine zorluk çıkarmaları da yasaklanmıştır. Ahkaf: 15. âyette belirtilen otuz ayın iki senesi (Bakara: 233 ve Ankebut: 8)’e göre emzirme müddetidir. Geriye kalan altı ay ise hamilelik müddetinin en azıdır. Ancak bu âyetlerden şunlar da anlaşılabilir. a- İbnu Abbas’a göre; çocuk altı ayda doğduysa yirmi dört ay, dokuz ayda doğduysa yirmi bir ay emzirilerek toplam süre otuz aya tamamlanır. b- Bir kadın altı aydan öce sağlam bir çocuk doğurursa onun hakkında zaniye hükmü verilir. c- Bir kadın altı ay veya daha fazla bir süre sonra sağlam bir çocuk doğurursa, hakkında sadece bu doğuma dayanarak zaniye ithamı yapılamaz. d- Eğer bir çocuk, başka bir kadının sütünü iki yaşından sonra emse, o kadın onun sütannesi olamaz. Bk. (Ankebut: 8, Lokman: 14, Ahkaf: 15, Talak: 6)2 Âyetin bu bölümü, “Anne çocuğundan dolayı (kocasına) eziyet çektirmeyeceği gibi, çocuk kendisinin olan (baba) da çocuğundan dolayı (karısına) eziyet çektirmesin.” şeklinde de tercüme edilebilir.3 Eğer bu esnada çocuğun babası vefat eder ve çocuğa da kâfi miktarda mal kalırsa o, onun nafakasıdır. Yok, kâfi miktarda mal kalmazsa çocuğa vârislerin bakması vacibtir.4 Yukarıdaki tercüme âyetin akışına daha uygun olduğu için tercih edilmiştir. (Kurtubî) Genelde bu bölüm “Ve eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, vereceğiniz ücreti güzelce ödedikten sonra sizin için bir günâh yoktur.” diye tercüme edilmektedir.
Muhammed Esed
Ve [boşanmış] anneler, eğer emzirme müddetini tamamlamak istiyorlarsa, çocuklarına iki tam yıl bakabilirler; onların yeme-içme ve giyimlerini uygun bir şekilde temin etmek, çocuğun babasına düşer. Hiç kimse, taşıyabileceğinden daha fazlasıyla yükümlü tutulamaz: Ne anneye çocuğundan dolayı eziyet çektirilsin, ne de çocuğundan dolayı babasına. Ve [babanın] mirasçısına da aynı görev düşer. Ve eğer [anne-baba], her ikisi, [anne ile çocuğun] ayrılmasına karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse, 219 [bundan dolayı] onlara bir günah yoktur; ve eğer çocuğunuzu süt annelere emanet etmeye karar verirseniz, teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağlamanız şartıyla 220 size bir günah yüklenmez. Ama, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki Allah tüm yaptıklarınızı görür.
Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için tam iki sene emzirirler. Annelerin yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak, çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Kişiye gücünün üstünde bir şey yüklenmez. Çocuğu yüzünden anne de, çocuk kendisinin olan baba da zarara sokulmamalıdır! Vârise de aynısı düşer. Eğer anne ve baba aralarında danışarak ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de günah yoktur. Çocuklarınızı (sütanneye) emzirtmek isterseniz, vereceğiniz ücreti örfe uygun bir şekilde öderseniz size bir günah yoktur. Allah’tan sakının, iyi bilin ki Allah yaptıklarınızı görmektedir. 46/15, 57/4
Ve (boşanmış) annelerden emzirme süresini tamamlatmak isteyenler çocuklarını tam iki yıl emzirirler; onların yeme-içme ve giyim-kuşamlarını temin etmek münasip bir biçimde babaya[437] düşer. Hiç kimseye taşıyamayacağı bir sorumluluk yükletilemez. Ne bir anne çocuğu yüzünden zarara uğratılsın, ne de çocuğu yüzünden bir baba. Ve (babanın) vârisine de aynı görev düşer. Eğer (çocuğun boşanmış ebeveyni, çocukla annenin) ayrılmasına karşılıklı istişare sonucu razı olurlarsa, her ikisine de bir vebal yoktur.[438] Eğer çocuklarınızı süt annelere emzirtmek isterseniz, teslim edeceğiniz zaman, makul ve münasib bir ücret mukabili vermenizde de size bir vebal yoktur. Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: iyi bilin ki Allah tüm yapıp ettiklerinizi görmektedir.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 233. Ayet Açıklaması
[437] Lafzen: “çocuk kendisinden olana”.
[438] Fisâli “sütten kesilmek” şeklinde yorumlamak isabetli değildir. “Çocuğun anneden ayrılması”na hamletmek daha isabetli görünmektedir (Krş: Râzî, Ebu Müslim’den nkl).
Ömer Nasuhi Bilmen
Valideler çocuklarını tam iki sene emzirirler, emzirmeyi tamam yaptırmak isteyen için. Bu validelerin nafakaları ve elbiseleri kadri ma'ruf üzere mevludün leh üzerinedir. Hiçbir şahıs kendi takatinden ziyâdesiyle mükellef olmaz. Ne bir ana çocuğu sebebiyle, ne de bir baba evladı sebebiyle zarara sokulmasın. Varis üzerine de onun mislidir. İmdi ana ile baba kendi rızaları ile ve bir müşavere ile çocuğu memeden kesmek isterlerse ikisinin üzerine de bir günah yoktur. Ve siz evladınızı başkasına emzirtmek isterseniz, vereceğiniz emzirme ücretini ma'ruf veçhile teslim ettiğiniz takdirde yine size bir günah yoktur. Ve Allah Teâlâ'dan korkunuz ve biliniz ki, Allah Teâlâ yaptığınız şeyleri şüphe yok hakkıyla görücüdür.
Anneler, çocuklarını iki tam yıl emzirsinler. Bu, emzirmeyi mükemmel şekliyle uygulamak isteyenler içindir. Annelerin, münasip şekilde yiyeceğini giyeceğini sağlamak, babanın görevidir. Hiçbir kimse takatinin dışında bir görevle yükümlü tutulmaz. Çocuk yüzünden ne annesi, ne de babası zarar görmemelidir. Bu yükümlülük, babanın varisine de düşer. Fakat anne baba aralarında görüşüp anlaşmaya vararak, iki yıldan önce, çocuklarını sütten kesmek isterlerse, kendilerine bir vebal yoktur. Şayet çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz, Kendilerine vereceğiniz ücreti münasip tarzda ödemek şartı ile, bunda da size vebal yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah yaptığınız her şeyi görmektedir. [65, 7]
“Babanın varisi”nden maksat, küçük çocuktur. Dolayısıyla çocuğun malına nezaret eden velisi bu malından onun için harcamada bulunur.
Süleyman Ateş
Anneler, çocuklarını -emzirmeyi tamamlamak isteyen kimse için- tam iki yıl emzirirler. Onların uygun biçimde yiyeceğini ve giyeceğini sağlamak, çocuğun babasına aittir. Herkes ancak gücü ölçüsünde bir şeyle yükümlü tutulur. Ne anne çocuğu yüzünden, ne de çocuğun aidolduğu baba, çocuğu yüzünden zarara sokulmasın. mirasçının da aynı şeyi yapması gerekir. Eğer (ana-baba), anlaşıp danışarak (çocuğu) sütten kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı (sütannesi tutup) emzirtmek isterseniz, verdiğiniz(ücret)i güzelce verdikten sonra yine üzerinize bir günah yoktur. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.
Analar çocuklarını iki tam yıl emzirsinler.[1] Bu, emzirmeyi tamamlamak isteyen içindir. Anaların marufa uygun yiyeceği ve giyeceği, çocuğun babasına aittir. Kimseye gücünün üstünde yük yüklenmez. Çocuğu yüzünden ne ana zarara sokulur ne de baba. Mirasçının[2] sorumluluğu da aynıdır. Anne ve baba, karşılıklı anlaşma ve danışma ile çocuğu sütten kesmek isterlerse, ikisi için de günah olmaz.[3] Çocuklarınıza sütanne tutmak isterseniz, ücretini marufa[4] uygun olarak ödedikten sonra, size bir günahı olmaz. Allah’tan çekinerek korunun. Bilin ki her şeyi gören Allah’tır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 233. Ayet Açıklaması
[*] Çocuğu emzirme, onu doğuran annenin görevidir. [*] Baba vefat etmişse emziren annenin barınma ve geçinmesi için gereken masrafı babanın mirasçısı karşılar. [*] Eşlerin karşılıklı anlaşma ve danışmalarıyla iki yıl dolmadan, çocuk sütten kesilebilir. [*] Maruf, bilinen demektir. Bu bilgi ya Kur'ân'dan ya da ona aykırı olmayan gelenekten elde edilir.
Şaban Piriş
Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için tam iki sene emzirirler. Annelerin yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak, çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Bir kişiye gücünün üstünde bir şey yüklenmez. çocuğu yüzünden anne de, çocuk kendisinin olan baba da zarara sokulmamalıdır. Vârise de aynısı düşer. Eğer anne ve baba aralarında danışarak ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de günah yoktur. çocuklarınızı (süt anneye) emzirtmek isterseniz, vereceğiniz ücreti örfe uygun bir şekilde öderseniz size bir günah yoktur. Allah'tan sakının, Allah'ın yaptığınız şeyleri gördüğünü bilin.
Anneler,(119) çocuklarını iki tam yıl boyunca emzirirler. Bu hüküm, emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir. Annelerin yiyecek ve giyeceklerini uygun şekilde karşılamak babaya düşer. Kimse gücünden fazlasıyla yükümlü tutulmaz. Çocuğu yüzünden ne anne, ne de baba zarara uğratılmasın. Babanın vârisi için de babanın yükümlülükleri vardır. Eğer anne ile baba aralarında istişare ederek karşılıklı rıza ile çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara bir günah yoktur. Çocuklarınızı süt anneye emzirtmek isterseniz, ücretini uygun şekilde ödediğiniz takdirde bunda da size bir günah olmaz. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah sizin yaptıklarınızı görmektedir.
Anneler çocuklarını -emzirmeyi tamamlamak isteyen kimseler için- tam iki yıl emzirirler. Annelerin yiyeceklerini ve giyeceklerini örfe uygun biçimde hazırlamak çocuğun babasına aittir. Hiçbir benlik yaratılış kapasitesi dışında bir şeyle yükümlü tutulamaz. Anne çocuğu yüzünden, çocuğun babası da kendi çocuğu yüzünden zarara sokulmasın. Mirasçı için de aynı ilke uygulanır. Eğer anne-baba karşılıklı anlaşma ve danışma sonucu çocuğu sütten kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak belirlediğiniz ücreti güzelce teslim etmek şartıyla, bunu yapmanızda bir günah yoktur. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı en iyi biçimde görmektedir.