Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 241, sondan 5996. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 234. ayetidir. Bakara Suresi 234. ayetinin kelime sayisi 25, harf sayısı 122 ve toplam ebced değeri ise 9796 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (10) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
والذين يتوفون منكم ويذرون ازواجا يتربصن بانفسهن اربعة اشهر وعشرا فاذا بلغن اجلهن فلا جناح عليكم فيما فعلن في انفسهن بالمعروف والله بما تعملون خبير
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Câhiliye döneminde kocası ölen kadınlar mağaramsı bir yere kapanır, kimseyle temas etmez, yıkanmaz, saçlarını taramaz, tırnaklarını kesmezdi. Hz. Peygamber bu şekilde yas tutmayı yasakladı; akraba için üç gün, koca için ise karısına mahsus olmak üzere dört ay on gün bir nevi yas tutmayı meşrû kıldı. Yas tutan kadın renkli elbiseler giymez, makyaj yapmaz ve güzel koku sürünmez (Buhârî, “Cenâiz”, 31).
Kocası vefat eden kadın hâmile ise çocuğunu doğuruncaya kadar (Talâk, 65:4), hâmile değilse dört ay on gün geçinceye kadar bekler, vefat iddeti denilen bu süre içinde yukarıda zikredilen ölçüde yas tutar, evlenmez ve kendine açıktan evlenme teklifi yapılamaz, onunla evlenmek isteyenler bu niyetlerini ancak üstü kapalı ifadelerle (ta‘riz yoluyla) hissettirirler. İddet esnasında kadın, aksine bir zarûret bulunmadıkça kocasıyla paylaştıkları evinde kalır. “İşi için gündüzleri, farz olan hac ibadeti için de hac günlerinde çıkması câizdir” diyen müctehidler vardır (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, I, 209 vd.); ancak müctehidlerin çoğunluğu bunları da câiz görmemişlerdir.
Vefat iddetinin gerekçesi (hikmeti) hakkında değişik açıklamalar yapılmıştır. Bunların başında kadının ölen kocasından hâmile olup olmadığını tesbit etmek ve şayet hâmile kalmışsa çocuğunu doğuruncaya kadar bir başkasıyla evlenmesini engellemek gelir. Bunun yanı sıra duygusal yönü daha baskın olan kadının kendini toparlayıp hayata intibak etmesine fırsat vermek de iddetin amaçlarından biri olarak gösterilmiştir.
Mehmet Okuyan
İçinizden ölenlerin (geride bıraktıkları) eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. (Bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size herhangi bir vebal yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Bu cümle eşi ölen hanımların başka bir evlilik yapamama süresini “4 ay 10 gün” olarak belirlemektedir. Bakara 2:240’taki ifade ise bu hanımların evlerinden zorla çıkarılamama süresi olan “1 yıl”ı içermektedir. Sanıldığı gibi ayetler arasında “nesh” (hüküm iptali) söz konusu değildir. Çünkü Bakara 2:234 ve 240. ayetlerde farklı konular ele alınmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları kadınların yeniden evlenmeleri için dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir. Bekleme süresinin sonuna vardıklarında, kendileriyle ilgili olarak meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar bir günah yoktur. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Bu süreyi tamamlayınca, kendi haklarında verecekleri meşru kararlarda sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
İçinizden ölen (vefat eden) kimselerin (geride) bıraktığı eşler, kendi kendilerine dört ay on (gün) gözetleyip beklerler. Bu bekleme süresi dolduğunda, artık onların kendileri hakkında ma’ruf (uygun ve meşru) bir şekilde (hür iradeleriyle) yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah, işlediklerinizden haberi olandır.
İçinizden biri ölür de arkasında kadın bırakırsa bu çeşit adamların kadınları dört ay, on gün beklerler. Bu müddeti geçirdikten sonra meşru bir surette kendiliklerinden dilediklerine varabilirler, bu hususta size bir suç yoktur artık. Allah, ne yaparsanız, hepsinden de haberdardır.
İçinizden ölenler geride eşler bırakırlarsa, bunların yeniden evlenebilmeleri için kendi başlarına dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir. Bekleme süresinin sonuna vardıklarında, kendileriyle ilgili olarak, meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar size bir suç yoktur artık. Allah tüm işlediklerinizden haberi olandır.
İçinizden vefat edip de, geride eşler bırakan kimselerin hanımları evlenmeyerek, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddetlerini, bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendileriyle ilgili yaptıkları Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerine, meşrû, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun işlerde size bir günah, bir vebal yoktur. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır
Aranızdan arkalarında eşlerini bırakarak ölenlerin karıları, kendi kendilerine, dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini tamamlamalarından sonra onların kendi haklarında örfe uygun olarak yaptıklarından dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
İçinizden ölenlerin (geride) bıraktığı eşler, kendi kendilerine dört ay on (gün) beklerler. Bu bekleme süresi dolduğunda, artık onların kendi haklarında maruf (meşru) bir şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah, işlediklerinizdenhaberi olandır.
Sizden vefat edenlerin geride bıraktıkları zevceler, kendi kendilerine (süslenmeden) dört ay on gün beklerler (beklesinler). Bu müddeti doldurdukları zaman, meşru surette kendi başlarına (evlenmek için) süs takınmalarında size bir günah yoktur. Allah yaptığınız her şeyden tamamıyla haberdardır.
Sizden, arkalarında hanımlar bırakıp da ölenler olursa, hanımları dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini bitirdiklerinde, örfe uygun olarak eş aramalarında size bir günah yoktur. (Eğer hamile değillerse.) Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan çok iyi haberdardır.
Sizden ölenler olup da,kadınları kalırsa, dört ay on gün beklerler, görenek olan yolda, kadınların sayası bittikten sonra töreye göre kadınlar kendi haklarında ne yaparlarsa, size bir günah yoktur; Allah bilir niderseniz
Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri, (evlenmeden, görücüye çıkmadan, süslenmeden) kendi başlarına dört ay on gün (iddet süresi) beklerler. Bekleme süresini doldurunca artık kendi haklarında meşru biçimde (evlenmek, süslenmek, görücüye çıkmak gibi) yaptıklarından dolayı size de onlara da günah ve sorumluluk yoktur. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 234. Ayet Açıklaması
Burada dört ay on gün beklemekten maksat, bu süre içinde kadının hamile olup olmadığının tam belli olmasıdır. Yine bu süre içerisinde kadının evlilikle ilgili herhangi bir çalışma yapmaması da tavsiye edilmektedir. Eğer bu zaman zarfında kadının hamile olduğu tespit edilirse bebeğini doğurana kadar evlenemez. Âdetten kesilmiş olan kadınların bekleme süresi ise üç aydır.
Diyanet İşleri (Eski)
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah işlediklerinizden haberdardır.
Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.
İddetin hikmeti, rahimin temiz olduğunun tesbitidir. Bunda vasıta, hayızdır. Dört ay içinde üç veya dört hayız vaki olur ki bu, kadının hamile olmadığını gösterir. Ölüm sebebiyle ayrılmada ayrıca matem durumu da vardır. Mühim olan, bu dört aylık müddet dolmadan kadının başkasıyla evlenmemesidir. Bu müddet içinde evlenme ile ilgili açık konuşmalar yapılmaması da tavsiye edilmiştir. Gerek boşanma, gerekse ölüm sebebiyle ayrılmadan sonra tekrar evlenme için iddet bekleme zorunluluğu hem kadın hem de onun yakınları için bir teselli ve alıştırma devresi olması sebebiyle psikolojik bakımdan faydalı bir uygulamadır. Bilhassa kadının yakınlarından meydana gelecek hoşnutsuzluklar belli ölçüde azaltılmış olur.
Edip Yüksel
İçinizden ölen erkeklerin geride bıraktığı eşleri, dört ay ve on (gün) beklerler. Sürelerini doldurunca artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size sorumluluk yoktur. ALLAH yaptıklarınızdan Haberlidir.
Boşanmış kadınların bekleme süresi, bundan biraz daha kısa olup üç aybaşı hali görmesidir. Bak 2:228.
Elmalılı Hamdi Yazır
İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddet (bekleme) sürelerini bitirdikleri zaman, artık kendileri hakkında meşru bir şekilde yapacakları hareketten size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
İçinizden vefat edib de arkalarına kadın bırakanların zevceleri nefsilerini dört ay on gün bekletecekler, ıddetlerini bitirdilermi artık kendi haklarında meşru' olarak ıhtiyar edecekleri haraketten size mes'uliyet yok, Allah her ne yaparsanız habîrdir
İçinizden ölenlerin (geride) bırakdıkları zevceler kendi kendilerine dört ay on (gün) beklerler. İşte bu müddeti bitirdikleri zaman artık onların kendileri hakkında meşru' vech ile yapdıkları şeyden dolayı size günâh yokdur, Allah ne işlerseniz (hepsinden) hakkıyle haberdârdır.
Sizden vefât edip de geride zevceler bırakanlar(ın zevceleri) ise, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Böylece bekleme müddetlerinin sonuna geldikleri zaman, artık kendileri hakkında meşrû' olarak yaptıklarında size bir günah yoktur.(1) Allah ise, ne yapıyorsanız hakkıyla haberdar olandır.
(1)Âyette zikredildiği gibi, kocası ölen kadının dört ay on gün evlenmeden beklemesi gerekir. Bu müddet içerisinde, koku sürünmekten ve süslenmekten kaçınmalıdır. Bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (asm)şöyle buyurmuşlardır: “Allah’a ve âhiret gününe îmân eden bir kadın için, ölüye üç geceden fazla yas tutması helâl olmaz; ancak kocası müstesnâ, ona dört ay on gün yas tutar.” (Ahkâmü’l-Kur’ân, Cessâs, c. 2, 125)Müfessirlere göre bu beklemenin hikmeti, kadının hâmile olması ihtimâline binâen, çocuğun nesebinin karışmaması için bir tedbirdir. Nitekim Sahîh-i Buhârî ve Müslim’de geçen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (asm), dört ay on günlük süreyi îzah sadedinde, cenînin anne karnındaki durumunu şöyle ifâde buyurmuşlardır: “Sizden biriniz anne karnında yaratılırken kırk gün bir su damlası olarak kalır, sonra bu kadar süre içinde bir alaka (ana rahmi duvarına tutunmuş asılı bir hücre topluluğu) olur, sonra yine bu kadar sürede bir mudğa (dişle çiğnenmiş ete benzeyen bir cenin) olur. Sonra ona melek gönderilip ruh üflenir.” Hadîs-i şerîfte zikredilen safhaların tamâmı üç kırktır ki yüz yirmi gün, yani dört ay eder. Bundan sonraki on günlük süre ise, bazı ayların noksan olmasından ve rûhun cenîne üflenmesinden sonra hareketinin zuhûr etmesi için bir ihtiyattır. (İbn-i Kesîr, c. 1, 214)
İlyas Yorulmaz
Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Bekleme süreleri dolduğunda, örfe uygun meşru bir şekilde, dilediklerini yapmalarında size hiçbir sorumluluk yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
İçinizden vefat edip zevceler bırakanların zevceleri özlerini dört ay on gün gözlesinler [¹]. İddetlerinin sonu erişince onların güzelce olarak [²] kendileri haklarında yaptıkları şeyden [³] dolayı size [⁴] vebal yoktur. Allah işlediğiniz şeylerden haberdardır [⁵].
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 234. Ayet Açıklaması
[1] Buna «iddet» derler. Bundan maksat kadının gebe olup olmadığını anlamaktır.[2] Akla, şer'e, âdat-ı müstahseneye uygun olarak.[3] Zinetlenmekte, iddet beklediği evden çıkıp diğer bir eve gitmekte, yeniden evlenmekte size vebal yoktur.[4] Hâkimlere veya velilere ya müslümanlara hitaptır.[5] Emrettiğine muhalefet etmeyin.
Kadri Çelik
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini (iddetlerini) tamamladıkları zaman, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından (ve istedikleriyle evlenmelerinden) dolayı size günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
İçinizden ölen birinin geriye bıraktığı hanımı, evlenmeden, süslenmeden, görücüye çıkmadan kendi başına dört ay on gün bekler. Bu arada kadının kocası, ölmeden önce, eşinin bir yıllık geçimini sağlayacak miktarda nafakayı vasiyet etmiş olmalıdır (2. Bakara: 240). Vasiyet edilmemiş olsa bile, hâkim, onun mirasından nafakayı alıp kadına verir.Bu bekleme süresinin asıl illeti, gerekçesi “kocanın ölümü” olduğundan, gerdeğe girmemiş olan, henüz âdet görmeyen, âdetten kesilen ve hamile olup da bu sürenin bitiminden önce doğum yapan kadınlar da, —kocaları öldüğü takdirde— evlenmeden önce dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini bitirdiler mi, artık kendileri için uygun olanı yapmalarından dolayı ne onlara, ne de size bir günah yoktur. Unutmayın; Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Sizden vefat edenler ve eşler bırakanlar, "kendilerini dört ay on gün gözleyerek" bekler. Bekleme sürelerine ulaştıklarında, Örfe Uygun olarak kendi başlarına yaptıkları şeylerde size günah yoktur.
Allah ne işliyorsanız haberlidir.
İçinizden ölenlerin (geride) bıraktığı eşleri, (tekrar evlenmek için) kendi kendilerine dört ay on gün beklerler.1 İddet sürelerini doldurduklarında onların kendi haklarında verecekleri meşru kararlardan dolayı size bir sorumluluk yoktur.2 Ve Allah, yaptıklarınızdan (tümüyle) haberdardır.
1 Yani başkalarıyla evlenemezler, süslenemezler ve görücüye çıkamazlar. Fakihlerin çoğunluğuna göre, eşi ölen hamile kadınların iddet müddeti, çocuğunu doğuruncaya kadardır. (Kurtubî)2 Yani bu durumdaki kadınlar, iddetten sonra meşru olmak şartıyla kendileri hakkında kendileri karar verirler. Bundan dolayı size bir sorumluluk, yoktur.
Muhammed Esed
İçinizden biri ölür ve ardında kadınlar bırakırsa, yeniden evlenmeleri için 221 dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir; bekleme süresinin sonuna vardıklarında kendileri ile ilgili olarak meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar bir günah yoktur. 222 Ve Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
İçinizden ölenlerin arkasında bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Müddetlerini tamamladıklarında, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. 2/240
İçinizden ölen kimselerin geriye bıraktığı eşler dört ay on gün kendilerini gözetlesinler.[439] Bu süreyi tamamladıklarında kendileri için gerekli olan şeyleri meşru olmak kaydıyla[440] yapmalarında size herhangi bir vebal yoktur. Ve Allah yaptıklarınızın tümünden haberdardır.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 234. Ayet Açıklaması
[439] Mücâhid’in yorumuna göre bu âyetle aynı konudaki 240. âyet, iki ayrı durumun ifadesidir. Bu âyet, bir cahiliyye geleneğini kadınlar lehine sınırlar. Kocalar, ölmeleri hâlinde dul eşlerinin bir yıl evde kalıp yas tutmalarını vasiyet ederlerdi. Bu âyet ölen kocanın böylesine bir tasarrufta bulunamayacağını, kadın bunu istemezse âyette geçen sürenin yeterli olduğunu beyan eder. Ölen kocasının vasiyetini gönüllü olarak kabul eden kadının bekleme süresi bu sûrenin 240. âyetiyle belirlenmiştir.
[440] Burada bâ edatı ile (bi’l-ma‘ruf) gelen ibare 240. âyette min edatı ile (min ma‘ruf) gelmektedir. Çünkü buradaki meşruluktan kasıt Allah’ın emrine göre olması, 240. âyette ise insan eylemlerinden bir eylem olarak kadının kendisi hakkında makul bir karar vermesidir. Bu nedenle de biz bu âyette “meşru” diye çevirdiğimiz ma‘rufu, 240. âyette “makul” şeklinde çevirdik. Ayrıca bu âyette belirsiz gelen kelime 240. âyette belirlilik takısıyla gelir. Müfessirler bundan yola çıkarak bu âyetin 240. âyetten sonra indirildiğini söylerler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sizlerden vefat edip de geriye zevceler bırakanların zevceleri, nefisleri hakkında dört ay on gün intizarda bulunurlar. Sonra iddetlerinin sonuna erince artık nefisleri hakkında maruf veçhile yapacakları şeyden dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve Allah Teâlâ yapacağınız şeylerden haberdardır.
Sizden vefat eden erkeklerin eşlerinin evlenebilmeleri için dört ay on gün iddet beklemeleri gerekir. Onlar bu sürelerini tamamladıktan sonra, meşrû surette kendi haklarında verecekleri karardan ötürü size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Kocası vefat eden kadın, dört ay on gün süre ile görücüye çıkmaz, süslenmez, başka erkeğe nikâh edilmez. Bu süreyi kocasının evinde geçirmesi gerekir. Gerek boşanma, gerek ölüm sebebiyle ayrılmadan sonra, iddet bekleme zorunluluğu, hem kadın, hem de onun yakınları için bir teselli ve alıştırma devresi olması sebebiyle, psikolojik yönden faydalı bir uygulamadır.
Süleyman Ateş
İçinizden ölenlerin, geriye bıraktıkları eşleri, dört ay on gün (bekleyip) kendilerini gözetlerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızı haber alır.
Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Sürelerinin sonuna vardıklarında, (kadınların) kendileri için marufa uygun olarak yaptıkları şeyin size bir günahı olmaz. Yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilen Allah’tır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 234. Ayet Açıklaması
[*] Kocası ölen kadın, iddeti bitince istediği kişiyle evlenebilir. Evliliği sadece marufa uygunluk açısından denetlenir.
Şaban Piriş
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Vefat edenlerinizin arkalarında bıraktıkları hanımlar, evlenmeden önce dört ay, on gün iddet beklesinler. İddetlerini tamamladıktan sonra, kendileri hakkında meşru şekilde yapacakları şeyden(120) dolayı size bir günah yoktur. Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
İçinizden ölüp de geriye zevceler bırakanların bu eşleri, dört ay on gün kendi başlarına beklerler. Sürelerini tamamladıklarında kendilerince uygun gördüklerini örfe uygun biçimde yapmalarında sizin için bir sakınca yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan gereğince haberdardır.
daħı anlar kim tamām olına ecelleri, sizden; daħı ķoyalar 'avratlar: göz dutalar, gendü nefslerine, dört aylar daħı on ya'nį on gün. pes ķaçan kim ireler müddetlerinüñ śoñına, yazuķ yoķdur üzerüñüze anuñ içinde kim işlediler gendü nefsleri içinde; şerį'atde bulınur nesene-y-ile. daħı Tañrı, anı kim işlersiz bilicidür.
Ol kişiler kim vefāt iderler sizden, ‘avratları ḳalsa ‘iddet çeksünler özleridört ay ve on gün, ḳaçan ‘iddetleri tamām olsa yazuḳ yoḳdur üstüñüze, herne kim işleseler nefslerinde yaḫşılıḳ bile. Daḫı Tañrı Ta‘ālā siz işlegeni bili‐cidür.