Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 247, sondan 5990. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 240. ayetidir. Bakara Suresi 240. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 116 ve toplam ebced değeri ise 8091 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (10) م (9) bulunuyor.
Arapça Metin
والذين يتوفون منكم ويذرون ازواجا وصية لازواجهم متاعا الى الحول غير اخراج فان خرجن فلا جناح عليكم في ما فعلن في انفسهن من معروف والله عزيز حكيم
İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yukarıda açıklanan 234. âyette kocası vefat eden kadınların dört ay on gün bekleyecekleri (iddet), bu müddet içinde evlenmelerinin câiz olmadığı ifade buyurulmuştu. Mushaf sırasında daha sonra gelen, fakat farklı bir hüküm getiren bu âyetle onu bağdaştırma konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Çoğunluğa göre bu âyet, nüzûlü daha sonra olan 234. âyet veya miras âyetiyle neshedilmiştir. Nitekim Abdullah b. Zübeyr, mushafı yeniden yazdıran Hz. Osman’a, “Bunu bir başka âyet neshetti, hükmünü kaldırdı, buraya niçin yazdırıyorsun?” demiş, Hz. Osman da ona, “Kur’an’da bulunan hiçbir şeyin yerini değiştiremem” cevabını vermişti (Buhârî, “Tefsîr”, 2:41). Mücahid’in, nesih iddiasını kısmen ortadan kaldıran farklı bir yorumu vardır. Buna göre Allah Teâlâ kocası vefat eden kadının, evinden çıkmadan dört ay on gün iddet beklemesini farz kılmıştır. Sonra 240. âyet gelmiş, müddetin bir yıla çıkarılması kocanın vasiyetine bağlı olarak meşrû kılınmış, kadın da bu vasiyete uyup uymamakta serbest bırakılmıştır. Buna göre âyet dört ay on gün koca evinde iddet geçirme hükmünü kaldırmış değildir. Buna ek olarak ihtiyarî bir iddet ve oturma hakkı getirmiştir. İbn Abbas’a göre bu âyet, koca evinde iddet geçirme mecburiyetini kaldırmıştır. Kadın iddetini dilediği yerde geçirebilir (Buhârî, “Tefsîr”, 2:41). Şah Veliyyullah’ın yorumuna göre kocanın –ölmeden önce– eşinin bir yıl evinde kalmasını ve nafakasının teminini vasiyet etmesi câiz veya müstehaptır, karısı ise bu vasiyeti uygulama konusunda serbesttir (el-Fevzü’l-kebîr, s. 24). Bu yoruma göre burada, sonra gelen âyet ve hadislerin, “öncekilerin hükmünü tamamen yürürlükten kaldırması” şeklinde bir nesih söz konusu olmayıp “geneli özelleştirme, vâcibi müstehaba çevirme...” kabilinden bir tâdil (bu mânada değiştirme) vardır.
Âyetlerle yukarıda nakledilen rivayetlerden bizim çıkardığımız sonuç şudur: 234. âyet, kocası vefat eden kadının iddetini bir yıldan dört ay on güne indirmiştir. Meşrû ve mâkul bir mazeret bulunmadıkça kadın bu iddeti kocasının hânesinde geçirecektir. Miras âyeti ona mirastan hak verdiği için ve tereke de vârislere intikal etmiş bulunduğu (kocasının mülkiyetinden çıktığı) için iddet esnasında terekeden nafaka hakkı yoktur. Kadının malî durumu müsait olmazsa nafakası genel kurallara göre ilgili ve borçlu yakınları tarafından karşılanacaktır. Kocasının “zevcesinin bir yıl evinden çıkarılmamasını” vasiyet etmesi teşvik edilmiş (müstehap), kadın da dört ay on günden sonraki kısmı koca evinde geçirip geçirmeme konusunda serbest bırakılmıştır.
Mehmet Okuyan
İçinizden vefat ettiğinde (dul) eşler bırakacak olanlar, (bu) eşlerinin (bıraktıkları maldan) bir yıla kadar (evlerinden) çıkarılmadan yararlanmaları hakkında (sağlıklarında) vasiyet (etsinler)! Onlar (eşi ölen kadınlar) giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size bir vebal yoktur. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Bu ayet Bakara 2:234’ten farklı bir konuyu, eşi ölen bir hanımın bir yıl süreyle evden zorla çıkarılmaması hükmünü içermektedir.
Bayraktar Bayraklı
İçinizden ölüp geride eşler bırakanlar, eşlerinin, evlerinden çıkarılmadan bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Şâyet kendileri çıkarlarsa, onların kendileri hakkında uygun olanı yapmalarında sizin için bir günah yoktur. Allah daima üstündür; hikmet sahibidir.
Sizden, ölüp de geride eşler bırakacak olan erkekler; eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin teminini vasiyet etsinler. Eğer, kendileri çıkmak isterlerse, kendi haklarında uygun olanı yapmalarında sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Sizden (birisi) ölüp de (geride dul) eşler bırakırsa; (bu zevcelerin halen oturdukları evlerinden) çıkarılmadan, bir yıla kadar yararlanmaları (ve geçimlerinin sağlanmaları) için vasiyette bulunsunlar. (Dul hanımlarını mahrum ve mağdur bırakmasınlar.) Ama onlar, (kendiliklerinden bu evlerden) çıkarlarsa, artık onların ma’ruf (meşru) olarak kendileri adına yaptıklarından dolayı size bir günah ve sorumluluk yoktur. Allah Güçlü ve Üstün olandır. Hüküm ve Hikmet sahibidir.
[Not: Bu vasiyet, miras ayetiyle nesh edilip yeniden düzenlenmiştir.]
Abdulbaki Gölpınarlı
İçinizden ölüp de karısını geride bırakacaklara gelince, onlara, evlerinden çıkarmaksızın yılına kadar bir geçim vasiyet etmeleri gerek. Yok, eğer karıları evlerini bırakıp giderlerse yapacakları meşru bir şeyden dolayı size suç yok. Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aranızdan, ölüm anı yaklaşıp ta, arkasında dul eşler bırakacak erkekler, hanımlarının bir yıla kadar geçimini ve evden çıkarılmamalarını vasiyet etsinler. Eğer kendi arzularıyla çıkarlarsa onların meşru olarak kendileri için yaptıklarında size bir sorumluluk yoktur. Allah güçlü ve üstün olandır, herşeyi yerli yerince yapandır.
Sizden vefat edip de dul eşler bırakan kimseler, hanımlarının, evlerinden çıkarılmadan, bir yıl kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda, sağlıklarında vasiyet etsinler. Eğer kadınlar, kendiliklerinden çıkıp giderlerse, kendileriyle ilgili yaptıkları meşrû, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun davranışlarından dolayı size bir günah, bir vebal yoktur. Allah kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Sizden arkalarında hanımlarını bırakarak ölenler, hanımlarının dışarı çıkarılmaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak bir varlık vasiyet etsinler. Eğer çıkarlarsa onların kendi haklarında meşru olarak yaptıklarından dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah yücedir, hikmet sahibidir. [53]
240.İshak bin Rahuye`nin Tefsir`inde Mukatil bin Hibban`dan rivayet ettiğine göre Taif halkından olan ve erkek ve kız çocukları bulunan bir adam Medine`ye geldi. Beraberinde anne babasıyla hanımı da vardı. Bu adam Medine`de vefat etti ve kendisi için ne yapılacağı konusunda Resulullah (a.s.)`a müracaat edildi. Resulullah (a.s.) anne ve babasına (mirasından) iyilik üzere bir şeyler verdi. Çocuklarına da bir şeyler verdi. Hanımına ise bir şey vermedi ama diğerlerine onun için bir yıla kadar kocasının mirasından harcamada bulunmaları emredildi. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.53.Bu hüküm, miras ayetleri ile neshedilmiştir. Çünkü miras ayetlerinde hanımların mirastaki haklarının ne olduğu da bildirilmektedir. Ayeti kerimede "dışarı çıkarılmaksızın" denilirken kastedilen evlerini terketmemeleridir. Yoksa evde mahpus kalma anlamı kastedilmiyor.
Ali Bulaç
İçinizde ölüp de (geride) eşler bırakanlar, (evlerinden) çıkarılmaksızın, bir yıla kadar yararlanmaları için eşlerine vasiyet (bıraksınlar). Ama onlar, (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların maruf (meşru) olarak kendileri için yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlü ve üstün olandır. Hüküm ve hikmet sahibidir.
Sizden zevcelerini geride bırakarak vefat edenler, zevcelerinin bir seneye kadar evlerinden çıkarılmıyarak faydalandırılmalarını vârislerine vasiyyet etsinler. Bununla beraber onlar kendi arzularıyla çıkarlarsa, kendi haklarında yaptıkları meşru hareketten dolayı size günah yoktur. Allah, emrine aykırı hareket edenlerden intikam alıcı ve kullarının işlerine hükmedicidir.
Ölüme yakınlaşmış; peşlerinde eşler bırakan erkekler, hanımlarının bir yıla kadar geçimini ve evden çıkarılmamalarını vasiyet etsinler. Eğer kendi rızalarıyla çıkarlarsa, örfe uygun olarak eş aramalarında size bir günah yoktur. Allah güçlüdür ve hakîmdir (her şeyi yerli yerinde emreder.)
Sizlerden biriniz ölecek olup, karıları kalırsa, evden çıkarılmayıp, bir yıl evde bakmak üzere, vasiyet etmelidir, kendileri çıkarlarsa, göreneğe uyarak yaptıkları bir şeyden size günah dokunmaz, Allah emre, Allah bilge
Sizden hanımlarını geride bırakarak öleceğini anlayanlar, eşleri (kendi evlerinden) çıkarılmaya ihtiyaç duymaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak kadar (hayattayken nafaka) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kocalarının evinde kalmak zorunda olmadıkları için) kendi arzularıyla evleri terk ederse kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Hiç şüphesiz Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İçinizden ölüp, eşler bırakacak olanlar, evlerinden çıkarılmaksızın, senesine kadar eşlerinin geçimini sağlayacak şeyi vasiyet etsinler; eğer çıkarlarsa kendilerinin meşru olarak yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah yoktur. Allah azîzdir, hakîmdir.
Ölüp de geriye eşler bırakan erkekleriniz, eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıl boyunca geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Çıkarlarsa, kendileri için uygun olanı yapmalarından siz sorumlu değilsiniz. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.
İçinizden hanımlarını geride bırakarak vefat edecek olanlar, eşleri için senesine kadar evlerinden çıkarılmaksızın kendilerine yetecek bir malı vasiyet ederler. Bununla birlikte eğer kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ve içinizden zevcelerini geri bırakarak vefat edecek olanlar, zevceleri için senesine kadar çıkarılmaksızın bir intifaı vasıyyet etmek var, bunun üzerine kendileri çıkarlarsa kendi haklarında yapdıkları meşru' bir hareketten dolayı size bir mes'uliyet yoktur, maamafih Allah azîzdir, hakîmdir
Sizden zevceler (ini geride) bırakıb ölecek olanlar eşlerinin (kendi evlerinden) çıkarılmayarak yılına kadar fâidelenmesini (bakılmasını) vasıyyet (etsinler). Bunun üzerine onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa artık onların bizzat yapdıkları meşru' işlerden dolayı size mes'uliyyet yokdur. Allah (emr-ü nehyine muhaalefet ve ilâhî hududunu tecâvüz edenlerden intikam almakda) mutlak gaalibdir, (teşri'de ve hükümleri açıklamada da) yüce hikmet saahibidir.
Ve sizden vefât edip de geride zevceler bırakacak (durumda) olanlar var ya,(onlara) zevceleri için (evden) çıkarılmadan, bir yıl müddetince faydalanmayı vasiyet etme(borcu) vardır. Fakat (kendiliklerinden) çıkarlarsa, kendileri hakkında örfe uygun olarak yaptıklarında artık size bir günah yoktur. Allah ise, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
İçinizden ölenler ve geride eşler bırakanlar, eşlerinin bir yıllık ihtiyaçları, evlerinden çıkarılmadan karşılanmasını vasiyet etsinler. Eğer kendiliklerinden evlerden çıkarlarsa, meşru kurallar çerçevesinde, yaptıklarından dolayı sizin için sorumluluk yoktur. Allah en güçlü olan ve en iyi hüküm verendir.
İçinizden vefat edip zevceler bırakanlar, zevceleri için zevcin evinden çıkarılmaksızın bir yıl menfaatlenmelerini vasiyet etsinler. Şayet kendi başlarına çıkıp giderlerse onların öz nefisleri hakkında güzelce olarak işledikleri işlerden [⁵] nâşi size [⁶] vebal yoktur [⁷]. Allah galib-i yektadır, hâkimdir [⁸].
Sizden ölüp eşler bırakanlar, evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar eşlerinin geçimini sağlayacak şeyi vasiyet etsinler. Eğer çıkarlarsa kendilerinin meşru olarak yaptıklarından (evlilikten) dolayı size sorumluluk yoktur. Allah üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
İçinizden, geride hanımlarını bırakarak öleceğini anlayanlar, eşlerinin koca evinden çıkarılmaya ihtiyaç duymaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak kadar nafakayı vasiyet etsinler. Gerçi bu kadınların, bu bir yıl zarfında, kendi arzularıyla kocalarının evini terk ederek kendileri hakkında hukuk ve ahlâk kurallarına uygun işler yapmalarından —mesela evlenmelerinden— dolayı size bir günah da yoktur. Çünkü kocasının evinde kalmak kadının görevi değil, hakkıdır ve o, hakkını kullanıp kullanmamakta özgürdür.Daha sonra inen ve kadına, ölen kocasının mirasından belli bir pay verilmesini öngören miras ayetlerinin, bu vasiyet zorunluluğunu kaldırdığı zannedilmemelidir. Çünkü miras ayrı bir hak, nafaka ayrı bir haktır. O hâlde koca, kendi ölümünden sonra hanımının bu hakkını garantiye almak üzere vasiyette bulunmak zorundadır. Vasiyet etmemiş olsa bile, hâkim, onun mirasından nafakayı alıp kadına vermelidir. Nitekim:
Sizden vefat edenler ve geride eşler bırakanlar, (evden) çıkarılmaksızın, Yıldönümü’ne kadar geçimlerini eşlerine vasiyet etsinler!
Eğer çıktılarsa, örften kendi başına yaptıkları hakkında size bir günah yoktur.
Allah hakîm azîzdir.
İçinizden vefat edip de (geride) eşler bırakanların, eşleri (evlerinden) çıkarılmaksızın, onlara bir yıl boyunca yetecek kadar mal vasiyet etmeleri gerekir. Yok, eğer kadınlar, kendiliklerinden evlerinden çıkarlarsa, kendileri ile ilgili yapacakları meşru bir davranıştan dolayı size bir günâh yoktur. Şüphesiz Allah, çok şerefli, hüküm (ve hikmet) sahibidir.1
1 Bu âyetteki bir yıllık süre ile 234. âyetteki dört ay on günlük süre, aynı şey değildir. Buradaki bir yıl, “yararlanma hakkı”, dört ay on gün ise “iddet süresi”dir. Bu, “kendiliklerinden evlerinden çıkarlarsa” ifâdesinden de net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ancak daha sonra inen miras âyetlerinin işareti ve bu hususta Peygamberimizin hadisleriyle, bu ve Bakara: 180. âyetin hükümleri nesh edilmiştir. Yani kocası ölen kadınların mirastaki payları belirlenmiştir. Bk. (Bakara: 180, Nisâ: 12)
Muhammed Esed
EĞER içinizden biri ölür ve arkasında kadınlar bırakırsa, dul eşlerine, [ölmüş kocalarının evini] terk etmeksizin bir yıllık geçimlerini vasiyet etsinler. 229 Ama eğer [kendi arzularıyla] ayrılırlarsa kendileri hakkındaki meşru tasarruflarından dolayı onlara bir günah yoktur. 230 Ve Allah kudret ve hikmet sahibidir.
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan erkekler, bir seneye kadar eşleri evlerinden çıkarılmayacak bir geçimlik vasiyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kadınlar kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında uygun olanı yapmalarından dolayı size bir mesuliyet yoktur. Allah üstündür, doğru karar verendir. 2/234
İÇİNİZDEN biri ölür de geride eşler bırakırsa, dul eşlerine, kendi evlerinden çıkarılmaksızın bir yıllık geçimlik vasiyet etsinler![448] Eğer onlar kendiliklerinden çıkarlarsa, size onların kendileri hakkında aldıkları makul kararları uygulamalarından dolayı bir vebal yoktur. Ve Allah her işinde mükemmeldir, her hükmünde tam isabet edendir.[449]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 240. Ayet Açıklaması
[448] Bu âyet ile iddet konusundaki 234. âyetin beyan ettiği iki farklı durum için 234’ün notuna bkz. Dolayısıyla bu iki âyet arasında nasih-mensuh ilişkisi söz konusu değildir.
[449] “Yıl”, “tâkat”, “dayanma gücü” manâlarına gelen havl, tahavvul (hal ve gidişatta değişim) manâsını da içerir. Eğer kelimenin bu manâsını esas alırsak, âyetin anlamı şu olur: “İçinizden biri ölür de geride eşler bırakırsa, dul eşlerine, durum değişinceye kadar kendi evlerinde çıkarılmaksızın geçimlik/nafaka vasiyet etsinler”. Müfessirlerimiz iltifat etmediği için meâl metnine çıkarmadığımız bu manâ Kur’an’ın maksadına ve adalete daha uygun görünmektedir.
Bu âyet boşanan kadınların haklarını savunan ve onlara o güne kadar tanınmayan birtakım ilave haklar getiren âyetlerdendir. Müfessirlerin birçoğu bu âyetle 234. âyetin aynı konuda hüküm verdiği görüşünden yola çıkarak bu âyetin hükmünü 234’le geçersiz kılma (nesh) ya da kapsamını daraltma (tahsis) yoluna gitmişlerdir. Bu görüşlerine mantıkî bir açıklama getirmek için de bu âyetin 234’ten önce indiğini iddia etmişlerdir. Bunun delili yoktur. Böyle bir sonuca varılmasının tek nedeni, iki âyetin aynı konudan söz ettiği varsayımıdır. Oysa 234. âyet dul kadınların bekleme süresi, bu âyetse dul kadınların nafakası hakkındadır. Bu âyeti 234. âyetle birlikte ele alırsak şunu söyleyebiliriz: Kocasını kaybeden dul bir kadın eğer kocasının evinden çıkıp evlenmek istemiyorsa, onu bir yıl kocasının evinde kalıp, o hayattaymış gibi onun mirasından geçimini temin etmekten kimse men edemez; yok eğer evlenmek istiyorsa, bu onun tercihidir ve iddeti dört ay on gündür.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sizden vefat edip de zevcelerini terkedenler, zevceleri için bir seneye kadar hanelerinden çıkmamak üzere bir meta' vasiyet etmiş bulunmalıdırlar. Şâyet zevceler çıkarlarsa onların kendi nefisleri hakkında ma'ruf veçhile yapacakları şeyden dolayı sizin üzerinize bir vebal teveccüh etmez. Ve Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.
Sizden geride eşlerini bırakarak vefat edecek kocalar, eşlerinin bir yıl süre ile evden çıkarılmayıp bıraktıkları maldan geçimlerini sağlamasını temin edecek şekilde vasiyette bulunsunlar. Şayet bunlar kendiliklerinden çıkarlarsa bu durumda meşrû surette yapacakları şahsî davranışlarından dolayı size vebal yoktur. Allah üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan(erkek)ler eşlerinin, (evlerinden) çıkarılmadan bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyyet etsinler. Şayet kendileri çıkarlarsa, onların, kendileri hakkında uygun olanı yapmalarında sizin için bir günah yoktur. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Vefat ettiğinde geride eş bırakacak olan erkekleriniz, eşlerinin, evden çıkarılmadan, bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Kendileri çıkarlarsa, marufa uygun olarak yaptıkları şeyden dolayı size bir günah olmaz. Üstün olan ve kararları doğru olan Allah’tır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 240. Ayet Açıklaması
[*] Kadın, bir yılı beklemeden evi terk edebileceği gibi dört ay on günlük iddetini bitirince de evlenip evden ayrılabilir.
Şaban Piriş
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan erkekler, bir seneye kadar eşleri evlerinden çıkarılmayacak bir geçimlik vasiyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kadınlar kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında uygun olanı yapmalarından dolayı size bir mesuliyet (günah)yoktur. Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Sizden vefat edip de arkalarında eşlerini bırakanlar, onların bir yıl süreyle evlerinden çıkarılmadan geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Eğer onlar kendileri çıkacak olursa, kendileri hakkında meşru şekilde yapacakları şeyden dolayı size bir günah olmaz. Allah'ın kudreti herşeye üstündür ve hükümlerinde hikmet sahibidir.(124)
(124) Kadına miras hakkı gibi birşeyin akıllardan bile geçmeyeceği bir dönemde ve bir toplumda inmiş olan bu âyetler, kadınların haklarını önce vasiyet yoluyla teminat altına almakta ve bu arada zihinleri, kadının miras sahibi oluşuna hazırlamaktadır. Nitekim daha sonra inen Nisâ Sûresindeki miras âyetleriyle, kadın, mirasta pay sahibi kılınmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
İçinizden ölüp de geriye eşler bırakan erkekler, eşlerinin evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Eğer kendileri çıkarlarsa, onların kendileri için yararlı gördüklerini yapmaları yüzünden size bir günah yoktur. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
Daḫı kimseler kim vefāt iderler sizden, daḫı terk eylerler ‘avratlarını,vaṣiyyet eylesünler ‘avratlarına bir nesne temettu‘ eylemeg‐içün, bir yıla de‐gin evlerinden çıḳarmasunlar. Eger çıḳarsalar ḥācetleri‐çün yazuḳ yoḳdursizüñ üstüñüze. Her ne kim işleseler nefslerinde yaḫşılıḳ bile. daḫıTañrı Ta‘ālā ‘azīzdür, ḥükm eyleyicidür ḳullarına.