Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 242, sondan 5995. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 235. ayetidir. Bakara Suresi 235. ayetinin kelime sayisi 47, harf sayısı 200 ve toplam ebced değeri ise 13834 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (37) ل (24) م (16) bulunuyor.
Arapça Metin
ولا جناح عليكم فيما عرضتم به من خطبة النساء او اكننتم في انفسكم علم الله انكم ستذكرونهن ولكن لا تواعدوهن سرا الا ان تقولوا قولا معروفا ولا تعزموا عقدة النكاح حتى يبلغ الكتاب اجله واعلموا ان الله يعلم ما في انفسكم فاحذروه واعلموا ان الله غفور حليم
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur. Allah biliyor ki, siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Bekleme müddeti bitinceye kadar da nikâh yapmaya kalkışmayın.[65] Şunu da bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah’a karşı gelmekten sakının ve yine şunu da bilin ki Allah gerçekten çok bağışlayandır, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Boşanan ya da kocası ölen kadının yeniden evlenebilmesi için dinen beklemesi gereken süreye “iddet” denir. Kocası ölen kadının iddeti dört ay on gündür. Boşanan kadın ise üç ay hâli bekler. Eğer boşanan kadın ay hâli görmüyorsa, iddeti üç aydır. Hamile kadının iddeti de çocuğunu dünyaya getirmesiyle sona erer.
Câhiliye döneminde kocası ölen kadınlar mağaramsı bir yere kapanır, kimseyle temas etmez, yıkanmaz, saçlarını taramaz, tırnaklarını kesmezdi. Hz. Peygamber bu şekilde yas tutmayı yasakladı; akraba için üç gün, koca için ise karısına mahsus olmak üzere dört ay on gün bir nevi yas tutmayı meşrû kıldı. Yas tutan kadın renkli elbiseler giymez, makyaj yapmaz ve güzel koku sürünmez (Buhârî, “Cenâiz”, 31). Kocası vefat eden kadın hâmile ise çocuğunu doğuruncaya kadar (Talâk, 65:4), hâmile değilse dört ay on gün geçinceye kadar bekler, vefat iddeti denilen bu süre içinde yukarıda zikredilen ölçüde yas tutar, evlenmez ve kendine açıktan evlenme teklifi yapılamaz, onunla evlenmek isteyenler bu niyetlerini ancak üstü kapalı ifadelerle (ta‘riz yoluyla) hissettirirler. İddet esnasında kadın, aksine bir zarûret bulunmadıkça kocasıyla paylaştıkları evinde kalır. “İşi için gündüzleri, farz olan hac ibadeti için de hac günlerinde çıkması câizdir” diyen müctehidler vardır (Ebû Bekir İbnü’lArabî, I, 209 vd.); ancak müctehidlerin çoğunluğu bunları da câiz görmemişlerdir. Vefat iddetinin gerekçesi (hikmeti) hakkında değişik açıklamalar yapılmıştır. Bunların başında kadının ölen kocasından hâmile olup olmadığını tesbit etmek ve şayet hâmile kalmışsa çocuğunu doğuruncaya kadar bir başkasıyla evlenmesini engellemek gelir. Bunun yanı sıra duygusal yönü daha baskın olan kadının kendini toparlayıp hayata intibak etmesine fırsat vermek de iddetin amaçlarından biri olarak gösterilmiştir.
Mehmet Okuyan
(Beklemekte olan) kadınlarla evlenme hakkındaki düşüncelerinizi sunmanızda veya onu içinizde tutmanızda size herhangi bir vebal yoktur. Allah sizin onları anacağınızı bilir. Uygun sözler söylemeniz hariç, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin! Kitap, (bekleme) süresini dolduruncaya kadar nikâh düğümünü pekiştirmeyin (nikâh kıymaya kalkışmayın)! Bilin ki Allah [nefis]lerinizdekileri (kalplerinizdekini) bilir. Bu sebeple (yanlış yaparsanız) O’ndan (Allah’tan) sakının! Bilin ki Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.
Ayette, eşi ölen hanımlar iddet süresi içerisindelerken diğer erkeklerin onlarla evlenmeye yönelik üstü kapalı sözler söylebileceği veya bu niyeti içlerinde saklayabileceği belirtilmekte, söz konusu kişilerin ilgili kadınlara yönelik evlilik tekliflerini ileteceklerinin Allah tarafından bilindiği ifade edilmektedir. Yine ayette, söz konusu kadınlarla gizli gizli buluşmak ve onlarla gizli şekilde vaatleşmek yasaklanmakta, evlilik taleplerini meşru yani örfe uygun bir şekilde kendilerine söyleyip iletebilecekleri hükme bağlanmakta ve gizli saklı davranmaktan engellenmektedirler
Bu cümle boşanma süresi dolmadan yapılamayacak şeyleri içermektedir.
Bayraktar Bayraklı
İddet bekleyen kadınlarla evlenme hususundaki düşüncelerinizi üstü kapalı bir biçimde anlatmanızda veya onu içinizde gizli tutmanızda size günah yoktur. Allah bilir ki siz onları anacaksınız. Fakat meşru sözler söylemeniz müstesna, sakın onlarla gizlice buluşma sözü vermeyiniz. Farz olan bekleme müddeti dolmadan, nikâh kıymaya kalkışmayınız. Biliniz ki, Allah gönlünüzdekileri bilir. Bu sebeple Allah'tan sakınınız. Şunu iyi biliniz ki Allah affedicidir; merhametlidir.
Bekleme süresini tamamlamamış kadınlara evlenme isteğinizi sezdirmeniz veya bunu içinizden geçirmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin onlara karşı olan duygularınızı bilir. Ancak onlara meşru olmayan bir istekte bulunmayın. Kitaptaki emredilen bekleme süresi sona ermeden onlarla nikâh akdi yapmaya kalkışmayın. Bilin ki Allah içinizden ne geçirdiğinizi bilir, O'na karşı gelmekten sakının. Bilin ki Allah, Çok Affedici, Çok Hoşgörülüdür.
(Böyle iddet bekleyen) Kadınları nikâhlamak istediğinizi (ima edip onlara) sezdirmenizde, ya da böyle bir isteği gönlünüzde beslemenizde sizin için bir sakınca yoktur. Gerçekte Allah, sizin onları (kalbinizden geçirip) anacağınızı bilir. Sakın bilinen (meşru) sözler (örfi ve ahlâki girişimler) dışında onlarla (boşandığınız veya alacağınız kadınlarla) gizlice va’adleşmeyin (kirli ilişkilere girmeyin) ; bekleme süresi (iddetleri) tamamlanıncaya kadar, nikâh bağını akd edip resmileştirmeye kesin karar vermeyin. Ve bilin ki, elbette Allah kalbinizden geçeni bilmektedir. Artık ondan (gizli ve kirli ilişkiler kurmak konusunda Allah’tan korkup çirkin işlerden) kaçının. Ve bilin ki, şüphesiz Allah Bağışlayandır, (kullara) yumuşak davranandır.
Alacağınız kadınlara, onları alacağınızı anlatmanızda, yahut da bunu gizlemenizde bir beis yok. Allah bilir ki siz, onları anacak, hatırlayacaksınız. Yalnız onlarla gizlice de sözleşmeyin, doğru ve yolunda bir söz söylerseniz o başka. Farz olan müddet geçmedikçe nikah bağını bağlamaya kalkışmayın. Şüphe yok ki Allah, gönlünüzdekini de bilir, bundan dolayı çekinin ondan. Bilin ki Allah suçları örter, cezada acele etmez.
Bu durumda olan kadınlardan birine evlenme niyetinizi hissettirmenizde veya açığa vurmadan böyle bir niyet taşımanızda sizin için bir günah yoktur. Allah sizin onları kalbinizden geçirip anacağınızı bilmiştir. Ama meşru sözler dışında, kendileriyle gizli buluşmaya, sözleşip farz olan bekleme süresi dolmadan evlilik bağını kurmaya kalkmayın. Unutmayın ki, Allah aklınızdan geçeni bilir. Bu nedenle O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki, Allah çok bağışlayan, yumuşak davranıp azapta acele etmeyendir.
Böyle dul kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı bir biçimde çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki, siz onları aklınızdan çıkarmayacaksınız. Fakat onlarla gizlice randevulaşmayın. Meşrû bir şekilde, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun konuşmanızda bir beis yoktur.
Yazarak tesbit ettiğiniz, yazılı kanundaki farz olan iddet, bekleme süresi tamamlanıncaya kadar nikâh akdine kesin karar vermeyin. Allah'ın, gönlünüzdekini bildiğini bilin. Onun azâbından kendinizi koruyun. Allah'ın kullarını daima koruma kalkanına aldığını, çok bağışlayıcı, kudretli, âdil ve müsamahakâr olduğunu, fırsatlar ve imkânlar tanıdığını da bilin.
Bu kadınlara kendileriyle evlenme arzusunda olduğunuzu sezdirmenizde veya kalplerinizde böyle bir arzu taşımanızda sizin için sakınca yoktur. Allah onları içinizden geçireceğinizi bildi. Güzel bir söz söylemeniz dışında onlarla gizlice sözleşmeyin. Bekleme süresi tamam oluncaya kadar nikah bağını bağlamaya da kalkmayın ve bilin ki Allah sizin içinizden geçenleri bilmektedir. Şu halde O'ndan sakının. Yine bilin ki Allah bağışlayandır, hilim sahibidir.
(İddeti bekleyen) Kadınları nikahlamak istediğinizi (onlara) sezdirmenizde ya da böyle bir isteği gönlünüzde saklamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Gerçekte Allah, sizin onları (gönlünüzden geçirip) anacağınızı bilir. Sakın bilinen (meşru) sözler dışında onlarla gizlice vaadleşmeyin; bekleme süresi tamamlanıncaya kadar nikah bağını bağlamaya kesin karar vermeyin. Ve bilin ki, elbette Allah içinizden geçeni bilmektedir. Artık ondan kaçının. Ve bilin ki, şüphesiz Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak davranandır.
Kocası ölen kadınları, iddetleri sona erdikten sonra nikâhlamaya niyyet ettiğiniz takdirde, daha iddet dolmadan onlara talip olduğunuzu işaret etmenizde (çaktırmanızda) veya böyle bir arzuyu gönüllerinizde saklamanızda size bir beis yoktur. Allah biliyor ki, siz onları muhakkak anacaksınız. Yalnız onlarla gizlice anlaşıp nikâh ve münasebet kurmayın. Ancak meşru olan işaret ve çıtlatma sözler söyliyebilirsiniz. Takdir edilen iddet sona ermedikçe nikâh akdine azmetmeyin. Bilin ki Allah, gerçekten gönlünüzde ne varsa onu bilir. Artık ondan sakının ve bilin ki, Allah çok bağışlayıcıdır, halîmdir.
Böyle (iddetini bekleyen) kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı bir biçimde bildirmenizde yahut içinizde tutmanızda size bir günah yoktur. (Çünkü) Allah, sizin onları anacağınızı bilmektedir. Sakın (üstü kapalı evlenme teklifi sırasında,) iyi söz söylemeniz dışında, onlarla bir gizli buluşmaya sözleşmeyin ve farz olan bekleme süresi dolmadan nikâh bağını bağlamaya kalkmayın. Bilin ki, Allah içinizden geçeni bilir. Ondan sakının ve yine bilin ki, Allah Bağışlayandır, Halimdir (ceza vermekte aceleci değildir.)
Bir kadına, söz dokundurup, dünürlük eylemekte, ya da bunu içinizde saklayıp gizlemekte, size bir günah yoktur, Allah bilir ki, siz onları anarsınız, kadınlarla gizlice sözleşmeyin, yalnız görenekçe konuşun; saya günü dolmadıkça, bir kadını almaya kalkışmayınız, iyi bilin, Allah bilir içinizde olanı, ondan çekinesiniz, iyi bilin, Allah bağışlayıcı, Allah halimdir
Böyle (bekleme süresi içindeki) kadınlara evlenme isteğinizi ima yoluyla üstü kapalı olarak anlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Farz olan bekleme müddeti sona erinceye kadar onları nikâhlamaya kalkmayın! Şunu da bilin ki Allah, içinizden geçeni hakkıyla bilir. Artık ona karşı gelmekten sakının! Ve yine bilin ki Allah çok bağışlayandır ve halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada da acele etmez).
Böyle kadınlara kapalı bir şekilde evlenme teklif etmenizde veya içinizden onlarla evlenmeyi geçirmenizde size sorumluluk yoktur. Allah onları anacağınızı bilir. Sakın meşru sözler dışında onlarla gizlice sözleşmeyin, müddet sona erene kadar nikah akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah'ın bildiğini bilin de O'ndan çekinin. Allah'ın bağışlayan ve Halim olduğunu bilin.
(İddet beklemekte olan) kadınlarla evlenme hususundaki düşüncelerinizi üstü kapalı biçimde anlatmanızda veya onu içinizde gizli tutmanızda size günah yoktur. Allah bilir ki siz onları anacaksınız. Lâkin, meşru sözler söylemeniz müstesna, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin. Farz olan bekleme müddeti dolmadan, nikâh kıymaya kalkışmayın. Bilin ki Allah, gönlünüzdekileri bilir. Bu sebeple Allah'tan sakının. Şunu iyi bilin ki Allah gafûrdur, halîmdir.
Evlenme önerilerinizi o kadınlara bildirmenizden, ya da bu niyetinizi içinizde tutmanızdan dolayı size bir günah yoktur. ALLAH onlar hakkında düşüneceğinizi bilir. Onlarla uygun ve erdemli bir şekilde konuşma amacının dışında gizlice sözleşip buluşmayın. Bekleme süreleri dolmadan onlarla nikah bağını kurmaya kalkışmayın. Bilin ki ALLAH içinizde olanı bilir; öyleyse O'ndan çekinin. Yine bilin ki ALLAH Bağışlayandır, Şefkatlidir.
Böyle kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onları mutlaka anacaksınız. Fakat meşru bir söz söylemekten başka bir şekilde kendileriyle gizlice sözleşmeyin. Farz olan iddet sona erinceye kadar da nikâh akdine azmetmeyin (kesin karar vermeyin). Bilin ki Allah gönlünüzdekini bilir. Öyle ise O'nun azabından sakının. Yine bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok yumuşaktır.
Kadınlara namzedliği çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda da size bir beis yoktur, Allah biliyor ki siz onları mutlaka anacaksınız, ancak kendileriyle bir gizliye va'dleşmeyin yalnız meşru' bir söz söylemeniz başka, Farzolan ıddet sonunu bulamadıkça da nikâhın akdine azmetmeyin, muhakkak Allah gönlünüzde ne varsa bilir, bunu bilin de ondan hazer edin, Hem de bilin ki Allah gafur, halîmdir
(Vefat ıddetini bekleyen) kadınları nikâhla isteyeceğinizi çıtlatmanızda, yahud böyle bir arzuyu gönüllerinizde saklamanızda üzerinize bir vebal yokdur, Allah bilmişdir ki siz onları mutlakaa hatırlayacaksınız. Ancak kendileriyle gizlice va'dleşmeyin. (Çıtlatma suretinde) meşru' bir söz söylemeniz ise başka. (Farz olan ıddet), sonunu buluncaya kadar da nikâh bağını bağlamıya azmetmeyin ve bilin ki Allah kalblerinizde olanı muhakkak biliyor. Artık ondan sakının ve yine bilin ki şübhesiz Allah çok yarlığayıcıdır, gerçek hilm saahibidir (cezada acele edici değildir).
(Kocaları ölen) kadınlarla evlenmek isteğini(zi onlara, üstü kapalı bir söz veya hareket gibi) kendisiyle îmâ ettiğiniz şey husûsunda veya (böyle bir arzuyu) gönüllerinizde gizlemenizde size bir günah yoktur. Allah, gerçekten sizin onları (nikâhlarına) ileride (tâlib olarak) anacağınızı bilmiştir; fakat meşrû' bir söz söylemeniz dışında, onlarla gizlice anlaşmayın! (Üzerinize farz olarak) yazılmış olan bekleme müddeti sona erinceye kadar da nikâh akdine azmetmeyin! Hem bilin ki gerçekten Allah, içinizde olanı bilir, bu sebeble O'ndan sakının! Yine bilin ki şübhesiz Allah, Gafûr (çok mağfiret eden)dir, Halîm (cezâlandırmakta hiç acele etmeyen)dir.
Sizin, kadınlara evlenme isteğinizi açıkça söylemenizde veya içinizden geçirmenizde bir günah yoktur. Allah kadınlar hakkında düşündüklerinizi çok iyi biliyor. Ama evlenmek istediğiniz kadınlara, meşru bir şekilde konuşmanın dışında, gizlice, kendi aranızda sözleşme yapmayın. Kitapta belirtilen bekleme süresi dolmadan, evlenme girişiminde bulunmayın. Şunu iyi bilin ki Allah içinizden ne geçirdiğinizi biliyor. Bu nedenle Allah’ın kurallarına saygılı olun, bilin ki Allah bağışlayıcı ve kullarına karşı hoşgörülüdür.
Kadınları [⁶] ta/rizen [⁷] istemenizde, veya böyle bir arzuyu kalplerinizde gizlemenizde [⁸] size bir vebal yoktur. Allah sizin onları hatıra getireceğinizi bilir. Lâkin onlara gizli olarak vaatta bulunmayın [⁹]. Meğer ki güzelce söz ile [¹⁰] söylemiş olasınız. Vacip olan iddet sonuna erişinceye kadar nikâh düğümünü bağlamaya azmetmeyin [¹¹]. Allah/ın kalplerinizdekini bileceğini bilin, ondan çekinin. Biliniz ki Allah gafurdur, halimdir.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 235. Ayet Açıklaması
[6] Zevci vefat edip iddet bekleyen.[7] Ta'riz tasrihin, zıddıdır ki sözü yolundan aykırı bir yerde sarf etmektir. Meselâ «sen güzelsin, salihasın, işe yararsın, ben sana rağbet ediyorum, evlenmek istiyorum, Allah'tan bana saliha bir kadın vermesini istiyorum... ilâh» demek ta'riz ve «seni alacağım, zevceliğe kabul edeceğim., ilâh» demek tasrihtir. Âyet-i Celilede ta'rize ruhsat var ise de tasrihe ruhsat yoktur.[8] Tasrih ve ta'riz etmeyerek evlenmek kastini gizlemek, yahut hiç bir şey söylemeyerek selâm ve hediye göndermek gibi.[9] Nikâhı tasrih etmeyin veya iddet esnasında zina ederek sonra tezevvüç vâdinde bulunmayın, yahut kadınları nikâha tergip için kendinizi kesret-i cima ile tavsif etmeyin, yahut başkasına varmamağı taahhüt et demeyin; veya ecnebi bir kadın ile gizli konuşmayın.[10] Veya ta'riz ile.[11] Nikâha mübaşeret etmeyin.
Kadri Çelik
(İddeti bekleyen) Kadınlara ima yolu ile evlenme teklif etmenizin ya da bu arzuyu içinizden geçirmenizin hiçbir sakıncası yoktur. Allah onları anacağınızı bilir. Sakın uygun (kinaye ve imalı) sözler dışında onlarla gizlice sözleşmeyin ve müddet sona erene kadar nikah akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah'ın bildiğini bilin de O'ndan çekinin. Allah'ın bağışlayıcı ve hilim sahibi olduğunu bilin.
Böyle kocası ölmüş veya geri dönüşü olmayan, bâin talâkla boşanmış, yani önceki kocalarıyla evlilik ilişkisi tamamen sona ermiş olan kadınlarla evlenme isteğinizi, —bekleme süreleri hâlen devam ediyor olsa bile— üstü kapalı olarak onlara bildirmenizin veya kalbinizde böyle bir niyet beslemenizin bir sakıncası yoktur. Sizin iç dünyanızı sizden daha iyi tanıyan Allah, o kadınları gönlünüzden geçireceğinizi bilmekte ve bu doğal tepkinizden dolayı sizi mâzur görmektedir. O hâlde, onlara evlilik isteğinizi bildirebilirsiniz, fakat onlarla gizli gizli buluşmak üzere sözleşmeyin; ancak bu, hiçbir şekilde görüşmeyeceksiniz anlamına gelmez.Onlarla, beşerî ilişkilerin gerektirdiği ölçüde ve İslâm’ın ortaya koyduğu ahlâk ve edep kuralları çerçevesinde görüşüp konuşabilir, onlara, meşrû ve güzel sözler söyleyebilirsiniz. Bu arada, beklemeleri gereken süre dolmadan, sakın nikah kıymaya kalkmayın! İyi bilin ki, Allah gönlünüzden geçen her şeyi bilmektedir, o hâlde, O’ndan gelen emirler doğrultusunda yaşayın ve O’nun sevgisini kaybetmekten sakının! Şunu da iyi bilin ki, Allah çok bağışlayıcıdır, sonsuz şefkatiyle kullarına yumuşak ve hoşgörülü davranır, ceza vermekte acele etmez, yani halîmdir.
Kadınlar’a evlenme adaylığı (niyetinizi) çıtlatmanızda veya bunu içinizde tutmanızda size günah yoktur.
Allah onları anacağınızı biliyor; ama örfe uygun bir söz söylemeniz dışında onlarla gizlice vaadleşmeyin!
Kitap / Yazı süresine ulaşıncaya kadar Nikâh akdine karar vermeyin!
Bilin ki Allah, içinizdekileri biliyor.
Öyleyse bundan kaçının!
Bilin ki Allah, halîm gafûrdür.
(İddet bekleyen) kadınlara, kendileriyle evlenmek istediğinizi sezdirmenizde ya da böyle bir arzuyu gönlünüzden geçirmenizde sizin için bir günâh yoktur. Çünkü Allah, sizin onları gönlünüzden geçireceğinizi bilip durmaktadır. Onlarla meşru sözler dışında sakın gizlice sözleşmeyin1 ve iddet süresi dolmadıkça da kesinlikle nikâh kıymaya kalkışmayın.2 Allah’ın, gönüllerinizden geçen her şeyi bildiğini bilin ve Ondan sakının. Unutmayın ki Allah, çok bağışlayandır ve (kullarına karşı da) çok yumuşak davranandır.
1 Bu ifâdeden, evlenme düşüncesinde bile olsalar kadın ve erkeklerin aralarında gizlice sözleşerek, buluşmalarının ve flört etmelerinin haram olduğu anlaşılmaktadır. Ancak gizli olmamak kaydıyla ve Allah’ın koyduğu kuralları çiğnememek şartıyla birbirlerine evlilik teklif etmelerinde, bir erkeğin bir kadınla evlenmeyi gönlünden geçirmesinde ve bunu o kadına meşru bir biçimde aktarmasında herhangi bir sakınca yoktur.2 Buna göre bir kadının iddet süresi içerisindeyken, fiili evlilik daha sonra olmak düşüncesiyle bile nikâhlanması, haramdır.
Muhammed Esed
Ancak bu kadınlar[dan herhangi birin]e evlenme niyetinizi hissettirmenizde veya açığa vurmadan böyle bir niyet taşımanızda sizin için bir günah yoktur: [Çünkü] Allah, onlara evlenme teklifinde bulunma niyetinizi bilir. 223 Ama yine de, onlara karşı duygularınızı gizlilik içinde bildirmek yerine onlarla en uygun ve makul şekilde konuşun; ve emredilen [bekleme süresi] sona ermeden önce evlilik bağını kurmaya kalkışmayın. Unutmayın ki Allah aklınızdan geçenleri bilir. Bu nedenle O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; ve bilin ki Allah çok affedicidir, çok tahammül (hilm) sahibidir.
Böyle kadınlara kapalı bir şekilde evlenme teklif etmenizde veya onlarla evlenmeyi içinizden geçirmenizde size bir günah yoktur. Allah, sizin onlara düşündüğünüzü söyleyeceğinizi bilmektedir. Fakat meşru sözler dışında, onlarla gizlice sözleşmeyin. Müddet sona erene kadar nikâh akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah’ın bildiğini bilin de Ondan çekinin. İyi bilin ki Allah bağışlayandır ve hemen cezalandırmayandır. 2/226...242, 4/35, 65/1-6
Ve bu gibi kadınlara evlenme arzunuzu imâ etmekte ya da böyle bir arzuyu içinizde taşımanızda da bir vebal yoktur. Nasılsa Allah sizin onlara karşı hissettiğiniz duyguları açacağınızı bilir. Lâkin onlarla meşru bir biçimde konuşmak yerine, duygularınızı gizlice açma yoluna gitmeyin; dahası, belirlenmiş süre tamamlanmadan evlilik bağını kurmaya kalkmayın! Zira iyi bilin ki Allah içinizde sakladıklarınızı bilir: öyleyse O’ndan sakının! Ve yine iyi bilin ki Allah tarifsiz bağışlayandır, acele cezalandırmayandır.
Kadınlar ile evleneceğinize dair ta'riz tarîkıyla rağbetinizi göstermenizden veya bu rağbeti gönlünüzde gizlediğinizden dolayı üzerinize bir günah yoktur. Allah Teâlâ bilmiştir ki, siz onları elbette anacaksınızdır. Ancak kendileriyle gizlice vaadleşmeyiniz. Ancak maruf veçhile bir söz söylemeniz müstesna. Ve iddet-i vefat nihâyet bulmadıkça da akd-i nikaha azmetmeyiniz ve biliniz ki, Allah Teâlâ gönüllerinizde olanı şüphe yok ki bilir. Artık ondan sakınınız ve biliniz ki Hak Teâlâ şüphesiz gafûrdur, halîmdir.
Sizden bu hanımlarla evlenmeyi düşünenlerin bu müddet esnasında, onlara bu niyetlerini çıtlatmalarında veya gönüllerinde tutmalarında bir beis yoktur. Allah sizin onları hatırınızdan geçireceğinizi pek iyi bilmektedir. Ancak meşrû sözler dışında, onlarla gizlice buluşma hususunda sözleşmeyin! Bekleme süresi sona ermeden nikâh akdine girişmeyin! Allah'ın içinizde saklı olan her şeye hakkıyla vakıf olduğunu bilerek O'nun emrine aykırı davranmaktan sakının! Hem de bilin ki Allah çok affedici, çok müsamahalıdır, cezayı çabuklaştırmaz. [27, 74; 60, 1]
Böyle (iddetini bekleyen) kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde bildirmenizden, yahut içinizde tutmanızdan dolayı size bir günah yoktur. (Çünkü) Allah, sizin onları anacağınızı bilmektedir. Sakın (kapalı evlenme teklifi sırasında), iyi sözsöylemeniz dışında, onlarla bir gizli(buluşma)ya sözleşmeyin ve farz olan bekleme süresi dolmadan nikah bağını bağlamağa kalkmayın ve bilin ki, Allah içinizden geçeni bilir. O'ndan sakının ve yine bilin ki, Allah bağışlayandır, halimdir (ceza vermekte aceleci değildir).
(İddet bekleyen) kadınlara üstü kapalı evlenme teklifi yapmanız veya niyetinizi içinizde saklamanız günah değildir. Allah bilir ki siz bunu ileride onlara anlatacaksınız. Ama birbirinize gizlice söz vermeyin, marufa uygun bir söz söylerseniz başka. Bu Kitap’ta belirlenmiş olan süre sona erinceye kadar, aranızda evlilik bağı kurma kararı almayın. Bilin ki Allah içinizde olanı bilir. Öyleyse, ondan çekinin. Bilin ki Allah çok bağışlar, acele etmez.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 235. Ayet Açıklaması
[*] Bekleme süresi, iddeti bitinceye kadardır.
Şaban Piriş
Böyle kadınlara kapalı bir şekilde evlenme teklif etmenizde veya içinizden onlarla evlenmeyi geçirmenizde size bir günah yoktur. Allah, sizin onları düşündüğünüzü bilmektedir. Fakat, meşru sözler dışında onlarla gizlice sözleşmeyin, müddet sona erene kadar nikah akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah'ın bildiğini bilin de, O'ndan çekinin. Allah'ın bağışlayan ve sabırlı olduğunu bilin.
Vefat iddeti bekleyen kadınlara, evlenme isteğinizi çıtlatmanızda da bir günah yoktur, içinizde saklamanızda da. Bu niyetinizi onlara açacağınızı Allah biliyor. Fakat meşru bir söz dışında, onlarla gizlice buluşmak için sözleşmeyin. İddetleri dolmadan da nikâh akdine girişmeyin. Şunu da bilin ki, Allah, gönlünüzde olanı bilir; onun için, Allah'ın emrine karşı gelmekten kaçının. Ayrıca şunu da bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır ve hilim sahibidir.
İddet bekleyen kadınlara evlenme isteğinizi dolaylı yoldan anlatmanızda veya böyle bir şeyi içinizde saklamanızda sizin için hiçbir günah yoktur. Allah bilmiştir ki, siz onları mutlaka anacaksınız, unutmayacaksınız. Bu sırada onlarla, örfün normal göreceği sözlerle konuşma dışında gizli bir buluşma için anlaşmayın. Ve zorunlu olan süre doluncaya kadar nikâhı bağlamaya girişmeyin. Bilin ki, Allah, benliklerinizin içindekini bilir. O'ndan sakının. Ve bilin ki, Allah çok affedicidir, çok yumuşak davranışlıdır.