Enbiyâ Suresi 109. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2592, sondan 3645. ayet; 21. sure ve Enbiyâ Suresinin 109. ayetidir. Enbiyâ Suresi 109. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 50 ve toplam ebced değeri ise 3462 olarak hesaplanmıştır. Enbiyâ Suresinin toplam ebced değeri 351301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
فان تولوا فقل اذنتكم على سواء وان ادري اقريب ام بعيد ما توعدون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فانتولوافقلاذنتكمعلىسواءوانادرياقريبامبعيدماتوعدون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Fe-in tevellev fekul âżentukum ‘alâ sevâ-/(in)(s) ve-in edrî ekarîbun em ba’îdun mâ tû’adûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Yüz çevirirlerse de ki: “(Bana emrolunanı) hepinize eşit olarak açıkladım. Size vadolunan şey yakın mı uzak mı bilmiyorum.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Ben sizin hepinize eşit şekilde açıkladım. Artık tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: “Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!”
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere (zengin fakir, güçlü zayıf ayırt etmeden hepinizi Allah’ın kulları bilerek) açıklamada bulundum. (Artık vaid) Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azap günü) yakın mı, uzak mı, Ben bilemem (ama kesindir ve mutlaka gelecektir.) "
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Eğer yüz çevirirlerse de ki: Aynı tarzda hepinize de bildirdim ve size vaadedilen yakında mı olacak, uzak bir zamanda mı, onu bilmem ben.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Şayet onlar, bu gerçeklerden yine de yüz çevirirlerse, de ki: Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum, ama size vaadedilen kıyamet gününün yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Eğer İslâm'a girmeye, müslümanca yaşamaya, Kur'ân'a, sırtlarını çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak, baskı ve zulme, halkı yönlendirmeye devam ederlerse: “Müslümanlara yaptıklarınızı savaş ilanı sayıyor, ben de aynı şekilde, mükellefiyetlerinizi bildirerek size savaş ilan ediyorum. Tehdit olunduğunuz savaşın yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.” diyerek ültümatom ver.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Size (gerçeği) eşit olarak bildirdim. Size vaadedilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu ben bilemem.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: 'Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) yakın mı, uzak mı, bilemem.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Bunun üzerine, imandan yüz çevirirlerse, o takdirde de ki: “- Size (emredildiğim şeyleri) dosdoğru bildirdim. (Müslümanların galebesi veya kıyamet azabı ile) korkutulduğunuz an yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Eğer sırt çevirirlerse de ki: “Hepinize eşit olarak haber verdim. Ben bilmiyorum, vaadedildiğiniz (kıyamet) yakın mıdır, yoksa uzak mıdır?
Besim Atalay
Besim Atalay
Eğer yüz dönerlerse, diyesin ki onlara: «Size açık bildirdim, sizinçin vait olunan yakın mıdır? Uzak mıdır bilemem?»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Size (her şeyi) yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin (hesap gününün) yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilemem.”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem."
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Eğer yüz çevirirlerse de ki: (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. Artık size vâdolunan şey (mahşerde toplanma zamanınız) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Eğer yüz çevirirlerse de ki, "Size yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bunun üzerine aldırmazlarsa o halde de de ki: size düpedüz ı'lân ettim, ve bilmem bu size edilen va'd-ü vaîd pek yakın mi, yoksa uzak mı?
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Eğer (Bu teklife karşı) onlar (yine) yüz çevirirlerse (o vakit da) de ki: «Size (hakıykatları) müsavat üzere bildirdim. Tehdîd edilmekde olduğunuz (o korkunç akıbet) yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Artık yüz çevirirlerse, de ki: “(Ben emrolunduğum şeyi) size eşit olarak bildirdim. Tehdîd edilmekte olduğunuz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu ise bilmem!”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Eğer bu gerçeklerden yüz çevirirlerse onlara deki “Size vaat edilenin (ölüm ve yeniden diriltilme vaktinin), yakın mı veya uzak mı olduğunu ben bilemem.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Eğer arka çevirirlerse «— Ben size bana bildirenleri alesseviyye [⁴] bildirdim, vaat olunduğunuz kıyamet yakın mıdır? Uzak mıdır? Onu bilmiyorum» dersin.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Eğer inat edip yüz çevirirlerse, onlara de ki: “Ben size Rabb’imin mesajını olduğu gibi duyurdum fakat size vaadedilen azap yakın mıdır uzak mıdır, bunu bilemem! Onun için, bir an önce zulüm ve haksızlıklara son verip Rabb’inize yönelmenizi tavsiye ederim.”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Yüz çevirdilerse, de ki: -“Bire bir / düpedüz sizi çağırdım. Size vaad edilen şey, yakın mı, yoksa uzak mı, bilmem”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, onlara: “(Bunları) sizin hepinize hiç ayırım yapmadan açıkça ilan ediyorum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) ya-kın mı, uzak mı? (onu ben) bilemem.” de.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ama eğer [bu gerçeğe] yüz çevirirlerse de ki: “Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde 104 duyurdum; ama artık, size vaad edilen [Hesap Günü'nün] yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem”.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Eğer yüz çevirirlerse de ki: – Ben bu gerçeği Kuran’ı hepinize bildirdim ve aynı seviyeye gelip/eşit olduk. Artık size vaat edilen yakın mıdır yoksa uzak mıdır ben bilemem. 7/187, 33/63, 40/59, 67/23...30, 72/25, 79/42
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Fakat eğer (bu davetten) yüz çevirirlerse, o zaman da de ki: “Ben bu daveti hiçbir ayrım gözetmeden hepinize duyurdum;[2784] ne var ki ben tehdit edildiğiniz (Hesap Günü’nün) yakın mı uzak mı olduğunu da bilemem.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Eğer yüz çevirirlerse artık de ki: «Size müsâvat üzere bildirmiş oldum. O tehdit edilmiş olduğunuz şey yakın mıdır, uzak mıdır ben bilmem.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Yine de yüz çevirirlerse de ki: “İşte sizin hepinizi de tam eşit şekilde hakka çağırdım. Artık tehdit olunduğunuz o kıyamet gününün yakın mı uzak mı olduğunu bilemem. ”
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit biçimde açıkladım. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Yüz çevirirlerse de ki “Her şeyi size olduğu gibi bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır yoksa uzak mıdır, onu ben bilmem.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Eğer yüz çevirirlerse de ki:-Size (gerçeği) doğru bir şekilde açıkladım. Size vaat edilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Yüz çevirirlerse de ki: Ben hepinize tebliğimi eşit olarak yaptım. Ama size vaad edilen şey yakın mıdır, uzak mıdır, onu bilemem.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Hepinize aynı şekilde, aynı düzeyde açıkladım. Artık bilmiyorum, tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, uzak mıdır?"
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes eger yüz döndürelersiz pes eyit “bildürdüm size berāberlıķ üzere. daħı bilmezin yaķın mıdur yā ıraķ mıdur va'de virildügüñüz.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eger ḥaḳdan yüz ḳaytarsañuz, eyit: Ben bildürdüm size Allāh buyruġınıberāber ve ben bilmezin, di, yaḳın mıdur, yā ıraḳ mıdur size va‘de olunan nes‐te?