Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2619, sondan 3618. ayet; 22. sure ve Hacc Suresinin 24. ayetidir. Hacc Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 38 ve toplam ebced değeri ise 828 olarak hesaplanmıştır. Hacc Suresinin toplam ebced değeri 364750 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Kur’an’ın birçok âyetinde olduğu gibi burada da, evrendeki zorunlu itaat yasaları uyarınca Allah’a boyun eğen varlıklara dikkat çekilmekte, insanların ise sınav ortamının icabı olarak hür iradeleriyle baş başa bırakılmaları neticesinde topyekün bir teslimiyet ve itaat içinde olmadıkları, dolayısıyla birçok insan Allah’a itaat edip kurtuluşa ererken nicelerinin de azabı hak etmiş olacağı uyarısı yapılmaktadır. Âyetlerde yer alan tasvirlerde açıkça görüldüğü üzere, dünyadakinden başka bir hayat tanımayıp inkârcılıkta direnen ve rableri hakkında çekişme içine girenlerin öteki dünyadaki âkıbetleri pek acı olacaktır. İman edip Allah’ın hoşnutluğuna uygun davranışlarda bulunanların mükâfatı ise dünyada en cazip görünen nimetlere eriştirilmekten ibaret değildir. Çünkü onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah katında en itibarlı mevkiye, Allah’ın yoluna iletilmiş ve sözlerin en güzeline yöneltilmişlerdir ki bu da mutlulukların en büyüğüdür.
Mehmet Okuyan
Onlar, sözün en temizine (güzeline) yöneltilmiş, övgüye layık olan (Allah)’ın yoluna ulaştırılmıştır.
Onlar, (hidayetle) sözün en güzeline (Kur’an ayetlerine, Hz. Peygamberin hadislerine ve hakikat ehlinin hikmetlerine) iletilmişlerdir ve övülen doğru yola eriştirilmişlerdir.
Çünkü bu cennetleri kazananlar, sözün en iyisine, en tutarlısına yönelmek arzusunu gösterdiler de böylece övgüye değer Rablerinin yolunu bulmuş oldular.
Onlara, sözün güzeline, Kelime-i Şehâdet'e, Allah kelâmına, Kur'ân'a giden yol aydınlatılmıştır. Onlara, övgüye ve şükre lâyık olan Allah'ın yolu, birlikte nezaket içinde yaşama kurallarına, sevgiye dayalı kardeşliğe, hasedi, hilesi, dalaveresi, nefreti, düşmanlığı olmayan örnek hayat tarzına götüren Allah yolu, İslâm'ın yolu aydınlatılmıştır.
Onlar (dünyada) sözün en güzeline, en tutarlısına eriştirilmişler ve onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah'ın dosdoğru yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.
“Sözün en güzeli” konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları bunun “Kelime-i tevhid” ya da “Kelime-i şehadet” olduğunu, bazıları bu ifadeden “Kur’an” ı anlamak gerektiğini, bazıları ise “Hamd, bize yaptığı vaadi gerçekleştiren Allah’a mahsustur” sözü olduğunu söylemektedir. Bize göre en doğrusu “Kur’an” dır. Zira Kur’an’ın “en doğru söz” olduğu yine Kur’an’da vurgulanmaktadır: “Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür.” (Hakka 69:40, Tekvir 81:19)
Diyanet İşleri (Eski)
Bu kimseler, sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, övülmeğe layık olan Allah'ın yoluna eriştirilmişlerdir.
Çünkü onlar, samîmî bir kalple hakka yöneldikleri için, sözlerin en güzeline, yani bir tek Allah’a kulluk esasına dayanan mükemmel inanç sistemine yöneltilmiş, böylece, her türlü övgü ve yüceliklere lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.
1 Bu iletilme dünya için düşünülürse; Kur’an’a ve şehitliğe, âhiret için ise; boş sözlerden uzak olan cennete, şeklinde anlaşılabilir.
Muhammed Esed
çünkü böyleleri sözün en iyisine, en tutarlısına 30 yönelmek [arzusunu göster]diler ve böylece O bütün övgülere layık olan'a götüren yola yöneltildiler.
Evet, onlar düşünülüp dile gelebilir olanın[2820] en iyisine yönlendirildiler; yani onlar (dünyadayken) bütün övgülere lâyık olanın (dosdoğru) yoluna yöneltilmişlerdi.