Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5819, sondan 418. ayet; 81. sure ve Tekvîr Suresinin 19. ayetidir. Tekvîr Suresi 19. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 15 ve toplam ebced değeri ise 788 olarak hesaplanmıştır. Tekvîr Suresinin toplam ebced değeri 40284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 69:40 ayetleridir.
19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.
Erişilmez bir nazım güzelliği ve edebî incelikler taşıyan 15-18. âyetlerdeki yeminler, ileride verilecek olan vahiy ve peygamberle ilgili bilgilerin gerçekliğini teyit amacı taşıması yanında, muhatabı bu bilgilerin önemini kavramaya hazırlamaktadır. Çünkü peygamberin dürüstlüğü ve vahyin gerçek olduğu hususunda kuşku duyan insanın, hiçbir dinî bildirimi tanıyıp kabul etmesi beklenemez. Müfessirler 19. âyette anlatılan “değerli elçinin sözü”nden maksadın Kur’an olduğunu söylemişlerdir. Elçiden maksat bir görüşe göre Cebrâil’dir (Taberî, XXX, 51; Zemahşerî, 224). Cebrâil, Allah’ın kelâmı Kur’an’ın Hz. Peygamber’e ulaştırılmasında aracılık yani elçilik ettiği için ona “değerli elçi” denilmiş ve Allah’ın vahyettiği kelâm Hz. Peygamber’e onun tarafından okunduğu, vahye uygun söz kalıbına girmiş olarak ondan ulaştığı için “onun sözü” olarak ifade edilmiştir. Diğer bir yoruma göre “değerli elçi” Hz. Peygamber’dir. O, Allah’ın elçisi olarak Kur’an’ı insanlara tebliğ ettiği için Kur’an onun sözü olarak ifade buyurulmuştur (İbn Âşûr, XXX, 154-155). “Değerli elçi” ifadesini Hz. Peygamber olarak açıklayanlara göre 20-21. âyetlerin anlamı şöyle olur: Peygamber Allah’tan gelen mesajları ümmetine tebliğ edecek güç ve yeteneğe sahiptir; Allah katında onun yüce bir makamı ve itibarı vardır; kendisine indirilen vahyi koruma ve tebliğ etme hususunda güvenilir bir elçidir; Allah’a itaat eden müminler ona da itaat ederler (Şevkânî, V, 453; arş hakkında bilgi için bk. A‘râf 7:54).
Mehmet Okuyan
Şüphesiz o (Kur’an), değerli bir elçinin (Cebrail’in ulaştırdığı) sözüdür.
19,20. Kur'ân kesinlikle değerli bir elçinin/Cebrail'in peygambere ilettiği sözdür. Arşın sahibinin katında güçlü ve değerli elçinin/Cebrail'in -ki o yüksek makam sahibidir-.
1- Vahiy/Kur'an. 2- “Elçi sözü,” elçilik yapanın kendisine ait sözler değildir. Onu elçi olarak gönderen otoriteye ait sözlerdir. Söz konusu elçi, Nebi Muhammed'dir. Elçinin “Cebrail” olduğu şeklindeki ifadeler doğru değildir. “Elçi sözü” ile kast edilen de vahiydir. Resûl'ün sözleri vahiydir, Nebi'nin sözleri ise “hadistir.”
Ahmet Akgül
Şüphesiz O (Kur'an), üstün kerem (ve şeref) sahibi bir elçinin (kesinlikle Allah'tan getirdiği Hakk) sözüdür (ve gerçektir.)
Büyük elçi diye anılan ve diğer vasıflarla övülen, 23. âyetteki "Onu, apaydın tan yerinde gördü" sözündeki karineden açıkça anlaşıldığı gibi Cebrâil'dir.
Abdullah Parlıyan
bu Kur'ân şerefli bir elçinin Allah'tan getirip okuduğu sözüdür.
Evet, bütün bunlara yemin olsun ki, bu Kur’an, şerefli bir Elçinin, vahiy meleği Cebrail’in doğrudan Rabb’inden alıp Muhammed’in kalbine indirdiği bir kelâmdır, Allah’ın sözüdür!
Mustafa İslamoğlu Tekvîr Suresi 19. Ayet Açıklaması
[5602] Gayet açıktır ki, elçinin sözü elçiye değil elçiyi gönderene aittir. Çünkü o, ilâhî kelâmın elçisidir. Allah, ilâhî kelâmın ruhunu Cebrail kamışı içinden üflemiş, rasulün akleden kalbine indirilen söz orada ortaya çıkmıştır. Burada “elçi”, Hâkka’dakinin aksine melektir. Bağlam bunu tasrih etmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki O, muhakkak bir kerîm elçinin (getirdiği) kelâmdır.
Süleymaniye Vakfı Tekvîr Suresi 19. Ayet Açıklaması
[*] Elçinin sözü, onu gönderenin sözüdür. Bahsi geçen şeyler (gökcisimleri, gece-gündüz vb) üzerinde düşünenler, bu kitabın Allah'ın kitabı olduğunu anlarlar. Âyetleri Peygambere getiren Cebrail'dir. "Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, Kur'ân şerefli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür. O, bir şairin sözü değildir; ne az inanıyorsunuz! O bir kâhinin sözü de değildir; ne kadar az düşünüyorsunuz! Kur'an, âlemlerin Rabbinden indirilmedir. Eğer o (Muhammed), bize karşı, bazı sözler uydursaydı, onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık. Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız." (Hakka 69:38-47)