Ankebut Suresi 14. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3354, sondan 2883. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 14. ayetidir. Ankebut Suresi 14. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 69 ve toplam ebced değeri ise 5297 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (8) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولقد ارسلنا نوحا الى قومه فلبث فيهم الف سنة الا خمسين عاما فاخذهم الطوفان وهم ظالمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولقدارسلنانوحاالىقومهفلبثفيهمالفسنةالاخمسينعامافاخذهمالطوفانوهمظالمون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Velekad erselnâ nûhan ilâ kavmihi felebiśe fîhim elfe senetin illâ ḣamsîne ‘âmen feeḣażehumu-ttûfânu vehum zâlimûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Andolsun, biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tûfan kendilerini yakalayıverdi.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz Nuh’u kendi halkına göndermiştik; bin seneden elli yıl eksik bir süre onların arasında kalmıştı. Onlar haksızlık ederken (sonunda) tufan kendilerini yakalamıştı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki biz Nûh'u kendi kavmine gönderdik. O, bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tûfan kendilerini yakalayıverdi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Nûh'u halkına gönderdik. Onların içinde bin yıldan¹ elli yıl eksik kaldı. Sonunda haksızlık edenleri tufan aldı.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Andolsun, Biz Nuh’u kendi kavmine gönderdik, O da içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene geçirmişti. Sonunda onlar zulümlerine devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıvermiştir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz Nuh'u, kavmine gönderdik de aralarında tam bin yıldan elli yıl eksik bir müddet kaldı; derken onları tufan helak etti ve onlar zalimlerdi.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Biz çok zaman önce, Nuh'u kendi kavmine göndermiştik ve Nuh onlar arasında dokuzyüzelli yıl geçirmişti. Sonra onlar, yaratılış gayeleri dışında yaşamaya devam ederlerken, tufan onları yakalayıverdi.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Andolsun ki, biz Nûh'u kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. O, bin yıldan, elli yıl eksik bir süre onların arasında yaşadı. Sonunda, onlar inkâr, isyan, baskı ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyerek zulümlerini sürdürürken, şirk içinde yaşarken suikast planları hazırlarlarken, tûfan onların işini bitirdi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Onların içinde bin yıldan elli yıl eksik yaşadı. Sonunda onlar zulümde devam ederlerken kendilerini tufan yakaladı.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz Nuh'u kavmine peygamber gönderdik de, aralarında bin seneden elli yıl eksik (950 yıl) kaldı. Nihayet onları tufan (su felâketi) yakalayıverdi; onlar zalimlerdiler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Andolsun! Biz Nuh’u, kavmine (Peygamber olarak) gönderdik. Binden elli sene az bir müddet, içlerinde kaldı.() İşte onlar, zalim oldukları bir halde, tufan onları yakalayıverdi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kendi ulusuna, Nuh'u gönderdik, binden elli yıl eksik içlerinde bulundu, imdi, tufan yakaladı onları, onlar zalim idiler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Andolsun ki, biz, Nuh'u kavmine (nebi olarak) gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuz yüz elli yıl) onların içlerinde kaldı. Sonunda (onlar yola gelmeyip) zalimliklerini sürdürmeye devam ederken, tufan kendilerini yakalayıverdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki, Nuh'u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda onlar haksızlık yaparken, tufan onları yakalayıverdi.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Nuh'u, halkına göndermiştik ve onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Ancak zulmettikleri için onları tufan yakaladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve celâlim hakkı için Nuhu kavmine gönderdik de içlerinde elli yılı müstesna bin sene durdu derken onları tufan yakalayıverdi hep zulmediyorlardı
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz Nuuhu kavmine (peygamber olarak) göndermişizdir de o, aralarında, elli yılı müstesna olmak üzere, bin sene kalmışdır. Nihayet onlar zulümde devam edib dururlarken kendilerini tuufan yakalayıvermişdir.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
And olsun ki, Nûh'u kavmine gönderdik de, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda, onlar zâlim kimseler oldukları hâlde tûfan kendilerini yakalayıverdi.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Nuh’u da kavmine göndermiştik. Sonra Nuh aralarında dokuz yüz elli sene kalmış dı. Kavminin inananlara zulüm etmelerinden dolayı, onları şiddetli bir tufan yakalamıştı.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz Nuh/u kavmine göndermişiz o, onların arasında bin seneden elli yıl eksik [⁶] ekleşti, onları tufan aldı, onlar zalim kimselerdi.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Şüphesiz biz Nuh'u kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik, o da içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulmetmekte devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Gerçek şu ki, Biz bir zamanlar Nûh’u da kavmine elçi olarak göndermiştik. Nûh, onların arasında ellisi hariç tam bin yıl yani dokuz yüz elli yıl kalmış ve bıkıp usanmadan onları hak dine çağırmıştı. Fakat onlar, gözlerini ve gönüllerini hakîkate kapayarak inkârda direttiler. Bu yüzden, onlar zulüm ve haksızlık yapmaya devam ederlerken, o meşhur tufan onları bir gün ansızın yakalayıp yutuverdi! Nûh’a ve arkadaşlarına gelince:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
And olsun, Nûh’u da kavmine rasûl gönderdik! Yaklaşık olarak "dokuz yüz elli" yıl onların içinde kaldı. Zâlim iken onları Tûfân yakaladı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Yemin olsun Biz Nûh’u da kendi kavmine gönderdik. O onların içerisinde bin seneden elli sene eksik1 yaşadı. Sonunda onlar, (şirklerine) zulümlerine devam ederlerken, tûfân da onları yakalayıverdi.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
BİZ [çok zaman önce] Nûh'u kendi kavmine göndermiştik, 11 ve Nûh onlar arasında dokuzyüzelli yıl geçirmişti; 12 sonra onlar hâlâ zulüm batağında yaşamaya devam ederlerken bir tufana yakalanmışlardı:
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Biz Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiştik. Nuh onların arasında elli yıl eksiği ile bin sene kaldı. Sonunda, kendilerine zalimlik ederek yazık etmiş bir durumda iken tufan onları yakalayıverdi. 71/sure
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
DOĞRUSU Biz Nûh’u da kendi kavmine elçi göndermiştik:[3484] Nûh da onlar arasında -elli yıl eksiğiyle- bin sene[3485] kalmıştı;[3486] ve onlar iyice zulme gömülüp gitmiş bir haldeyken, tufan onları enseleyivermişti.[3487]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Celâlim hakkı için, Biz Nûh'u kavmine gönderdik, artık aralarında elli yılı müstesna, bin sene durdu. Nihâyet onlar, zalimler oldukları halde kendilerini tufan yakaladı.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Çok önce Biz Nûh'u halkına resul olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Netice de onlar zulümlerine devam ederken tufan onları boğdu. {KM, Tekvin 9, 29}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Nuh'u kavmine gönderdik, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı (öğüt verdi, dinlemediler), sonunda haksızlık etmekte olan insanları Tufan yakaladı.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Nuh’u kendi halkına elçi gönderdik. Aralarında dokuyüz elli yıl kaldı. Nihayet yanlışlar içinde oldukları bir sırada o tufan, onları alıp götürdü.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Nuh'u kavmine göndermiştik. Onların arasında bin seneden elli sene eksik yaşadı. Sonunda, zalimlik ederlerken onları yakaladık.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli sene az kaldı. Sonra, zulümlerinde devam ederken, onları tufan yakalayıverdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz Nûh'u toplumuna gönderdik de o onların arasında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Sonunda onları tufan yakaladı. Çünkü zalimlerdi onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ viribidük nūḥ’ı ķavmındın yaña pes dölendi anlaruñ içinde bin yıl illā elli yıl. pes duttı anları çoķ śu anlar müşriķlerken.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Taḥḳīḳ biz viribidük Nūḥı ḳavmine. Pes ṭurdı anlar içinde īmāna da‘vetidüp biñ yıldan elli yıl eksük. Pes anları ṭūfān helāk itdi ẓālimler‐iken.