Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 469, sondan 5768. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 176. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 176. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 87 ve toplam ebced değeri ise 7531 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (15) ل (13) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
ولا يحزنك الذين يسارعون في الكفر انهم لن يضروا الله شيـا يريد الله الا يجعل لهم حظا في الاخرة ولهم عذاب عظيم
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.
“İnkârda yarışanlar”dan maksat küfre iyice dalanlar, küfrünü açığa vurmakta tereddüt etmeyenler, fırsat düştüğünde küfrün gereklerini yerine getirenler, her fırsatta İslâm’a ve müminlere saldırmayı, zarar vermeyi, onları üzmeyi bir yarış konusu haline getirenler, diğer insanların da inkârcı olmaları için gayret gösterenlerdir. Hz. Peygamber, müşriklerin inkârda ısrar etmeleri ve Kur’an’a karşı olumsuz tavır almaları, münafıkların aleyhte propagandaları, İslâm’a tam ısınmamış olanlardan bazı kimselerin dinden dönmeleri ve yahudilerin yıkıcı hareketleri sebebiyle üzülüyordu. Yüce Allah onların bu tutumlarını “inkârda yarışma” olarak değerlendirmekte, bu ve benzeri âyetlerde Hz. Peygamber’i teselli ederek onların bu düşmanca davranmaları karşısında kendini üzmemesini tavsiye etmektedir (krş. Kehf 18:6; Şuarâ 26:3). Çünkü onlar bu davranışlarıyla Allah’a ve O’nun dinine hiçbir zarar veremezler. Onlar istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır. Onların yaptıklarının vebali kendilerine aittir, hesaplarını Allah’a kendileri vereceklerdir; bu sebeple Peygamber’in üzülmesine gerek yoktur. Onun görevi inanmayanları mutlaka imana getirmek değil, Kur’an’ı tebliğ ederek onları hak yoluna çağırmaktır (Nahl 16:82). İnkâr eden, üstelik müminleri maddî ve psikolojik yönden ezmek için yarışırcasına çaba harcayan zalimler hakkında Allah yasasını uygulayacak, onlara güzel olan hiçbir şey nasip etmeyecek ve onlar âhiret nimetlerinden mahrum kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz ki onlar, Allah’a asla zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, inkarda yarıştıklarından dolayı âhiretten yana bir nasip vermek istemiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
Gerçeği yalanlayarak nankörlükte yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
(Ey Nebim!) Küfürde büyük çaba harcayanlar, (kâfir ve zalimlere yaranmak için yarışanlar) Seni üzmesin!.. Çünkü o (münafık) lar hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) Allah’a (ve İslam davasına) zarar veremezler. Allah, onları ahirette haz (lezzet ve izzetten pay) sahibi kılmamayı ister. (Bu yüzden dünyada bazı geçici ve cüz’i başarı ve ganimetler verir.) Ve onlar için büyük bir azap (hazırlanmıştır).
Ve o, küfre doğru koşakoşa, yarışarak gidenler, seni mahzun etmesin, onlar Allah'ı hiçbir suretle zararlandıramazlar. Allah, onlara ahiretten hiçbir pay vermeyi murad etmemiştir ki ve onlaradır pek büyük azap.
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmede yarış edenler, seni üzmesinler. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah istiyor ki, onların ahiretteki nimetlerden hiçbir payları kalmasın ve onlar için büyük bir azap vardır.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden, küfürde yarışanların varlığı seni üzmesin. Onlar, asla, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, âhirette, ebedî yurtta onlara pay vermemek istiyor. Onlara büyük bir ceza vardır.
Küfürde birbirleriyle yarışanlar seni üzmesinler. Onlar Allah'a bir zarar dokunduramazlar. Allah ahirette onlara bir pay ayırmamak istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.
O küfürde yarışanlar, sana keder vermesin. Çünkü onlar Allah'a asla bir zarar edebilecek değillerdir. Allah onlara ahirette bir nasip vermemeyi diliyor. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.
Küfürde koşuşanlar, seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah istiyor ki, onların ahirette hiçbir payları kalmasın. (Çünkü ehil değiller.) Ve onlar için büyük bir azap vardır.
Kâfirliğe koşanlar, sana kaygı vermesin, onlar Allaha karşı hiç zarar veremezler, Allah ister ki, onların ahrette bir payları olmaya, onlar için ulu azap var
(Ey Resûl!) İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara, inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermek istemiyor. Onları büyük bir azap beklemektedir.
Ey Muhammed ! Küfürde yarışanlar seni üzmesin; şüphesiz onlar Allah'a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara büyük azab vardır.
(Resûlüm) İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar ALLAH'a hiçbir zarar veremez. ALLAH ahirette onlara bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap var.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
sana da o küfürde yarışanlar hüzün vermesin çünkü onlar Allaha bir zarar edebilecek değiller, Allah onlara Ahırette bir hazz vermemek istiyor, onlara azîm bir azab var
(Habîbim) o küfre koşuşanlar seni mahzun etmesin. Çünkü onlar Allaha hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah onlara âhiretde bir nasıyp vermemeyi irâde eder, Onlar için pek büyük bir azap vardır.
(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte o küfürde birbiriyle yarışanlar seni üzmesin! Çünki onlar Allah'a aslâ hiçbir şeyle zarar veremezler! Allah onlara (bu inkârları yüzünden)âhirette bir nasib vermemek istiyor. Ve onlar için (pek) büyük bir azab vardır.
Gerçekleri inkâr etmekte yarışanlar seni üzmesin, zira onlar Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onların ahiret gününde yaptıklarının karşılığında pay almalarını istiyor. Onlar için büyük bir azap var.
Küfre çabuk çabuk atılanlar seni kaygulandırmasın; çünkü onlar Allah/a [⁵] hiçbir zarar vermezler. Allah onların âhirette hiçbir payları olmamasını istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Âl-i İmran Suresi 176. Ayet Açıklaması
[5] Peygambere ve eshabına veya yâranına.[5] Veya hüccetler.
Kadri Çelik
Küfürde yarışanlar seni üzmesin; şüphesiz onlar Allah'a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemeyi diliyor ve onlara büyük azap vardır.
Ey şanlı Elçi ve onun izinden yürüyen Müslüman! Hakikati inkâr etmede birbirleriyle yarışanların bu çirkin davranışları ve inananlara karşı topyekün savaş hazırlığında bulunmaları, sakın seni endişelendirip üzmesin! Korkma, onlar Allah’a ve O’nun dinine, dolayısıyla da inananlara asla zarar veremeyeceklerdir. Öyle ki, bütün insanlar inkâr etmiş olsalar bile, bu, Allah’ın mülkünden hiçbir şey eksiltmeyecektir. Eğer bu kâfirler hâlâ nîmetler içinde yaşamaya devam ediyor, hemen helâke uğramıyorlarsa, sebebi şudur: Allah, o zâlimlerin sahip oldukları bütün güzellikleri ve fırsatları bu dünyada harcamalarını, böylece kendilerine âhirette hiçbir pay kalmamasını istiyor. Onlar için, cehennemde korkunç bir azap vardır!
Küfür’de yarışanlar seni üzüntüye düşürmesin!
Onlar, Allah’a asla bir zarar vermeyecektir.
Allah istiyor ki onlar için Âhiret’te bir hazz (pay) olmasın!
Onlara çok büyük bir azap da vardır.
(Ey Muhammed!) Kâfirlikte yarışanlar, sakın seni üzmesin. Çünkü onlar Allah’a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara âhirette bir nasip vermemek istiyor. Çünkü (âhirette) onlar için büyük bir azap vardır.
Hakikati inkarda birbirleriyle yarışanlardan dolayı üzülme: Onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onların ahiret[in nimetlerin]den hiç pay alamamaları 134 Allah'ın muradıdır ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.
Küfürde birbirleriyle yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar ahirette Allah’ın nimetlerden nasipsiz kalacaklar. Ve onlar için korkunç bir azap vardır. 58/10, 64/11
İnkârda birbirleriyle yarış hâlinde olanlar seni üzmesin! Unutma ki onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler; Allah onların âhiretten hiçbir pay almamalarını murad eder; neticede onları korkunç bir azap bekler.
O küfre koşanlar seni mahzun etmesinler. Şüphe yok ki onlar Allah Teâlâ'ya bir şey ile zarar veremezler. Allah Teâlâ istiyor ki onlara ahirette bir nâsip vermesin. Ve onlar için azîm bir azap vardır.
İnkâra koşuşanlar sana kaygı vermesin, Onlar Allah'ın dînine asla zarar veremezler. Allah onlara âhirette nasip vermemek istiyor. Onlara büyük bir azap vardır.
İnkara koşanlar seni üzmesin, onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara ahirette hiçbir nasip koymamak istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.
Ayetleri örtmek (kâfir olmak) için olanca gücü ile çalışanlar seni üzmesinler. Onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah da onlara ahirette bir pay vermek istemez. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Allah, onların ahirette bir nasibinin/payının olmamasını istiyor. Ve onlara büyük bir azap vardır.
İnkâra koşuşanlar seni tasalandırmasın. Onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah ise onları âhirette büsbütün nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için ancak büyük bir azap vardır.
Küfür içinde koşuşanlar sana üzüntü vermesin. Şu bir gerçek ki, onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara âhirette bir nasip vermemeyi istemektedir. Onlar için çok büyük bir azap öngörülmüştür.
Ḳayġulu eylemesün sizi ol kişiler kim tizlediler kāfir olmaḳda. Anlaruñkāfir olmaġı ziyān eylemez Tañrıya hīç nesne. Tañrı Ta‘ālā ister ki eyleme‐ye anlara hīç naṣīb āḫiretde. Daḫı anlar‐çun ulu ‘aẕāb vardur.