Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3596, sondan 2641. ayet; 33. sure ve bu surenin 63. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 15, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 2484 olarak hesaplanmıştır.
يسـلك الناس عن الساعة قل انما علمها عند الله وما يدريك لعل الساعة تكون قريبا
يسـلكالناسعنالساعةقلانماعلمهاعنداللهومايدريكلعلالساعةتكونقريبا
Yes-eluke-nnâsu ‘ani-ssâ’a(ti)(s) kul innemâ ‘ilmuhâ ‘inda(A)llâh(i)(c) vemâ yudrîke le’alle-ssâ’ate tekûnu karîbâ(n)
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Kimi inanmadığı, kimi merak ettiği için, kimileri alay etmek maksadıyla, bazıları ise korktuğu ve hazır olmak istediği için devamlı kıyamet üzerine konuşurlar, birilerinden onun ne zaman kopacağını sorar dururlar. Hz. Peygamber de bu soruya defalarca muhatap olmuş, bazan kendi sözü (hadis) bazan da âyetlerle şu cevabı vermiştir: Kıyametin ne zaman gerçekleşeceğini yalnız Allah bilir, bu bilgiyi bana dahi vermemiştir. Siz onu her zaman bekleyin ve imanınızla, güzel ahlâkınız ve davranışlarınızla ona hazır olun, inkârcılar ve zalimler de kıyametin vaktini merak edecek yerde orada kendilerini neyin beklediğini sorup öğrensinler!
İnsanlar sana o (Son) Saat’ten soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah katındadır.” Belki de o (Son) Saat çok yakın olacak. Onu sana bildirecek olan ne olabilir ki!
İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de zamanı çok yakındır.”
İnsanlar sana Sa'at'ten¹ soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah'ın yanındadır. Ne bilirsin belki de o Sa'at yaklaşmıştır.
İnsanlar, Sana (kıyamet) saatini sorarlar; de ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın katındadır." Ne bilirsin; belki de kıyamet-saati yakınlaşmıştır. (Bu nedenle her an ve her asırda ahirete hazırlanmak lazımdır).
İnsanlar, kıyameti sorarlar sana; de ki: Onun bilgisi, ancak Tanrı katında ve ne bilirsin, belki de kıyamet, pek yakında kopacak.
İnsanlar, sana kıyametin saatini soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de kıyamet pek yakında kopacak.
İnsanlar sana, Kıyametin kopacağı ânı soruyorlar. Onlara:
“- Onunla ilgili bilgi Allah katındadır” de.
Kıyametin kopacağı anı sana bildiren belgeler neler? Umulur ki Kıyametin vakti yakındır.
İnsanlar sana kıyametten soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin; belki de kıyamet yakın olabilir.
İnsanlar, sana kıyamet-saatini sorarlar; de ki: 'Onun bilgisi yalnızca Allah'ın katındadır.' Ne bilirsin; belki kıyamet-saati pek yakın da olabilir.
İnsanlar, sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Onun ilmi ancak Allah'ın katındadır. Olur ki kıyamet, yakında vuku bulur.
İnsanlar, kıyametin vaktini senden soruyorlar ki. De ki: “Onun bilgisi, Rabbimin katındadır. Ne bilirsin! Belki de kıyamet vakti yakın olur.
Beklenilen saati, insanlar senden sorarlar, diyesin ki: «Onu ancak Allah bilir, ne bilirsin? Yakındır da!»
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; de ki: "Onun bilgisi ancak Allah katındadır; ne bilirsin, belki de zamanı yakındır."
İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.
Halk senden Saat'i (dünyanın son saatini) soruyor. De ki, "Onun bilgisi ALLAH'ın katındadır; ne bilirsin, belki de o Saat yakındır."
Yirminci yüzyıldan önce, örneğin, televizyon ve uzaydaki haberleşme uyduları hakkında sadece Tanrı bilgi sahibiydi. Tanrı'nın bildiği şeylerin bir kısmını zamanla biz de öğrenmekteyiz. Dünyanın sonunun tarihi konusunda biricik kaynak olan Tanrı, onun tarihini Kuran'da bildirmiştir. Bak
20:15.
İnsanlar sana kıyamet saaatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur."
O nâs sana saatten soruyor, de ki: onun ılmi Allahın nezdindedir ve ne bilirsin belki o saat yakında olur
İnsanlar sana o saati (n ne zaman kopacağını) sorarlar. De ki: «Onun ilmi ancak Allahın nezdindedir. Ne bilirsin, belki de o saat yakın (bir zamanda) olacakdır».
İnsanlar sana kıyâmet(in vaktin)den soruyor. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır. Ne bilirsin, belki o kıyâmet yakın olabilir!”
İnsanlar sana kıyamet saatinden soruyorlar. Onlara deki “Kıyamet saatinin bilgisi Allah’ın yanındadır. Sen onun ne zaman olacağını nerden bileceksin? Belki de yakındır.”
Müşrikler, Yahudiler gibi halk kıyametin ne zaman kopacağım senden soruyorlar. Onlara de ki onu bilmek ancak Allah/a mahsustur, ne bilirsin! Belki kıyametin kopması yakındır.
İnsanlar sana kıyameti sorarlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah'ın katındadır.” Ne bilirsin; belki kıyamet pek yakın da olabilir!
İnsanlar, sana kıyâmetin ne zaman kopacağını soruyorlar. Onlara de ki: “Onun bilgisi, yalnız Allah’ın katındadır ve zamanı geldiğinde onu gerçekleştirecek olan da sadece O’dur. Sen kıyâmetin ne zaman kopacağına değil, o Gün için neler hazırladığına bak! Ne bilirsin, belki de kıyâmet çok yakındır!”Allah, ansızın gelip çatmasına karşı insanlar hazırlıklı olsunlar diye, kıyâmetin vaktini bildirmemiştir. Kıyâmetin kopacağının farkında olmayan ve her an onunla karşılaşma bilincinin verdiği uyanıklıktan yoksun bulunanlara gelince:
İnsanlar sana Saat’ten soruyor.
De ki:
-“Onun bilgisi, Allah’ın katındadır”.
Ne bilirsin? Belki Saat yakında oluyor / yakınlaşıyor.
İnsanlar, sana kıyametin (ne zaman kopacağını) soruyorlar. (Sen onlara): “Onu ancak Allah bilir.” de. (Doğrusu) kıyametin kopma zamanı pek yakın bile olsa bu sana bildirilmemiştir.1
1 Bu âyetin son bölümü, “(doğrusu) bu sana bildirilmemiştir. Belki de kıyametin kopma zamanı pek yakındır.” şeklinde de tercüme edilebilir.
İNSANLAR sana Son Saat hakkında soracaklar. De ki: “Onun bilgisi Allah katındadır; senin bütün bildiğin ise, Son Saat'in yakın olduğudur!” 82
İnsanlar sana o saatin bu dünyanın sonunun ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: – Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Hem sen nereden bileceksin belki de o saat çok yakındır? 7/187, 79/42...44
İNSANLAR sana Son Saat hakkında soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Sana kim bildirebilir ki: Son Saat belki yakındır, (belki de uzak)?[3792]
[3792] Krş: “Sen kim onun vaktini bilmek kim!” (
79:43). Parantez içi açıklama söz geliminden çıkmaktadır.
Nâs, sana Kıyametten sorarlar. De ki: «Ona ait bilgi, Allah indindedir.» Sana (onu) ne şey bildirir? Umulur ki, Kıyamet yakınlaşmış olacaktır.
İnsanlar senden kıyamet saatini sorarlar. De ki: ona dair bilgi Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki de o saat yakındır! [16, 1; 54, 1; 21, 1]
İnsanlar sana O sa'atten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi Allah'ın yanındadır." Ne bilirsin belki o sa'at yakın olur?
Sana kıyametin saatini soruyorlar; de ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır; nerden bileceksin belki de kıyamet saati yakındır."
İnsanlar senden kıyamet vaktini soruyorlar. De ki:-Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin belki vakti çok yakındır?
İnsanlar sana kıyameti soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de onun vakti çok yaklaşmıştır.
İnsanlar sana kıyametin saatinden soruyorlar. De ki: "Ona ilişkin bilgi Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de o saat yakındır!
śorar saña ādemįler ķıyāmetden eyit “bayıķ bilmeġi anuñ Tañrı ķatındadur.” daħı ne nesene bildürür saña ola kim ķıyāmet ola yaķın.
Yā Muḥammed, ṣorar saña ḫalḳ ḳıyāmet güninde[n], eyit: Anuñ ‘ilmi Allāhḳatındadur. Daḫı ne bildürdi saña? Ol ḳıyāmet yaḳın ola.
Camaat (Məkkə əhli) səndən o saat (qiyamətin nə vaxt qopacağı) barədə soruşar. (Ya Peyğəmbər!) De: “Onu ancaq Allah bilər!” Nə bilirsən, bəlkə də, o saat (qiyamət) yaxındır).
Men ask you of the Hour. Say: The knowledge of it is with Allah only. What can convey (the knowledge) unto thee? It may be that the Hour is nigh.
Men ask thee concerning the Hour: Say, "The knowledge(3771) thereof is with Allah (alone)": and what will make thee understand?- perchance the Hour is nigh!*
3771 Cf.
7:187 and n. 1159, where the idea is further explained. The knowledge of the Final Hour is with Allah alone. The fact of its coming is certain: the exact time when it will come has not been revealed. If it were, it would disturb our thoughts and life. "Heavy were its burden through the heavens and the earth." But at any given moment it cannot be far distant. In theological language, each individual's death is a Final Hour, a Qiyamah Sughra (Lesser Day of Judgement). In that sense it is not the same for all individuals, and is certainly always near, "In the midst of life we are in death", as the Anglican Prayer-Book says in its Burial Service.