Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3787, sondan 2450. ayet; 36. sure ve Yâsîn Suresinin 82. ayetidir. Yâsîn Suresi 82. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 35 ve toplam ebced değeri ise 2025 olarak hesaplanmıştır. Yâsîn Suresinin toplam ebced değeri 217134 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure يس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ي (3) س (0) bulunuyor.
Zemahşerî, buradaki ifadenin Allah Teâlâ’nın evrendeki egemenliğinin mutlak olduğunu, irade buyurduğu bir şeyi gerçekleştirmek için vasıtaya ihtiyacının bulunmadığını ve O’nun hakkında zorluk, yorgunluk gibi yaratılmışlara ait kusurların düşünülemeyeceğini vurgulayan mecazi bir anlatım olduğu kanaatindedir (III, 294). Katâde, bu âyetin tefsiriyle ilgili olarak Arap dilinde “kün” (ol) demekten daha kolay bir ifade bulunmadığını belirtir (Taberî, XXIII, 32). Esasen “kün” kelimesinin basit yapısı da konuyu bizim zihnimize yaklaştırma amacı taşır (ayrıca bk. Bakara 2:117).
Mehmet Okuyan
Bir şey(in olmasını) istediği zaman O’nun durumu o şeye sadece “Ol!” demektir; o da hemen olmaya başlar.
Süleymaniye Vakfı Yâsîn Suresi 82. Ayet Açıklaması
[*] İrâde, istemek ve dilemektir. Allah kullarının, imtihanı başarmalarını irade eder ama herkes başaramaz. Bir âyet şöyledir: "Allah size, her şeyi açık açık göstermeyi; sizi, sizden öncekilerin doğru yollarına yönlendirmeyi ve tevbenizi kabul etmeyi irade eder. Allah bilir, doğru kararlar verir." (Nisa 4:26) Bu âyete göre Allah "ol" emrini vermeden onun iradesi gerçekleşmez. İmtihanla ilgili konularda "ol" emrini, sadece gereğini yapanlar için verir. Ayetteki شَيْئاً (= şey'en) mastar, ondaki tenvîn ise muzafun ileyhten ıvazdır. Yani شيءٍ شيئ iken muzafun ileyh olan şey شيئ kaldırılmış yerine tenvîn konmuştur. Kaldırılan isimdir ve mastar olan شيئ'in mef'ûlüdür. Ayetteki كُنْ tam fiildir ve faili şey (شيئ)'dir. Şey (شيئ)'in kendisi henüz oluşmamış olsa da ölçüsü oluştuğu için emre muhatap kılınmıştır. Ayetteki فَيَكُونُ (feyekûn) da tam fiildir. Bu sebeple (إِذَا أَرَادَ شَيْئاً)'e;" إِذَا أَرَادَ إحداث و شيء تكوينه = bir şeyi var etmek ve oluşturmak istediği zaman" anlamı verilir. Çünkü tam olan كُنْ = kün'ün a nlamı, "kevvin كوِّنْ= oluşmaya başla!" veya "uhdus أحدث = varlık sahnesine çık" şeklindedir. Buradan hareketle mastar olan شيئ'in, ihdas (إحداث) ve tekvîn (تكوين) anlamında olduğu ortaya çıkar. İhdas, 'yokken var etmek', tekvîn ise 'oluşturmak'tır. Bize göre tekvîn anlamı daha uygundur Şey (شَيْء) mastarından (شاء) fiili türetilmiştir. Aslı (شَيَأَ)'dir. Yâ (ي)'dan önce fetha olduğu için yâ elife dönüşmüş ve (شاء) olmuştur. Mastar ile fiil arasında anlam farkı olmaz; tek fark fiilin bir zaman dilimi içinde olmasıdır. Şey mastarının anlamı (تكوين) tekvîn olduğu için şâe (شاء)'nin anlamı da "(كوَّن) kevvene = oluşturdu" olur. Daha geniş izah için "Doğru Bildiğimiz Yanlışlar" adlı kitabımızın (5.baskı) ilgili bölümüne bakınız.
Şaban Piriş
Bir şey istediği zaman, O'nun tek yaptığı sadece:-Ol! demekten ibarettir. O da hemen oluverir.