Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4201, sondan 2036. ayet; 40. sure ve Mü'min Suresinin 68. ayetidir. Mü'min Suresi 68. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 3769 olarak hesaplanmıştır. Mü'min Suresinin toplam ebced değeri 360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
هو الذي يحـي ويميت فاذا قضى امرا فانما يقول له كن فيكون
Yukarıdaki kanıtlardan, yaşatanın da öldürenin de Allah olduğu sonucu çıkmaktadır. Âyet, Allah’ın gerek yaratma ve öldürmede gerekse diğer fiillerinde asla güçlük ve zahmet çekmeyeceğini ifade etmektedir. O’nun iradesi “ol!” buyruğuyla tecelli edince irade ettiği şey, zahmetsiz, külfetsiz ve eksiksiz oluverir. Bu ifadede dolaylı olarak putperestlere, “Tanrısal nitelikler yüklediğiniz şeylerin böyle bir gücü var mıdır?” anlamında bir uyarıda bulunulmakta, böylece İslâm’ın ana ilkesi olan tevhid inancına vurgu yapılmaktadır.
Mehmet Okuyan
O diriltendir, öldürendir. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “Ol!” der, o da hemen olmaya başlar.
(Her şeye) Hayat veren ve (eceli geleni) öldüren O'dur. Bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca: "OL!" der, o da hemen oluverip (meydana çıkmaktadır).
O hayat veren, yaşatan, eceller gelince de ölümü gerçekleştirendir. Bir planı icra ederken ona sadece:
- "Ol" buyurur. O da sünnetullaha uygunluk içinde süratle oluş sürecine girer.
(2)“Hayat, Hâlık’ın ehadiyetine (yaratıcının tek olduğuna) bürhân (delîl) olduğu gibi, mevt (ölüm) de Hâlık’ın devam ve bekāsına bir delildir. Evet, nasıl akan nehirlerin ve dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sâir şeffaflar, şemsin (güneşin) ziyâ ve timsâllerini (şekillerini) göstermekle şemsin vücûduna şehâdet ettikleri gibi, şeffafların ölüp söndükten sonra yerlerine müteselsilen (ardı ardına) gelip geçen emsâlleri yine şemsin ziyâ ve timsâllerini gösterdiklerinden, şemsin devam ve bekāsına (...) delâlet ediyorlar. Kezâlik (bunun gibi) mevcûdât vücûduyla Vâcibü’l-Vücûd’un (varlığı aklen zarûrî olan Allah’ın)vücûb-ı vücûduna (varlığının zarûretine) ve ölümleriyle ve zevâlleriyle (geçmeleriyle) ve teceddüdî bir teselsül ile (ard arda gelen bir yenilenmeyle) yerlerine gelen emsâlleri Sâni‘in ezelî ve ebedî olduğuna ve vâhidiyetine (birliğine) şehâdet ediyorlar.” (Mesnevî-i Nûriye, Lem‘alar, 14)
İlyas Yorulmaz
Hayat veren de O, öldüren de O. Bir işe hükmettiğinde yalnızca ona ol der, oda oluverir.
Mustafa İslamoğlu Mü'min Suresi 68. Ayet Açıklaması
[4220] Kur’an’a göre mevt hayatın “görünmeyen yüzü”dür (30:7). Çevirideki “ölüm” mevt’i tam karşılamadığı için, tüm mevt (ölüm) kelimeleri 30:7 ile 39:42 ışığında anlaşılmak zorundadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
O, o (Hâlık-i Hakîm)dir ki, diriltir ve öldürür, velhasıl O bir şeyi irâde edince ona ancak «Ol!» der, o da hemen oluverir.