Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 639, sondan 5598. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 146. ayetidir. Nisâ Suresi 146. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 92 ve toplam ebced değeri ise 5536 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
الا الذين تابوا واصلحوا واعتصموا بالله واخلصوا دينهم لله فاولئك مع المؤمنين وسوف يؤت الله المؤمنين اجرا عظيما
Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir mükâfat verecektir.
İnsanların şuuru yerinde bulunduğu müddetçe tövbe kapısı açıktır. İşlenen günah büyük de olsa, sapılan inkâr ve küfür şirk ve nifak da olsa tövbe kapısı açıktır. Münafıklar durumlarını düzeltir, gücü ve şerefi Allah’ta ve O’nun hak dinine girmekte, müminlerle beraber olmakta arar, dinlerini gösteriş için değil, Allah’a olan iman, sevgi, saygı ve bağlılıklarından dolayı yaşarlarsa müminlerle eşit hale gelirler. Unutmamak gerekir ki Allah müminlere, hayallerin eremediği büyüklük ve çekicilikte nimetler hazırlamıştır.
Mehmet Okuyan
Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar, müminlerle beraberdir. Allah müminlere ileride büyük bir ödül verecektir.
tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:89, dipnot 8.,Bu ayet Âl-i İmrân 3:103 ve Zuhruf 43:43. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ancak tövbe edenler, hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar, dinlerini sadece Allah'a tahsis edenler; işte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah ileride bütün müminlere büyük ödül verecektir.
Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.
Ancak (samimiyetle) tevbe edenler, (kötü hallerini) ıslah edip düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah yakında mü’minleri büyük ecirlere kavuşturacaktır.
Ancak tövbe edenler, ıslah olanlar, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerinde ihlas sahibi bulunanlar müstesna. Onlar, inananlarladır ve Allah, müminlere pek büyük bir ecir verecektir.
Bu münafıklar içinden tevbe edip hayatlarını, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O'na yürekten inanıp bağlananlar hariç. Zira bunlar, gerçekte mü'minlerle beraberdirler ve zamanı gelince Allah, bütün mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.
Ancak, tevbe edenler, münafıklığı terk edip Allah'a itaate yönelenler, iyi ve ıslah olanlar din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini, hallerini düzelterek, geliştirerek yaşayanlar Allah'ın emirlerine, şeriatına sımsıkı sarılarak himayesine sığınanlar, Allah için dinlerine, samimi olarak bağlananlar, işte bunlar mü'minlerle beraberdir. Allah mü'minlere büyük mükâfat verecektir.
Ancak tevbe edip durumlarını düzelten, Allah'a sarılan ve dinlerini Allah için halis kılanlar müstesnadırlar. Bunlar mü'minlerle birliktedirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.
Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.
Ancak yaptıklarından tevbe edip hallerini düzeltenler ve Allah'a (dinine) sarılıp dinlerini (ibadetlerini) Allah için hâlis kılanlar müstesna... Çünkü bunlar mü'minlerle beraberdirler. Mü'minlere ise, Allah pek büyük bir mükafât verecektir.
Tevbe edip ıslah-ı hal edenler, Allah’a bağlanıp dinlerini O’na halis kılanlar müstesna… Onlar müminlerle beraberdir (ve onlardandır.) Allah ilerde müminlere büyük bir mükâfat verecektir.
Tövbe yapanlarla, halini düzelterek Allaha sarılanlar, Allah için dinlerinde özden olanlar, böyle değildirler, imdi bunlar inanlılarla birlikte olacaklardır, Allah inanmışlara büyük sevap verecektir
Ancak (iki yüzlülükten vaz geçerek samimi bir niyetle) tevbe edenler, (hallerini düzelterek) dürüst ve erdemli yaşayanlar, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O'na yürekten inanıp bağlananlar müstesna. Zira bunlar mü'minlerle beraberdir. Zamanı geldiğinde Allah mü'minlere çok büyük mükâfat verecektir.
Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.
Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.
Ancak tevbe eden, durumunu düzelten, ALLAH'a sarılan ve dinlerini sadece ALLAH'a ait kılanlar başka... Bunlar, inananlarla birliktedir. ALLAH inananlara daha sonra büyük bir ödül verecek.
Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.
Ancak tevbe edib hallerini düzelten ve Allaha sarılıb dinlerini Allah için hâlıs kılan kimseler müstesna, çünkü bunlar mü'minlerle beraberdir, mü'minlere ise Allah azîm bir ecir verecektir
Ancak (etdiklerine peşîman olarak) tevbe edenler, (hallerini) düzeltenler, Allaha sımsıkı sarılanlar, dînlerinde Allah için halis (ve samîmi) bulunanlar başka. Çünkü bunlar mü'minlerle beraberdirler, mü'minlere Allah çok büyük bir ecir verecekdir.
Ancak tevbe edip (hâllerini) ıslâh edenler ve Allah'a (O'nun dînine) sımsıkı sarılıp dinlerinde (ibâdetlerinde yalnız) Allah için samîmî olanlar müstesnâ;(2) işte onlar mü'minlerle berâberdir. Ve Allah, mü'minlere ileride (pek) büyük bir mükâfât verecektir.
(2)“Medâr-ı necât ve halâs (yegâne kurtuluş vesîlesi), yalnız ihlâs (amelini sâdece Allah rızâsı için yapmak)tır. İhlâsı kazanmak çok mühimdir. Bir zerre ihlâslı amel, batmanlarla (onlarca kilo) hâlis olmayan amele müreccahtır (üstün gelir). İhlâsı kazandıran, harekâtdaki sebebi, sırf bir emr-i İlâhî netîcesi rızâ-yı İlâhî olduğunu düşünmeli ve vazîfe-i İlâhiyeye karışmamalı.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 139)Ayrıca bakınız; (sahîfe 73, hâşiye 3) İhlâs hakkında bakınız; (Lem‘alar, 21. Lem‘a, 166-174)
İlyas Yorulmaz
Ancak, hatalarından dönenler, (tövbe edenler) sonra hatalarını düzeltip doğru şeyler yapanlar, sonra Allah’ın gönderdiği kitaba sıkı sıkıya sarılanlar ve Allah’ın dinine kendiliklerinden hiçbir şey katmadan İslam’ı din olarak yaşayanlar, işte böyleleri, inananlarla beraber olacak ve Allah, elbette ki inananlara büyük mükafaatlar verecektir.
Meğer ki nifaktan tövbe edip ıslah-ı hal etsinler, Allah/a sarılsınlar, dinlerini de Allah için halis kılsınlar [⁸]. İşte bunlar mü/minlerle beraberdir. Allah mü/minlere büyük bir mükâfat verecektir.
İsmail Hakkı İzmirli Nisâ Suresi 146. Ayet Açıklaması
[8] Gösterişten kurtarsınlar.
Kadri Çelik
Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'a sarılanlar ve dinlerini Allah için halis kılan kimseler müstesna. İşte onlar iman edenlerle beraberdirler ve Allah yakında müminlere büyük bir ecir verecektir.
Ancak ikiyüzlülükten vazgeçerek tövbe edenler, hatâlarını telâfî edip durumlarını düzeltenler, Allah’a yürekten boyun eğerek Kur’an’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız Allah için yaşayanlar hariç. Çünkü bunlar, inananlarla beraberdirler ve Allah, inananlara büyük bir ödül bahşedecektir!
Ancak (pişman olup) tevbe etmiş, kendilerini düzeltmiş, Allah’a bağlanmış, dinlerini Allah için arındırmış / ihlaslı olanlar başka!
İşte onlar, Müminler’le birliktedir.
Allah Müminler’e çok büyük bir ödül verecektir.
Ancak tevbe edenler, Allah’ın istediği gibi davrananlar, Allah’a sarılanlar ve dinlerine Allah için gönülden bağlananlar, bunun dışındadır. Onlar, mü’minlerle beraberdir ve Allah, mü’minlere çok büyük bir mükâfat verecektir.
Ancak tevbe edenler, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O'na yürekten inanıp bağlananlar hariç: Zira bunlar müminlerle birlikte olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah bütün müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir.
Ancak, tövbe ile dönüş yapanlar, durumlarını düzeltip, Allah’a sımsıkı bağlananlar ve dinlerini Allah’a has kılarak yaşayanlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Vakti geldiğinde Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir. 9/104, 20/82, 25/70-71, 39/53
Ne ki tevbe edenler, gidişatını düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılarak inançlarını saflaştıranlar hariç; işte bunlar mü’minlerle birlikte olacaklar ve zamanı geldiğinde Allah mü’minlere muhteşem bir ödül verecek.
Ancak o kimseler ki, tövbe ettiler, ve hallerini ıslahta bulundular ve Allah Teâlâ'ya iltica ediverdiler, ve dinlerini Allah için halisane kıldılar, onlar müstesna. İşte onlar mü'minler ile beraberdirler. Mü'minlere ise Allah Teâlâ elbette pek büyük mükâfaat verecektir.
Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler ve Allah'a sımsıkı sarılanlar ve bütün samimiyetleriyle sırf Allah'a itaat edenler müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdir. Allah müminlere de büyük mükâfat verecektir.
Ancak tevbe edenler, uslananlar, Allah'a yapışanlar ve dinlerini sırf Allah için yapanlar (yalnız O'na tapanlar), işte onlar mü'minlerle beraberdir; Allah da yakında mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.
Ama dönüş (tevbe) yapan, kendilerini düzelten, Allah'a sarılan ve dinini sadece Allah’a has kılanlar başka. Onlar, inanıp güvenenlerle beraberdirler. Allah, inanıp güvenenlere büyük bir ödül verecektir.
Süleymaniye Vakfı Nisâ Suresi 146. Ayet Açıklaması
[*] Tevbe eden
Şaban Piriş
Ancak, tevbe edenler, hallerini düzeltip, Allah'a bağlananlar ve dinlerini Allah için arındıranlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.
Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar ve tam bir içtenlikle iman ve ibadetlerini Allah'a yöneltenler müstesnadır. Onlar mü'minlerle beraberdirler; Allah ise mü'minlere pek büyük bir ödül verecektir.
Ancak tövbe edip hallerini düzelterek Allah'a yapışan ve dinlerini samimiyetle Allah'a özgüleyenler müstesnadır. İşte böyleleri, müminlerle beraber olacaktır. Ve Allah, müminlere yakında çok büyük bir ödül verecektir.