Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4580, sondan 1657. ayet; 47. sure ve Muhammed Suresinin 35. ayetidir. Muhammed Suresi 35. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 3147 olarak hesaplanmıştır. Muhammed Suresinin toplam ebced değeri 180303 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
فلا تهنوا وتدعوا الى السلم وانتم الاعلون والله معكم ولن يتركم اعمالكم
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed Suresi 35. Ayet Tefsiri
Savaş ve barış konusundaki açıklamalar daha önce geçen ilgili âyetlerin tefsirinde yapılmıştı. Burada müminler barış istemekten menedilmiyorlar, ancak üstün durumda iken (veya mümin olmak üstün ve şerefli olmayı da ihtiva ettiği için) zaaf ve gevşeklik gösterip düşmandan önce barış istemeleri uygun bulunmuyor, böyle bir davranışın müminleri, “barış, adalet ve din özgürlüğünün hâkim olduğu bir dünya düzenini sağlama” amaçlarına ulaştırmayacağına işaret ediliyor.
Mehmet Okuyan
Savaşta üstün durumdayken gevşeyip barışa çağırmayın (barışa çağırmak zorunda kalmayın)! Allah sizinle beraberdir. O, yaptıklarınızı asla eksiltmeyecektir.
Bağlamdan bağımsız olarak ayet şöyle de tercüme edilebilir: “Barışa davet ederken ve siz üstün durumdayken gevşeklik yapmayın!” Buradaki mesaj, şartlar ne olursa olsun barışa yanaşmamak değildir; aksine ilk uyarı “gevşememe”yle ilgilidir. Müminler gevşeklik gösterirlerse bu defa barış istemek zorunda kalırlar ve düşman karşısında herhangi bir varlık gösteremezler. Barış karşıtlığı, adı İslam yani “barış” demek olan bir dinle elbette bağdaşmaz. Dahası Enfâl 8:61 ve Bakara 2:208’de de barış emri verilmektedir. Tevbe 9:25’te de ifade edildiği gibi, bazen müslümanlar sayısal çoğunluklarına bakarak gevşeklik göstermişler ve adeta bozgun yaşamışlardı. İşte Yüce Allah ayette bu noktada uyarıda bulunmakta ve savaş esnasında gevşeklik göstererek dağılma sürecine girmemelerini ve barış istemek zorunda kalmamalarını müslümanlara öğütlemektedir. Barıştan yana olmamak başka bir şeydir; barışa mecbur kalıp sığınmak bambaşka bir şeydir. Burada sözü edilen durum ikincisidir. Yoksa İslam’ın savaş ve barış konusundaki duruşu gayet açıktır.
Bayraktar Bayraklı
Üstün durumdayken gevşeyip barışa çağırmayınız. Allah sizinle beraberdir. O, amellerinizi asla heder etmeyecektir.
Bu nedenle, siz (Allah'ın yardımıyla ve sağladığı imkânlarla) üstün (güçlü ve şerefli konumda) iken, (iç ve dış düşmanlarınıza) teslimiyetçilik (ve barış perdesi altında işbirlikçilik) çağrıları yapmak suretiyle, sakın gevşekliğe (zillet ve esarete) kaymayın. (Unutmayınız ve inanınız ki, siz Hakk yolda olduğunuz müddetçe) Allah sizinle beraber olacaktır. O sizin amellerinizi (hayırlı girişim ve gayretlerinizi) asla eksiltip sizi (zarara uğratmayacak ve yardımsız bırakmayacaktır.)
Artık gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde, barışa çağırmayın, siz galipsiniz, üstünsünüz, Allah sizinle beraberdir. Sizin her türlü amel ve hizmetlerinizin mükâfatını asla eksiltmez.
Sakın gevşemeyin. Üstün durumda iken barışa davet etmeyin, teşvik etmeyin. Allah sizinle beraberdir. O sizin devamlı, bilinçli işlediğiniz amellerinizi asla zâyi etmeyecektir, eksiltmeyecektir.
Onun için (ey müminler, düşmanla savaşırken) gevşeklik etmeyin de, sizler daha üstün olacak iken sulha yalvarmayın. Allah sizinledir ve asla sizin amellerinizin mükâfatını eksiltmez.
Sakın, (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve siz daha üstün iken barış için (düşmanlarınıza) yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraberdir. O sizin çalışmalarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
Cemal Külünkoğlu Muhammed Suresi 35. Ayet Açıklaması
Müslümanlar her şeyden önce güçlü olmalıdır. Güçlü olmak için de çağın şartlarına göre inançla ve azimle çalışmalıdır. Ondan sonra inandıklarını asrın idrâkine sunmalı ve zulmün bertaraf edilmesi için mücadele vermelidir. İster zayıf durumda olsun ister güçlü durumda haklı olduğu davasından asla vazgeçmemeli ve barış için taviz vermemelidir. Ancak bu demek değildir ki; Müslümanlar barış istemeyecekler. Müslümanların her koşulda ilk istediği barış olacak ama barışa yanaşmayan taraf savaşı başlatıyorsa Müslüman savaştan geri duramaz, inandıklarından taviz vererek yeniden masaya oturamaz.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Sizler daha üstün olduğunuz halde düşman karşısında gevşemeyin ki barış istemek zorunda kalmayasınız; Allah sizinle beraberdir; sizin işlerinizi eksiltmeyecektir.
Buna göre müslümanlar düşman karşısında üstün durumda iken, sulh isteğinde bulunamazlar. Aslolan düşman karşısında gevşememek, eziklik hissederek paniğe kapılmamaktır.
Edip Yüksel
Barışa giden yolda gevşemeyin. Zafer sizindir. ALLAH sizinle beraberdir ve işlediklerinizi ziyan etmeyecektir.
Onun için (düşmana karşı) gevşek davranmayın. Siz daha gaalib (ve kaahir durumda) iken (düşmanları, zillet göstererek) sulha da'vet etmeyin. Allah sizinle beraberdir. Amel (ve hizmet) leriniz (in mükâfatın) ı asla eksiltmez O.
O hâlde gevşemeyin ve siz daha üstün olduğunuz hâlde, (o kâfirleri) sulha da'vet etmeyin! Çünki Allah, sizinle berâberdir; ve amellerinizi(n sevâbını) aslâ eksiltmeyecektir!
Asla gevşemeyin ve insanları “Allah’a teslim olun” diye kurtuluşa çağırın. Allah sizinle beraber olduğu için üstün olan sizsiniz. Allah sizin yaptıklarınızı boşa çıkarmayacaktır.
Artık siz de gevşeklik göstermeyin, siz onları barışmaya dâvet etmeyin, siz galip olacaksınız, Allah sizinle beraberdir, hiçbir vakit amalinizi kuvvetten düşürmeyecek.
Öyleyse, yeryüzünde Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat sistemini egemen kılmak için mücâdele verirken, sakın gevşekliğe kapılıp da zâlimlerin egemenliğini perçinleyen ve müminleri zillete mahkûm eden bir barış için düşmana yalvarmayın! Önce özgürlük ve adâlet, sonra barış! Kur’an çizgisinde yürüdüğünüz sürece, ahlâkî, kültürel, ekonomik, siyâsî, askerî ve benzeri yönlerden en üstün olan sizsiniz! Çünkü Allah sizinle beraberdir ve bu uğurda harcadığınız emeklerinizi kesinlikle karşılıksız bırakmayacaktır! Evet, Allah’ın yardımıyla nice zaferler kazanacak, nice ganîmetler elde edeceksiniz. Fakat er meydanında düşmanla göğüs göğse çarpışmak kadar, belki daha da çetin bir imtihân var ki, işte asıl kahramanlığı burada göstermelisiniz:
(Ey îman edenler!) Siz, üstün durumda iken, sakın gevşeyerek barış istemeyin.1 Çünkü Allah, sizinle beraberdir ve O, sizin yaptıklarınızı asla boşa götürmez.
1 Âyetin son bölümü, “(Ey îman edenler!) Siz üstün durumda iken, sakın barış isteyerek gevşemeyin” diye de tercüme edilebilir. Sizler galip olacak ve Allah sizinle beraber iken sakın gevşeklik göstererek, alçaklık yapmayın, horluk ve meskenet ile sulha yalvarmayın. Bazı çokbilmişler sadece kâfirleri korumak amacıyla ayetin anlamını tersine çevirerek bu ayeti: “ama siz üstün durumdaysanız onları barışa davet edin” şeklinde tercüme etmişler ve (تَدْعُوا) fiilinin başına bir (لا) takdir edilemeyeceğini söylemişler. Ama aceleyle (تَدْعُوا) fiilinin ne ile “meczum” olduğunu her halde bilememişler!1 Bk. (En’am: 32, Hadid: 20) 2 Yani, Allah yolunda cihad etmek için lâzım gelen yerlere mallarınızın tamamını harcayıp da ortada kalakalmanızı istemez.
Muhammed Esed
BÖYLECE, [adil bir dâvâ uğrunda mücadele ettiğinizde,] korkup gevşemeyin ve barış için yalvarıp yakarmayın: Allah sizinle beraber olduğuna göre [sonunda] mutlaka siz üstün geleceksiniz 40 ve O, sizin [iyi ve güzel] fiillerinizi zayi etmeyecektir.
Savaşta sakın gevşeklik göstermeyin. Siz üstün durumda iseniz barışa davet edin! Zira Allah, sizinle beraberdir. O, sizin hiçbir emeğinizi zayi etmeyecektir. 2/250-151, 3/160
ARTIK gevşeklik göstermeyin, ama siz üstün durumdaysanız barışa davet edin![4578] Çünkü Allah sizinle beraberdir;[4579] ve O sizin emeklerinizi asla zayi etmeyecektir.
Mustafa İslamoğlu Muhammed Suresi 35. Ayet Açıklaması
[4578] Ve ted‘u ibaresini bir lâ takdiriyle vela ted‘u okumak âyetin mânasını tersine çevireceği için tasvip edilemez (Krş: 3:139). Barış için bkz: “eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş” (8:61).
[4579] Zımnen: Eğer Allah’ın desteğini hak ederseniz, üstün gelen siz olursunuz (Krş: 3:139).
Ömer Nasuhi Bilmen
Binaenaleyh zaafiyet göstermeyiniz ve sizler en üstün olduğunuz halde sulha dâvet etmeyiniz ve Allah sizinle beraberdir ve sizin amelinizi eksiltmez.
O halde gevşemeyin de, sizler daha üstün durumda iken, zillet gösterip barış olması için yalvarmayın. Allah sizinle beraberdir. O, asla sizin gayretinizi kuvvetten düşürmez, emeklerinizi zayi etmez.
Âyet Müslümanların barış istemelerini menetmiyor. Maksat: Müslümanların zayıf, düşmanlarının kuvvetli olduğu anlamına gelen bir barışa yalvarmalarının doğru olmadığı fikrini vermektir.Müslümanlar her şeyden önce kuvvetlerini ortaya koymalıdırlar. Bundan sonra barış görüşmeleri yapmalarında sakınca yoktur.
Süleyman Ateş
Siz galip durumda iken gevşeyip barış istemeyin. Allah sizinle beraberdir, O sizin amellerinizi zayi etmeyecektir.