Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 215, sondan 6022. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 208. ayetidir. Bakara Suresi 208. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 67 ve toplam ebced değeri ise 4577 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (16) ل (7) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا ادخلوا في السلم كافة ولا تتبعوا خطوات الشيطان انه لكم عدو مبين
Metindeki silm kelimesi, “uzlaşma, barış, teslimiyet, itaat” demektir (Reşîd Rızâ, II, 256). Râgıb el-İsfahânî’nin tanımına göre silm, “bir insanın diğerinden zarar görmemesi, iki tarafın birbirine güvenmesi” anlamına gelir (el-Müfredât, “slm” md.). Silmin bu son anlamını en iyi ifade eden Türkçe karşılığı ise “barış” kelimesidir. Aynı kökten gelen İslâm kelimesinde hem “teslimiyet ve itaat” hem de “barışa katılma” anlamı olduğu için (bk. Râgıb el-İsfahânî, gös. yer.), tefsirlerde silm kelimesi “İslâm” diye de açıklanmıştır (İslâm kelimesinin anlamı konusunda bilgi için ayrıca bk. Âl-i İmrân 3:19). Her ne kadar âyetin “ey iman edenler” diye başlamasına bakarak silmin İslâm anlamına geldiği şeklindeki açıklamanın isabetli olmayacağı düşünülebilirse de, mümin ve müslüman oldukları halde dinin buyruklarına tam olarak uymayan, hatta yaşayışlarına bakıldığında gayri müslimlerden farklı oldukları bile anlaşılamayan insanların her dönemde bulunabildiği dikkate alınarak âyeti, “Ey iman edenler! Hepiniz İslâm’a tam olarak girin; onun gereklerini eksiksiz yerine getirin ve bu suretle doğru dürüst müslüman olun. Müslümanlığın gereklerinden biri olmak üzere dostluk ve barışa yönelin, Allah’a itaat edin; apaçık düşmanınız olan şeytanın kışkırtmalarına uyarak yukarıda anılanlar gibi dışı başka içi başka olmayın. Sözünüzle yaşayışınız uyumlu olsun; ikiyüzlülük yapmayın, birbirinize karşı düşmanca duygular besleyip fitne ve fesat çıkarmayın” şeklinde anlamak uygun görünmektedir. Taberî ve diğer müfessirlerin kaydettiği bir yoruma göre âyetin muhatabı yahudilerdir. Buna göre âyette “Ey Tevrat’a inananlar! Hep birlikte barış ve teslimiyet dini olan İslâm’a girin...” buyurulmuştur.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Hep birden barışa girin! Şeytanın adımlarını izlemeyin! Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ey iman edenler! Hepiniz birlikte (ve her hükmünde bir hayır olduğunu bilerek) topluca barış ve güvenliğe (Silm'e, İslam'ın selamet ve saadet düzenine) girin ve şeytanın (Siyonist ve emperyalist odakların) adımlarını (zalim planlarını ve teşkilatlarını takip ve tercih edip) izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır (bunu bilin ve ona göre hareket edin).
Ey iman edenler! Hepiniz birlikte barış ve güvenlik sistemi olan İslâm'a girin, şeytanın ardından gitmeyin, zira o kendisi gözle görülmese bile sizin için apaçık bir düşmandır.
Ey imân nimetine kavuşanlar, hepiniz barış, selâmet ve güven sağlayan, mükemmel salim bir dünya düzeninde-İslâm'da sorumluluklarınızın şuurunda olarak yerinizi alınız. Şeytanın, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin peşlerine takılmayın, izlerinden gitmeyin. Onlar sizin apaçık düşmanınızdır.
208.İbnu Cerir`in İkrime`den rivayet ettiğine göre yahudilikten dönmüş Müslümanlardan olan Abdullah bin Selâm, Sa`lebe, Ka`b`ın iki oğlu Esed ve Useyyid, Said bin Amr ve Kays bin Zeyd Resulullah (a.s.)`a: "Ey Resulullah (a.s.)! Cumartesi günü bizim hürmet ettiğimiz bir gündür. Bize izin ver de bu günü değerlendirelim. Tevrat da Allah`ın kitabıdır. Bize izin ver o (gün)ün gecesinde ibadet edelim" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.43.Bu ayeti kerime, Abdullah bin Selam ile onun bazı arkadaşlarının İslam`a girdikten sonra da Cumartesi gününe hürmet etmeleri ve deve eti yemekten kaçınmaları üzerine inmişti. Ancak ayeti kerimenin ifade ettiği anlam geneldir. Yani bir insan Müslümanlığı kabul ettikten sonra artık eski dönemini tamamen unutmalı, geçmişte sahip olduğu inancın etkisinden tamamen kurtulmalıdır.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, hepiniz topluca 'barış ve güvenliğe (Silm'e, İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
(4)Bu âyet-i celîle, İslâm’a girmelerine rağmen, Tevrât’ın bazı emirlerine uymak için izin isteyen bir kısım ehl-i îmân hakkında nâzil oldu. (Kurtubî, c. 2:3, 24)
İlyas Yorulmaz
Ey iman edenler! Allah’ın dinine bütünüyle teslim olun. Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Çünkü şeytan sizin için apaçık bir düşmandır.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 208. Ayet Açıklaması
[12] Sulha yapışın. Yahut zahiren ve batınen Allah'a inkıyat edin, tam müslüman olun, islâmda sabit olun, günahları terk edin, dine yardım hususunda muhalefet etmeyin demektir.[12] Sualden maksat mahalli sarftır.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Hep birden (Allah'a) teslimiyet içine girin, şeytanın adımlarına uymayın; o, size apaçık bir düşmandır.
Ey iman edenler, hepiniz tüm kalbinizle Allah’a teslim olarak; barış, esenlik ve huzurun teminatı olan ve bir tek Allah’a boyun eğme esasına dayanan dine, İslâm’a girin ve sakın şeytanın adımlarını izlemeyin! Çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır.
1 Silm: Sulh ve selamet demektir. İman ve İslam’ın manası; Dünya ve âhirette selâmete girmek demek olan İslam Dinine girmek demektir. İslam’ın temel gayesi, “Dar’ül-İslam’ı” oluşturarak yeryüzünün tamamında Allah’ın kanunlarının uygulanmasını sağlamaktır. Bu ayette Cenâb-ı Hak kullarına; “Ey mü'minler! İlâhi emirlerime sarılarak öyle mükemmel bir toplum oluşturun ki, aranızda isyandan, düşmanlıktan, biri birinize ezadan, eğrilikten, Allah’ın ve kulların hukukuna tecavüzden eser bulunmasın da herkes emniyet ve karşılıklı sevgi ve huzur içinde vazifeleriyle meşgul olsun. İstikbal ve ahiretine neşe ile yürüsün ve bunu bozacak fesatlara meydan verilmesin ve şeytanların arkasından gidilmesin.” buyurmaktadır.2 Yani, hiçbir tereddüde yer vermeksizin, her şeyinizle İslâm’a girin. Düşüncelerinizi, kültürünüzü, biliminizi ve hayatınızın her yönünü İslâm’a teslim edin. Bu teslimiyetiniz, kişiler çapında değil, ümmet çapında olsun. Hepiniz birden bu yapıda olun. Hayatınızın bir bölümünde İslâm’a uyan, diğer bölümünde İslâm’a uymayan kimseler olmayın. Şeytanların, şeytanî sistemlerin ve uşaklarının sakın peşine düşmeyin.
Muhammed Esed
Ey imana ermiş olanlar! Allah'a kendinizi tam olarak teslim edin 191 ve şeytanın ardından gitmeyin, zira o sizin apaçık düşmanınızdır.