Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 768, sondan 5469. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 99. ayetidir. Mâide Suresi 99. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 3262 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ما على الرسول الا البلاغ والله يعلم ما تبدون وما تكتمون
“Peygamber’in görevi, tebliğ etmekten ibarettir” buyrulması onun peygamberlik dışında bir işinin ve sıfatının bulunmadığı anlamında olmayıp, bu bildirimden sonra insanların sorumluluk konusunda diyecek bir şeylerinin kalmayacağına vurgu içindir. Nitekim Nisâ sûresinde (4:165) peygamberlerin niçin gönderildiğine değinilirken, insanların Allah’a karşı bir mazeret ileri sürmelerine imkân bırakmama hususu açıkça ifade edilmiş, Gaşiye sûresinde (88:22) Hz. Peygamber’in sadece bir uyarıcı olduğu ve insanlar üzerinde baskı kurarak onları dinin icaplarına zorla uydurma gibi bir görevinin bulunmadığı hatırlatılmıştır. Âyetin devamında “Allah açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir” buyrulması da, bildirimden sonra sorumluluğun insanların omuzlarında olduğunu anlatmaktadır. Resûlullah’ın peygamberlik vazifesinin yanında bir kul olarak yükümlü olduğu ve yerine getirdiği görevlerinin bulunduğu; yine, devlet başkanı, yargıç, kumandan, eğitimci vb. sıfatlarla önemli toplumsal işler yaptığı ise hem âyet ve hadislerde belirtilmiştir hem de tarihen sabittir. Öte yandan, onun ilâhî iradeyi açıklamak üzere Kur’an’da yer alan veya almayan hükümler bildirmiş olması da tebliğ görevinin kapsamı dışında değildir. Bu hükümlere ise topluca sünnet adı verilir.
Mehmet Okuyan
Elçiye düşen, sadece tebliğdir. Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Peygamber, kendisine emanet edilen mesajı, tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir. Ve Allah sizin açıktan yaptığınız herşeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Allah'ın Rasulünün yalnızca tebliğ görevi vardır. Allah açıkça söylediklerinizi ve yaptıklarınızı da gizlediğiniz niyetlerinizi ve maksatlarınızı da bilir.
Elçiye düşen yalnızca mesajı iletmektir. Allah sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de çok iyi bilendir. (O mesajların nefsinize hoş gelmediğini bilir.)
Bu ayeti bir sonraki iki ayetle beraber ele aldığımızda tekrar anlıyoruz ki Hz. Muhammed’in mutlak hüküm koyma yetkisi yoktur. Ancak Peygamberin hüküm koyma yetkisi yoktur diye onu sorumluluğu olmayan bir postacı gibi de düşünemeyiz. Zira vahyin tebliği ile postacının mektubu ulaştırması aynı şey değildir. Birinde bütün bilgiler zarfta saklıdır ve muhatabına kapalı olarak teslim edilir, diğerinde bütün bilgiler açıktır ve muhatabına açıklanmış olarak tebliğ edilir.
Diyanet İşleri (Eski)
Peygamberin görevi sadece tebliğ etmektir. Allah, sizin açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
(1)“Üstâd-ı Mutlak (kâinâtın hocası) ve Muktedâ-yı Küll (herkesin tâbi‘ olduğu) ve Rehber-i Ekmel(en mükemmel rehber) olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, وَماَ عَلَي الرَّسُولُ اِلَّا الْبَلاَغُ[Peygambere düşen ancak tebliğdir!] olan fermân-ı İlâhiyeyi kendine rehber-i mutlak ederek, insanların çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyâde sa‘y (çalışma) ve gayret ve ciddiyetle teblîğ etmiş. Çünkiاِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشاَءُ [Şübhesiz ki sen sevdiğin kimseyi hidâyete erdiremezsin; fakat Allah, dilediği kimseyi hidâyete erdirir] sırrıyla anlamış ki, insanlara dinlettirmek ve hidâyet vermek, Cenâb-ı Hakk’ın vazîfesidir. Cenâb-ı Hakk’ın vazîfesine karışmazdı.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 137)
İlyas Yorulmaz
Elçiye düşen, ancak Allah’ın emirlerini insanlara tebliğ etmek (bildirmek) dir. Allah sizin açığa vurduğunuz şeyleri de, içinizde gizlediklerinizi de bilir.
Peygamber, [kendisine emanet edilen] mesajı tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir: ve Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Elçiye düşen ancak apaçık tebliğdir.1 Zira Allah, açığa vurduklarınızı da içinizde gizlediklerinizi de bilir.2, 124/54, 42/48, 64/12, 211/5, 57/6, 67/13
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 99. Ayet Açıklaması
[993] 101-102. âyetlerle birlikte düşünüldüğünde bu âyet, mutlak yükümlülükler koyma hakkının yalnızca Allah’a ait olduğunun ifadesidir. Sûrenin 101. âyetindeki “Kur’an iniyorken onlar hakkında soru sormayı sürdürürseniz, size açıklanır” ibaresi de bunun kesin delilidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Peygamber'in üzerine tebliğden başka yoktur. Ve Allah Teâlâ ise açıkladığınız şeyi de gizlediğiniz şeyi de bilir.
Bu, “Peygamberin yapacağı başka iş yoktur,” mânasına gelmez. Vahyin tebliği bakımından, sorumluluk yönünden Hz. Peygamberin durumunu bildirmekte, insanlara zorla kabul ettirmenin söz konusu olmadığını belirtmektedir. Yani “Peygamber size, tebliğ görevini fazlasıyla yerine getirdi. Sizin ona itaat etmemede artık hiçbir mezaretiniz olamaz” demektir.
Süleyman Ateş
Elçi'ye düşen, sadece duyurmaktır. Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.