Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4714, sondan 1523. ayet; 51. sure ve Zâriyât Suresinin 39. ayetidir. Zâriyât Suresi 39. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 25 ve toplam ebced değeri ise 1365 olarak hesaplanmıştır. Zâriyât Suresinin toplam ebced değeri 116578 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
İlk âyetteki sultân kelimesi bu bağlamda “açık kanıt” anlamına gelmektedir (İbn Atıyye, V, 179) ve bununla Hz. Mûsâ’nın Firavun’un önünde sergilediği mûcizeler kastedilmektedir (İbn Âşûr, XXVII, 10). 39. âyetin “saltanatı sebebiyle” diye çevrilen kısmı, daha çok “sahip olduğu bütün güçleri, askerlerini, iktidarı elinde bulunduruyor olmayı kullanarak” veya “var gücüyle” mânalarıyla açıklanmıştır (Zemahşerî, IV, 31; İbn Atıyye, V, 179-180). 40. âyetin son cümlesi –meâlde tercih edilen mânaya göre– Firavun’un can verirken duyduğu pişmanlığa işaret etmektedir (krş. Yûnus 10:90-92). Müfessirlerin bir kısmı bu cümleyi, “O, kınanacak işler yapmaktaydı” şeklinde anlamışlardır ki, bu takdirde Firavun’un daha önce yaptığı kötülüklere işaret edilmiş olur (Taberî, XXVII, 3-4; Firavun ve Hz. Mûsâ’nın ona karşı mücadelesi hakkında bk. A‘râf 7:103 vd.; Yûnus 10:75-93; Kasas 28:31-32).
Mehmet Okuyan
(Firavun), ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, “O bir büyücüdür veya bir cinlenmiştir!” demişti.
Firavun, kurmayları ve ordusuyla birlikte, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmişler, Mûsâ'nın peygamberliğine imandan yüz çevirmişler ve Mûsâ'ya: “Büyüleyerek aklı etki altına alan veya cinlere mahkûm olmuş delidir.” demişlerdi.
Fakat Firavun, saltanatına güvenerek bütün siyâsî ve ekonomik gücüyle Mûsâ’ya karşı koydu ve onun hakkında, “Bu adam ya menfaat peşinde koşan usta bir büyücüdür, ya da cinlerin istilasına uğramış zavallı bir delidir!” dedi.