Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3283, sondan 2954. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 31. ayetidir. Kasas Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 73 ve toplam ebced değeri ise 3941 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
وان الق عصاك فلما راها تهتز كانها جان ولى مدبرا ولم يعقب يا موسى اقبل ولا تخف انك من الامنين
“Değneğini (yere) at.” (Mûsâ, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) “Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın.”
Mûsâ ateşin bulunduğu yere vardığında, ateş zannettiği o ışığın gerçekte ilâhî bir nur olduğunu görmüştür. Bu nur, onun ilâhî huzura çağrılmasına vesile kılınmış ve bu mazhariyete erdikten sonra Mûsâ’ya vahiy gelmiş, mûcizelerle donatıldığı kendisine gösterilerek Firavun’a gitmesi emredilmiştir. “Vadinin sağ tarafı” tabiri, izâfî olarak Mûsâ’nın gidiş yönüne göre –ki batı yönünde gidiyordu– verilmiş bir isim olabileceği gibi, Arap geleneğine göre kıbleye dönüldüğünde sağda kalan tarafı da ifade edebilir (İbn Âşûr, XX, 112-113). Bununla birlikte “sağ taraf” diye tercüme ettiğimiz eymen kelimesi “bereketli” anlamına da gelmektedir. Yüce Allah burada mübarek (bereketli) bir bölgede yer alan vadinin, üzerinde ağaç da bulunan sağ tarafından gelen bir sesle, “Ey Mûsâ! Muhakkak ki ben, evet, ben âlemlerin rabbi olan Allahım” diye seslenerek Hz. Mûsâ ile vasıtasız olarak konuşmuş, böylece Mûsâ da bu ilâhî sesi duymanın korkulu heyecanını burada yaşamıştır. 30. âyette bildirilen mübarek bölgeden maksat Hz. Mûsâ’ya vahyin ilk indiği yerdir. Hz. Mûsâ’ya peygamberlik görevinin burada verilmesi ve Allah Teâlâ’nın onunla konuşmuş olması sebebiyle burası mübarek kılınmıştır (Elmalılı, V, 3730; ayrıca bk. Neml 27:8). İlâhî mesajı Firavun’a tebliğ etmekle görevlendirilmiş olan Hz. Mûsâ, dokuz mûcize ile desteklenmiştir Ancak bunlardan sadece ikisi burada zikredilmiş, diğerleri ise başka sûrelerde anlatılmıştır (bilgi için bk. A‘râf-7:103-108,130-136; Tâhâ 20:16-24, 65-69; İsrâ 17:101; Neml 27:12). 32. âyetteki “Korkudan açılıp savrulan kollarını normal konuma getir” cümlesi beklenmedik bir anda korkutucu bir şeyle karşılaşan ve gayri ihtiyarî olarak elini kolunu açıp kendini koruma durumuna geçen insanın, korku sebebi ortadan kalktıktan sonra kolunu indirerek kendini toparlamasını ve sâkinleşmesini dile getiren deyim olup 31. âyetin son cümlesine paralel düşmektedir (krş. Zemahşerî, III, 175). Her iki âyet de görevini korkusuzca yerine getirebilmesi için Hz. Mûsâ’ya ilâhî güvencenin verilmiş olduğunu ifade eder (bu konuda ayrıca bk. Tâhâ 20:17-24; Neml 27:7-12).
Mehmet Okuyan
Asanı (yere) bırak!” (Musa) onu yılan gibi depreşir görünce, arkasına bakmadan geri dönmüştü (ve ona şöyle seslenilmişti:) “Ey Musa! Geri dön, korkma! Artık sen güvende olanlardansın!
(Bu dediklerimin gerçekliğine alâmet olmak üzere) “Asanı bırak! (O canlanıp hareket edecektir ” şeklindevahyedilmişti. Hz. Musa asasını yere attıktan hemen sonra) Onun aniden bir yılan gibi kıvrılıp hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya yeltenmişti. (Kendisine) “Ey Musa, (geri) dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz (artık) Sen güvendesin” denilmişti.
Ve at sopanı yere. Musa, sopayı, bir yılan gibi kıvranıyor görünce geri döndü ve bir daha da oraya gelmemek istedi. Rab, ey Musa dedi, gel ve korkma, şüphe yok ki sen, emniyete erenlerdensin.
Ve sonra Allah, Musa'ya: “Asânı yere bırak!” dedi. Fakat Musa, asâsının yılan gibi hızla hareket ettiğini görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı ve Allah O'na: “Ey Musa!” dedi. “Geri dön, yaklaş, korkma! Çünkü sen, bu dünyada da, öte dünyada da güvenlik içinde olan kimselerdensin.
“Ey Mûsâ elindeki asânı yere at.” denildi. Mûsâ yere attığı asâyı yılan gibi kıvrılır görünce, döndü. Arkasına bakmadan kaçtı.
“Ey Mûsâ, beri gel. Korkma. Sen dünyada da, öteki âlemde de emniyette olanlardansın.” denildi.
Asanı at!" Onun çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasını dönüp kaçtı ve geriye bakmadı. "Ey Musa! Dön ve korkma. Şüphesiz sen güven içinde olanlardansın."
'Asanı bırak.' (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. 'Ey Musa, dön ve korkma. Şüphesiz güvendesin.'
Ve Asâ'nı (elinden yere) bırak.” (Asâ'yı bıraktıktan sonra) onu, çevik bir yılan gibi hareket ediyor görünce dönüb kaçtı, ona bakmadı bile. (Mûsa'ya şöyle dendi): “- Ey Mûsa! Yüzünü dön ve korkma, çünkü sen emniyyette olanlardansın.
“Ve asanı at!” Musa asasının, yılanmış gibi hareket ettiğini görünce, arkasını dönerek kaçtı ve geriye dönüp bakmadı. (Biz ona:) “Ey Musa! Dön ve korkma! Şüphesiz sen, emniyet içinde olanlardansın.”
Yere bırak değneğini», yılan gibi, onun deprendiğini görünce Musa çekindi, arkasını dönüp bakmadı bile, ona dedik ki: «Beri gel Musa, korkmayasın, sen emniyette olanlardansın
(Musa'ya:) “Asanı (yere) bırak!” (denildi). Bıraktığı asasının çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. (Bu defa da:) “Ey Musa! Geri gel, korkma, sen güvende olanlardansın” denildi.
Ve «Asânı at!» (denildi). Musa (attığı) asâyı yılan gibi deprenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın» (buyuruldu).
Ve "Asânı at!" denildi. Musa (attığı) asâyı yılan gibi debrenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın." (buyuruldu.)
Ve şöyle: bırak Asânı, derken onu sanki (bir cânn) bir çevik yılan gibi ihtizaz ediyor görünce öyle bir dönüp kaçtı ki arkasına bile bakmadı, ya Mûsâ, yüzünü dön ve korkma çünkü sen aminîndensin
30,31. Derken oraya gelince feyizli (ve mümtaz) bir yerdeki vâdînin sağ kıyısından, ağacdan: «Yâ Musa, aalemlerin Rabbi olan Allah ben im ben» diye. Ve «asaanı (yere) bırak» diye nida olundu. Şimdi (Musa) onu bir yılan gibi deprenir görünce arkasını dönüb uzaklaşdı, geri dönmedi. «Yâ Musa, beri gel, korkma. Çünkü sen emniyyetde olanlardansın».
“Ve asânı (yere) bırak!” (Mûsâ asâsını bıraktı.) Birden onu sanki o yılanmış gibi hareket eder görünce, geri dönen bir kimse olarak ve arkasına bakmadan kaçtı! (Bunun üzerine denildi ki:) “Ey Mûsâ! Beri gel ve korkma! Çünki sen emniyet içinde olanlardansın!”
Rabbi “Değneğini yere at” diye seslendi. Değneğin bir yılan gibi hareket ettiğini gördüğünde, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. Allah “Ey Musa! “Bekle (dur). Korkma, çünkü sen güven içinde olanlardansın” dedi.
30, 31. Vaktaki Musa ateşin yanına vardı, mübarek kıt/ada, sağ taraftaki dere kenarında olan ağaçtan bir nida geldi: «— Musa! Âlemlerin Rabbi olan Tanrı benim, asanı yere bırak». Musa asayı yere bıraktı, onu ok yılanı gibi çırpınır görünce korkusundan dönüp kaçtı, geri dönmedi. Ona şöyle dedik: «— Musa! Beri gel, korkma! Sen emniyet içindesin».
“Asanı bırak.” Ardından onun bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. “Ey Musa! Dön ve korkuya kapılma. Gerçekten sen güvende olanlardansın.”
“Ben seni Peygamber olarak seçtim ve sana mûcizeler verdim: Şimdi asânı yere at!” Bunun üzerine Mûsâ elindeki değneği yere attı. Onun çevik bir yılan gibi hızla hareket ettiğini görünce korkuya kapıldı ve arkasına bile bakmadan dönüp kaçmaya başladı. Allah, “Geri dön! Ve sakın korkma, ey Mûsâ!” dedi, “Çünkü sen artık güvendesin!”
“Değneğini at!“ diye de (seslenildi).
Onu, sanki bir yılan gibi kımıldıyor gördüğünde arka dönüp yüz çevirdi; sonunu izleyemedi.
-“Ey Musa!
Beri gel, korkma! Sen, Güvende Olanlar’dansın”.
Ve: “Âsânı yere bırak!” (denildi). Mûsa (âsâyı atıp) onun yılan gibi hareket ettiğini görünce,1 dönüp arkasına bakmadan kaçtı. (Allah da ona): “Ey Mûsa! Beri gel, korkma! Çünkü sen, güven içerisinde olanlardansın.” (buyurdu).2
1 (فَلَمَّا)’daki (فَ)’lara “fasîha” denilir. Hal delâletiyle hazfolunmuş cümleleri işaret eder ki: “bunun üzerine asasını bıraktı. Bırakınca sanki bir yılan imiş gibi hareket etmeye başladı, öyle hareket eder görünce…” demektir. (Elmalılı)2 Bk. (Neml: 10 ve dipnotu)
Muhammed Esed
Ve [sonra Allah, o'na:] “Asânı yere bırak!” [dedi]. Fakat, Musa, asâsının yılan gibi hızla hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. 26 [Ve Allah, o'na:] “Ey Musa!” [dedi,] “[Geri dön], yaklaş, korkma! Çünkü sen [bu dünyada da, öte dünyada da] güvenlik içinde olan kimselerdensin!” 27
– Şimdi asanı yere bırak! Musa asasının bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçmaya başladı. Allah: – Ey Musa, geri dön korkma! Çünkü sen gerçekten güvendesin. 27/10
Ve (o ses şöyle) devam etti: “Asanı yere bırak!” Fakat o asasının küçük ve çevik bir yılan gibi[3401] hareket ettiğini görünce, ardına bakmadan dönüp kaçmaya (başladı). “Ey Musa! Yaklaş ve korkma; çünkü sen güvence altında olanlardan birisin!
Mustafa İslamoğlu Kasas Suresi 31. Ayet Açıklaması
[3401] Yani: “yılan oldu” değil, “sanki yılan gibi oldu”. Buradaki ke benzetme edatı ve cân ile ilgili bir not için ibârenin aynen geldiği Neml sûresinin 10. âyetinin ilgili notuna bkz. Yine yılanın hayye ve su‘bân olarak adlandırılması için bkz: 20:20 ve 26:32, ilgili notlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve asanı bırak.» Vaktâ ki, onu sanki yılan imiş gibi deprenir gördü, arkasına dönerek kaçtı, ve (asayı) takib etmedi. Buyuruldu ki: «Ya Mûsa! Beri gel ve korkma. Şüphe yok ki, sen ziyâdece emniyette olanlardansın.»
“Haydi asânı yere bırak! ”Mûsâ onun çevikçe hareket eden bir yılana dönüştüğünü görünce derhal kaçtı, bir kere olsun dönüp arkasına bile bakmadı. “Gel Mûsâ! Endişe etme, çünkü sen güven içinde olanlardansın! ”
Asanı at! (Musa attığı kocaman) asa'sının küçük bir yılan gibi titreş(ip hareket et)tiğini görünce (korkudan) öyle dönüp kaçtı (ki) arkasına bile bakmadı: "Ey Musa, dön, korkma, sen güvende olanlardansın."
“Değneğini bırak”. O da bırakınca değneğin küçük bir yılan gibi hareket ettiğini gördü, arkasına bakmadan geriye dönüp kaçtı. “Musa! Dön! Korkma! sen güvendesin.”
30,31. -Musa oraya vardığında, mübarek beldede, vadinin sağ tarafından bir ağaçtan:-Ey Musa! Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah'ım! ”Değneğini yere at“, diye ses geldi. Değneğin bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı.-Ey Musa, gel, korkma, sen güven içindesin.
"Asanı at!" Asanın çevik bir yılan gibi titreyip kıvrıldığını görünce gerisin geri döndü; arkaya bile bakmadı. "Geri dön ey Mûsa, korkma! Güven içinde olanlardansın."
“daħı bıraķ aśāñı!” pes ol vaķt kim deprenür sanasın kim ılandur yüz döndürdi yüz döndüriciyiken daħı girü dönmedi. “iy mūsā ilerü gel daħı ķorķma! bayıķ sen iminlerdensin.”
Daḫı bıraḳ ‘aṣāñı yā Mūsā, didi. Pes ol vaḳt ki gördi anı deprenür yılan gibi. Arḳa ḳaytarup ḳaçdı hīç ardına baḳup ḳayıtmadı. Yā Mūsā gel ḳorḳma, di‐di. Sen iminlerdensin.