Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3166, sondan 3071. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 7. ayetidir. Neml Suresi 7. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4999 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (1) س (4) bulunuyor.
Arapça Metin
اذ قال موسى لاهله اني انست نارا ساتيكم منها بخبر او اتيكم بشهاب قبس لعلكم تصطلون
Mûsâ peygamberin bu yolculuğu için ayrıca bakınız: Tâ-Hâ sûresi, âyet 10 ve devamı.
Diyanet İşleri (Yeni) Neml Suresi 7. Ayet Tefsiri
Hz. Mûsâ’nın kıssası çeşitli yerlerde çeşitli vesilelerle anlatılmaktadır. Burada anlatılanlar biraz daha genişçe ve farklı üslûplarla A‘râf (7:104-136), Tâhâ (20:9-98) ve Kasas (28:2-46) sûrelerinde de yer almıştır. Bu âyetlerin bağlamından ve bunlar üzerine yapılan yorumlardan anlaşıldığına göre bu olay Hz. Mûsâ’nın ailesiyle birlikte Medyen’den Mısır’a yaptığı yolculuk esnasında soğuk bir gecede meydana gelmiştir. Müfessirler, Hz. Mûsâ’nın ateş sandığı ışığın gerçekte ilâhî bir nur olduğunu belirtirler (bilgi için bk. Tâhâ 20:10; Taberî, XIX, 132-133; Şevkânî, IV, 122). Ateşin, yani nurun bulunduğu yerde mübarek kılınandan maksat Hz. Mûsâ, çevresindekiler ise Cebrâil ve o yeri aydınlatmakla görevli meleklerdir (İbn Âşûr, XIX, 226). Mecazi anlamda ateş peygamberlere mahsus mânevî aydınlanma olarak da yorumlanmıştır (Esed, II, 763). Buna göre ateşin içinde olan Mûsâ, çevresinde olanlar da ona iman edenlerdir. Zemahşerî’ye göre ateşten maksat onun bulunduğu yerdir. Burada mübarek kılınanlar ise Mûsâ ile o yerin çevresinde bulunan kutsal topraklardır (III, 137). 8. âyetin son bölümünde Allah’ın, sadece İsrâiloğulları’nın değil, âlemlerin, bütün insanlığın rabbi olduğu vurgulanmakta, 9. âyette ise Allah’ın mutlak galip ve hikmet sahibi olduğu belirtilerek tevhid mücadelesinde ancak O’na güvenip dayanmak gerektiğine işaret edilmektedir (asâ mûcizesi hakkında bilgi için bk. A‘râf 7:107; Tâhâ 20:17-21).
11. âyet genel olarak, haksızlık ettikten sonra pişman olup tövbe eden kimselerin günahlarının bağışlanacağına, özel olarak da gençliğinde bir Mısırlı’yı kasıtsız olarak öldürmüş olan Hz. Mûsâ’nın bağışlanacağına işaret etmektedir (Şevkânî, IV, 123; İbn Âşûr, XIX, 230; Mûsâ hakkında ayrıca bk. Kasas 28:15-16).
İlâhî mesajı Firavun’a tebliğ etmekle görevlendirilen Hz. Mûsâ dokuz mûcize ile desteklenmiştir. Bunlardan sadece ikisi yani asâsının yılana dönüşmesi ve elini koynuna sokunca –sapasağlam olduğu halde– bembeyaz çıkması şeklindeki mûcizeleri burada zikredilmiş, diğerleri ise başka sûrelerde anlatılmıştır (meselâ bk. A‘râf 7:103-108, 130-136; İsrâ 17:101). Firavun ve onun ileri gelen adamları, Hz. Mûsâ’nın gösterdiği mûcizelerin insanları ikna ettiğini görüp kendileri bile bundan etkilenince şaşırıp kalmışlar; ancak iman etmeyi gurur ve kibirlerine yediremedikleri için inkâr yolunu tutup, mûcizelerin düpedüz sihir olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Mehmet Okuyan
Hani Musa ailesine şöyle demişti: “Ben bir ateş gördüm. Size oradan bir haber getireceğim veya ısınacağınız bir kor getireceğim.”
Hani Mûsâ, ailesine şöyle demişti: “Gerçekten ben, bir ateş gördüm. Gidip size ondan bir haber getireceğim, yahut bir ateş parçası getireceğim, umarım ki ısınırsınız.”[388]
Hani Musa ailesine: “Şüphesiz ben bir ateş gördüm” demişti. “Size ondan (yanında insanlar varsa) ya (hayırlı) bir haber veya umulur ki ısınmanız için bir kor ateş getireceğim” demişti.
An o zamanı, hani Musa, eşine demişti: Gerçekten de ben bir ateş görüyorum, ya gider, size bir haber getiririm oradan, yahut bir kor getiririm de ısınırsınız.
Hani bir vakit çölde, Musa, ailesine demişti ki: “Gerçekten de ben uzakta bir ateş görüyorum. Ya gider size oradan bir haber getiririm, yahut bir kor getiririm ki böylece ısınırsınız.”
Hani Mûsâ ailesine:
“Gözüme, dostluk parıltısı saçan, yüreğimi ısıtan bir ateş ilişti. Gidip size ordan bir haber, yahut alevli bir eğsi-köz getireyim. Ocak tüttürmenize vesile olur, ısınırsınız.” demişti.
Bir vakit Mûsa, (sefere çıkıp yolunu şaşırdığı zaman beraberinde bulunan) ehline şöyle demişti: “- Ben cidden bir ateş gördüm; size ondan (ateşin yanında bulunanlardan yol hakkında) ya bir haber getireceğim yahut parlak bir ateş koru getireceğim. Olur ki, ateş yakar ısınırsınız.”
Hatırla ki Musa, ailesine: “Ben bir ateş ile tanıştım. Ondan size bir haber getireceğim veya bir parça alıp bir meşale ile size geleceğim ki ısınasınız.” dedi.
Hani bir zamanlar Musa ailesine: “Bakın, gözüme ateş türü ışık gibi bir şey ilişti; belki ondan size bir haber veya bir ateş koru getiririm de ısınırsınız” demişti.
Hani Musa, ailesine şöyle demişti: Gerçekten ben bir ateş gördüm. (Gidip) size oradan bir haber getireceğim, yahut bir ateş parçası getireceğim, umarım ki ısınırsınız!
Hani Musa, ailesine şöyle demişti: "Gerçekten ben bir ateş gördüm, (gidip) size oradan bir haber getireceğim yahut bir kor ateş getireyim, umarım ki ısınırsınız."
Hani bir vakıt Musâ, ehline demişti: ben cidden bir ateş hissettim, ondan size bir haber getireceğim, yâhud bir yalın şu'le alıp geleceğim, gerek ki bir ocak yakar ısınırsınız
Hani Musa, aailesine: «Ben gerçek bir ateş, gördüm. Size ondan ya bir haber getireyim, yahud size parlak bir ateş koru getireyim. Tâki ısınasınız» demişdi.
Hani Mûsâ (Medyen'den Mısır'a dönerken) âilesine: “Ben hakikaten bir ateş gördüm. Ondan size (yol hakkında) bir haber getireceğim; yâhut ısınasınız diye size tutuşmuş bir kor getireceğim” demişti.
Hani Musa, ailesine şöyle demişti: « — Ben bir ateş gördüm gideyim de ya size yolumuzu gösterecek malûmat yahut o ateşten bir şu/le getireyim ki onunla ısınınız».
Hani Musa, ailesine, “Şüphesiz ben bir ateş gördüm” demişti. “Size ondan ya bir haber getireceğim veya ısınmanız için size bir kor parçası getirici olurum.”
Hani Mûsâ, ailesiyle birlikte Medyen’den Mısır’a dönerken, Sînâ dağı yakınlarında yolunu kaybetmişti. Hava soğuk ve karanlıktı. Mûsâ uzaklarda bir ateşin yandığını görünce ailesine, “Ağaçların arasında bir ateş ilişti gözüme!” dedi, “Siz burada bekleyin, gideceğimiz yönle ilgili size oradan bir haber getireyim, ya da hiç değilse bir parça köz getireyim ki,ateş yakıp ısınabilesiniz.”
(Bir zamanlar) Mûsa, ailesine: “Gerçekten ben bir ateş gördüm. (Gidip) size1 oradan ya bir haber getireceğim ya da ısınabileceğiniz bir kor parçası getireceğim.”2 demişti.
1 Hz. Musa’nın eşine “sana” demeyip “size” demesi ailesinin bir kişiden ibaret olmadığına işaret etmektedir.2 Aynı konu için Bk. (Kasas: 29, Tâ Hâ: 10)
Muhammed Esed
HANİ, [Çölde yolunu kaybeden] 6 Musa ailesine: “[Uzakta] bir ateş görüyorum; size oradan [tutacağımız yol hakkında] belki bir haber getiririm, yahut ısınmanız için biraz közlenmiş odun getiririm” demişti.
Hani Musa, ailesine demişti ki: Ben orada bir ateş gördüm, oradan size ya bir haber getiririm veya ısınabileceğimiz bir kor parçası getiririm. 20/9...48, 28/29...36
HANİ bir zamanlar Musa ailesine demişti ki: “Bakın, gözüme ateş türü cazip bir şey ilişti;[3281] belki ondan size bir haber veya bir ateş koru getiririm de ısınırsınız.”[3282]
[3281] Belirsizlik çeviriye “tür” olarak yansımıştır Çevrimiz için bkz: 20:10, not 10.
[3282] Hz. Musa’nın ilâhî mükâleme için davetinde özel bir ‘ateşin’ araç olarak kullanılması, olağandışı ilâhî müdâhalelerin (mucizelerin) dahi sebepler âlemi üzerinden tecelli ettiğine delâlet eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hani Mûsa, ailesine demişti ki: «Ben muhakkak bir ateş gördüm, ondan size bir haber getireceğim veyahut size bir parlak ateş koru getiririm. Belki ısınırsınız.»
Nitekim Resullerden olan Mûsâ da çölde geceleyin yol alırken ailesine: “Durun! ” demişti, “uzakta bir ateş gördüm, oraya gideyim belki oradan yol hakkında bir bilgi alır, yahut hiç değilse bir ateş koru getirir de ısınmanızı sağlarım. ”
Mûsâ (a.s.) Medyen’de 8 - 10 yıl kaldıktan sonra, ailesi ile Mısıra dönüyordu. Medyen, Hicazın kuzey batı tarafında yer alır. Hz. Mûsâ, Medyen’den Mısıra doğru geliyordu. Sina yarımadasının güney tarafında bulunup Cebel-i Mûsâ da denilen Tûr dağına varmıştı. Hz. Mûsâ’ya risalet verilen yer 1666 m. yükseklikte bir yer olup, orada 365’te Konstantin bir Kilise, ondan, iki asır sonra da Jüstinyen bir mânastır yaptırmış olup halen bu yapılar mevcuttur.
Süleyman Ateş
Musa, ailesine: "Ben bir ateş gördüm (gidip) size ondan bir haber getireyim, yahut size bir ateş koru getireyim de ısınasınız." demişti.
Hatırla o zamanı; Mûsa, ailesine şöyle demişti: "Ben bir ateş fark ettim. Ondan size bir haber getireceğim, yahut parlak bir kor getireceğim ki ateş yakıp ısınabilesiniz."
ol vaķt kim eyitti mūsā evi ķavumına “bayıķ ben gördüm bir od tįz getürem size andan ħaber ya'nį yol ħaberi yā getürem size bir od yalıñı bir pāre od alınmış ola kim [201b] isinesiz.”
Ẕikr eyle ol vaḳtı ki eyitdi Mūsā evi ḫalḳına: Taḥḳīḳ ben ıraḳdan bir od gör‐düm. Size andan bir ḫaber getüreyin, yā bir şu‘le od getüreyin size. Olakim anuñla ıṣınasız didi.