Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2964, sondan 3273. ayet; 26. sure ve Şu'arâ Suresinin 32. ayetidir. Şu'arâ Suresi 32. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 24 ve toplam ebced değeri ise 1909 olarak hesaplanmıştır. Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri 392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 7:107 ayetleridir. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (1) bulunuyor.
Eski Mısır inancında Firavun hem kral hem de tanrının oğlu ve dolayısıyla tanrı sayılıyordu. Bu sebeple, onun tanrılığını kabul etmemek veya tanrısallığına karşı meydan okumak mevcut dine karşı çıkmak anlamına geliyordu (Firavun hakkında bilgi için bk. A‘râf 7:103); Allah tarafından seçilerek gönderilmiş bir peygamberin, Firavun’un tanrılığını kabul etmesi ise söz konusu olamazdı. Hz. Mûsâ’nın getirdiği deliller karşısında çaresiz kalan Firavun, kaba kuvvete başvurarak onu zindana atmakla tehdit etti. Bununla birlikte Mûsâ aleyhisselâm Firavun’un iman edeceği ümidiyle ona tatlı dille konuştu, Allah da mûcizeler gönderdi (32 ve 33. âyetlerde belirtilen mûcizeler hakkında bilgi için bk. A‘râf 7:107-108; Tâhâ 22:22, 56-76).
Mehmet Okuyan
(Musa) asasını atmıştı. Bir de ne görsünler, o (asa) apaçık bir yılan (olmuş)!
Mustafa İslamoğlu Şu'arâ Suresi 32. Ayet Açıklaması
[3193] Elkâ fiili “kaldırıp atmak” değil “almak için atmak”tır (Bkz: 20:87, not 69). Asâ bir çoban değneğidir ve Hz. Musa onu çobanlığı sırasında kullanmıştır. Sembolik olarak Firavunların ünlü kamçısına karşılıktır. Firavunlar günümüze kadar gelen heykellerinin istisnasız tümünde, göğüslerine çaprazlama kavuşturdukları ellerinden birinde kamçı, diğerinde güneşi sembolize eden halkalı haçla resmedilmişlerdir. Zımnî anlamı şudur: Gücünü Allah’tan alan bir çobanın asâsı, Firavun’un kamçısını yener.
[3194] Su‘bân, “kalın ip” anlamına gelir. Büyük yılanlara bu ad verilir. Fakat Kasas 31’de “çevik ve kıvrak ince yılan” anlamına gelen cânn kullanılır. Şu da var ki, bu kelimenin geçtiği cümle bir benzetme cümlesidir: “sanki o, küçük çevik ve kıvrak bir yılan gibiydi”. Bu iki farklı tasviri bir araya getirdiğimizde çıkan sonuç şudur: görünüşte büyük fakat harekette küçük bir yılan kadar çevik (Bkz: 20:20, not 19).
Ömer Nasuhi Bilmen
Bunun üzerine asasını bırakıverdi, o hemen bir apaçık ejderha kesildi.