Hadîd Suresi 14. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5089, sondan 1148. ayet; 57. sure ve Hadîd Suresinin 14. ayetidir. Hadîd Suresi 14. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 100 ve toplam ebced değeri ise 9581 olarak hesaplanmıştır. Hadîd Suresinin toplam ebced değeri 189037 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ينادونهم الم نكن معكم قالوا بلى ولكنكم فـتنتم انفسكم وتربصتم وارتبتم وغرتكم الاماني حتى جاء امر الله وغركم بالله الغرور
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ينادونهمالمنكنمعكمقالوابلىولكنكمفـتنتمانفسكموتربصتموارتبتموغرتكمالامانيحتىجاءامراللهوغركمباللهالغرور
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Yunâdûnehum elem nekun me’akum(s) kâlû belâ velâkinnekum fetentum enfusekum ve terabbastum vertebtum ve ġarratkumu-l-emâniyyu hattâ câe emru(A)llâhi ve ġarrakum bi(A)llâhi-lġarûr(u)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Münafıklar) onlara (müminlere) “Biz sizinle birlikte değil miydik?” diye sesleneceklerdir. (Müminler de) şöyle diyeceklerdir: “Evet ancak siz kendinizi fitneye soktunuz, beklediniz, şüpheye düştünüz ve Allah’ın emri (ölüm) gelip çatıncaya kadar kuruntular sizi aldattı; o çok aldatan (şeytan) sizi Allah ile aldattı.”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Münafıklar müminlere, “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Müminler derler ki: “Evet, ama siz kendi başınızı belâya soktunuz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. Şeytan, Allah ile sizi aldattı. Nihayet Allah'ın emri geldi çattı.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
İnananlara, “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. İnananlar, “Evet, ama siz kendinizi fitneye düşürdünüz¹, bekleyip, şüphe ettiniz.² Allah'ın emri gelinceye kadar³ tutku ve kuruntularınız sizi aldattı. Ve o ğarur⁴ da sizi Allah ile aldattı.”5 dediler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Galibiyet döneminde ve ahirette münafıklar, sadık ve salih) Olanlara (yalvarıp) : “Biz de sizlerle birlikte değil miydik? (Niçin şimdi bize yüz vermiyor ve sahip çıkmıyorsunuz?) ” diye seslenince, onlar da derler ki: “Evet, (önceleri bizimle beraberdiniz) ancak siz kendinizi fitneye sürüklediniz. (Bizim yenilmemizi ve zillete düşmemizi) Gözetleyip beklediniz. (Allah’ın va’adine karşı) Kuşkulara kapılıverdiniz. (Nefsi ve dünyevi) Kuruntular sizleri yanıltıp günaha sevk etti. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldatıcı (olan şeytanlar ve şarlatanlar) da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, ve kendilerini sizden birileri gibi tanıtarak) aldatıp (peşinden sürükledi.) ”
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar bağırırlar da derler ki: Biz, sizinle beraber değil miydik? Evet derler ve fakat siz, kendinizi fitnelere saldınız ve iman edenlerin bir felakete uğramasını beklediniz ve şüphe ettiniz ve olmayacak istekler, sizi aldatıp durdu, sonunda Allah'ın emri, gelip çattı ve sizi Şeytan, aldatmıştı.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Münafıklar o gün mü'minlere seslenirler: “Biz sizinle beraber değil miydik?” Mü'minler: “Evet beraberdiniz” derler. “Fakat siz kendinizi, kendiniz yaktınız. Hep mü'minlerin felaketini gözlediniz. İslâm dini hakkında şüphe ettiniz, sizi kuruntular aldattı, sizi o çok aldatan şeytan veya dünya Allah'a karşı güvendirerek, sizi Allah ile aldattı da nihayet ölüm veya Allah'ın azabı gelip çattı.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Münâfıklar onlara: “Biz dünyada sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Mü'minler de: “Evet, zâhirde beraberdik, ama siz başınızı büyük belâya soktunuz. Fırsat beklediniz. Şüpheye düştünüz, şüpheye düşürecek konular aradınız, ithamlarda bulundunuz. Allah'ın planı icra edilinceye kadar, boş hayaller sizi aldattı. Üstelik hilekâr insanlar ve şeytan da Allah'ı öne sürerek, Allah adına sizi kandırdı.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Onlara: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. Derler ki: "Evet, ama siz kendi kendinizi fitneye soktunuz, (iman edenlerin başlarına felaketler gelmesini) gözlediniz, şüpheye düştünüz, Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar uzun emeller sizi aldattı ve çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah hakkında aldattı.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
(Münafıklar) Onlara seslenirler: 'Biz sizlerle birlikte değil miydik?' Derler ki: 'Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip-beklediniz, (Allah'a ve İslam'a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp-aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldatıcı da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Münafıklar, müminlere şöyle bağırırlar: “- Bizler sizinle beraber (dünyada ibadet eder) değil miydik?” Müminler: “- Evet, bizimle beraberdiniz; fakat siz, kendinizi nifaka düşürüb helâk ettiniz. Müminlere felâket beklediniz, (yahud tevbe için beklediniz), şübhelendiniz ve uzun ömür hülyası, sizi aldattı; tâ Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar... Bir de, Allah'a karşı, sizi, aldatıcı şeytan aldattı.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ehl-i imana biz seninle beraber değil miydik” diye seslenirler. Ehl-i iman: “Evet, fakat kendinizi fitneye attınız. (Müminlerin helak olacağını ) beklediniz. Şüphelendiniz, arzular sizi aldattı. Nihayet Allah’ın emri (ölüm) geldi de, aldatıcı olan şeytan, Allah hakkında sizi tamamıyla aldattı.
Besim Atalay
Besim Atalay
«Sizinle birlikte değil miydik?» diyerek bağrışırlar; onlara denilir ki: «Evet, öyle idi, kendinizi aldattınız, beklediniz, işkillendiniz, Allahın buyrumu gelene değin, umduğunuz şeyler sizi aldattı, Allaha karşı, sizi aldatan aldatmış bulunuyor!
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenecekler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü'minler de) diyecekler ki: “Evet, fakat sizler (münafıklık ederek) kendinize yazık ettiniz. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, daima şüphe içinde yaşadınız. Allah'ın (ölüm) emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi yanılttı.” 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İkiyüzlüler, inananlara: "Biz sizinle beraber değil miydik" diye seslenirler. Onlar: "Evet öyle; fakat sizler kendinizi aldattınız, bize pusu kurdunuz, Allah'ın buyruğu gelene kadar dinde şüpheye düştünüz; sizi kuruntular aldattı; sizi şeytanlar Allah'a karşı da ayarttı."
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Münafıklar onlara: Biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de) derler ki: Evet ama, siz kendi başınızı belaya soktunuz; fırsat beklediniz; şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı!  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Biz sizinle birlikte değil miydik?" diye onlara seslenirler. "Evet," derler, "Ancak siz kendinizi kandırdınız, beklediniz, kuşkular beslediniz ve ALLAH'ın kararı gelinceye kadar kuruntularla oyalandınız. Kandırıcı, sizi ALLAH hakkında yanılttı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Münafıklar) onlara: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. (Müminler) de derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O gün ki o münafıklar ve münafıkalar o iyman edenlere şöyle diyecek: Bize bakınız nurunuzdan iktibas edelim, denilecek ki dönün gerinize de bir nûr araştırın, derken aralarına bir sur çekilmiştir, bir kapısı vardır: İçi: rahmet onda, dışı ise o cihetten azâb, onlara şöyle bağırışırlar: Bizler sizinle beraber değil miydik? Evet, derler: Ve lâkin sizler kendilerinize fitne yaptınız, gözettiniz, işkillendiniz, o kuruntular sizi aldattı, tâ Allahın emri gelinciye kadar, hem sizi Allaha mağrurlandırdı o aldatıcı mağrur
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Münafıklar) onlara bağrışırlar: «Biz sizinle beraber değil miydik»? «Evet, dediler (derler, beraberdik). Fakat kendinizi siz kendiniz yakdınız. (Hep mü'minlerin felâketini) gözetdiniz. (İslâm dîni hakkında) şübhe etdiniz. Sizi kuruntular aldatdı. Sizi o çok aldatan, Allaha karşı bile aldatdı». Nihayet (işte) Allahın emri gelib çatdı.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Münâfıklar) onlara (o Cennet ehline): “Sizinle (dünyada) berâber değil miydik?” diye bağırırlar. (Mü'minler de:) “Evet (berâberdiniz)! Fakat siz, kendinizi (nifakla) fitneye düşürdünüz ve (mü'minlere musîbet gelmesini) beklediniz, hem (hak olan dîninizde) şübhe ettiniz ve boş temennîler sizi aldattı; nihâyet Allah'ın emri (ölüm) geldi; o çok aldatıcı (şeytan)da, sizi Allah hakkında aldattı!” derler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Azapta olanlar inananlara “Biz sizinle beraber olmadık mı?” diye seslenirler. Onlarda “Evet beraber olduk” derler. İnananlar “Ancak siz, kendi nefsinizi yanılttınız, sonra bekleyip seyrettiniz ve hep şüphe içine girdiniz. Sonra, Allah’ın azap emri üzerinize gelinceye kadar, kuruntularınız sizi oyaladı ve gururunuz sizi Allah ile aldattı” derler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
(Aralarına bir perde çekilince) münafıklar mü/minlere nida edecekler: Biz dünyada sizinle beraber değil miydik? Mü/minler şöyle diyecekler: «— Evet beraberdik fakat siz öz nefsinizi mihnete soktunuz, bizim felâketimizi gözlediniz, dinde şüpheye tutuldunuz, emr-i hak vâki oluncaya kadar kuruntular sizi aldattı, o aldatıcı dünyada Allah/a itaat hususunda sizi aldattı».
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Onlara (münafıklar şöyle) seslenirler: “Biz sizlerle birlikte değil miydik?” Onlar, “Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, gözetip beklediniz, kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi ve o aldatıcı da sizi Allah ile aldatmış oldu” derler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Münâfıklar, surun öte yanındaki müminlere seslenerek, “Biz dünyadasizinle birlikte değil miydik? Sizinle aynı hayatı yaşıyorduk. Biz de sizinle birlikte oruç tutup namaz kılıyorduk! O hâlde niçin burada aynı yerde değiliz?” diye onlara seslenecekler. Buna karşılık müminler, “Evet,görünüşte bizimle birlikteydiniz!” diyecekler, “Ne var ki siz, ikiyüzlülük ederek kendinizi felâkete sürüklediniz ve hemen teslim olmadınız, hatta hangi taraf kazanırsa ona katılmak için beklediniz, bekleştiniz; çünkü bu dine hep kuşkuyla baktınız. Başkalarının kalplerine şüphe tohumları ektiniz. Böylece, Allah’ın ölüm emri gelip çatıncaya kadar, boş kuruntularınız sizi oyalayıp durdu ve o Aldatıcışeytan ve dostları, bazen Müslüman görüntüsüyle karşınıza çıkıp hakkı batıl, batılı hak göstererek, bazen de Rabb’inizin şefkat ve merhametine güvendirerek sizi Allah ile aldattı!”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onlara seslenirler: -“Sizinle birlikte değil miydik?”. Dediler ki: -“Evet; ama siz kendinizi fitneye soktunuz. Gözlediniz / kolladınız; tereddüt ettiniz. Sizi Kuruntular aldattı; tâ ki Allah’ın emri geldi. Sizi Ğarûr / Aldatıcı da Allah ile aldattı”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Münâfıklar) onlara: “(dünyada) biz de sizlerle birlikte değil miydik?”1 diye bağrışacaklar. Müslümanlar da onlara: “Evet, (bizlerle birlikte idiniz) fakat siz, kendi kendinizi aldattınız, (inananların helâk olmalarını) beklediniz, (Allah’ın dininden) şüphe ettiniz, (köksüz) idealleriniz sizi hep aldattı ve sonunda da Allah’ın emri (olan ölüm) geliverdi. Ve (bir de) o aldatıcı (şeytan) sizi, Allah’ın affına güvendirerek2 baştan çıkardı.” diyecek.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
O[nun dışında kala]nlar, şu [içindeki]lere, “Sizinle değil miydik?” diye seslenecekler. Berikiler, “Evet öyleydi!” diye cevap verecekler, “Ama siz kendi kendinizi ayarttınız, 16 [inancınızda] tereddüt gösterdiniz; 17 [yeniden dirilme konusunda] şüpheye kapıldınız ve Allah'ın buyruğu ulaşıncaya kadar 18 kuruntunuz sizi yoldan çıkardı: çünkü, Allah hakkındaki ayartıcı düşünceler[iniz] sizi yanılgıya sürükledi! 19
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
İkiyüzlü münafıklar, müminlere: – Biz sizinle beraber değil miydik? Diye seslenecekler. Müminler: – Evet, görünüşte öyleydi, ama siz ikiyüzlülük ederek kendinizi mahvettiniz. Bizim başımıza hep bir felaketin gelmesini beklediniz. Allah’ın ayetleri hakkında hep derin şüpheler içindeydiniz. Allah’ın emri ölüm gelinceye kadar boş kuruntular sizi oyaladı, böylece o aldatıcılar sizi Allah hakkında hep aldattılar, diyecekler. 4/119, 45/6...8
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(Münafıklar) seslenecekler: “Biz sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler) şöyle cevap verecekler: “Öyleydi! Ama siz birbirinizi ayarttınız. (Başımıza bir bela gelmesini) gözlediniz.[4948] (Hesap Günü’ne dair) kuşkuya kapıldınız. Allah’ın emri gelinceye kadar malum kuruntularla avundunuz.[4949] Dahası, aldatıcı sizi Allah ile aldattı.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlara bağırırlar ki: «Biz sizinle beraber değil mi idik?» Onlar da derler ki: «Evet.. Velâkin siz nefsinizi fitneye düşürdünüz, ve (mü'minler hakkında fenalık) gözettiniz ve sizi bâtıl şeyler gurura düşürdü. Tâ ki, Allah'ın emri geliverdi. Ve sizi şeytan Allah ile aldattı.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Münafıklar şöyle seslenirler: “Biz de sizinle beraber değil miydik? ” Müminler cevap verirler: “Evet, beraberdiniz, fakat siz kendi canınızı yaktınız, müminlere hep felaket gelmesini gözleyip durdunuz, şüphelere düştünüz, sizi birtakım kuruntular oyaladı. Bir de baktınız ki emr-i Hak gelmiş. Böylece o dessas, çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affı ve keremi ile aldattı. ”
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Münafıklar) onlara seslenirler: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler) derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, beklediniz (hemen tevbe etmediniz) kuşkulandınız, kuruntular sizi aldattı. Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar (böyle hareket ettiniz,) o çok aldatıcı (şeytan,) sizi Allah(ın affı) ile aldattı."
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Münafıklar: “Sizinle beraber değil miydik?” diye bağırırlar. Müminler: “Evet ama siz kendinizi yaktınız. Bizi gözlemlediniz, şüpheye düştünüz; kurduğunuz kurgular, Allah’ın (ölmenizle ilgili) emri gelinceye kadar sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) da sizi Allah ile aldattı.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Münafıklar, müminlere:-Sizinle beraber değil miydik? diye seslenecekler.-Evet, ama, siz kendinizi aldattınız. Çekinceli davrandınız, şüphe ettiniz ve Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. Aldatıcı da sizi Allah ile aldattı, derler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Mü'minlere “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Mü'minler “Evet,” der. “Fakat siz kendi kendinizi helâke düşürdünüz. Çünkü bizim başımıza gelecekleri gözetlediniz; şüphe içinde oldunuz; Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntularla avunup durdunuz; o çok aldatıcı olan Şeytan da sizi Allah ile aldattı.(13)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara seslenirler: "Biz sizinle değil miydik?" Derler ki: "Evet, bizimleydiniz. Ancak siz kendinizi yaktınız, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, hayal ve kuruntular/hurafeler/anlamını bilmeden okuyuşlar sizi aldattı; nihayet Allah'ın emri geldi. O yaman aldatıcı, sizi Allah ile aldattı."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ķıġıralar anlara ya'nį munāfıķlar mü’minlere “iy degül mi-dük bile namāz ķılur sizüñ-ile?” eyittiler: “evet; velįkin siz fitneye bıraķduñuz gendüzüñüzi” ya'nį munāfıķlıġ-ıla. daħı göz duttuñuz ya'nį mü’minler yitmeġine daħı gümānlendüñüz ya'nį islām’da daħı maġrur eyledi sizi arzular tā geldi Tañrı buyruġı ya'nį ölüm. daħı aldadı sizi Tañrı-y- ıla aldayıcı ya'nį şeyŧān.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Nidā iderler mü’minlere ki: Biz sizüñle degülmi‐dük? Eyideler:Evet, lākin siz nefsüñüzi fitneye düşürdüñüz ve mü’minler zevālini gözet‐di‐siz. Daḫı gümāna düşdi‐siz ve sizi aldadı ‘ömr uzunluġı. Tañrı Ta‘ālā buy‐ruġı gelince size ki ölümdür, daḫı sizi Tañrı yolından çıḳardı şeyṭān.