Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5116, sondan 1121. ayet; 58. sure ve Mücadele Suresinin 12. ayetidir. Mücadele Suresi 12. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 93 ve toplam ebced değeri ise 7322 olarak hesaplanmıştır. Mücadele Suresinin toplam ebced değeri 131377 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا اذا ناجيتم الرسول فقدموا بين يدي نجويكم صدقة ذلك خير لـكم واطهر فان لم تجدوا فان الله غفور رحيم
Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Diyanet İşleri (Yeni) Mücadele Suresi 12. Ayet Tefsiri
Hz. Peygamber’le özel görüşmek isteyenlerin sayısı çoğalınca bazı kimselerin bu görüşmenin süresini, başkalarının hukukuna zarar verecek derecede uzatmaları peygamberi zor durumda bırakıyor, onun daha çok ilgi ve himayeye muhtaç olanlara gerektiği kadar zaman ayırmasını engelliyor, bu da kendisini üzüyordu. Bu âyetle, Resûl-i Ekrem’le özel görüşme âdâbına ilişkin bir düzenleme getirildi; hali vakti yerinde olanların fakirlere verilmek üzere bir bağışta bulunmaları istendi (Râzî, XXIX, 271). Derveze, bu düzenlemedeki hikmetin, insanların özel meseleleri için Resûlullah’la görüşmelerinin maddî durumu iyi olanların muhtaçlar lehine bir ödemede bulunmalarına vesile kılınması olduğunu, bir başka anlatımla bu yolla İslâm öncesi Arap yargı geleneğinde alışıldığı tarzda bir fetva ve yargılama harcı alınmış olduğunu belirtir (X, 110). Kanaatimize göre bu düzenlemenin, belirli ve kalıcı bir yükümlülük getirmekten çok, peygamberlik makamına gösterilmesi gereken saygı hususunda daha bir dikkatli olunması için hatırlatmada bulunma amacı taşıdığı anlaşılmaktadır. “Bulamazsanız ...” buyurulması da buna işarettir. Daha sonraki âyet ise maksadı iyice açığa çıkarmıştır. Nitekim bu uyarıyı takiben peygamberi gereksiz meşgul edecek görüşmeler azalmıştır. Esasen peygamberin gittikçe ağırlaşan görevi dolayısıyla onun fazla meşgul edilmemesi gerekiyordu. Diğer yandan, onun vahiy alıyor olması dolayısıyla yoğun bir soru yağmuruna tutulması da uygun değildi; zaten bu husus bir âyette açık biçimde ifade edilmiştir (Mâide 5:101). Burada dikkat çeken bir nokta, bu konudaki uygulamanın disipline edilmesine çalışılırken sırf biçimsel bir düzenleme yapma cihetine gidilmeyip getirilen şeklin aynı zamanda kamuya yarar sağlamasının hedeflenmiş olmasıdır. Gerçekten, Kur’an’ın hemen her zaman iman konusuyla paralel olarak işlediği infakın önemine özel bir vurgu anlamı taşıyan bu düzenlemeyle –en azından teorik düzeyde– yoksulların hakkıyla ilgili hassas bir denge de sağlanmıştır. Zira bu usulün işlemesi halinde daha önce olduğu gibi fakirlerin sıra beklemeleri, onların mağduriyete uğramalarından ziyade kendilerine ayrılan bir fonun kaynağını güçlendirmiş olacaktı. Fakat asıl hedef gerçekleşince bu usulün bir kural halinde işletilmesine gerek kalmadı. Müslümanların böyle bir tecrübe yaşamaları, geride, bir yandan Resûl-i Ekrem’in hâtırasına ve gösterdiği davranış modeline özel bir saygı ve dikkat gösterilmesi gereği, diğer yandan da imkânı olanların ihtiyaç sahiplerini sürekli gözetme vecîbesinin bulunduğu konularında özel bir mesaj ve vurgu bırakmış oldu. Öte yandan, bu düzenlemeyle münafıkların Resûlullah’ın huzurunu işgal etmelerinin engellenmesinin veya bunların müminlerden ayırt edilmelerinin de hedeflendiği düşünülebilir (bk. Râzî, XXIX, 272). Çünkü onların peygamberi samimi olarak dinlemek gibi bir amaçları olmadığı için bu uğurda maddî bir fedakârlıkta bulunmayı göze almaları beklenemezdi.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Elçi ile özel bir şey konuşacağınız zaman bu özel konuşmanızdan önce bir [sadaka] verin! Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. ([Sadaka] verecek imkân) bulamazsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ey iman edenler! Peygamberle özel olarak konuşmak istediğinizde, özel konuşmanızdan önce sadaka veriniz. Bu, sizin için daha iyidir ve daha temizdir. Eğer verecek sadaka bulamazsanız, biliniz ki Allah affedicidir; merhamet sahibidir.
Ey iman edenler! Resûl'le gizli bir şey konuşacağınız zaman, gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verin.¹ Bu sizin için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Ancak bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Resul, gereksiz yere meşgul edinilsin istenmiyor.
Ahmet Akgül
Ey iman edenler, Peygambere gizli bir şey arz edeceğiniz (özel bir şey isteyeceğiniz) zaman, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verip (iyilik yapın ki) bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir (yararlıdır) . Şayet (buna imkân) bulamazsanız, artık şüphesiz Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyip Koruyandır.
Ey inananlar, Peygamberlere gizlice konuşacağınız vakit, konuşmaya başlamadan bir sadaka verin; bu, sizin için hem daha hayırlıdır, hem de daha temiz; bulamazsanız artık Allah, suçları örter, rahimdir.
Abdulbaki Gölpınarlı Mücadele Suresi 12. Ayet Açıklaması
Bu âyetin hükmü. Zenginlere aitti ve hükmü, bundan sonraki âyetle kaldırıldı.
Abdullah Parlıyan
Ey iman edenler! Peygambere birşey danışacağınız ve gizli konuşacağınız zaman, bu özel görüşmeden önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temiz bir hareket olacaktır. Ama verecek sadaka bulamadığınız takdirde bilin ki, Allah size müsamaha eder ve sizi bağışlar.
Ey iman edenler, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah'la gizli konuşarak bir istişare yapacağınız zaman, bu konuşmanızdan önce, fakirlere imanda sadakatinizin ve kemâlinizin ifadesi olan sadaka verin, mâliyeye harç ödeyin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha nezih bir davranıştır. Şayet verecek bir şey bulamazsanız, bilin ki, Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Ey iman edenler! Siz Peygamber'e gizli bir şey arzedeceğiniz zaman gizli konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bulamazsanız, Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
12.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, insanlar Resulullah (a.s.)`a sık sık bir şeyler soruyor, onunla gizli konuşmak istiyorlardı. Bu ise Resulullah (a.s.)`ı sıkıyordu. Yüce Allah, Resulullah (a.s.)`ın sıkıntısını gidermek için bu ayeti kerimeyi indirerek Resulullah (a.s.)`ın üzerindeki yükü hafifletti (yani Resulullah (a.s.) ile gizli konuşulmasını bir şarta bağladı). Bundan sonra sadece ihtiyaç sahipleri soru sorar ve konuşur oldular. Ancak bir sonraki ayeti kerime ile bu ayeti kerimenin hükmü neshedildi.Bununla birlikte 12. ayeti kerime ile bu konuda belli bir intizam sağlanmış oldu. Dolayısıyla insanlar Resulullah (a.s.)`a soru sorarken ve onunla özel konuşmak isterken daha dikkatli davranmaya başladılar.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, Peygamber'e gizli bir şey arzedeceğiniz zaman, gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (buna imkan) bulamazsanız, artık şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Ey iman edenler! (Fakirler faydalansın, Peygambere hürmet olsun diye) siz Peygambere mahrem bir şey arz edib konuşmak istediğiniz zaman, (bu) konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için hem bir hayırdır, hem (günahlarınız için) daha ziyade bir temizliktir. Fakat (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, şübhe yok ki Allah Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
Ey iman edenler! Peygamber’le gizli birşey konuşacağınız zaman, konuşmanızdan önce bir sadaka (Allah yolunda harcanacak bir mal) verin. Bu sizin için daha yararlı ve daha temiz bir durumdur. Eğer bir şey bulamazsanız, biliniz ki Allah, Gafur ve Rahimdir.
Ey inanmış olanlar! Peygamberle gizlice konuşmak isterseniz, konuşmanızdan önce bir sadaka verin; bu, sizinçin hem hayırlı, hem de çok temizdir; eğer bulamazsanız, Allah bağışlar, Allah yarlıgar
Ey inananlar! Resul'le baş başa (özel olarak) görüşmek istediğinizde, bu hususî görüşmenizden önce (çevrenizdeki muhtaçlara) bir sadaka verin. Bu sizin yararınıza olacak ve sizin (iç) temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse (bilin ki) Allah çok affedicidir, merhameti ve ihsanı boldur.
Cemal Külünkoğlu Mücadele Suresi 12. Ayet Açıklaması
Yeni iman etmiş bazı varlıklı Müslümanlar, Hz. Muhammed’i gerekli, gereksiz meşgul ediyorlardı. Bundan hem Hz. Peygamber hem de diğer Müslümanlar rahatsızlık duyuyordu. Bu durumun önüne geçmek ve Hz. Muhammed’i rahatlatmak için bir tedbir olarak Allah Hz. Peygamber’le her özel görüşmeyi karşılıksız yardıma bağlamıştı. Çoğu zaman yanlış anlaşılmalara sebep olan ve fakat tatbik döneminde birçok hikmeti bulunan bu uygulama bir sonraki ayetle kaldırılmıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Peygamberle hususi olarak konuşacağınızda, bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka veriniz; bu, sizin daha iyi ve daha temiz olmanız içindir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır.
Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Bu emir, Hz. Peygamber’e saygı gösterilmesi, fakirlere yardım edilmesi, soru sormada da ileri gidilmemesi, ihlâslı kişilerle münafıkların, ahireti sevenlerle dünyaya meyledenlerin meydana çıkarılması gibi hikmetleri ihtiva etmektedir. Ayrıca bu âyet Hz. Peygamber’le gerekli gereksiz görüşüp konuşmak isteyen ve onu rahatsız eden kişilerin ziyaretini de bir sisteme bağlamıştır.
Edip Yüksel
Ey inananlar, elçiyle özel görüşme yapacağınız zaman, görüşmenizden önce (yoksullara) bir sadaka verin. Bu sizin için daha iyi ve daha temizdir. Veremiyorsanız, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, artık Allah bağışlayan ve merhamet edendir..
Ey o bütün iyman edenler! Peygambere gizli ma'ruzatta bulunmak istediğiniz zaman fısıltınızdan önce bir sadaka takdim ediniz, bu sizin için hem bir hayır hem daha ziyade bir temizliktir, fakat gücünüz yetmezse şübhe yok ki Allah gafurdur rahîmdir
Ey îman edenler, siz peygambere mahrem birşey arzetmek istediğiniz vakit (bu) mahrem konuşmanızdan evvel sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı, daha temizdir. Eğer bulamazsanız şüphe yok ki Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Ey îmân edenler! Peygamberle gizli olarak konuşacağınız zaman, bu gizli konuşmanızdan önce (fakirlere) bir sadaka takdîm edin! Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Fakat (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, artık şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.(1)
Hayrat Neşriyat Mücadele Suresi 12. Ayet Açıklaması
(1)Burada, Peygamber (asm)’la gizli konuşmak isteyenlere emredilen sadaka verme mecbûriyeti, bundan sonraki âyetle neshedilmiş, hükmü kaldırılmıştır. (Râzî, c. 15:29, 272)
İlyas Yorulmaz
Ey İman edenler! Elçi ile özel görüşme talep ettiğinizde, görüşme öncesinde bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayan ve merhamet sahibidir.
Mü/minler! Peygamberle gizlice konuşacağınız zaman konuşmanızdan evvel sadaka veriniz, bu tasadduk sizin için daha hayırlı ve daha paktır. Sadaka bulamazsanız bir beis yoktur. Çünkü Allah yarlıgayan ve bağışlayandır.
Ey iman edenler! Peygambere gizli bir şey arz edeceğiniz zaman, gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (buna imkân) bulamazsanız, artık şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
(Hz. Peygamber (s.a.a) kendisiyle özel görüşmek isteyen hiç kimseyi geri çevirmezdi. Bu yüzden de dileyen gelir, kendisiyle özel görüşme talebinde bulunurdu. Hatta kendisine, özel görüşmeye değmeyecek şeyler sorarlardı. Üstelik o günler tüm Arabistan’ın Medine’ye karşı savaş durumunda olduğu bir dönemdi. Bazen biri gelerek, Hz. Peygamber’e (s.a.a) fısıltılı bir şekilde konuşur ve bu konuşmanın hemen ardından şeytan, “Bu adam filan kabilenin hücum edeceği haberini getirmiş” şeklinde Müslümanlar arasına dedikodular yayardı. Böylece Medine’nin her tarafında asılsız haberler dolaşmaya başlamıştı. Öte yandan münafıklar bu hadiseleri fitne çıkarmak için istismar ederken, “Muhammed duyduğu her şeye inanır” diyorlardı. İşte bu nedenlerden ötürü, Allah Teâlâ, bu ayeti indirerek, gizli konuşmadan önce sadaka verilmesini emretti.)
Mahmut Kısa
Ey inananlar! Toplumu ilgilendirmeyen kişisel meselelerinizi sürekli Peygambere arz ederek ve sadece sizinle ilgilenmesini isteyerek onu gereksiz yere meşgul etmeyin. Çünkü o sadece sizin değil, ona ulaşma imkânı bulamayan diğer bütün müminlerin sorunlarıyla da ilgilenmek zorundadır. Bunun için, Peygamberle özel bir görüşme yapacağınız zaman, görüşmeden önce yoksullara bir sadaka verin. Bu, sizin için her yönden daha hayırlı ve daha temizdir. Fakat verecek bir şey bulamaz ve bu yüzden sadaka vermeden Peygamberle görüşme yaparsanız, bundan dolayı günaha girmiş olmazsınız. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Ey iman edenler!
Rasûl ile özel / gizli konuşacağınız zaman gizli konuşmanız arasında bir sadaka takdim edin!
Bu, sizin için en hayırlı ve en temizdir.
Bulamadıysanız, gerçekten Allah, rahîm gafûrdür.
Ey îman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman, bu konuşmanızdan önce (fakirlere) sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir.1 Şâyet (buna imkân) bulamazsanız, şunu iyi bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.2
1 Bazı zenginler, Peygamberin huzuruna gelip sorularla onu aşırı bir şekilde rahatsız ediyorlar ve mecliste bulunan fakirlere fırsat vermiyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. (Vâhidî) Yani Peygamberle uzun uzadıya konuşarak sevap kazanacağınızı zannediyorsanız, bunun yerine bir fakire sadaka vermeniz, daha hayırlıdır. Ayrıca buradaki sadaka, Peygambere değil, fakirleredir. Zîrâ Peygamberler sadaka kabul etmezler.2 Hz. Ali (r.a): “Allah’ın kitabında bir âyet vardır ki, onunla benden önce kimse amel etmedi, benden sonra da kimse amel etmeyecektir. Bu âyet, “Necvâ âyetidir.” Bu âyet inince, yanımda bir dinar vardı onu on dirheme sattım. Peygamber Efendimize her soru sorduğumda bir dirhem tasadduk ettim, sonra da o âyet nesh olundu, kimse onunla amel etmedi.” buyurmuştur. (Kurtubî, Tirmîzî)
Muhammed Esed
SİZ EY iman etmiş olanlar! Elçi'ye ne zaman bir şey danış[maya niyetlen]irseniz, bu danışma vesilesi ile karşılıksız yardımda bulunun: 22 bu sizin yararınıza olacak ve sizin [iç] temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse 23 [bilin ki] Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Ey iman edenler! Elçiyle özel bir görüşme talep ettiğinizde bu görüşmeden önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha nezihtir. Eğer sadaka verecek imkân bulamazsanız, bilin ki Allah yine de çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir. 9/103
Siz ey iman edenler! Elçi ile özel görüşme talep ettiğinizde (münafıklardan ayırt edilmeniz için),[4990] görüşmenizden önce bir sadaka veriniz; bu sizin için daha hayırlı ve daha (iç) arıtıcıdır;[4991] yok eğer buna (imkân) bulamazsanız, iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Mustafa İslamoğlu Mücadele Suresi 12. Ayet Açıklaması
[4990] Necvâ, bu bağlamda gizliliği de içeren “özel görüşme” vurgusu kazanır. Muhtemelen Allah Rasûlü’ne yerli-yersiz gelen özel görüşme talepleri sadece onu rahatsız etmekle kalmıyor, çevreyi de huzursuz ediyordu. Belki Allah Rasûlü’nün hoşgörüsü bazılarınca istismar ediliyor, bunlar arasından özel görüşmeyi maske olarak kullanan münafıklar çıkabiliyordu.
[4991] Necvâ sadakası, bir tür “mesai ‘çalma’ cezası” idi. Zımnen: Nebi’nin zamanı sizin paranızdan kıymetlidir. Siz küçük bir maddî sorumluluk altında bu kadar zorlanıyorsunuz, ya o mânevî sorumluluk altında ne yapıyor, düşünsenize bir?
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! Peygambere mahremâne maruzatta bulunmak istediğiniz zaman maruzatınızdan evvel fakirlere bir sadaka takdim ediniz, bu sizin için hayırlıdır ve ziyâde temizliktir. Fakat (tasadduk edecek bir şey) bulamaz iseniz artık şüphe yok ki Allah gafûrdur, rahîmdir.
Ey iman edenler! Şayet Resulullah ile baş başa görüşmek isterseniz, bu özel görüşmeden önce bir sadaka verin. Böyle yapmak sizin için daha hayırlı, şaibeden daha uzak, günahlarınızı temizleme yönünden daha uygun bir davranış olur. Eğer buna imkân bulamazsanız Allah sizi muaf tutar, çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Hz. Peygambere birçok kişi özellikle zenginler, fısıldaşarak isteklerde bulunuyorlar, o da canı sıkılmasına rağmen nezaketi sebebiyle onları reddedemiyordu. Daha sonra bu âyet indirildi. Bu sadaka emrinde, ihtiyaç cihetlerini gözetme, böylesi görüşme taleplerinde aşırılığı önleme, halislerle halis olmayanları ayırd etme gibi hikmetler vardır. Emir sîğasının burada vücub veya mendubiyet ifade ettiği şeklinde farklı görüşler bulunmaktadır. “Eğer buna imkân bulamazsanız” cümlesi, ikinci ihtimali kuvvetlendirmektedir. Nitekim gelecek 13. âyet de bu ihtimali pekiştirmektedir. Hz. Peygamber ve yakın akrabalarına sadaka haram olduğundan, bu sadakanın muhtaçlara ulaştırılması söz konusu idi.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, siz Elçi ile gizli konuşacağınız zaman bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Allah'ın Elçisi(s.a.v.)in meclisinde bazı kişiler, gerekli gereksiz, onunla gizli konuşuyor, herkesin yanında onunla fısıldaşıyorlardı. Allah'ın Elçisi , özellikle zenginlerin çok yaptığı bu işten sıkılıyor, fakat incitmemek için kimseye bir şey demiyordu. İşte inen bu âyet, bu tür konuşmayı şarta bağlayıp kısıtladı. Böylece konuşma ihtiyacında olan öyle konuştu. Verilmesi gereken sadaka, sadece fakîrlere verilirdi. Fakat aradan çok zaman geçmeden inen müteâkib âyet, bu hükmü hafifletmiştir. Esasen âyetin "Bulamazsanız Allah bağışlayandır, esirgeyendir" cümlesi, bu emrin gereklik değil, nedb bildirdiğini, yani gizli konuşmadan önce bir sadaka vermenin daha iyi olduğu anlamına geldiğini gösterir. Bu hükmü uygulamak evlâdır, fakat uygulamamakta da bir sakınca yoktur. Bundan dolayı âyetler arasında nesih söz konusu değildir. Rivâyete göre bu hükmü uygulayan tek kişi, Hz. Alî'dir.
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Elçiyle özel görüşme yapacağınız zaman, bu görüşmeden önce sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Verecek bir şey bulamazsanız Allah bağışlar, ikramda bulunur.
-Ey iman edenler! Peygamber'e gizli bir şey söyleyeceğiniz zaman, gizli olarak söylemeden önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bulamazsanız, şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.
Ey iman edenler! Peygamberle özel olarak konuşacağınız zaman, bu konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Ama verecek birşey bulamazsanız, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Ey iman edenler! Resulle gizlice konuşacağınız zaman, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin! Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bu imkânı bulamazsanız bilin ki, Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
İy mü’minler, ḳaçan peyġamber‐ile söyleşseñüz, söyleşmezden burunṣadaḳa virüñüz. Ol ḫayrludur ve aruluḳdur. Pes eger ṭapmasañuz TañrıTa‘ālā ‘afv idicidür, raḥmet idicidür.