Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 953, sondan 5284. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 164. ayetidir. En'am Suresi 164. ayetinin kelime sayisi 29, harf sayısı 104 ve toplam ebced değeri ise 9639 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل اغير الله ابغي ربا وهو رب كل شيء ولا تكسب كل نفس الا عليها ولا تزر وازرة وزر اخرى ثم الى ربكم مرجعكم فينبئكم بما كنتم فيه تختلفون
De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.[209] Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.
“Millet-i İbrâhîm” ifadesi, başta tevhid inancı olmak üzere bütün peygamberlerin benimseyip tebliğ ettikleri ilâhî ve değişmez ilkeleri, mesajları kapsar ve genellikle Hz. Muhammed’in yeni bir din uydurmadığı, aksine bütün hak dinlerde var olduğu halde unutulmuş veya tahrif edilmiş bulunan evrensel ilkeleri benimseyip tebliğ ettiği ve bu bakımdan geçmiş peygamberlerin bir devamı olduğu fikrini vurgular. Nüsük kelimesi hem genel olarak “tapınma” hem de özellikle “kurban” anlamına gelir. Burada müfessirlerce her iki mâna da verilmiştir. Halîfe ise “birinin ardından gelen, onun yerini alan” demektir (halîfe teriminin anlamları konusunda ayrıntılı bilgi için bk. Bakara 2:30). Sûrenin başından itibaren Allah’ın varlığı, birliği, ilim, irade ve kudretinin genişliği ve her yönden mükemmelliği ile İslâm’ın hak din, Hz. Muhammed’in de hak peygamber olduğu; ayrıca İslâm’a aykırı bütün yolların bâtıl olduğu ve bunların insanlara dünyaları için de âhiretleri için de asla hayır getirmeyeceği hususunda, peşin yargılı olmayanlar için en doyurucu ve en ikna edici açıklamalar yapıldıktan, deliller verildikten sonra, bu son âyetlerde de sonuç mahiyetindeki ifadeler yer almaktadır. Bu ifadelerde Hz. Peygamber’e hitaben, insanlar ister inansınlar ister inanmasınlar, kendisinin Allah’ın lutfettiği hidayet sayesinde, belli başlı ilkelerine bu sûrede de yer verilen dosdoğru yolda bulunduğunu, itikadî ve amelî hükümleriyle gerçek, düzgün ve sapasağlam bir dine bağlandığını; bunun, hem Araplar’ın hem de yahudiler ve hıristiyanların sözde inandıkları İbrâhim’in, bâtıl inanç ve uygulamalardan münezzeh olan tevhid dini olduğunu; müşriklerin putlara tapmalarına karşılık kendisinin namazıyla, niyazıyla, kurbanıyla ölümüne kadar bütün varlığıyla hayatını Allah’a adadığını ve bu inançları taşıyan ilk müslüman olduğunu, bu sebeple de Allah’tan başka birini asla tanrı tanımayacağını tam bir inanç ve güvenle açıklaması emrolunmaktadır. Kuşkusuz bu, esas itibariyle bütün müslümanlara yönelik bir buyruktur. Herkes kendi ettiklerinin karşılığını görecek, kimse kimsenin vebalini yüklenmeyecektir. Hz. Peygamber tebliğini yapmış, görevini eksiksiz yerine getirmiştir; bu sebeple inkâr ve kötülüklerde direnenler sonunda Allah’ın huzuruna varacak ve müslümanlarla tartışmaya kalkışıp inkâr ettikleri gerçeği o zaman Allah kendilerine apaçık bildirecektir. Son âyette Allah, gerek bütün insanlara gerekse insanların bir kısmına bahşettiği üstünlüğü ve seçkin nimetleri hatırlatmaktadır. Buna göre yeryüzünde birçok canlının nesli kesildiği halde yüce Allah, peş peşe yarattığı nesillerle insanları birbirine halef kılmış; dünyayı insanla şenlendirmiş, onları yeryüzünün seçkin varlıkları yapmıştır; ayrıca kimi insanlara, diğerlerine nisbetle dünyevî bakımdan üstün dereceler de vermiştir. Ama bunların hepsi bir imtihan içindir; hepsinin hesabı, sorumluluğu vardır. Bu son âyetle dolaylı olarak, nesilleri birbiri peşine getirerek insan soyunu kıyamete kadar devam ettiren Allah’ın onları âhiret hayatı için yeniden yaratmaya ve hesaba çekmeye de kadir olduğu hatırlatılmakta ve nihayet Allah’ın cezalandırmasının çok çabuk olduğu uyarısıyla inkârda ısrar edenler bir defa daha uyarılırken, O’nun bağışlayıcı ve esirgeyici olduğu müjdesiyle de müminler sevindirilmektedir.
Mehmet Okuyan
De ki: “O, her şeyin Rabbiyken ben Allah’tan başka Rab mı arayacakmışım!” Herkesin kazanacağı (kötülük) yalnız kendi aleyhinedir. Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Sonunda dönüşünüz sadece Rabbinizedir ve O, anlaşmazlığa (çelişkiye) düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
Bu mesaj Bakara 2:134, 141, 272, 286, En‘âm 6:52, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Allah her şeyin Rabbi iken, O'ndan başka rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenemez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, ihtilâfa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir.”
De ki: “Allah, her şeyin Rabb'iyken, ben O'ndan başka bir Rabb mı arayayım?” Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiç kimse bir başkasının yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. O, size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
De ki: "O, her şeyin Rabbi (ve gerçek sahibi) iken, ben Allah'tan başka bir Rab mi arayayım? Hiçbir nefis, kendisinden başkasının aleyhine (günah) kazanmaz. (Birisinin yaptığı zulüm ve kötülüklerden dolayı başkası sorumlu tutulmaz.) Günahkâr olan (kişi ahirette) bir başkasının günah yükünü taşımaz (ancak kötülüğe teşvik ve tahrik ettiği ve günah işlemesine sebebiyet verdiği kimselerden dolayı günah kazanır. Bak Nahl:25) . Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, size hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir."
De ki: Allah'tan başka bir Rab mi arıyacakmışım, halbuki odur her şeyin Rabbi ve herkesin kazancı, ancak kendisine aittir; hiçbir suçlu, bir başkasının suçunu yüklenmez, sonra da dönüp varacağınız yer, Rabbinizin tapısıdır ve o, ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verir size.
De ki: Öyleyse O, herşeyin Rabbi iken Allah'tan başka bir Rab mı arayacağım? İnsanların işlediği kötü fiiller yalnızca kendilerini ilgilendirir. Ve sorumluluk taşıyan hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez. Zamanı geldiğinde hepiniz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman Allah üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyi, size haber verip gösterecektir.
"- Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden O, her şeyin Rabbi olduğu halde ben Allah'tan başka helâller ve haramlar koyan, itaati zaruri bir otorite, bir Rab mi arayayım? Kesinlikle herkesin işlediği amellerin yüklendiği günahların sorumluluğu sadece kendisine aittir. Hiçbir suçlu, hiçbir günahkâr, başkasının suçunun, günahının cezasını çekmez. Sonunda hesap vermek üzere Rabbinizin huzuruna götürü-leceksiniz. O da, ayrılığa düştüğünüz, kasıtlı ihtilâf çıkardığınız, çarpıttığınız şeyleri birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir.”
De ki: "Allah her şeyin Rabbi iken ben O'ndan başka kendime Rab mi arayacağım? Herkesin kazandığı ancak kendinedir. Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir ve O size hakkında görüş ayrılığına düştüğünüz şeyleri bildirir. [18]
18.Yani hakkında görüş ayrılığına düştüğünüz şeylerin doğrularının neler olduğunu size bildirir.
Ali Bulaç
De ki: 'O, her şeyin Rabbi iken, ben Allah'tan başka bir Rab mi arayayım? Hiç bir nefis, kendisinden başkasının aleyhine (günah) kazanmaz. Hiçbir günahkar (suçlu) bir başkasının günahını (suçunu) yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, size hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.'
De ki: “-Allah, her şeyin Rabbi iken, hiç ben, Allah'dan başka Rab mi isterim? Herkesin kazanacağı ancak kendine aittir. hiç bir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O vakit Allah, dünyada ayrılığa düşmüş olduğunuz şeyleri size haber verecektir.
De ki: “Allah, her şeyin Rab ve sahibi iken, O’ndan başka Rab mi arayayım? Herkesin kazancı yalnız kendisinedir. Kimse kimsenin yükünü taşımaz. Sonra hepiniz Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. O, içinde olduğunuz ihtilafın iç yüzünü size haber verecektir.
Diyesin ki: «Ben Allahtan başkaca, bir Tanrı mı arayayım? O her şeyin Tanrısı, kim ne kazanırsa, kendisinedir, kimse çekmez başkasının günahın, sonra döneyiniz Tanrıyadır, ayrışmış olduğunuz şeyi size bildirecektir»
De ki: “Ben, Allah'tan başka bir Rab mı arayacağım? Hâlbuki O, her şeyin Rabbidir. İnsanların yaptığı eylemler yalnızca kendilerini ilgilendirir ve hiçbir günahkâr başkasının (günah) yükünü taşımaz (hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez). Zamanı gelince hepiniz (Mahşerde) Rabbinize döneceksiniz. İşte o zaman Allah, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her şeyi size açıklayacaktır.”
De ki: "Allah her şeyin Rabbi iken O'ndan başka bir rab mi arayayım? Herkesin kazandığı kendisinedir, kimse başkasının yükünü taşımaz; sonunda dönüşünüz Rabbinizedir, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirecektir."
De ki: Allah her şeyin Rabbi iken ben ondan başka Rab mı arayacağım? Herkesin kazanacağı yalnız kendisine aittir. Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. Ve O, uyuşmazlığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir.
De ki: "Her şeyin Rabbi iken, ALLAH'tan başka Rab mi arayayım? Herkes kendi yaptığından yarar görür ve kimse kimsenin yükünü çekmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. Ayrılığa düştüğünüz konuda size haber verecektir.
De ki: Allah herşeyin Rabbi iken, ben O'ndan başka Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O, ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir.
Allah, de: her şey'in rabbı iken hiç ben ondan başka rab mı isterim, herkesin kazandığı ancak kendi boynuna geçer, vizir çekecek bir nefis başkasının vizrini çekmez, sonra hep dönüb rabbınıza varacaksınız, o vakit o size ıhtilâf etmekte bulunduğunuz hakıkati haber verecek
De ki: «O her şey'in Rabbi iken ben Allahdan başka bir Rab mi arayacağım? Herkesin kazanacağı kendisinden başkasına âid değildir. Günahkâr hiçbir nefs diğerinin (günâh) yükünü taşımaz. Nihayet dönüşünüz ancak Rabbinizedir. Artık O, size hakkında ihtilâfa düşmüş olduğunuz şeyleri haber verecekdir».
De ki: “O, herşeyin Rabbi iken, Allah'dan başka bir rab mi arayacağım?” Hem herkes ancak kendi aleyhine (günah) kazanır! Ve hiçbir günahkâr, başkasının günâhını yüklenmez! Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir; artık (O,) hakkında ihtilâfa düşmekte olduğunuz şeyleri size haber verecektir.
Deki “O Allah her şeyin Rabbi iken, ondan başka bir Rab mi arayacağım? Her nefsin kazandığı kendisi içindir. Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinize olup, ayrılığa düştüğünüz konuları size haber verecektir.”
De ki «— Allah herşeyin Rabbi iken ondan başka bir Rab arar mıyım? Herkesin kazandığı vebal yalnız kendisine âittir. Hiçbir günahkâr başkasının yükünü taşımaz. Nihayet dönüşünüz ancak Rabbinizedir. İşte o zaman O, ihtilâf etmiş olduğunuz şeyleri size haber verecektir».
De ki: “Allah her şeyin Rabbi iken O'ndan başka bir rab mi arayayım? Hiç bir nefis, kendisinden başkasının aleyhine (günah) kazanmaz. (Günah) Yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz rabbinizedir. O, size hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.”
Onlarade ki: “Kainattaki her şeyin sahibi, efendisi ve Rabb’i Allah iken, ben O’ndan başka Rab mi arayacakmışım? Tüm varlıklar yüce yaratıcının kanunlarına kayıtsız şartsız boyun eğerken, şu evrenin en üstün yaratığı olan ben, sonsuz merhamet ve şefkatiyle beni yoktan var eden ve yaratılmışlar içinde en şerefli makâma yücelten Rabb’ime karşı nasıl olur da nankörlük eder, emirlerine baş kaldırırım? Kaldı ki, herkes ancak kendi kazandıklarından sorumludur; çünkü hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını kendi üzerine alamayacaktır. Günaha teşvik eden, bunun cezasını elbette çekecektir. Fakat bu, hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın onun sözüne uyup günah işleyen kişiyi kurtaramayacaktır. Ey insanlar! Hepiniz dönüp dolaşıp, sonunda Rabb’inizin huzuruna geleceksiniz; işte o zaman Allah, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her şeyi size bildirecektir. Öyleyse, inanç ve davranışlarınızı bu hakîkate göre belirleyin ve yaratılış gayenize uygun bir hayat sürün.
De ki:
-“Her şeyin rabbi O iken, Allah’tan başka bir rabb mi ararım?
Her nefis ancak kendi aleyhine kazanır.
Yüklü bir kişi bir başkasının yükünü çekmez.
Sonra dönüşünüz rabbinizedir.
Size ihtilaf ediyor olduğunuz şeyleri bildirir”.
(Ve): “Allah, her şeyin Rabbi iken ben, Onu bırakıp da başka bir Rab mi arayayım? Herkesin kazancının sorumluluğu kendisine aittir. Hiçbir günâhkâr, bir başkasının günâhını yüklenemez. Sonunda dönüşünüz, Ona olacaktır. O da yaptıklarınızı size (âhirette) tek tek haber verecektir.”1 de.
De ki: “Öyleyse, O her şeyin Rabbi iken Allah'tan başka bir Rab mı arayacağım?” İnsanların işlediği [kötü] fiiller yalnızca kendilerini ilgilendirir; ve sorumluluk taşıyan hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez. 163 Zamanı geldiğinde hepiniz Rabbinize döneceksiniz: ve o zaman üzerinde ihtilafa düştüğünüz her şeyi size [gerçek haliyle] gösterecektir. 164
De ki: “Allah, her şeyin Rabbi iken, ben O’ndan başka bir Rabb mı/kural koyucu mu arayayım?1 Herkesin işlediği günahlar yalnızca kendini bağlar.2 Zira hiçbir sorumlu, bir başkasının sorumluluğunu yüklenemez.3 Sonra hepinizin dönüşü Rabbinize olacak, O da tartışıp anlaşamadığınız tüm gerçekleri size haber verecektir.”4 19/129, 10/32, 23/86, 24/111, 17/15, 31/33, 35/18, 3 10/41, 27/92, 28/85 414/42, 24/64, 58/6
De ki: “O her bir şeyin Rabbi iken, şimdi ben Allah’tan başka bir Rab mi arayacağım?” İnsanların işledikleri kötülükler yalnızca kendilerini bağlar; zira hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz.[1152] Sonunda hepiniz Rabbinize döneceksiniz; işte o zaman O, ihtilafa düştüğünüz hakikatlerin içyüzünü size tek tek bildirecektir.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 164. Ayet Açıklaması
[1152] Vizrin, mânevî yüke delâlet ettiği yerlerde “sorumluluk” anlamı için bkz: 20:87, not 68.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ben Allah Teâlâ'dan başka bir Rab mı ararım ki, O herşeyin Rabbidir. Ve herkesin kazanacağı (günah) ancak kendi aleyhinedir. Ve hiçbir günahkâr nefis, başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O zaman o Rabbiniz kendisinde ihtilâfa düşmüş olduğunuz şeyleri size haber verecektir.»
De ki: “Allah her şeyin Rabbi iken ben O'ndan başka bir rab mı ararım? Herkesin kazandığı, yalnız kendisine aittir. Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Sonunda hep dönüp Rabbinizin huzuruna varacaksınız. O da içinde bulunduğunuz ihtilafın içyüzünü, işin gerçeğini size bildirecektir. [1, 5; 11, 123; 17, 15; 35, 8; 67, 29; 73, 9] [KM, Romalılara 14, 12; Galatyalılara 6, 5}
De ki: "Allah, herşeyin Rabbi iken ben O'ndan başka Rab mı arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir; (O) ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir."
De ki “Allah’tan başka Rab mi ararım? O, her şeyin Rabbidir. Herkes kendi kazandığını sırtlanır. Kimse kimsenin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, anlaşmazlığa düştüğünüz konuları size bildirecektir.”
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 164. Ayet Açıklaması
[*] Sahibidir
Şaban Piriş
De ki:-O, her şeyin Rabbi iken, ben O'ndan başka bir rab mi arayacağım? Herkesin kazandığı yalnızca kendisine aittir. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını taşımaz. Sonunda dönüşünüz ancak Rabbinizedir. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri O, size haber verecektir.
De ki: O herşeyin Rabbi iken, ben kendime Allah'tan başka rab mi arayacağım? Herkes ne kötülük işlerse kendi aleyhine işler. Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Sonunda hepinizin döneceği yer Rabbinizin huzurudur; anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri O size bildirecektir.
Şunu da söyle: "Allah her şeyin Rabbi iken O'ndan başka rab mı arayayım? Her benliğin kazandığı kendi üstünde kalır. Hiçbir günahkâr bir başka günahkârın yükünü taşımaz. Nihayet dönüşünüz Rabbinizedir. Tartışmaya girdiğiniz şeyleri O size haber verecektir."
Eyit yā Muḥammed: Tañrı Ta‘ālādan özge ma‘būd mı isteyem?Oldur her nesnenüñ Rabbisi. Daḫı ḳazanmaz her nefs illā özi üstine ya‘nīcezāsın özi götürür. Daḫı götürmez yük götürici özgenüñ yükini bir kişima‘ṣiyeti sebebi‐le, yir andan ṣoñra kişiye ‘aẕāb olmaz. Tañrı Ta‘ālāyadurdönmeñüz. Pes ḫaber virür size ol nesne kim anda çekişürdi‐siz.