Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 849, sondan 5388. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 60. ayetidir. En'am Suresi 60. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 95 ve toplam ebced değeri ise 7725 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وهو الذي يتوفيكم باليل ويعلم ما جرحتم بالنهار ثم يبعثـكم فيه ليقضى اجل مسمى ثم اليه مرجعكم ثم ينبئكم بما كنتم تعملون
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
Bu ve bundan sonraki âyetler, sûrenin genel muhtevasına uygun olarak yüce Allah’ın varlığını ve birliğini, kudret ve ilminin mükemmelliğini gösteren yeni deliller ve örnekler ortaya koymaktadır.
“Geceleyin öldürme”den maksat, insanın uykuya daldırılması, “diriltme”den maksat da uykudan uyandırılmasıdır. Uyku ve uyanma için vefat ve ba‘s kökünden fiillerin kullanılması, uyku ile ölüm, uyanma ile de yeniden dirilme arasında, bir ölçüde ruhî ve fizyolojik bir benzerlik olmasından dolayıdır. Uyku sırasında organizmanın faaliyetlerinin bir kısmı tamamen durmakta, bir kısmı da yavaşlamaktadır. Özellikle görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma duyularının; hareket, konuşma gibi faaliyetlerin; ayrıca birçok duygusal tepkilerin durması yahut yavaşlaması, uykunun ölümü hatırlatan bir olay olduğunu gösterir. Uyanma ise çeşitli bedenî ve psikolojik faaliyetlerin yeniden normale dönmesini sağladığından, bir bakıma yeniden hayata dönüştür. Âyette dikkati çeken önemli bir husus da öldürme (uyutma) ve diriltme (uyandırma) fiillerinin Allah’a nisbet edilmesi, böylece insanın uyuması ve uyanmasının kendi iradesine bağlı olmadığının gösterilmesidir. Uyuma, bedenin ve ruhun dinlenmesi için bir ihtiyaç olarak görülmektedir. Allah’ın değişmez kanunları uyarınca beden ve ruh, uyku yoluyla dinlenme ihtiyacı hissettiği zaman normal şartlarda ve zorunlu olarak uyku olayı meydana gelir. Hiçbir insan bu zorunluluğu ortadan kaldırma gücüne sahip değildir.
“Sizi öldüren ... sizi dirilten O’dur” şeklindeki vurgulu ifadeler, yüce Allah’ın hem kudretini hem de lutfunu göstermektedir. Zira bu ifadeler “O istemeseydi siz uyuyamazdınız; uyuduğunuz takdirde de uyanamazdınız” anlamını taşıyor. Âyetteki “ceraha” fiili genellikle “işleme, yapma” mânasında kullanılmakla birlikte, kök anlamı (delme, yırtma, yaralama) itibariyle öncelikle kötülük işlemeyi ifade eder ve Allah’ın belirtilen lutfuna karşı kulun nankörlüğüne işaret eder. Yine de Allah her insanı “belirlenmiş ecel”ine kadar yaşatmak suretiyle rahmetini tecelli ettirir. Ancak eninde sonunda herkes O’na dönecek ve O, bütün insanlara neler yaptıklarını haber verecektir.
Tefsirlerde uyku sırasında ruhun durumunun ne olduğu konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Şevkânî âyetin “yeteveffâküm bi’l-leyli” kısmını şöyle açıklamıştır: “Allah sizi uyutunca, kendileriyle temyiz sahibi olduğunuz nefislerinizi (ruhlarınızı) kabzeder. Ancak bu hakiki ölüm değildir. Bir görüşe göre uyku sırasında ruh bedenden çıkmakla birlikte hayat bedende kalmaya devam eder. Başka bir görüşe göre ruh bedenden çıkmaz; fakat sadece zihin çıkar (şuur faaliyetleri durur). Ancak, doğrusu şudur ki, bu olayın mahiyetini yüce Allah’tan başkası bilemez (Şevkânî, II, 143).
Mehmet Okuyan
Geceleyin sizi vefat ettiren (uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş süre tamamlansın diye onda (gündüz) sizi dirilten (uyandıran) O (Allah)’tır. Sonra dönüşünüz yine yalnızca O’nadır. Sonunda yaptıklarınızı size bildirecektir.
Buradaki [yeteveffâ] fiili [el-leyl] kelimesiyle kullanıldığı için “öldürmek” değil, “ölüm gibi uyutmak” demektir.
Bayraktar Bayraklı
Geceleyin sizi öldüren, gündüzün de ne işlediğinizi bilen, sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Ardından O, yaptıklarınızı size haber verecektir.
O'dur geceleyin sizi öldüren¹, gündüz elde ettiğiniz şeyleri bilen. Sonra, bilinen ecelin gerçekleşmesi için diriltendir.² Sonunda O'nadır dönüşünüz. Sonra da her ne yaptıysanız onu size haber verecektir.
1- Ölü gibi uyutan. Uyku ile canlı hatla bağlantınızı kesen. 2 – Gündüz uyandıran.
Ahmet Akgül
Sizi geceleyin (bir nevi) öldürüp (uyutuveren) ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte (yapıp kazanmakta) olduklarınızı' bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda (her sabah da) sizi diriltip (uyandıran) O'dur. Sonra 'en son dönüşünüz' O'nadır. Sonra yapmakta olduklarınızı size O haber verecek (ve hesabını soracaktır).
O, öyle bir Tanrıdır ki geceleyin adeta sizi öldürür, gündüzün ne çeşit işlerde bulunacağınızı bilir, sonra sizi gündüz diriltir de mukadder olan ölümünüze dek bu, böyle gider, ölümden sonra da dönüp varacağınız yer, onun tapısıdır, sonra ne yaptıysanız hepsini size haber verir.
O'dur, sizi geceleyin öldürür gibi uyutan ve gündüzleyin ne yaptığınızı bilen. O, sizi kendisi tarafından tespit edilen ömrü tamamlamak için her gün uykudan uyandırıp, hayata geri döndürür. En sonunda, yine O'na döndürüleceksiniz ve o zaman hayatta iken, yaptığınız tüm şeyleri size gösterecektir.
Ruhlarınızı alarak geceleyin sizi ölü gibi uyutan, gündüzkü faaliyetlerinizi ve kazançlarınızı bilen; sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye, ölüm ânı gelinceye kadar, gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur.
Sonra hesap vermek üzere O'nun huzuruna götürüleceksiniz. Daha sonra O bütün işlediğiniz amelleri birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir.
Sizi geceleri öldüren [5] ve gündüzleri ne işlediğinizi bilen sonra belirli sürenin tamamlanması için gündüzleri sizi yeniden dirilten O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'na olacak, sonra yaptıklarınızı size bildirecektir.
5.Uyku ölüme benzediği ve uyku anında insan iradesine hakim olamadığı için bu ifade kullanılmıştır. Ya da burada ölümle kastedilen ruhların alınmasıdır. Buna göre ifade "Geceleri sizin ruhlarınızı alan..." anlamına gelir.
Ali Bulaç
Sizi geceleyin öldüren (uyutan) ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte (yapıp kazanmakta) olduklarınızı' bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra 'en son dönüşünüz' O'nadır. Sonra yapmakta olduklarınızı size O haber verecektir.
O'dur ki, sizleri geceleyin uyutarak ölü gibi yapıyor, gündüz de yaptığınız işleri biliyor. Sonra takdir edilen ömür tamamlansın diye, sizi gündüz uyandırıyor. Nihayet dönüşünüz O'nadır. Sonra O, dünyada yapmış olduğunuz işleri, size haber verecektir. (Sizi hesaba çekecektir.)
O’dur sizi geceleyin vefat ettiren (bilincinizi alan) ve gündüzleyin yaptıklarınızı bilen, sonra sizi o gündüzde dirilten. Ta ki o malum eceliniz bitsin. Sonra dönüşünüz O’na olacaktır. Sonra yapmış olduklarınızı size haber verecektir.
Odur geceleyin uyutan, gündüzün de, ne yapsanız hep bilen, adanmış bir zaman bitene değin, gündüz dirilten de o, sonra sizin döneyiniz onadır, sonra bildirecek nettiğinizi
Geceleyin (uyutarak) sizi ölü (gibi) yapan, sonra (kendisi tarafından) tespit edilen ömrü tamamlamak üzere sizi (uyandırarak) her gün hayata geri döndüren ve gündüzün ne yaptığınızı bilen O'dur. En sonunda O'na döndürüleceksiniz. Ve o zaman (dünyada) yaptığınız bütün her şeyi size gösterecektir.
Bkz. 3:15, 39:42 ve dipnotu.Demek uyku anında insan canlılığını devam ettirirken ruhu kendisinden ayrılıyor. Yani uyku anında ölümle yaşamak arasında sadece bir kerte kalıyor o da vücudun canlı kalması ve müdahalelere reaksiyon gösterebilmesi. Ölüm hem ruhun hem de canın bedenden ayrılmasıdır. Vefat ise sadece ruhun bedenden ayrılmasıdır. Onun için Hz. Muhammed uykuya geçmeden önce; “Allah’ım senin adını anarak ölür ve dirilirim (uyur ve uyanırım)” şeklinde dua ederdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, gündüzün yaptıklarınızı bilen, mukadder olan hayat süreniz doluncaya kadar gündüzleri sizi tekrar kaldıran O'dur. Sonra dönüşünüz O'nadır, işlediklerinizi size bildirecektir.
Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.
O'dur, geceleyin sizi öldüren, gündüzün ne işlediğinizi bilen, belli yaşam süresi dolsun diye gündüzleyin sizi dirilten... Sonra dönüşünüz O'nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir.
Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı bilen, sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir.
O odur ki sizleri geceleyin kendinizden geçirir alır, bununla beraber gündüz kazandıklarınızı bilir tutar, sonra sizi onun içinde ba'seder ki mukadder olan bir ecel tamamlansın, sonra onadır yine nihayet dönümünüz, sonra size haber verecek neler işliyordunuz
Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün ne elde etdiğinizi bilen, sonra sizi o zaman (diriltircesine) uyandıran Odur. Tâki (böyle böyle) muayyen olan bir ecelin (bir ömrün) hükmü icra ve itmam edilmiş olsun. Yine dönüşünüz ancak Onadır. (Bundan) sonra ise O, size (dünyâda) ne yapardınız haber verecekdir.
Geceleyin sizi (bir nevi' ölüm olan uyku ile) öldüren ve gündüzün ne kazandığınızı bilen, sonra belirli bir ecelin tamamlanması için onda (o gündüz vakti) sizi dirilten (uyandıran) da O'dur. Sonra dönüşünüz ancak O'nadır; sonra (da O, dünyada)yapmakta olduklarınızı size haber verecektir.
Sizi gece öldüren (uyutan) ve gündüz de ne kazandıklarınızı bilen, sonra belirlenmiş bir zamana kadar sizi yeryüzüne gönderen O dur. Dönüşünüz O’nadır ve size yaptıklarınızın hepsini haber verecektir.
Geceleyin sizi uyutan, gündüzleyin ne kazandığınızı bilen; sonra muayyen olan ecel [¹] tükeninceye kadar sizi uykudan kaldıran odur. Dönüşünüz gene O/nadır, nihayet işlemiş olduklarınızı size haber verir.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 60. Ayet Açıklaması
[1] Müddet-i hayat miktarı veya kabirde bulunduğunuz miktar.
Kadri Çelik
Geceleyin sizi tümüyle alan (uyutan), gündüzün ne yaptıklarınızı bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar gündüz olduğunda sizi kaldırıp uyandıran O'dur. Sonra dönüşünüz O'nadır. Ardından yapmakta olduklarınızı size haber verecektir.
Sizi geceleyin uykuya daldırarak bir anlamda öldürenve gündüz vakti yapıp ettiğiniz her şeyi bilen O’dur. Sonra da, belirlenmiş olan yaşam süresinin tamamlanması için, sizi her sabah uyandırarak yeniden diriltir. Nihâyet bir gün, bu hayat sona erecek ve sonunda O’nun huzuruna varacaksınız, işte o zaman O, yaptığınız her şeyi size bir bir haber verecektir.
Sizi Geceleyin vefat ettiren de O’dur.
Gündüz iz bıraktığınız şeyleri de bilir.
Belli bir ecel yaşanması (geçmesi) için sonra sizi orada yeniden diriltir.
Sonra dönüşünüz O’nadır.
Sonra size işliyor olduğunuz şeyleri bildirir.
Sizi geceleyin öldüren,1 gündüz vakti de ne yaptığınızı2 bilen, sonra eceliniz gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandıran Odur. Sonunda dönüşünüz Ona olacaktır. O da yaptıklarınızı size (âhirette) tek tek haber verecektir.
1 Bu ifâde mecâzen: “Sizi uykunuzda ölü gibi kendinizden geçiren.” demektir.2 Cerh: Lügatte bir şeye tesir edip zedelemek, ele geçirmek, kazanmak demektir.
Muhammed Esed
O'dur sizi geceleyin ölü [gibi] yapan 50 ve gündüzün ne yaptığınızı bilen. O, sizi [Kendisi tarafından] tesbit edilen ömrü tamamlamak üzere her gün 51 hayata geri döndürür. En sonunda O'na döndürüleceksiniz: ve o zaman [hayatta] yaptığınız bütün şeyleri size gösterecektir.
O’dur geceleyin sizi vefat ettiren/sizdeki bilinci alan ve gündüzünde neler yapıp ettiğinizi bilen. Sonra belirlenen süreye kadar yaşamanız için sizi her sabah yeniden dirilten/bilincinizi size iade eden. Sonunda dönüşünüz O’nadır, ardından O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecek. 24/64, 18/49, 39/42, 56/60, 58/6
Nitekim, geceleyin sizi ölü (gibi) yapan ve gündüzün neler işlediğinizi bilen O’dur. Sonra tayin edilen ömrü yaşamak üzere, sizi her gün hayata O geri döndürür:[1062] En sonunda dönüşünüz O’nadır ve nihayet yaptığınız her bir şeyi size bildirecektir.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 60. Ayet Açıklaması
[1062] Krş: 78: 9-11, not 8.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O, o Zât-i Kibriya'dır ki, sizleri geceleyin uykuya daldırır ve gündüzün ne kazandığınızı bilir. Sonra ondan gündüzün uyandırır. Tâ ki mukadder olan ecel nihâyete ersin. Sonra dönüşünüz O'nadır. Sonra size ne işler yapar olduğunuzu haber verecektir.
O'dur ki geceleyin uykuda sizi kendinizden geçirip alır, gündüzün ne işlediğinizi bilir. Mukadder olan ömür müddetiniz doluncaya kadar, bu bilincinizi alıp, gündüzün sizi uyandırma sürecini devam ettiren de O'dur. Bu sürecin sonunda da dönüşünüz O'na olacak ve O size yaptıklarınızı bir bir bildirip karşılığını verecektir. [3, 55; 39, 42; 13, 10; 28, 73; 78, 10-11]
O'dur ki, geceleyin sizi öldürür (gibi uyutur), gündüzün ne işlediğinizi bilir; sonra belirlenmiş süre geçirilip tamamlansın diye gündüzün sizi diriltir. Sonra dönüşünüz O'nadır; sonra (O, dünyada) yaptıklarınızı size haber verecektir.
Geceleyin sizi vefat ettiren[1] ve gündüz ne yapıp ettiğinizi bilen O'dur. Gündüz sizi kaldırır ki belirlenmiş ecelinizi[2] tamamlasın. Sonra dönüşünüz O'na olacaktır. Daha sonra da yapmış olduklarınızı size O bildirilecektir.
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 60. Ayet Açıklaması
[*] Ecel-i Müsemma: Belirlenmiş ecel. Bkz.: En'am 6:2 ve dipnotu.
Şaban Piriş
Geceleyin sizi öldüren O'dur. Belirli bir sürenin geçmesi için sizi yeniden dirilttiği gündüzleri de ne yaptığınızı bilir. Sonra dönüşünüz O'na olacak ve O size ne yapmış olduğunuzu haber verecektir.
Gece sizi öldüren, gündüz ne işlediğinizi bilen, sonra belirlenmiş eceliniz doluncaya kadar sizi dirilten Odur. Sonra da dönüşünüz Onadır; O size yaptıklarınızı haber verir.
O, odur ki, geceleyin sizi öldürür. Gün boyunca neler yapıp neler kazandığınızı bilir. Sonra, belirlenmiş süre işletilip tamamlansın diye, gün içinde sizi diriltir. Nihayet O'nadır dönüşünüz. Sonra, yapıp ettiklerinizi size haber verecektir.
daħı ol oldur kim alur canuñuzı sizüñ gice bilür anı kim ķazandañuz gündüz. andan gįrü dirürür sizi anuñ içinde tā tāmam olına bir müddet adanılmış andan anuñ dapadur dönecek yirüñüz andan ħaber vire size anuñ kim olduñuz-ıdı işlersiz.