

Cenaze gömüldükten sonra mezarı başında namazının kılınması da ihtilaflı konulardandır. İbnü'l-Münzir şöyle demiştir: Çoğunluk bunun meşru olduğu görüşünü benimsemiştir. en-Nehaî, İmam Malik ve Ebu Hanife bunu meşru görmemiştir. Onlardan rivayet edildiğine göre, ölü için namaz kılınmadan defne-dilmişse onun cenaze namazı kılınır, aksi takdirde kılınmaz. İbn Hibban, Hammad İbn Seleme aracılığıyla Sabit'ten şunu rivayet etmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bu kabirler, içinde yatanlar için karanlıkla doludur. Yüce Allah benim namaz kılmam sebebiyle bu kabirleri nurlandırır" İbn Hibban, muhalif görüşte olanların bu hadisi delil göstererek, kabirlerde yatan kimseler İçin cenaze namazı kılmanın Nebi s.a.v.'e özgü niteliklerden olduğu görüşünü kabul ettiklerine işaret etmektedir. Sonra Harice İbn Zeyd, İbn Sabit'ten nakledilen bu kıssanın bir benzerini de kaydetmektedir. Bu rivayette İse şu ifadeler yer alıyor: "Sonra kabrin başına geldi. Biz onun arkasında saf yaptık. O dört tekbir getirdi." İbn Hıbban şunları kaydeder: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisi ile birlikte bu cenaze namazını kılanları yadırgamaması, bunun başkası İçin de caiz olduğunu açıklamaktır, bu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e özgü değildir. Ancak bu görüş şöyle eleştirilmiştir: "Dolaylı olarak gerçekleşen bir şey, bir şeyin asıl olduğu konusunda delil olamaz."

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.