Nisbeel-Bekrî

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Mes’ud r.a. şöyle dedi: Nebiyy-i Mükerrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Kişi Allah'ın rızasını gözeterek ailesine harcama yaptığında bu kendisi için sadaka olur. Tekrar: 4006, 5351
Abdullah İbn Yezîd şöyle demiştir: Bana Bera İbn Azib - o kesinlikle yalancı biri değildir - Resûlullah ile birlikte kıldıkları namazı şu şekilde nakletti: "Biz Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in arkasında namaz kılardık. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (semi' allahu limen hamideh) deyip alnını yere koyana kadar bizden hiç kimse belini bükmezdi."
Ebu Eyyub el-Ensarî şöyle nakletmiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Veda Haccında akşam ve yatsı namazlarını Müzdelife'de cem' ederek kılmıştır. Tekrar: 4414
Zeyd İbn Sabit anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud savaşına çıkınca onunla birlikte hareket edenlerden bir kısmı ordudan ayrılıp geri döndü. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte devam eden ashabından bir kısmı: "Onları öldürelim!" derken diğer bir kısmı ise "Hayır, öldürmeyelim!" diyordu. Bu olayla ilgili olarak: "Siz ne diye münafıklar hakkında böyle iki farklı gruba ayrılırsınız ki! [Nisa 88] ayeti indi ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ateş nasıl demirin kirini pasını temizlerse Medine de insanların iyisini kötüsünü öyle ayıklar!" Tekrar: 4050, 4589
Adi İbn Sabit'ten rivayet edilmiştir: Abdullah İbn Yezıd el-Ensari'nin şöyle dediğini işittim: -Abdullah İbn Yezid, Adi'nin anne tarafından dedesiydi- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yağmalamayı ve musle (organ kesme)yi yasaklamıştır. Tekrar: 5516
Abdullah b. Yezid'den rivayete göre o Ebu Mes'ud el-Bedri'yi, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu naklederken dinlemiştir: "Kişinin aile halkına nafakası (harcaması) bir sadakadır."
Zeyd b. Sabit r.a. dedi ki: ygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud gazvesine çıktıktan sonra onunla birlikte çıkım kimselerden bir kısmı geri döndü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de ashabı\iki gruba ayrıldı: Bir kesim, onlarla savaşırız diyor, diğer kesim onlarla savaşmayız, diyordu. Bunun üzerine de: "Münafıklar hakkında ne diye iki gruba ayrıldınız? Halbuki Allah onları kazandıkları yüzünden baş aşağı yıkıvermiş bulunuyor."[Nisa, 88] buyruğu indi ve (Allah Resulü) şöyle buyurdu: O Taybe'dir. Ateşin gümüşün yaramaz kısımlarını silip süpürdüğü gibi, o da günahları siler süpürür."
Abdullah b. Yezid el-Hatmı'deri rivayete göre "Ebu Eyyub ona şunu bildirmiştir: Kendisi Veda haccında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte akşam ile yatsı namazını birlikte kılmıştır."
"Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız?" ayeti hakkında Zeyd İbn Sabit'ten şöyle nakledilmiştir: Hz. Nebi'in ashabından bir grup Uhud savaşına giderken geri dönmüştü. Müslümanlar onlarhakkında iki gruba ayrılmışt!. Bir grup onların öldürülmesi gerektiğini söylerken, diğer grup öldürülmemeleri gerektiğini söylüyordu. Bunun üzerine bu ayet indi. Nebi Sallallahu Alyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Medfne güzeldir. Ateşin, gümüşün kirini temizlediği gibi, o da kötü insanları temizler."
Ebu Mes'ud el-Ensari r.a.'den; ben (yani hadisi ondan rivayet eden Abdullah b. Yezid) Ebu Mes'ud'a: Sen bunu Nebi'den mi rivayet ediyorsun, diye sordum. O şu cevabı verdi: (Evet), Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den rivayet ediyorum. O şöyle buyurdu: Müslüman bir kimse aile halkına -Allah'tan ecrini umarak- bir şeyler infak edecek olursa mutlaka bu infakı onun için bir sadakadır." Diğer tahric edenler: Tirmizi Birr; Müslim, Zekat
Abdullah b. Yezid'den, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem nühbeyi (açıktan ve zorla birisinin malını almayı) ve musleyi nehyetmiştir. Fethu'l-Bari Açıklamaksı: "Müsle", hayvanın canlı iken organlarını ya da bir kısmıni kesmek demektir. "Masbura ve mücesseme" ise atış yapmak için bağlanıp hedef edinilen hayvandır. Eğer bu sebeple ölürse onu yemek helal olmaz. Kuşlar ve benzerleri hakkında kullanılan "el-cusum", develel'in çökerek oturmalarına benzer. "Bir hayvanın yahut başkasının öldürülmek için hapsedilip bağlanmas!." Buna benzer bir rivayet de Ebu Eyyub'un naklettiği bir hadistir. Şöyle demiştir: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki, bir tavuk dahi olsa ben onu canlı olarak hapsetmem. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i canlı olarak öldürmeyi nehyederken işitmişimdir." Hadisi Ebu Davud kavi bir sened ile rivayet etmiştir. Bütün bunları genel olarak Müslim'de yer alan Şeddad b. Evs'in merfu olarak (Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e nispet ederek) zikrettiği hadis, bir arada ifade etmektedir: "Öldürdüğünüz vakit güzelce öldürünüz, zebh ettiğiniz (kestiğiniz) vakit de güzelce kesiniz. Sizden herhangi biriniz (kesim yapacağında) bıçağını iyice bilesin de kestiği hayvanı rahatlatsın." Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- İbn Ebi Cemra dedi ki: Bu hadiste yüce Allah'ın öldürülme halinde bile kullarına ne kadar merhametli olduğu dile getirilmektedir. O, öldürülmeyi (gerektiğinde) emrettiği gibi, nfk ile öldürmeyide emir buyurmuştur. 2- Bu hadisten Allah'ın bütün kullarını hükmüne tabi tuttuğu da anlaşılmaktadır. Çünkü o, hiçbir kimseye keyfiyet sınırlarını belirlemeksizin istediği gibi tasarruf ta bulunma imkanını vermemiştir. 3- Bu hadislerde insanın hayvana ve başkalarına işkence yapması haram kılınmaktadır. 4- Birinci hadisten Enes'in -sözü geçen emırin oldukça sert olduğunu bilmekle birlikte- iyiliği emredip münkerden alıkoymak hususunda, büyük bir güce ve metanete sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ama halife Abdulmelik b. Mervan, Haccac'ın Enes'e karşı sert ve kaba davranışından sonra ona ilişmesini yasaklamıştı. Çünkü Enes, Haccac'ı, Abdulmelik'e şikayet etmiş, Abdulmelik de Haccacıa ağır sözler söyleyerek ona gereken ikramda bulunmasını emretmişti. -------- Hadiste sözü geçen el-Hakem b. Eyyub, Basra'da vali naibi olup şerhte sözü geçen sert emir, zalim Haccac b. Yusufun amcasının oğludur.
Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Adiyy yâni îbni Sabit'den, o da Abdullah b. Yezîd'den, o da Ebû Mes'ûd-u Bedri'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: «Müslüman, Allah'ın rızasını hesaba katarak ailesi efradına İntakta bulunursa, bu onun için bir sadaka olur.
(Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti. ki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'den naklen haber verdi. ki): Bana Adîyyü'bnü Sabit haber verdi. Ona, da Abdullah b. Yezîd El-Hat-mî rivâyet etmiş, ona da Ebû Eyyûb haber vermiş ki, kendisi veda hac cin da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte akşam ve yatsı namazlarını Müzdelife'de beraberce kılmış
(Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti. ki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'den naklen haber verdi. ki): Bana Adîyyü'bnü Sabit haber verdi. Ona, da Abdullah b. Yezîd El-Hat-mî rivâyet etmiş, ona da Ebû Eyyûb haber vermiş ki, kendisi veda hac cin da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte akşam ve yatsı namazlarını Müzdelife'de beraberce kılmış
Bize Ubeydullah b. Muâz yâni Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şû'be, Adiyy'e yâni İbni Sâbit'ten rivayet etti. O da Abdullah b. Yezîd'den, o da Zeyd b. Sâbit'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitmiş. Şöyle buyurmuşlar: «O, yâni Medine Teybe'dir. Ateş gümüşün pasını nasıl atarsa Medine de hayırsızları öyie atar.»
Bize Ubeydullah b. Muaz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Adiy'den (bu zat İbni Sâbit'dir.) rivayet etti. (Demişki): Ben Abdullah b. Yezîd'i, Zeyd b. Sâbit'den naklen rivayet ederken dinledim ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Uhud harbine çıkmış da, beraberindeki insanlardan bazıları geri dönmüş. Bunlar hakkında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı iki fırkaya ayrılmışlar. Bazıları bunları öldürelim; bazıları da hayır, öldürmeyelim, demişler. Bunun üzerine: «Size ne oluyor ki münafıklar hakkında iki fırkaya ayrılıyorsunuz?» [Nisa 88] âyet-i kerîmesi nâzıl olmuş.
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. H. Bana Ebû Bekr b. Nâfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. .
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Yahyâ b. Saîd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Adî b. Sâbit ← Abdullah b. Yezîd ← Zeyd b. Sâbit
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Adî b. Sâbit ← Abdullah b. Yezîd ← Zeyd b. Sâbit
Bize Muhammed b. Beşşâr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivâyeİ etti. H. Bana Ebû Bekir b. Nâfi* de rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder rivâyet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Adiy b. Sâbit'den, o da Abdullah b. Yezîd'den, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti ki, şöyle demiş: Bana Resûluîlah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıyamet kopuncaya kadar olacak her şeyi haber verdi. Bunlardan hiç bir şey yoktur ki, ona sormuş olmayayım Yalnız ona Medînelileri Medine'den ne çıkaracak? diye sormadım.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Adî b. Sâbit ← Abdullah b. Yezîd ← Huzeyfe b. el-Yemân
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Vehb b. Cerir rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi