

Yağmanın Hükmü : Yağma, kişi’nin kendisine ait olmayan bir malı insanların gözü önünde almasıdır. Başkasının malını yağmalamak caiz değildir. Konu başlığının ters anlamı, sahibi izin verdiğinde bunun caiz olmasını gerektirir. Yağmalanan şayi mal’a örnek olarak, bir topluluğa sunulan yemek verilebilir. Yemeği herkes kendi önünden yemelidir ve sofradakilerin rızası olmaksızın başkasının önüne uzanmamalıdır. İbrahim en-Nehaı ve diğer bazı fakihler de böyle bir kanaat belirtmişlerdir.
Düğünlerde Saçılan Para Ve Şekerlerin Hükmü Malik ve bazı fakihler düğünde saçılan (para ve şeker) gibi şeyleri kapışmayı da mekruh görmüşlerdir. Çünkü bu ya saçan kişinin orada bulunan herkesin eşit olarak almasına izin verdiği şeklinde yorumlanır -ki bu, eşitliği gerektirir, kapışma ise bunun tam tersini gerektirir- ya da herkes neyi elde ederse ona sahip olacağı şeklinde yorumlanır. Bunun ise geçerliliğiyle ilgili yorumlar farklı olmuş ve bundan dolayı mekruh görülmüştür.
Bu konu Şirket (Ortaklık) bölümünde daha ayrıntılı bir şekilde açıklanacaktır. (2490. hadis) باب: كسر الصليب وقتل الخنزير. 31. HAÇ KIRMAK VE DOMUZ ÖLDÜRMEK حدثنا علي بن عبد الله: حدثنا سفيان: حدثنا الزهري قال: أخبرني سعيد بن المسيب: سمع أبا هريرة رضي الله عنه، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: (لا تقوم الساعة حتى ينزل فيكم ابن مريم حكما، مقسطا، فيكسر الصليب، ويقتل الخنزير، ويضع الجزية، ويفيض المال حتى لا يقبله أحد).
Bu hadisin açıklaması Enbiya (Nebiler) bölümünde gelecektir.(3448. hadis) Buhari bu hadisi burada zikrederek şuna işaret etmiştir: Domuz öldüren veya haç kıran kişi bunu tazmin etmez. Çünkü bu zaten yapılması emredilen bir fiildir. Çünkü Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hz. İsa'nın bunu yapacağını haber vermiştir. Hz. İsa, yeryüzüne indiği zaman bizim Nebiimizin getirdiği İslami ahkam üzere hükmedecektir. Nitekim bunun açıklaması ileride gelecek.
Şu açıktır ki, haç kırmanın caiz olması, Müslümanlarla sınır aşılmamış ise bir Müslüman bir haçı kırdığı zaman tazmin etmesi gerekir. Çünkü onlar, bu halleriyle kabul edilmeleri karşılığında cizye vermektedirler. Hz. İsa'nın bütün haçları kıracak olmasındaki incelik de budur. Çünkü o, cizye verilmesini kabul etmeyecektir. Bu, Hz. İsa'nın, Nebiimiz Hz. Muhammed'in dinine ait bir hükmü kaldıracağı anlamını taşımaz. Hükmü kaldıran, Nebiimizin diliyle bizim dinimizdir. Çünkü Hz. Nebi bunu haber vermiş ve onaylamıştır.
باب: هل تكسر الدنان التي فيها الخمر، أو تخرق الزقاق. 32. ŞARAP FIÇILARI KIRILIR MI VEYA DERİ'DEN OLANLAR YIRTILIR MI? فإن كسر صنما، أو صليبا، أو طنبورا، أو ما لا ينتفع بخشبه.وأتي شريح في طنبور كسر، فلم يقض فيه بشيء. Bir kimse bir put'u veya haç'ı veya tanburu ya da tahtası işe yaramayan bir şeyi kırarsa (bunun hükmü nedir?) Şureyh'e kırılmış bir tanbur getirilmiş ve tazmin edilmesine hükmetmemiştir.
حدثنا أبو عاصم الضحاك بن مخلد، عن يزيد بن أبي عبيد، عن سلمة بن الأكوع رضي الله عنه: أن النبي صلى الله عليه وسلم رأى نيرانا توقد يوم خيبر، قال: (على ما توقد هذه النيران). قالوا: على الحمر الإنسية، قال: (اكسروها وأهرقوها). قالوا: ألا نهريقها ونغسلها؟ قال: (اغسلوا). Buhari konu başlığını "Şarap fıçıları kırılır mı, deriden olanlar Itulumlar yırtılır mı" şeklinde koymuş ve bunun hükmünü açıklamamıştır. Çünkü bu konuda güvenilen görüş, ayırım yapılması yönündedir: Şöyle ki kapların içindeki içki dökülüp kaplar yıkandığı zaman temizlenecek ve kullanılabilecekse telef edilmesi caiz olmaz. Kullanılamayacaksa caiz olur.
Konu İle İlgili Diğer Rivayetler. 1.Buhari, "fıçıların kırılması" ile Tirmizi'nin Ebu Talha'dan rivayet ettiği şu hadise işaret etmiş gibidir: "Ey Allah'ın Nebisi! Korumam altındaki yetimler için şarap satın aldım" dedi. Nebi (s.a.v.) "Şarabı dök ue fıçılan kır" buyurdu. 2. Buhari, "deriden olan kapların yırtılması" ile de Ahmed İbn Hanbel'in naklettiği şu rivayete işaret etmiştir: Abdullah İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Nebi (s.a.v.) bir bıçak alıp pazar yerine çıktı. Orada Şam'dan getirilmiş deri şarap kapları vardı. Bıçakla o kapları kesti.
Buhari, eğer sabit olmuşlarsa bu iki hadise işaret etmiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem fıçıların kırılmasını ve deri şarap kaplarının yırtılmasını sahiplerine ceza olsun diye emretmiştir. Yoksa bunlar, yıkandıktan sonra kullanılabilir. Nitekim konunun ilk hadisi olan Seleme hadisi bunu göstermektedir. Kişi bir putu veya haçı veya tanburu ya da tahtası işe yaramayan bir şeyi kırdığında tazmin etmesi gerekir mi, gerekmez mi? Putun ve haçın ne olduğu bilinmektedir ve tahtadan, demirden, bakırdan vb. maddelerden yapılır.
Tanbur müzik aletlerinden biridir. Musannif Buhari bu konuda üç hadise yer vermiştir: Bunlardan ilki içinde evcil eşek eti pişirilmiş olan tencerelerin yıkanması ile ilgili olan Seleme İbn Ekva' hadisidir. Zebaih (Boğazlanan hayvanlar/kurbanlar) bölümünde bu hadis üzerinde ayrıntılı olarak durulacaktır. İbnü'l-Cevzi şöyle demiştir: Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara tencereleri kırmaları emri ile, yenilmesini yasaklamış olduğu bir şeyi pişirdiklerinden dolayı hükmü ağırlaştırmayı kastetmiştir. Onların, emrine boyun eğdiklerini görünce de kapl?rın yıkanmasını yeterli görmüştür.
Bu hadis, içinde evcil eşek eti pişirilmiş olan kapların temizlenmesinin mümkün olmadığını iddia edenlere karşı bir cevaptır. Çünkü tencerenin içindeki eşek etinin yıkandığı su tencereyi temizler. Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de o kapların yıkanmasına izin vermiştir. Bu kapların temizlenebileceğini gösterir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.