

İbn Reşîd şöyle demiştir: "Burada kasdedilen, tek bir (at yada köle) değil, cins olarak at ve köledir. Çünkü kullanılan köle ve binek atından dolayı (zekat gerekmediği konusunda) hiçbir görüş ayrılığı yoktur. Kufeli bazı alimler, kölenin değeri üzerinden zekat alınması gerektiğini söylemiştir. Buhari belki, Hz. Ali'den (r.a.) merfu olarak rivayet edilen, "At ve kölenin zekatı konusunda size muafiyet tanımıştım. Artık kölenin zekatını getirin" hadisine işaret etmek istemiştir. Bu hadisi, Ebu Davud ve diğer bazı hadisçiler nakletmiştir. Ravî zinciri sağlamdır.
Ebu Hanîfe, atın, erkek ve dişi atlardan oluşması halinde üremelerini dikkate alarak, farklı bir görüş belirtir. Bu görüşünde yalnız kalmıştır. Ondan, bunun aksi yönünde bir rivayet de bulunmaktadır. Ebu Hanîfe'ye göre, mal sahibi şu seçeneklerden birini yapabilir: Ya her bir at İçin bir dinar verir. Ya da atların değerini hesapladıktan sonra bedelinin kırkta birini zekat olarak verir. Delil olarak yukarıdaki hadis getirilmiştir.
Şöyle ki; hadisteki, "yükümlü değildir" şeklindeki olumsuz ifade, değeri ile İlgili değil, rakabesi (kölenin bizatihi şahsı) hakkındadır. Zahirîler, yukarıda metnini vermiş olduğumuz hadisten yola çıkarak, ticaret İçin bile olsa hiçbir durumda at ve köle için zekatın vacip olmadığı görüşüne varmıştır. Zahirîlerin görüşüne şöyle cevap verilir: Ticaret mallarından zekat verilmesi gerektiği icma ile sabit bir hükümdür. Nitekim İbnü'l-Münzir ve diğer alimler bu şekilde nakletmiştir. Dolayısıyla bu hüküm, yukarıdaki hadisin genel anlamını tahsis eder. Allah (c.c) en iyisini bilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.