

İbn Battal şöyle der: "Buharî, yukarıdaki konu başlığını seçerek, umre yapmak isteyen kimsenin, tavaftan sonra, henüz Safa ile Merve arasında sa'y etmeden önce ihramdan çıkabileceğini iddia eden görüşe reddiyede bulunmayı amaçlamıştır. Bundan dolayı Urve'nin, "(Hacerü'i-Esved) köşesine el sürünce ihramdan çıktılar" sözünün, "Hacerü'l-Esved'i istilam edip tavaf ve sa'yi de yaptıktan sonra ihramdan çıktılar" şeklinde yorumlanması gerektiğini beyan etmiştir. Bu konudaki delili ise yukarıda Abdullah İbn Ömer'den rivayet edilen hadistir."
Nevevî şöyle der: "Rükne (köşeye) el sürdüler" sözünden kasıt, Hacerü'l-Esved'e el sürmektir ki bu iş, tavafın en başında yapılır. Tavafın başında iken ihramdan çıkılamayacağı hükmü icmaen sabittir. Dolayısıyla bu sözü şöyle anlamak gerekir: "Rükne el sürüp tavafı ve sa'yi tamamladıktan sonra traş olup ihramdan çıktılar." Anlam açık olduğu için bu şekilde olması gereken cümleyi kısaltarak söylemiştir. Alimler, tavaf tamamlanmadan önce ihramdan çıkılamayacağı konusunda icma etmiştir. Diğer yandan alimler çoğunluğuna göre, tavaftan sonra sa'y de yapılmalıdır. Daha sonra traş olunmalıdır."
1614, 1615 nolu hadiste şöyle bir müşkiî vardır. Hz. aİşe (r.anha) söz konusu hacda adetli olduğu için tavaf yapamamıştı. Bu müşkil, ravinin, Hz. aişe'nin, Veda Haccı dışında yaptığı diğer bir haccı kasdettiği şeklinde yorumlanırsa ortadan kalkar. Çünkü Hz. Aişe, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den sonra birçok kez hac yapmıştır. Mekke'ye gelen kimsenin, öncelikle tavaf yapması müstehaptır.
Çünkü Mescid-i Haram'ın tahiyyetü'l-mescid namazı tavaf ile olur. Bazı Şafiî alimler, bu hükümden, insanların içine çıkmayan güzel veya izzetli kadınları istisna etmiştir. Buna göre böyle kadınların, eğer Mekke'ye gündüz girmişler ise tavafı geceye kadar geciktirmeleri müstehaptır. Yine farz olan bir namazı cemaatle kılmayı, müekked veya kaza namazını kaçırmaktan endişe eden kimseler de bu hükümden müstesnadır. Çünkü bunların hepsi tavaftan daha önceliklidir.
Alimler çoğunluğuna göre kudüm tavafını terkeden kimseye hiçbir ceza yoktur. İmam Malik ve Şafiilerden Ebû Sevr'e göre, kudüm tavafını terkeden kimsenin bir küçük baş hayvan kurban kesmesi gerektiği rivayet edilmiştir. Özürsüz olarak bile bile kudüm tavafını geciktiren kimsenin, (hatasını) telafi ederek devam edebilmesi konusunda, tıpkı tahiyyetü'l-mescid namazında olduğu gibi, olumlu ve olumsuz olmak üzere iki görüş bulunmaktadır.
Yukarıdaki hadise göre, tavafın abdestli olarak yapılması gerekir. KİTABU’L-HAC EK SAYFA 801-2 باب: طواف النساء مع الرجال. 64- Kadınların Erkeklerle Birlikte Tavaf Etmesi وقال عمرو بن علي: حدثنا أبو عاصم قال: ابن جريج أخبرنا قال: أخبرني عطاء: إذ منع ابن هشام النساء الطواف مع الرجال، قال: كيف يمنعهن، وقد طاف نساء النبي صلى الله عليه وسلم مع الرجال؟ قلت: أبعد الحجاب أو قبل؟ قال: إي لعمري، لقد أدركته بعد الحجاب.
قلت: كيف يخالطن الرجال؟ قال: لم يكن يخالطن، كانت عائشة رضي الله عنها تطوف حجرة مع الرجال، لا تخالطهم، فقالت امرأة: انطلقي نستلم يا أم المؤمنين، قالت: عنك، وأبت، وكن يخرجن متنكرات بالليل، فيطفن مع الرجال، ولكنهن كن إذا دخلن البيت، قمن حتى يدخلن، وأخرج الرجال.وكنت آتي عائشة أنا وعبيد بن عمير، وهي مجاورة في جوف ثبير، قلت: وما حجابها؟ قال: هي في قبة تركية، لها غشاء، وما بيننا وبينها غير ذلك، ورأيت عليها درعا موردا.
Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kadınlarının erkeklerle birlikte tavaf etmesi, onlarla karışmadan gerçekleşmiştir. Örtünme emri, "Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perdenin arkasından isteyin"[Ahzab 53] ayeti ile sabit olmuştur. Bu ayet, Hz. Peygamber'in, Zeyneb binti Cahş ile evlenmesi sırasında nazil olmuştu. Ata' kesinlikle buna yetişmemiştir.
İbn Battal, Hz. Aişe'nin Sebir dağında bulunmasından, mescit dışında başka bir yerde de itikafa girilebileceği hükmünü çıkarmıştır. Çünkü söz konusu yer Mina yolunda, Mekke'nin dışında bulunmaktadır. Abdürrezzak'ın eserinde geçen ifadede, "Ben henüz çocuk olduğum bir sırada Hz. aişe'yi usfur ile kırmızıya boyanmış bir giysi içinde gördüm" şeklinde, görme sebebi de açıklanmıştır.
Özür bulunması halinde binek üzerinde tavaf yapmak caizdir. Hz, Peygamber'in, insanların tavaf yaptığı mekanın arka kısmında tavaf yapmalarını emretmesi, tesettüre daha uygun olduğu, tavaf eden safları bölmemesi ve bineğinin insanlara eziyet vermemesi içindir. Özürsüz olarak tavaf yapma konusu 74. konuda 1633 nolu hadiste ele alınacaktır. Eğer özür sahibi ise, taşınan kimse de binek üzerinde tavaf yapan hükmünde değerlendirilir. Söz konusu tavafın, hem taşıyan hem de taşınan kişi için geçerli olup olmadığı hususu ayrı bir araştırma konusudur.
Bazı Maliki alimler, bu hadisten, eti yenen hayvanların idrarının temiz olduğu hükmünü çıkarmıştır. Bu konunun gerekçeleri ve eleştirisi, "Devenin, bir hastalık sebebiyle mescide sokulması" konusunda geçmişti. (Bk. "Namaz" bölümü, 78. konu, 464 nolu hadis)

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.