

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

Davarların (küçük baş hayvanların) boynuna kılade takmanın hükmü: İbnü'l-Münzir şöyle demiştir: İmam Malik ve reyciler davarların boynuna kılade takmayı kabul etmemişlerdir. Bir başkası şunu da eklemiştir: Bu hadisin onlara ulaşmadığı anlaşılmaktadır. Onların bu konuda bir delili de bulunmayıp tek dayanakları, bir kısmının ileri sürdüğü "hayvan, taklîd sonucunda zayıf düşer"
sözleridir. Bu ise zayıf bir delildir. Çünkü kılade, alamet olmak üzere takılır. Bu görüşte olanlar hayvanın iş'ar sonucunda zayıf düşmesi sebebiyle iş'ar yapılmayacağında, hayvanı zayıf düşürmeyecek şekilde kılade takılabileceğinde ittifak etmişlerdir. Hanefîler aslen davarın hedy hayvanı olmadığını söylemişlerdir ki yukarıdaki hadis onlar aleyhine başka bir delildir.
İbn Abdilber şöyle der: Davarın hedy olmayacağını savunanlar Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yalnızca bir kere hac yaptığını ve bu haccında da hedy olarak davarı kesmediğini söylemişlerdir. (İbn Hacer der ki): Bu söylediklerinin onların görüşüne nasıl delil olacağını bilmiyorum! Çünkü yukarıdaki hadisler kendisinin ailesi ile birlikte (Medine'de) kaldığı halde hedy olarak davar gönderdiğini göstermektedir. Bu olay kesin olarak onun haccından önce meydana gelmiştir.
باب: القلائد من العهن. 111- Yünden Kılade Yapmak حدثنا عمرو بن علي: حدثنا معاذ بن معاذ: حدثنا ابن عون، عن القاسم، عن أم المؤمنين رضي الله عنها قالت: فتلت قلائدها من عهن كان عندي. Burada ayakkabı cinsi kastedilmiş olabileceği gibi tek bir ayakkabı da kastedilmiş olabilir. Sevrî iki ayakkabı asmanın şart olduğunu söylemiş, onun dışındakiler ise tek bir ayakkabının yeterli olacağını söylemişlerdir. Bir kısım fakih de şöyle demiştir: Ayakkabı asmak şart değildir, onun yerine geçen herhangi bir şey de olur hatta su kırbası bile asılabilir.
Ayakkabı asmanın hikmeti olarak şu söylenmiştir: Bu yolculuğa ve bu konudaki ciddiyete işarettir. Şayet hikmet bu ise, hayvanın boynuna yalnızca ayakkabı asılabilir. İbnü'l-Müneyyir el-Haşiye adlı kitabında şöyle demiştir: Araplar ayakkabıyı da bir tür binek gibi görürler. Çünkü ayakkabı, giyenin ayağını korur, yorgunluğunu giderir. Hatta kimi şairler ayakkabıya mecazen "deve" demişlerdir. İhrama giren kişinin, Allah için giyeceklerinden soyutlanması gibi, hayvanını hedy olarak belirleyen kişi de Allah için gerek hayvan türünden gerek diğer türden olan bineğinden vazgeçmiş gibi olur. Bu yüzden hayvanın boynuna tek ayakkabı değil iki ayakkabı asmak müstehab görülmüştür.
- - -