

Başlıkta geçen "iman ederek " ifadesi "bu ayda oruç tutmanın farz olduğuna inanarak" anlamına gelir. "Sevabını Allah'tan umarak" anlamında yorumlanan "ihtisab" kelimesi ile ilgili olarak Hattabî şu açıklamayı yapmıştır: "Bu kelime azimet anlamındadır. Azimet ise orucu tutarken sevap kazanma arzusu ve tam bir gönül hoşnutluğu içinde olmaktır. Bu da orucu bir yük ve angarya olarak görmemek, oruç tutulan günlerin çok uzun olduğundan şikayet etmemekle mümkün olur."
Hz. Aişe'den nakledilen rivayet İmam Buharî tarafından Kitabü’l-Büyu'un başlarında tam olarak zikredilmiştir. Bu rivayet şöyledir: "Bir ordu Kabe'ye saldıracak. Ancak bunlar (Mekke ile Medine arasındaki) Beyda denen yere geldiklerinde yerin dibine geçirilecekler. Fakat bu orduda yer alanlar niyetlerine göre diriltilecekler." İmam Buharî niyetin amele etkisini göstermek İçin bu rivayete yukarıdaki başlık altında yer vermiştir. Çünkü söz konusu rivayetten anlaşıldığı kadarıyla Kabe'ye saldıran orduya herkes isteyerek katılmayacaktır; bazı kimseler zorla (ikrah altında) bu orduya sokulacaklardır. İşte kıyamet gününde, bu orduda yer alanlar diriltildikleri zaman niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir; isteyerek katılanlar cezalandırılacak, fakat zorlandıkları İçin orduya katılmaktan başka çıkar yolları olmayanlar cezalandırılmayacaktır.
باب: أجود ما كان النبي صلى الله عليه وسلم يكون في رمضان. 7- Resulullah (S.A.V) Ramazanda Diğer Günlere Nazaran Daha Cömert Olurdu 1803 - حدثنا موسى بن إسماعيل: حدثنا إبراهيم بن سعد: أخبرنا ابن شهاب، عن عبيد الله بن عبد الله بن عتبة: أن ابن عباس رضي الله عنهما قال: كان النبي صلى الله عليه وسلم أجود الناس بالخير، وكان أجود ما يكون في رمضان، حين يلقاه جبريل، وكان جبريل عليه السلام يلقاه كل ليلة في رمضان حتى ينسلخ، يعرض عليه النبي صلى الله عليه وسلم القرآن: فإذا لقيه جبريل عليه السلام، كان أجود بالخير من الريح المرسلة.
Bu rivayetle ilgili ayrıntılı açıklama "Bedü'l-vahy (vahyin başlangıcı)" başlığı altında yapılmıştı. Zeynüddîn İbnü'l-Müneyyir, Abdullah İbn Abbas'ın yaptığı benzetme hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Resulullah'ın (s.a.v) hayır yapma konusundaki cömertliği ile rüzgar arasında kurulan benzetmenin yönü hakkında şunları söyleyebiliriz: Buradaki rüzgar rahmet rüzgarıdır. Allah Teala bu rüzgarı susuzluktan çatlayan ölü topraklara ve verimli arazilere yağmur yüklü bulutlar taşıması için gönderir. İşte Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gerek yoksulları ve ihtiyaç sahiplerini gerekse zenginleri ve herhangi bir İhtiyacı olmayanları kuşatan cömertliği, rahmet rüzgarlarıyla taşınan bulutların cömertliğinden ve bereketinden daha fazladır."

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.