

Zeyn İbnül-Müneyyir şöyle demiştir: Buhari bu konu başlığı ile şuna işaret etmiş olabilir: Belirli bir günde oruç tutmayı adayan kimsenin bu adağı bayram gününe denk gelse adak gerçekleşir mi gerçekleşmez mi? Bu konuda söylenenleri ileride belirteceğiz. Hadisten Çıkan Bazı Sonuçlar Ramazan ve Kurban bayramlarında; adak, kefaret, nafile, kaza, temettü vb. her türlü oruç haramdır. Bu konuda icma vardır.
Bir kimse temettü orucunu öne alıp bayramda tuttuğunda Ebu Hanife bunun gerçekleşeceğini söylemiş, çoğunluk ise ona muhalefet etmiştir. Bîr kimse "Zeyd'in geleceği gün" oruç tutmayı adasa, Zeyd de bayram günü gelse çoğunluğa göre adak gerçekleşmez. Hanefîler'den rivayet edildiğine göre adak gerçekleşir, bu kişinin kaza etmesi gerekir. Bu meseledeki görüş ayrılığının temeli "yasak, yasaklanan şeyin sahih olmasını gerektirir mi?" konusuna dayanmaktadır. Çoğunluk buna "hayır" şeklinde cevap vermiştir. Muhammed İbnü'l-Hasen'den rivayet edildiğine göre o "evet" demiştir.
باب: الصوم يوم النحر. 67- Kurban Bayramı Gününde Oruç Tutmak حدثنا إبراهيم بن موسى، أخبرنا هشام، عن ابن جريج قال: أخبرني عمرو بن دينار، عن عطاء بن ميناء قال: سمعته يحدث عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: ينهى عن صيامين، وبيعتين: الفطر والنحر، والملامسة والمنابذة. Hattabî şöyle demiştir: İbn Ömer kendisine sorulan meselede kesin bir fetva vermekten kaçınmıştır. Farklı şehirlerin önde gelen fakihleri bu konuda görüş ayrılığına düşmüştür.
Zeyn İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: İbn Ömer bununla şunu kastetmiş olabilir: Her iki delille de amel edilir. Buna göre kişi adadığı günün yerine bir gün oruç tutar, bayram gününde oruç tutmaz. Bu durumda İbn Ömer, bayram günü oruç tutmayı adayan kimsenin bu adağını kaza etmesini söyleyenlerin de temennisi olmuş olur. Zeyn'in kardeşi İbnü'l-Müneyyir el-Haşiye İsimli eserinde şöyle demiştir: İbn Ömer, adağı yerine getirme emrinin genel, bayram günü oruç tutma yasağının ise özel olduğuna dikkati çekmiş ve bu durumda hassın esas alınması gerektiğini anlatmaya çalışmıştır.
Kardeşi Zeyn bunu şu şekilde eleştirmiştir: Bayram günü oruç tutma yasağı da hem muhataplar, hem de tüm bayramlar açısından geneldir. Bu durumda, İbn Ömer'in görüşü hass’ın amm’a (özel’in genel’e) hamli (yüklenmesi) türünden kabul edilemez. İbn Ömer'in diğer bir kaideye işaret etmiş olması mümkündür. Bu da şudur: Emir ve nehiy bir noktada buluştuğunda hangisi tercih edilir? Tercihe şayan olan nehyin öne alınmasıdır. Bu durumda İbn Ömer soru soran kişiye "oruç tutma" demiş olmaktadır.
Bu hadislerde Ramazan ve Kurban bayramının ilk günlerinde oruç tutmanın yasak olduğu bildirildiğinden bu hadisler, teşrik günlerinde (kurban bayramının iki, üç ve dördüncü günlerinde) oruç tutmanın caiz olduğuna delil getirilmiştir. باب: صيام أيام التشريق. 68- Teşrik (Kurban Bayramının İkinci, üçüncü Ve Dördüncü) Günlerinde Oruç Tutmak -قال أبو عبد الله: وقال لي محمد بن المثنى: حدثنا يحيى، عن هشام قال: أخبرني أبي: كانت عائشة رضي الله عنها تصوم أيام منى، وكان أبوها يصومها.
Teşrik günlerinin İki gün mü üç gün mü olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Bu günlere teşrik denilmesinin sebebi kurban etlerinin bu günlerde güneş ışığında kurutulmasıdır. Kurban kesimi, hac fiilleri gibi şeyler bakımından kurban bayramının ilk günü ile diğer üç gün arasında bir fark yoktur. Acaba orucu terk etme bakımından da bu üç gün kurban bayramının ilk günü gibi midir? Yoksa bu günlerde mutlak olarak oruç tutmak caiz midir? Yahut da bu günlerde oruç tutmanın caiz olması yalnızca temettü haccı yapana mı özgüdür? Yahut da temettü haccı yapan ve onunla aynı durumda olan kimselere mi özgüdür. Bu konuların tümünde alimler arasında görüş ayrılığı vardır. Buharî'nin tercih ettiği, o günlerde oruç tutmanın temettü haccı yapan kimse için caiz olmasıdır. Çünkü o bu konuda Hz. aişe ve ibn Ömer'in bunu ifade eden hadisini zikretmiş başka bir hadis zikretmemiştir.
Ibnü'I-Münzir ve diğer alimler, sahabeden Zübeyr İbn Avam ve Talha'nın bunu mutlak olarak caiz gördüklerini, Hz. Ali ve Amr İbn As'ın ise mutlak olarak haram gördüklerini -Şafiî'nin görüşü de budur- rivayet etmişlerdir. İbn Ömer, Hz. Aişe ile sonrakilerden Ubeyd İbn Umeyr, hediy kurbanı bulamayan temettü haccı yapan kişi dışındakiler için bunu yasak görmüştür. Bu İmam Malİk'in ve aynı zamanda Şafiî'nin önceki görüşüdür.
Evzaî ve diğer bazı alimlere göre muhsar olan ve kıran haccı yapan kimseler de bu orucu tutar. Bu günde oruç tutmayı yasaklayanların delilleri Müslim'de Nebîşe el-Hüzelî'nin Hz. Nebi'den rivayet ettiği şu hadistir: "Teşri/c günleri yeme ve içme günleridir". Yine Müslim'de Kab İbn Malik'ten "Mina günleri, yeme ve içme günleridir" diye rivayet edilmiştir. Yine Amr İbn As, teşrik günlerinde oruç tutan oğluna şöyle demiştir: "Bunlar Resulullah'ın oruç tutmayı yasakladığı, oruçsuz geçirmeyi emrettiği günlerdir". Bu hadisi Ebu Davud, İbnü'l-Münzir, İbn Huzeyme ve Hakim rivayet etmişlerdir.
Bu hadis, teşrik günlerinin bayram günü dışında üç gün olduğuna delil getirilmiştir. Çünkü bayram gününde oruç tutulmayacağında ittifak vardır. Caiz olup olmadığında ihtilaf olan ise teşrik günlerinde oruç tutulup tutulmayacağıdır. Bu günlerde oruç tutmanın caiz olduğuna, ayetin genel ifadesi delil getirilmiştir. Bu da, teşrik günlerinin üç gün olduğunu gösterir, çünkü ayette yer alan budur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.