

Kadir Gecesinin Alametleri Kadir gecesi ile ilgili pek çok alamet zikredilmiştir ki bunların bir çoğu ancak kadir gecesi geçtikten sonra anlaşılmaktadır. Bunlardan birisi Müslim'in Übey İbn Kab'dan rivayet ettiği şu hadistir: "Güneş o gün, ışığı olmadığı halde doğar. Ahmed İbn Hanbel, Übey'den "tas gibi doğar" şeklinde rivayet etmiştir. Ahmed İbn Hanbel, Avn aracılığıyla İbn Mesud'dan "saf olarak doğar" diye rivayet etmiştir. İbn Abbas'tan da buna benzer rivayette bulunulmuştur.
İbn Huzeyme, İbn Abbas'tan merfu olarak "Kadir gecesi ılıktır, ne sıcak ne de soğuktur. O günün sabahında güneş zayıf bir şekilde kızıl olarak doğar" hadisini nakletmiştir. Yukarıda İbn Abbas'tan yapılan rivayete şu açıdan itiraz edilmiştir: Bu hadisin merfu olan (Hz. Nebi'e ait olan) kısmını Abdürrezzak mevkuf (sahabe sözü) olarak rivayet etmiştir. Ma'mer, Katade ve asim, İkrime, İbn Abbas aracılığıyla şunu rivayet etmiştir: Ömer r.a., Resulullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabını çağırarak onlara kadir gecesi hakkında sordu. Onlar kadir gecesinin Ramazanın son on gününde olduğunda icma ettiler, (İbn Abbas dedi ki): Ömer'e: "Ben kadir gecesinin hangi gece olduğunu biliyorum (veya zannediyorum)" dedim. Ömer: Hangi gece?
diye sordu. Ben: Son on günden yedi gün geçtiğinde yahut yedi gün kaldığında, dedim. Ömer: Bunu nereden biliyorsun? Diye sordu. Ben: Allah yedi kat gök ve yedi kat yer yarattı. Bir haftada yedi gün vardır. Bir yıl yedi gün içinde (hafta hafta) deveran eder. İnsan yedi şeyden yaratıldı, yedi şey yer, yedi azası üzerine secde eder. Tavaf ve şeytan taşlama sayısı yedidir (bunun dışında başka şeyler de var), dedim.
Ömer: Sen bizim aklımıza gelmeyen bir şeyi düşünmüşsün, dedi. Buna göre yukarıdaki hadisteki sözün Hz. Nebi'e mi yoksa İbn Abbas'a mı ait olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Buharı bunun Hz. Nebi'in sözü olduğu görüşünü tercih ederek bunu rivayet etmiş, İbn Abbas'ın sözü olduğuna dair rivayeti ise almamıştır. Kadir Gecesinin Zamanı Alimler kadir gecesinin zamanı hakkında çok farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Cuma namazında duaların kabul edildiği an konusunda olduğu gibi bu meselede de onların görüşlerinin sayısı kırkı bulmaktadır. Hem Cuma günündeki bu an hem de kadir gecesi, bunu talep etme konusunda insanların ciddi olmalarını sağlamak amacıyla gizli tutulma noktasında birleşmişlerdir.
Kadir gecesinin zamanı hakkında yirmi birinci görüş bunun yirmi yedinci gece olduğudur. Bu Ahmed İbn Hanbel’in ve (kendisinden rivayet edildiğine göre) Ebu Hanife'nin görüşüdür. Übey İbn Kab bu görüşü kesin olarak kabul edip, Müslim'de yer aldığına göre bunun üzerine yemin bile etmiştir. Yine Müslim, Ebu Hazim aracılığıyla Ebu Hureyre'den (r.a.) şunu rivayet etmiştir: Aramızda kadir gecesinin zamanını müzakere ettik. Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ayın tabağın yarısı gibi doğduğu zamanı hanginiz zikrediyor (hatırlıyor)?" .
Ebu'l-Hasen el-Farisî bunun "yirmi yedinci gece" anlamına geldiğini söylemiştir. Çünkü ay, yirmi yedinci gecede bu şekilde doğar. İbnü'l-Münzir "Kadir gecesini araştıran, yirmi yedinci gecede araştırsın" şeklinde rivayette bulunmuştur. Şafiîlerden el-Hilye isimli eserin yazarı bunu alimlerin çoğundan nakletmiştir. İbn Abbas'ın Ömer'in yanında, bu görüşü nasıl çıkardığı ve Ömer'in de bunu onayladığı yukarıda geçmişti.
Yirmi beşince görüş, kadir gecesinin son on günün tekli gecelerinde olduğudur. Aişe ve diğer sahabilerin rivayetleri de bunu göstermektedir. Bu en çok tercihe şayan olan görüştür. Ebu Sevr, Müzeni, İbn Huzeyme ve farklı mezheplere mensup alimlerden bir grup bu görüşü kabul etmektedir. Naklettiğimiz bu görüşlerin tümü yirmi üçüncü geceden sonrasındaki tekli gecelere denk düşer. Bu görüşler bunun bu gecelerde olabileceğini anlattığı gibi kadir gecesini bu günlerde arama konusunda ittifak etmektedir.
İbnü'l-Arabî "doğrusu bu gecenin hangi gece olduğu bilinmemektedir" demiştir. Bu, son görüştür. Nevevî bunu reddederek şöyle demiştir: "Hadisler bunu bilmenin mümkün olduğu konusunda birbirini destekler mahiyettedir. Bazı salih kimseler de bu konuda bilgi vermişlerdir. Bunu inkar etmenin ve hangi gecede olduğunu bilmenin mümkün olmadığını söylemenin bir anlamı yoktur."
Kadir gecesi ile ilgili görüşler hakkında benim vakıf olduklarım bunlardan ibarettir. Bunlar birbirinden farklı gibi görünüyorsa da aslında bir kısmını birbiri ile birleştirmek mümkündür. Bunlar içinde tercihe şayan olan kadir gecesinin son on günde olmasıdır. En çok ümit edileni son on günün tekli gecelerinde olmasıdır. Bu tekli geceler içinde Şafiîlerce en çok umut beslenen, Ebu Said ve Abdullah İbn Üneys hadisi sebebiyle yirmi bir veya yirmi üçüncü gecedir. Çoğunluğa göre kadir gecesi olduğu en çok ümit edilen gece yirmi yedinci gecedir.
Kadir Gecesinin Zamanının Gizli Tutulmasının Hikmeti Alimler şöyle demişlerdir: Kadir gecesinin zamanının gizli tutulmasının hikmeti, onu araştırma konusunda insanların çaba harcamasını sağlamaktır. Şayet bunun hangi gece olduğu belirtilseydi insanlar bu gece ile yetinirlerdi. Bu durum Cuma günündeki "duaların kabul edildiği an" hakkında da geçerlidir. Bu hikmet, "kadir gecesi senenin tümündedir", "Ramazanın tümündedir", "Ramazanın son on günlerinin tümündedir", "son on günün tekli gecelerindedîr" diyenlerin görüşlerine de uymaktadır. Ancak bu hikmet birinci ve ikinci görüşe daha çok uymaktadır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.