Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: "Abbas İbn Abdülmuttalib, Mina gecelerinde, hacılara su verme hizmetinde bulunmak amacıyla Mekke'de gecelemek için Hz.Nebi'den izin istemiş, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona bu konuda izin vermişti.” Tekrar: 1743, 1744, 1745
İbn Abbas r.a., Hz. Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dediğini söylemiştir: "Kadir gecesi Ramazan'ın son on günündedir; Dokuz gün geçince veya yedi gün kalınca." İbn Abbas şöyle demiştir; Kadir gecesini Ramazan'ın yirmi dördüncü gününde arayın.
İbn Ebi Müleyke'den nakledilmiştir: İbni'z-Zübeyr bir defasında İbn Cafer'e: "Ben, sen ve İbn Abbas ... Üçümüzün birlikte Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşıladığımız günü hatırlıyor musun?" diye sormuş o da: "Evet, tabi ki hatırlıyorum. Bizi kucağına almış seni bırakmışt!."
Enes İbn Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Önceden Ensar'dan birisi, ihtiyaçları ve beklenmedik giderlerine kullanması için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hurma bahçelerinin gelirlerinden hediye verirdi. Fakat Kureyza oğullarının kalesi fethedilip toprakları ele geçirilince Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine yapılan bu harcamaların karşılığını iade etti."
Muğire bin Şu'be'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ümmetimden bir kısım insanlar üstün olarak kalmaya devam edecekler ve Allah'ın emri onlara gelinceye kadar onlar bu üstünlüklerini sürdüreceklerdir. " Tekrar: 7311 ve 7459
Enes b. Malik r.a. dedi ki: "(Medine'de Ensardan) bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e birkaç hurmayı tahsis ederdi (ve mahsulünü ona verirdi). Nihayet Kurayzalılar ile en-Nadr'e karşı zafer kazanıldı. Bundan sonra Nebi onlara (vermek istediklerini) geri gönderiyordu."
Muhammed b. Yusuf dedi ki: es-Saib b. Yezid'i şöyle derken dinledim: "Ben, Abdurrahman b. Avf, Talha b. Ubeydullah, el-Mikdad ve Said (Allah onlardan razı olsun) ile birlikte arkadaşlık ettim. Onlardan birisinin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den hadis naklettiğini duymadım. Ancak ben Talha'nın Uhud gününden söz ettiğini dinledim."
Enes r.a. dedi ki: "(Hurma bahçeleri olanlardan) bir kimse Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bazı hurma ağaçlarını tahsis ederdi. Nihayet AlIah Kurayza ve Nadir oğulları diyarlarını fethetmeyi nasip etti. Benim aile haIkım da bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gidip daha önce kendisine verdikIerini ya da bir kısmını istememi emrettiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem da o payı Ümmü Eymen'e vermişti. Ümmü Eymen gelip eIbiseyi boynuma daIayarak dedi ki: Kendisinden başka hiçbir ilah oImayana yemin ediyorum ki asIa onu bana vermişken size (onu geri) vermeyecektir -ya da buna benzer bir söz söyIedi.- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise: Sana şunu vereceğim, diyor. O, asla AlIah'a yemin ederim oImaz diyordu. Nihayet ona -zannederim- on mislini -ya da bana nasıl söyIediyse öyIe- verdL"
İbn Zübeyr'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Osman radiyallahu anh'a Bakara suresindeki 'Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler,' ayetinin bir başka ayet ile neshedildiğini söyledim ve buna rağmen neden mushafta bunu yazdırdığını sordum. O da şöyle cevap verdi: Ey Yeğenim! Sen de ona dokunma! Ben mushaftaki hiçbir ayetin yerini değiştirmeyeceğim.
Enes'ten rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehli ateşe atıldıkça Cehennem, 'Daha var mı?' der durur. Nihayet Allah Teala Cehennemi ayağının altına alır. Bunun üzerine Cehennem "yeter, yeter" der. Hadisin geçtiği diğer yerler: 6661, 7384.
Ebu Bekr İbn Abdillah İbn Kays babası(Ebu Musa el-Eş’ari)’den Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: İki Cennet vardır ki, bunların kapları ve içindekilerin tamamı gümüştendir. İki Cennet vardır ki, bunların kapları ve içindekilerin tamamı altındandır. Adn Cennetindeki topluluğun Rablerine bakmaları arasındaki tek engel O'nun vechinde bulunan büyüklük örtüsüdür. " Diğer tahric edenler: Tirmizi Cennet; Müslim, Cennet
Enes b. Malik r.a.'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne masa üzerinde, ne sukurrece (denilen tepsi ve tabak) içinde yemek yedi, ne onun için halis buğday unundan inceltilmiş ekmek pişirildi. Ben (Yunus) Katade'ye: Peki, ne üzerinde yerlerdi, diye sordum. Katade: Sofralar üzerinde, diye cevap verdi."
Ebu Mes'ud el-Ensari'den, dedi ki: "Ensardan Ebu Şuayb künyeli bir adam vardı. Bunun da kas ap bir kölesi vardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabı ile birlikte iken Nebiin yanına geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzünden aç olduğunu anladı. Kasap kölesine giderek: Bana beş kişiye yetecek kadar az bir yemek hazırla, dedi. Belki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i beş kişinin beşincisi olarak davet ederim. Adam da ona az miktarda bir yemek hazırladı. Daha sonra adam Nebiin yanına gidip onu yemeğe davet etti. Onlara, davet edilmeyen bir adam daha katıldı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ey Ebu Şuayb, bir adam bizimle beraber geldi. Dilersen ona izin verirsin, dilersen vermezsin, dedi. Adam: Hayır, ona izin veriyorum, dedi."
Enes İbn Malik'ten nakledildiğine göre annesi "Enes hizmetkarınız olsun! Ona dua ediniz" dediği zaman Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Mal ve evlat itibariyle bereketli kıl! Ona verdiğin herşeye bereket bahşet" diye dua etmiştir.
İbn Abbas şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Muaz'ı Yemen taraflarına vali olarak gönderince "(Ey Muazf) Şimdi sen ehl-i kitap olan bir kavim üzerine (vali) gidiyorsun. (Oraya vardığında) ilk vazifen Yemenlileri Yüce Allah'ı birleyip, tevhid etmeye çağırmak olsun. Bunu öğrendiklerinde Allah'ın kendilerine gece ve gündüz beş vakit namaz farz kılmış olduğunu haber ver. Namaz kılmaya başladıklarında Allah'ın kendilerine mallarının zekatını farz kılmış olduğunu ve (bu zekatların) zenginlerinden alınıp, fakirlere verileceğini haber ver. (Yemenliler) bunu da ikrar ve kabul edince, onlardan (zekat) al fakat insanların mallarının en iyilerini almaktan sakın!"
Enes'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle haber vermiştir: "Cehenneme (kafirler) atılır durur. Cehennem de 'Daha ziyade var mı?' der. Nihayet alemlerin Rabbi ona ayağını koyar da cehennem bir kısmı diğerine dürülür. Sonra cehennem 'Ya Rab! Senin izzetine ve keremine yemin ederim ki yeter, yeter!' der. Cennet ise (içine girenlerle) devamlı artıp, büyür. Nihayet Allah onun (boşluğunu doldurmak) için yeniden birtakım halk yaratıp, bunları cennetin fazlalığına yerleştirir. "
Ebu Said şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem geçmiş insanların içinde -veya sizden ewelki milletler içinde- bir adamdan söz etti ve bir kelime söyledi. Yani "Allah o adama mal ve evlat verdi. Nihayet ona vefatı yaklaştığında oğullarına hitaben 'Ben size nasıl bir baba oldum?' diye sordu. Oğulları 'Sen bize hayırlı bir baba oldun' dediler. Adam şu muhakkak kibu baba Allah katında önden bir hayır göndermedi' veya 'Bir hayır biriktirmedi. Şüphesiz Allah bu zatı ele geçirdiğinde ona azap edecektir. Şimdi bakınız! Ben öldüğüm zaman beni kömür oluncaya kadar yakınız. Sonra beni ezip öğütünüz -veya beni toz yapımz sonra rüzgarı şiddetli esen bir gün olunca benim tozlarımı bu şiddetli rüzgarın içinde uçurup dağıtın! dedi." Allah'ın Nebii şöyle devam etti: "O adam 'Rabbime yemin olsun bu dediklerimi muhakkak yapacaksınız' diye oğullarından misaklarını yani taahhütlerini aldı. Onlar da babaları öldükten sonra onun vasiyet ettiği işleri yaptılar. Sonra onun tozları m rüzgarı şiddetli esen bir günde uçurup dağıttılar. Aziz ve celil olan Allah o tozlara 'o!!' emrini verdi. Derhal o tozlar ayakta dikilen bir adam oluverdi. Allah 'Ey kulum! Senin bu yaptığın işleri yapmana seni sevkeden nedir?' diye sordu. O zat 'Senin korkun veya senden korkmaktı' dedi. Allah 'Kusuru Allah'ın merhameti telafi eder -veya diğer bir keresinde- kusuru Allah korkusundan başkası telafi edemez dedi." Ravi Süleyman et-Teymı şöyle dedi: Bu hadisi Ebu Osman en-Nehdi'ye rivayet ettim. Bana "Ben bunu Selman el-Farisı'den işittim. Şu kadar var ki o bu rivayette 'Beni deniz içine tozutup dağıtımz' şeklinde farklı bir rivayette bulundu veya rivayet ettiği gibi söyledi.