

Burada fitne (kargaşa) İle kastedilen, Müslümanlar arasında vuku bulan iç savaşlardır. Böyle bir dönemde silah satmak, satılan kimseye yardım etmek anlamına gelir. Bu hüküm, haklı ile haksızın bilinmediği duruma özgüdür. Savaş yapanlardan bir grubun haksızlık yaptığı diğerinin hak üzere olduğu biliniyorsa, haklı tarafa silah satmakta bir sakınca yoktur. İbn Battal şöyle demiştir: Kargaşa döneminde silah satmanın çirkin görülmesi, bu fiilin "günahta yardımlaşma" anlamına gelmesinden kaynaklanmaktadır. Nitekim bundan dolayı İmam Malik, Şafiî, Ahmed İbn Hanbel ve İshak, şarap imalatçısına üzüm satmayı çirkin görmüşler, Malik bu satışın feshedilmesi görüşünü kabul etmiştir. Buharı, konu başlığı ile sanki Sevrî'nin bu konudaki farklı düşüncesine işaret etmektedir. Nitekim Sevrî "helal olan malını dilediğine sat" demiştir.
Hattabî şöyle demiştir: Hadisin bu rivayetinde, sözün düzgün anlaşılmasına yardımcı olacak bir ifade düşmüştür. Bu da şudur: Ebu Katade kafirlerden birini öldürdü. Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem maktulün üzerinden çıkan eşyaları Ebu Katade'ye verdi. Sözü geçen zırh, o kafirin üzerinden çıkan eşyalardandı. İbnü't-Tîn, Hattabî'nin Buhari'yi eleştirme konusunda zorlama bir yoruma saptığını belirterek şöyle demiştir: Buhari yalnızca zırh satımının caiz olduğunu açıklamak istemiş ve hadiste onun bulunduğu yeri zikretmiş, diğer bölümleri ise zikretmemiştir. Nitekim Buharı çoğunlukla böyle yapar.
Ben (İbn Hacer) derim ki, bu konuda İbnü't-Tîn haklıdır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.