

İbn Battal şöyle demiştir: Buhari, konu başlığı ile savaş halindeki düşmanın (harbi) mülkiyet hakkının olduğunu, mülkiyetinde bulunan malda, satım, hibe, azat etme gibi tasarruflarının caiz olduğunu ortaya koymayı amaçlamıştır. Çünkü Nebi s.a.v. Selman'ın, bir kafirin mülkiyetinde olduğunu kabul etmiş ve ona, efendisi ile mükatebe anlaşması yapmasını emretmiştir. Yukarıda zikredilen hadise göre, Hz.
İbrahim de, zalim bir kimsenin vermiş olduğu hediyeyi kabul etmiştir. Selman hakkındaki hadis, bu konudaki hadisin bir bölümüdür. İmam Ahmed ve Taberani'ye, Selman, Mahmud İbn Lebid, Asım İbn Ömer ve İbn İshak yoluyla gelen rivayet şöyledir: Selman şöyle demiştir: "Ben, İran'lı (Farisi) idim. Sonra bir tüccar gelip beni aldı götürdü. Vadi'l-Kura'ya vardığımızda bana zulmederek bir yahudiye sattı." Resulullah s.a.v. Selman'a, "Ey Selman, efendinle mükatebe anlaşması yap" buyurdu. Selman, "Üç yüz diyet karşılığında efendimle mükatebe anlaşması yaptım" dedi.
Bütün bu rivayetlerden, müşriklerin, İslam'dan önce yapmış olduğu tasarrufların hükümlerinin kabul edileceği anlamı çıkarılmıştır. Ammar'ın burada zikredilmesinden ne amaçlandığını anlayamadım. Çünkü Ammar, esir edilmeden, uzun süre evlenmeden kalmış bir araptı. Babası Yasir Mekke'ye yerleşmiş ve Mahzum oğulları kabilesi ile anlaşmıştı. Onlar da onu, cariyeleri olan Sümeyye ile evlendirmişlerdi. Sümeyye de Yasir'i doğurdu.
Belki de, müşrikler, annesi bir cariye olduğu için ona da köle muamelesi yapmışlardı. Suheyb'e gelince; İbn Sa'd'ın naklettiğine göre, babası en-Nemr İbn Kasıt'lardandı. Kisra'nın bir işçisi idi. Farisller RumIara savaş açtığı zaman Rumlar Suheyb'i esir aldılar. Abdullah İbn Cud'an, onu RumIardan satın aldı. Bir rivayete göre, Suheyb RumIardan kaçıp Abdullah İbn Cüd'an'la anlaşma.yapmış ve ona sığınmıştı. Üçüncü hadisle ilgili açıklama yapılırken, Suheyb'in hikayesine işaret edilecektir.
Bilal'e gelince; Müseddid "Müsned"inde şöyle anlatır: "Mu'temir'in; babasından naklettiğine göre Nuaym İbn Ebi Hind şöyle demiştir: "Bilal, Ebu Cehil'deki yetimlerden biri idi ve o, Bilal'e işkence ediyordu. Bunun üzerine Ebu Bekir r.a. birini gönderip "Git, Bilal'i benim için satın al ve azat et" dedi. Abdürrezzak'ın Said İbnü'l-Müseyyib'den naklettiğine göre Hz.
Ebu Bekir Abbas'a, "Bilal'i benim için satın al" dedi. O da satın aldı, daha sonra Ebu Bekir r.a. onu azat etti. İbn İshak'ın "Meğazi" adlı eserinde ise bu olay şöyle anlatılır: Hişam İbn Urve, babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Ebu Bekir, Ümeyye İbn Halef'e uğramıştı. Bu sırada Ümeyye, Bilal'e işkence yapıyordu. Ebu Bekir r.a. ona, "Şu zavallı hakkında Allah'tan korkmuyor musun?"
dedi. Ümeyye, "İstersen onu kurtar" dedi. Bunun üzerine Ebu Bekir, Bilal'den daha güçlü kuwetli bir köle vererek Bilal'i aldı ve azat etti." Bu iki kıssa, hem Ümeyye hem de Ebu Cehil'in Bilal'e işkence etmesi ve her ikisinin de Bilal konusunda kötü bir namı bulunması ile uzlaştınlabilir. Yukarıdaki ayetin, başlıkla ilgili kısmı, "elleri altındakilere" ifadesidir. Çünkü ayet, genellikle, şer'i esaslara uygun olmayan yollarla edindikleri halde kafirlerin elindeki kölelerin onların mülkiyetinde olduğunu ortaya koymaktadır.
İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: Burada, savaş halinde bulunan düşmanın mülkiyet hakkı olduğunu ve bir Müslümanın, ondan (satın alarak) mülk alabileceğini ispat etmek amaçlanmıştır. Suheyb şöyle derdi: "Babam, İbn Sinan İbn Malik İbn Abd-i Ömer İbn Akildir. Nesebi, en-Nemr İbn Kasıt'a kadar varır. Annem ise Benı Temim'dendir." Suheyb'in dili biraz yabancıya çalardı. Çünkü o, Rumlar arasında yetişmişti. Dolayısıyla onda, Rum aksanı daha ağır basıyordu.
Hakim'in, Muhammed İbn Ömer İbn Alkame kanalıyla Yahya İbn Abdurrahman İbn Hatib'den naklettiğine göre Hatıb şöyle anlatır: Ömer r.a. Suheyb'e şöyle demiştir: "Sende, Müslüman olduktan sonra sadece şu üç şeyi gördüm: Birincisi, Ebu Yahya künyesini alıp kullanıyorsun; ikincisi, hiç bir şey rutmuyorsun (her şeyi harcıyorsun); üçüncüsü, (kendini) en-Nemr İbn Kasıt'a nispet ediyorsun."
Suheyb buna şöyle cevap verdi: "Bana bu künyeyi Resulullah (s.a.v.) verdi. Harcamama gelince, Allahu Teala, "Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine yenisini verir" [Sebe 39] buyurmuştur. Nesep iddiasına gelince; eğer bir hayvan pisliğinden bile gelmiş olsaydım, yine de kendimi ona nispet ederdim. Fakat araplar birbirini esir etmekteydi. Ben, doğumumu, ailemi bildiğim halde, birileri beni esir edip sattılar. Ben de içinde bulunduğum ortamın (yani Rumların) dilinden etkilendim."

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.