

Buhari, yukarıda geçen İbn Abbas r.a.'ın rivayet ettiği hadis "alım-satım" bölümünde yer vermiştir. Şehirlinin köylü adına satımda bulunmasının yasak olması, "onun için simsarlık (komisyonculuk) yapması" anlamındadır. Buradan anlaşıldığına göre, şehirlinin, şehirli adına komisyonculuk yapması caizdir. Fakat alimlerin çoğunluğu, bu durumda da ücretin belirli olmasını şart koşmuştur.
Ebu Hanife'ye göre, bir kimse diğerine, on dirhem ücret karşılığında bir bez alması için bin dirhem verse bu fasit bir işlem olur. Eğer satın alırsa, satın alan kişi, emsal ücrete hak kazanır. Belirlenen ücreti alması caiz olmaz. Ebu Sevr'e göre, her bin için belirli bir şey vermek üzere akit yapsalar, bu caiz olmaz. Çünkü (sonuçta ne alacağı) belirli değildir. Eğer işi yaparsa emsal ücret alır. Caiz görmeyenlerin delili, bu işlemin, süresi belirli olmayan bir iş akdi olmasıdır. Caiz görenlerin bakış açısı ise şöyledir: Ücreti tayin edince, bu, tıpkı cuale akdi gibi değerlendirilir. Allah (c.c) en iyisini bilir.
* * * Cuale: Yapılacak bir iş karşılığında ücret telakki edilen bir mükafat vaad etme, bu vaad edilen, ücret ve mükafat karşılığında kullanılan bir terim. باب: هل يؤاجر الرجل نفسه من مشرك في أرض الحرب. 15. KİŞİ, DARÜ'L-HARB’TE BİR MÜŞRİĞE ÜCRETLE ÇALIŞABİLİR Mİ ? حدثنا عمر بن حفص: حدثنا أبي: حدثنا الأعمش، عن مسلم، عن مسروق: حدثنا خباب قال: كنت رجلا قينا، فعملت للعاص بن وائل، فاجتمع لي عنده، فأتيته أتقاضاه، فقال: لا والله لا أقضيك حتى تكفر بمحمد. فقلت: أما والله حتى تموت ثم تبعث فلا. قال: وإني لميت ثم مبعوث؟ قلت: نعم، قال: فإنه سيكون لي ثم مال وولد، فأقضيك. فأنزل الله تعالى: {أفرأيت الذي كفر بآياتنا وقال لأوتين مالا وولدا}.
Buhari, bu konuda, Habbab'ın rivayet ettiği hadise yer vermiştir ki bu sırada Habbab Müslüman, As İbn Vail ise müşriktir. Olay Mekke'de geçmektedir, o zaman Mekke daru'l-harp idi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Habbab'ın onun için iş yaptığını bildiği halde buna karşı çıkmamıştı. Buhari, böyle bir işlemin, ancak zaruret olması halinde caiz olabileceği ihtimali bulunduğu için kesin bir hüküm belirtmemiştir. Belki de, bu uygulama, müşriklerle savaşa izin verilmeden ve Müslümanların, kendilerini müşrikler karşısında küçük düşürmemesi yönünde emir verilmeden önce idi.
Mühelleb şöyle der: Alimler, bir Müslümanın, bir müşrik için iş yapmasını, şu iki şartı taşıyan bir zaruret olmadıkça mekruh görmüşlerdir: Birincisi, yapılan iş, Müslüman için yapılması caiz olmalıdır. İkincisi, Müslümanlara zararı bulunan bir konuda ona yardımcı olunan bir iş olmamalıdır. İbnü'l-Müneyyir şöyle der: Zenaatkarların, kendi işyerlerinde, zımmilere iş yapmaları caizdir, bu, onları küçük düşürme sayılmaz. Fakat onların evinde, onlara tabi olarak iş görmek böyle değildir. Allah (c.c) en iyisini bilir.
Habbab'ın rivayet ettiği hadis "Alım-satım" bölümünde de geçmişti. Geri kalan açıklamalar Meryem suresinin tefsiri sırasında yapılacaktır. (4732. hadis)

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.