

Alimler şöyle derler: Resullullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem, borçlu olarak ölen kimselerin cenaze namazını kılmaması, insanları, hayatta iken borçlarını ödemeye teşvik ve böylece namazlarını Hz. Nebi'in s.a.v. kıldırma şerefinden mahrum kalmayarak borçsuz bir şekilde ahirete intikal etmelerini sağlamak içindir. Borçlu kimsenin namazını kılması Hz. Nebi'e Sallallahu Aleyhi ve Sellem haram kılınmış mıydı, yoksa caiz miydi? Bu konuda iki görüş bulunmaktadır.
Nevevi şöyle der: "Müslim'de geçen hadiste olduğu gibi, kesin doğru olan husus, borcu üstlenen bir kimse bulunursa, borçlunun namazını kılmasının caiz oluşudur." İbn Battal ise şöyle der: Hz. Nebi'in, "Bir Müslüman borçlu olarak ölürse borcunu ödemek bana aittir" sözü, borçlu kimsenin namazını kılmama şeklindeki uygulamasını neshetmiştir. "Ödemek bana aittir" sözü ise, ganimet ve sadaka mallarından ödemek anlamındadır.
Müslüman devlet başkanlarının da, borçlu olarak ölen kimselerin borcunu ödemesi zorunludur. Eğer, ölenin, devlet hazinesinde, borcunu karşılayacak kadar hakkı olduğu halde, devlet başkanı bunu ödemezse günahı ona aittir. Aksi halde, günahı, borcunu ödemeyen kimseye ait olur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.