

Mühelleb şöyle demiştir: "Başlıktan anlaşıldığına göre, vekil, müvekkilin izin vermediği bir tasarrufta bulunduğu zaman, müvekkil bunu onaylamadıkça yapılan işlem caiz değildir. Vekilin, belirli bir süre için bir kimseye karz vermesi de yine, müvekkilin onayına bağlıdır. Ben, şu hususta herhangi bir görüş ayrılığı olduğunu bilmiyorum: Emin durumunda olan kimse, emanet hükmünde elinde bulunan malı karz olarak verirse caiz değildir. Bu durumda mal sahibinin seçim (muhayyerlik) hakkı vardır.
Hadisin burada ele alınmasının sebebi şudur: Söz konusu yiyecek maddeleri sadaka olarak toplanmıştı. Dağıtılmadan önce sadakalar bir yerde toplanırdı. İhtiyaç sahiplerine verme ise bayram gecesi olurdu. Hırsız, Ebu Hureyre'ye, söz konusu mala ihtiyacı olduğunu söyleyince onu bıraktı. Bu durumda Ebu Hureyre r.a., sadakanın verilme tarihine kadar söz konusu malı borç olarak vermiş gibi değerlendirilmiştir.
İbnü'd-Daris'in rivayetinde, "Hırsız, hurmadan bir avuç dolusu almıştır" şeklinde geçmektedir. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1- Şeytan, Müslüman bir kimseye yararı olan bazı şeyleri bilebilir. 2- Hikmet bazı durumlarda günahkar (facir) bir kimsede bulunur fakat kendisi bundan istifade edemez. Ancak o hikmet, ondan öğrenilip istifade edilebilir. 3- Bazen bir kimse bir şeyi bilir ama ona uygun davranışta bulunmaz. 4-Kimi durumlarda kafir bir kimse, Müslümanın tasdik ettiği bir şeyi kabul eder. Fakat bu nedenle Müslüman sayılamaz.
4- Çok yalan söyleyen kimseler de bazen doğru söyleyebilir. Şeytanın belirgin özelliği yalan söylemesidir. 5- Bazı durumlarda değişik şekillere girip görünebilir. Ayette, "Çünkü şeytan ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler"[A'raf 27] buyurulmuştur. Bu ayet, şeytanın, yaratılış şekli ile görülmesi hakkındadır. 6- Bir şeyi korumakla görevlendirilen kimse "vekil"
olarak isimlendirilir. 7- Cinler insanların yiyeceklerinden yerler. Yukarıda zikredilen şartla, insanlara görünürler. İnsanların dili ile konuşurlar. Hırsızlık yapar ve insanları aldatırlar. 8- Ayete'l-Kürsi ve Bakara suresinin son iki ayeti çok faziletlidir. 9- Cinler, üzerine Allah'ın ismi anılmayan yiyeceklerden yerler. 10- Açlıktan dolayı hırsızlık yapan kimsenin eli kesilmez.
Burada, çalınan miktarın nisap miktarına ulaşmamış olması da muhtemeldir. Belki de Ebu Hureyre r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e durumu iletmeden bunun için onu affetmiştir. 11- Beyan edilen özrü kabul etmek, karşı tarafın doğru söylediği düşünülüyorsa bir takım hataları örtrnek gerekir. 12- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bazı gaybı şeyleri (Allah'ın bildirmesi ile) bilebilir. Muaz İbn Cebel hadisinde, Cebrail (a.s) Resulullah'a gelerek bu yönde bazı bilgiler öğretmiştir.
13- Fıtır sadakasını, bayram gecesinden önce toplamak ve bir kimseyi, toplanan malları koruması ve dağıtması için vekil tayin etmek caizdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.