

İbn Battal şöyle demiştir: "Alacaklı helal etmediği sürece, borçlunun borcu, daha az bir miktar ile ödemesi ve onu takip etme hakkını ortadan kaldırması caiz değildir. Alacaklının, alacağının tamamını veya bir kısmını helal edip ibra etmesinin caiz olduğu konusunda ise hiçbir ihtilaf yoktur. " ****** Metinde bu kısım yanlış ve anlamsız bir halde bulunduğu için İbn Battal'ın görüşü Umdetü’l-Kari adlı eserden bulunarak tercüme buna göre yapılmıştır. Bk. Ayni, Umdetü’l-Kari, X. 242.
******** İbnü'l-Müneyyir bunu şu şekilde açıklar: Borçlu, alacaklının nzası ile borcu daha az bir miktar ile öderse veya alacaklı tamamını bağışlarsa bu caizdir. Hadisin, başlıkla ilgili olan kısmı, "alacaklarına karşılık bahçemde yetişmekte olan hurma meyvelerini kabul etmelerini ve babamdaki haklarını helal etmelerini istedi" ifadeleridir. Bu konudaki geniş açıklama Nebilik alametleri ele alınırken yapılacaktır. alacaklarına karşılık bahçemde yetişmekte olan hurma meyvelerini kabul etmelerini ve babamdaki haklarını helal etmelerini istedi. (Bkz. 3580. hadis) باب: إذا قاص أو جازفه في الدين تمرا بتمر أو غيره.
9. BORCUN GÖTÜRÜ YÖNTEMİYLE (ÖLÇMEDEN) HURMA KARŞILIĞINDA HURMA VEREREK TAKAS EDİLMESİ حدثنا إبراهيم بن المنذر: حدثنا أنس، عن هشام، عن وهب بن كيسان، عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما أنه أخبره: أن أباه توفي وترك عليه ثلاثين وسقا لرجل من اليهود، فاستنظره جابر فأبى أن ينظره، فكلم جابر رسول الله صلى الله عليه وسلم ليشفع له إليه، فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم وكلم اليهودي ليأخذ ثمر نخله بالذي له فأبى، فدخل رسول الله صلى الله عليه وسلم النخل فمشى فيها، ثم قال لجابر: (جد له، فأوف له الذي له). فجده بعد ما رجع رسول الله صلى الله عليه وسلم فأوفاه ثلاثين وسقا، وفضلت له سبعة عشر وسقا، فجاء جابر رسول الله صلى الله عليه وسلم ليخبره بالذي كان، فوجده يصلي العصر، فلما انصرف أخبره بالفضل، فقال: (أخبر ذلك ابن الخطاب).
فذهب جابر إلى عمر فأخبره، فقال له عمر: لقد علمت حين مشى فيها رسول الله صلى الله عليه وسلم ليباركن فيها. Mihleb şöyle demiştir: "Alimlere göre, alacaklının, hurma borçlusundan götürü yöntemi ile hurma alması, söz konusu cehalet ve garar sebebiyle caiz değildir. Ancak alacağından daha az olduğunu bilip buna razı olursa bu durumda götürü olarak alacağını tahsil edebilir."
Mihleb bu söz ile Buhari'nin konu başlığına itiraz etmek istemiştir. Oysa Buhari, onun karşı çıktığı şeyi değil, kabul ettiği şeyi ortaya koymaktadır. Amacı. başlangıçta göz yumulmayan bazı hususlara borcu öderken göz yumulabileceğini beyan etmektir. Çünkü kuru hurma karşılığında yaş hurmayı satmak, ariyye satışı hariçi, caiz değildir. Fakat borç ödenirken bu caiz olmaktadır. Yukarıda zikredilen hadis ile bu durum açıklanmıştır. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, alacaklıdan, belirli olan alacağına karşılık, hurmalıktaki kaç vesk olacağı belli olmayan hurmaları kabul etmesini istemiştir.
Ancak hurmalıktaki hurmalar, onun alacağından daha azdı. Bu konudaki diğer açıklamalar Nebilik alametleri anlatılırken yapılacaktır. باب: من استعاذ من الدين. 10. BORÇTAN ALLAH'A SIĞINAN KİMSE حدثنا أبو اليمان: أخبرنا شعيب، عن الزهري (ح). وحدثنا إسماعيل قال: حدثني أخي، عن سليمان، عن محمد بن أبي عتيق، عن ابن شهاب، عن عروة: أن عائشة رضي الله عنها أخبرته: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يدعو في الصلاة، ويقول: (اللهم إني أعوذ بك من المأثم والمغرم).
فقال له قائل: ما أكثر ما تستعيذ يا رسول الله من المغرم؟ قال: (إن الرجل إذا غرم حدث فكذب، ووعد فأخلف). Mihleb şöyle demiştir: "Hadis, seddu'z-zeria'nın delil olduğunu gösterir. Çünkü Hz. Nebi borçtan Allah'a sığınmıştır. Zira genellikle borçluluk insanı yalan söylemeye ve sözden caymaya götürür. Bununla birlikte alacaklının borçlu hakkında (ileri geri) konuşması da cabası."
İbnü'l-Müneyyir'in "Haşiye"sinde şöyle denilmektedir: Borçluluktan Allah'a sığınmak ve borca girmenin caiz olması birbiriyle çelişmez. Çünkü sığınılan, borçtan dolayı başa gelecek kötü şeylerdir. Borca girip de borcun kötü sonuçlarından korunan kimseyi Allah da korur. Ve onun yaptığı caiz bir iş olur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.