

Bu hadisin muhabere ortaklığının caiz olduğu konusuna nasıl delil getirildiği "Müzaraa" (Ekin ortaklığı) bölümünde açıklanmıştı. Bu hadis, sulama ortaklığında (müsakat) tarla sahibinin süresiz muhayyerliği bulunduğunu gösterir. Bunu caiz görmeyenler sürenin zikredilmiş olduğunu ancak nakledilmediğini veya süre zikredilmemiş olmakla birlikte her yılın bir miktar mala karşılık olarak belirlendiğini ya da Hayber halkının Müslümanların köleleri statüsünde olduğunu ve efendinin kölesiyle karşılıklı olan işlemlerinde yabancı ile arasındaki şartların söz konusu olmadığını ileri sürmüşlerdir.
Buhari'nin konu sonuna eklediği Hammad İbn Seleme rivayetinde şu ifade yer almıştır: Ömer'in halifeliği döneminde Hayber Yahudileri Müslümanlara verdikleri sözü tutmadılar ve Abdullah İbn Ömer'i bir evin damından aşağı atarak kolunu ve ayağını kırdılar. Mühelleb şöyle demiştir: Bu olay, düşmanlığın öldürme ve yaralama suçlarında suçlunun belirlenmesinde bir ipucu olduğunu gösterir. Nitekim Hz. Ömer "Bizim onlardan başka düşmanımız yok" diyerek oğluna karşı düzenlenen saldırıda Yahudileri suçlamış ve düşmanlık şahidine dayanarak onların cezalandırılmasını istemiştir. Onlara kısas cezası verilmesini istemeyişinin sebebi ise şudur: Abdullah İbn Ömer saldırıya uğradığında uyuyordu. Onun için kimlerin saldırdığını görmemişti.
Bu olay, Hz. Nebi'in söz ve fiillerinin, mecaz deli li bulunmadığı sürece gerçek anlama yorulacağını gösterir. Muhabere, tarlayı bir kişinin ekmesi ve işlemesi karşılığında ürünün belirli bir payına sahip olmasıdır. Bu ortaklıkta tohum da tarlayı ekip işleyen kişinin yükümlülüğündedir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.