

Seleme ibnü'l-Ekva'ın naklettiği rivayetle ilgili olarak el-Mühelleb şunları söylemiştir: "Bu rivayetten anlaşıldığı kadarıyla devlet başkanı atıcılık müsabakası düzenleyen grupların yanına geldiği zaman onlara müdahale etmemelidir. Zira bu durumda yarışan takımlardan biri geri çekilebilir. Nitekim bu olayda takımlardan biri Resulullah (s.a.v.) diğer takımı tuttuğu için ok atmayı bırakmıştır. Onlar müsabakaya devam ederek Resulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem tuttuğu takımı yenerlerse O'na karşı saygısızlık etmiş olacaklarını düşünmüşlerdir. Bu yüzden Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem karşısında edebe riayet için yarışmaktan vazgeçmişlerdir."
Fakat onların yarıştan çekilmelerinin sebebi olarak sadece el-Mühelleb'in dile getirdiği ihtimalden söz edilemez. Zaten rivayetten anlaşılan ilk anlam şudur: "Yarıştan çekilenler karşı takımın Resul-i Ekrem'den Sallallahu Aleyhi ve Sellem aldıkları moral/motivasyon ile bu mücadeleyi kazanacaklarını düşünmüşlerdir. Çünkü Resulullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir tarafta olması o mücadeleden O'nun tuttuğu tarafın galip ayrılacağını gösteren en güçlü göstergedir .
Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem en güzel ahlak sahibidir, insanlarla• ilişkilerinde bu güzel ahlak ın izleri rahatlıkla görülebilir. 2.Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem savaş sanatını çok iyi bilmektedir. 3. Önceden yaşamış olan hayırlı ataların güzel özelliklerini takip etmek ve aynı ameli işlemeye çalışmak iyi bir davranıştır.
4. Ashab-ı kiram Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile olan ilişkilerinde hiçbir zaman edep sınırlarını aşmamışlardır. باب: اللهو بالحراب ونحوها. 79. MIZRAK VE BENZERİ SAVAŞ ALETLERİ İLE OYUNLAR SERGİLEMEK حدثنا إبراهيم بن موسى: أخبرنا هشام، عن معمر، عن الزهري، عن ابن المسيب، عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: بينا الحبشة يلعبون عند النبي صلى الله عليه وسلم بحرابهم دخل عمر، فأهوى إلى الحصى فحصبهم بها، فقال: (دعهم يا عمر). وزاد علي: حدثنا عبد الرزاق: أخبرنا معمر: في المسجد.
İbnü't-Tın Hz. Ömer'in bu tavrı hakkında şunları söylemiştir: "Burada şu ihtimaller akla gelmektedir: 1. Hz. Ömer, Resulullah'ı Sallallahu Aleyhi ve Sellem görmemiştir ve Resul-i Ekrem'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem oynayanları gördüğünden haberdar değildir. 2. Hz. Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem oyuncuları gördüğünü bilmektedir fakat onlara müdahale etmekten çekindiğini, onları kırmaktan haya duyduğunu düşünmüştür. İşte bu ikinci ihtimal daha güçlüdür.
Çünkü rivayette onların Resulullah'ın (s.a.v.) huzurunda oynadıkları nakledilmiştir." Ancak bu durum ilk ihtimalin söz konusu olamayacağı anlamına gelmez. Ömer r.a.'in dini konularda çok hassas birisi olduğu için bu olaya müdahale ettiği de düşünülebilir. Nitekim onun buna benzer birçok davranışı vardır. İşte bu hassasiyetinden dolayı bazı konulara caiz olsa bile engelolmaya çalışmıştır. Çünkü bu durum evla olana aykırıdır; evla olan ise ciddiyettir.
Özetle söylemek gerekirse ciddiyet ve vakar, mübah olan eğlencelerden daha üstündür. ResuI-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise bu tür eğlencelerin düzenlenmesinde bir sakınca bulunmadığını, bunların caiz olduğunu göstermiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.