Sahîh-i Buhârî 3257. Hadis

Arapça Metin
Arapça Metin
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُطَرِّفٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ ‏ فِي الْجَنَّةِ ثَمَانِيَةُ أَبْوَابٍ، فِيهَا باب يُسَمَّى الرَّيَّانَ لاَ يَدْخُلُهُ إِلاَّ الصَّائِمُونَ ‏‏‏.‏
sened (rivayet zinciri)   metin
Sahîh-i Buhârî Tercüme ve Şerhi
Sahîh-i Buhârî Tercüme ve Şerhi
Sehl İbn Sa'd Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Cennette sekiz kapı vardır. Bu kapılardan birisinin adı da Reyyan'dır. Bu kapıdan sadece oruçlu olanlar cennete girecektir." BED’UL-HALK EK SAYFA – 1348-2 10. CEHENNEMİN ÖZELLİKLERİ VE YARATILMIŞ OLDUĞU {غساقا} /النبأ: 25/: يقال: غسقت عينه ويغسق الجرح، وكأن الغساق والغسق واحد. {غسلين} /الحاقة: 36/: كل شيء غسلته فخرج منه شيء فهو غسلين، فعلين من الغسل من الجرح والدبر.وقال عكرمة: {حصب جهنم} /الأنبياء: 98/: حطب بالحبشية. وقال غيره: {حاصبا} /الإسراء: 68/: الريح العاصف، والحاصب ما ترمي به الريح، ومنه {حصب جهنم} يرمى به في جهنم هم حصبها، ويقال: حصب في الأرض ذهب، والحصب مشتق من حصباء الحجارة. {صديد} /إبراهيم: 16/: قيح ودم. {خبت} /الإسراء: 97/: طفئت. {تورون} /الواقعة: 71: تستخرجون، أوريت أوقدت. {للمقوين} /الواقعة: 73/: للمسافرين، والقي القفر]. وقال ابن عباس: {صراط الجحيم} /الصافات: 23/: سواء الجحيم ووسط الجحيم. {لشوبا من حميم} /الصافات: 67/: يخلط طعامهم ويساط بالحميم. {زفير وشهيق} /هود: 106/: صوت شديد وصوت ضعيف. {وردا} /مريم: 86/: عطاشا. {غيا} /مريم: 59/: خسرانا. وقال مجاهد: {يسبحون} /غافر: 72/: توقد بهم النار. {ونحاس} /الرحمن: 35/: الصفر، يصب على رؤوسهم. يقال: {ذوقوا} /الحج: 22/: باشروا وجربوا، وليس هذا من ذوق الفم. {مارج} /الرحمن: 15/: خالص من النار، مرج الأمير رعيته إذا خلاهم يعدو بعضهم على بعض. {مريج} /ق: 5/: ملتبس، مرج أمر الناس اختلط. {مرج البحرين} /الرحمن: 19/: مرجت دابتك تركتها. غساقا kelimesi gözden dökülen yaş ve vücuttaki yaralı bölgeden akan irin, kan anlamına gelir. Nitekim gözyaşının aktığını anlatmak için غسقت عين denirken yaralı bölgeden irin ve kan aktığını ifade etmek üzere يغسق الجرح denir. Bu bakımdan الغساق kelimesi ile الغسق kelimesi eş anlamlı gibidir. Herhangi bir şeyi yıkadıktan sonra ondan çıkan kir, leke ve pisliklere غسلين denir. غسل kökünden فعلين vezninde türetilen bu kelime cehennemliklerin yaralarından ve vücutlarındaki çıbanlardan الدبر çıkan irin, kan ve cerahat anlamına gelir. حصب جهنم kelimesi Habeş dilinde odun anlamına gelir. Aynı kökten türeyen حاصبا kelimesine şiddetli rüzgar, kasırga anlamı verilmiştir. الحاصب kelimesi rüzgarın saçıp savurduğu, etrafa fırlattığı nesnelere denir. İşte حصب جهنم terkibi, bu anlam esas alındığında cehennemde etrafa fırlatılacak nesne anlamına gelir. حصب في الأرض cümlesinde حصب fiili "yürüdü / gitti" anlamında kullanılmıştır. الحصب çakıl taşı anlamına gelir. صديد irin, cerahat ve kan anlamına gelen bir kelimedir. خبت fiili söndü, ateşi - ısısı kayboldu gibi anlamlara gelir. تورون fiili çıkardığınız, elde ettiğiniz anlamına gelirken للمقوين kelimesi yolcular demektir. صراط الجحيم terkibini Abdullah İbn Abbas cehennemin tam ortası, cehennemin içi diye tefsir etmiştir.. لشوبا من حميم ifadesi şu anlama gelir: Cehennemliklerin yiyecekleri karıştırılır ve içine kaynar su katılır. زفير وشهيق ifadesinin anlamı şöyledir: Çığlık (acıdan kaynaklanan yüksek ses) ve inilti. وردا susuzluktan kavrularak demektir. غيا hüsrana uğramayı anlatan bir kelimedir. Mücahid يسبحون fiilini açıklarken şöyle demiştir: "Cehennemlikler için ateş yakılır, tutuşturulur. ونحاس Cehennemliklerin tepelerinden aşağı aktarılacak olan bakır eriyiğidir. ذوقوا (Tadın bakalım!) fiili, ağızdan alınan tatları anlatmaz. Burada "cehennemdeki sıkıntıyı bizzat görün, hissedin ve tecrübe edin bakalım!" anlamı kasdedilmiştir. مارج saf ateş demektir. مرج الأمير رعيته cümlesi şu anlama gelir: "Komutan ordusunu düşmana saldırmak üzere serbest bıraktı!" مريج kelimesi karışık anlamına gelir. مرج أمر الناس cümlesinde bu anlam bulunmaktadır. Bu cümle: "Insanların işleri karmakarışık oldu" demektir. مرج البحرين Eğer hayvanını / bineğini salıverirsen, bırakırsan مرجت دابتك denir.
Rivayet Zinciri
Rivayet Zinciri (Sened)

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.

  1. 1سهل بن سعد Sehl b. Sa'd (118 hadis) Sözün kaynağı عن an
  2. 2ابو حازم Ebû Hâzim (95 hadis) حدثني haddesenî
  3. 3محمد بن مطرف Ebû Gassân (27 hadis) حدثنا haddesenâ
  4. 4سعيد بن ابي مريم Saîd b. Ebû Meryem (67 hadis) حدثنا haddesenâ
  5. 5Musannif Muhammed b. İsmâil el-Buhârî
Zincir uzunluğu: 4 râvi.
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmıştır; kimlik eşleştirme ve biyografiler (vefat yılı, cerh-ta'dîl) aşamalı olarak eklenmektedir.