

"Onlara atınız ve oklarınızı rastgele atarak bitirmeyiniz." ed-Davudi dedi ki: "Onlara atınız" buyruğu, onlara taş atınız demektir .. Çünkü bir topluluğa taş atıldığı takdirde hemen hemen hiçbir taş boşa gitmez. Allah Resulünün: "Oklarınızı rastgele kullanıp, bitirmeyiniz" buyruğu da şu demektir: Yani karşılıklı çatışma oluncaya kadar ok atmayınız. ed-Davudi böyle derken başkası da: Yani onlara oklarınızın bir kısmını atınız. Hepsini kullanmayınız, demiştir.
Bana görede kuvvetli olan görüşAllah Resulünün: "OklarınlZı rastgele atarak bitirmeyiniz" sözünün anlamı "onlara atınız" buyruğu ile alakalı değildir. Bu ifade sanki emirden maksadının ne olduğunu açıklıyor gibidir. Yani size yaklaşıncaya kadar ok atma işini geciktiriniz. Bu da şu demektir: Onlar uzak oldukları takdirde atılan oklar çoğunlukla onlara isabet etmeyecektir. Yani sizler çoğunlukla isabet etme ihtimali olmayan hallerde boşuna oklarınızı israf etmeyiniz .. Fakat oklarınızın onlara isabet etmesi ihtimalinin yüksek olduğu hallerde onlara ok atınız.
حدثني عمرو بن خالد: حدثنا زهير: حدثنا أبو إسحاق قال: سمعت البراء بن عازب رضي الله عنهما قال: جعل النبي صلى الله عليه وسلم على الرماة يوم أحد عبد الله بن جبير، فأصابوا منا سبعين، وكان النبي صلى الله عليه وسلم وأصحابه أصابوا من المشركين يوم بدر أربعين ومائة، سبعين أسير وسبعين قتيلا، قال أبو سفيان: يوم بيوم بدر، والحرب سجال. Bu başlıktaki beşinci (3989.) Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği Bi'ri Maune'de şehit edilenlerin kıssası ile ilgili hadisin tamamının açıklaması ileride er-Red' gazvesinde gelecektir. Burada bu hadisin zikredilmesinden maksat hadiste geçen: "Onların büyüklerinden birisini öldürmüştü" ifadesinin yer almasıdır.
İleride bunun Bedir günü olduğuna dair açık ifadeler gelecektir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.