

"Allah size keder üstüne keder vererek cezalandırdı." Abd b. Humeyd'in Mücahid yoluyla rivayetine göre o, şöyle demiştir: "Birinci keder; Muhammed öldürüldü, diyen sesi işitmeleri idi. İkinci kederleri ise, Nebi satlallahu aleyhi ve sellem'in etrafından dağılıp dağda yukarıya doğru koşmaları idi. O sırada da aralarından öldürülenleri hatırladılar ve üzüldüler."
"Kaybettiklerinize" ele geçiremediğiniz ganimetiere "ve başınıza gelenlere" yaralanmalar ve kardeşlerinizin öldürülmesine "üzülmeyesiniz diye." باب: {ثم أنزل عليكم من بعد الغم نعاسا يغشى طائفة منكم وطائفة قد أهمتهم أنفسهم يظنون بالله غير الحق ظن الجاهلية يقولون هل لنا من الأمر من شيء قل إن الأمر كله لله يخفون في أنفسهم ما لا يبدون لك يقولون لو كإن لنا من الأمر شيء ما قتلنا ها هنا قل لو كنتم في بيوتكم لبرز الذين كتب عليهم القتال إلـى مضاجعهم وليبتـلي اللـه مـا فـي صدوركم وليمحص مـا فـي قلوبكـم واللـه عليـم بذات الصدور} /آل عمران: 154/.
21. VÜCE ALLAH'IN: "SONRA O KEDERİN ARDINDAN ÜZERiNiZE BiR EMNiYET, BiR UVUKLAMA iNDiRDi Ki O iÇiNiZDEN BiR KISMINI ÖRTÜP BÜRÜYORDU. BiR KISMI DA CANLARI SEVDASINA DÜŞMÜŞLERDi. ALLAH'A KARŞI CAHiLİYET ZANNI GiBi HAKKIN DIŞINDA BiR ZAN BESLİYORLARDI. 'BU iŞTEN BİZE BİR ŞEY VAR MI' DiYORLARDI. DE Ki: 'HER ŞEV ALLAH'IN ELiNDEDiR.' ONLAR SANA AÇIKLAMADIKLARI ŞEYi iÇLERiNDE GİZLİVORLAR.
'BiZiM BU iŞTEN BiR PAYIMIZ OLSAYDI BURADA ÖLDÜRÜLMEZDiK' DiYORLAR. DE Ki: 'EVLERiNiZDE OLSAYDINIZ BiLE ÜZERLERiNE ÖLDÜRÜLMELERi YAZILMIŞ OLANLAR YATACAKLARI VERLERE ÇIKIP GİDERLERDi. ALLAH GÖĞÜSLERİNİZDEKİNİ YOKLAMAK, KALPLERİNİZDEKİNİ TEMİZLEMEK İÇİN (BÖYLE YAPTI). ALLAH KALPLERİN ÖZÜNÜ ÇOK İYİ BİLENDİR."'[Ali İmran, 154] AYETİ. وقال لي خليفة: حدثنا يزيد بن زريع: حدثنا سعيد، عن قتادة، عن أنس، عن أبي طلحة رضي الله عنهما قال: كنت فيمن تغشاه النعاس يوم أحد، حتى سقط سيفي من يدي مرارا، يسقط وآخذه، ويسقط فآخذه.
"Sonra o kedein i:l:rdından üzerinize bir emniyet, bir uyuklama indirdi. .. "[Ali İmran, 154] buyruğu hakkında ıbn ıshak der ki: Yüce Allah uyuklamayı yakın sahibi kimse'. !ere güvenlik olmak üzere indirdi.. Çünkü onlar uykudayken korkmazlar. Kendi nefislerinden başka bir şeyin telaşına düşmeyen münafıklar ise son derece korku ve dehşet içinde idiler.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.