

Makam-ı lbrahim'de bir namaz yeri edinin!" ayetini çoğunluk ........ve't-tehizu fiilini.hı (d harfinin kesresiyle okumuştur. Buna göre bu kelime emir fiildir. Nafi' ve ıbn Amir ise bu fiili hı (tl harfinin fethası ile okumuştur. Buna göre bu kelime haber kipinde olup geçmiş zaman anlamı ifade eder ve İbrahim'e uyan insanların bir durumunu yansıtır. Bu durumda ......ve't-tehizu fiili, ayetteki .......cealna fiiline atfedilmiştir. Buna göre ayetin tamamı bir cümleden ibarettir.
Çoğunluğun kıraatine göre ise bu fiil, .....mesabe kelimesinin zımnında bulunan subu (dönünüz!)" manasına atfedilmiştir. Ya da mahzOf bir fiilin ma'mOıüdür. Bu durumda takdir şu şekilde olur: ......ve Kulne't -tehızu (" ... edinin" dedik.). Bir de vav harfi, istinaflbaşlangıç vavı olabilir. .......Mesabe kelimesi hakkında Ebu Ubeyde şöyle demiştir: 4.......Mesabe kelimesi, dönmek manasına gelen .....sabe fiilinin mastarı olup insanların kendisine döndükleri mekan anlamına gelir.
Ferra da şöyle demiştir: .......mesabeten ve .....mesabe kelimeleri, .......mukam ve .....mukame örneğinde olduğu gibi bir manaya gelir. Makam-ı İbrahim'de namaz kılma konusu, "Kitabu's-salat'ın" başlarında geçmişti. Hicab meselesi ise, Ahzab suresinin tefsirinde işlenecektir. Nebi s.a.v.'in eşlerinin boşanma ve güzel bir biçimde evliliği sürdürmek arasında serbest bırakılmaları da, Tahrım suresinin tefsirinde ele alınacaktır. Hadisin "Sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımlarından birinin yanına gittim ... " bölümü ise "Kitabu'n-nikah" bÖlümünde "Kadınların Kıskançlığı" başlığı altında açıklanacaktır.
İbnu'l-Cevzı şöyle demiştir: "Tevrat'a müracaat etmenin yasaklanmasına rağmen, Ömer İbrahim Nebie uymak istemiştir. Çünkü o, Allah Teala'nın onun hakkında "Kuşkusuz ben, seni insanlara önder yapacağım,"[Bakara 124] ayeti ile "Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy!" ayetinden haberdar olmuştu. Bu vesileyle, İbrahim Nebie uymanın Muhammed'in tebliğ ettiği dinin de bir parçası olduğunu anlamıştı.
Ayrıca Ka'be ona nispet edilmişti. Onun ayak izleri, Makam-ı İbrahim'de mevcuttu. Bu izler, ölümünden sonra yad edilsin diye, binalara asılan ve onları kimin yaptığını gösteren tabelalara benzer. Bu yüzden Ömer, makam-ı İbrahim'de namaz kılmayı, beytullahı tavaf edenlerin burayı inşa edenin ismini okuması olarak düşündü." Bu yorum, Makam-ı İbrahim'de namaz kılmayı gayet güzel bir şekilde izah etmiştir. İbnu'l-Cevzı sözlerine şöyle devam etmiştir: "
İbrahim'in ayak izleri hala Makam-ı İbrahim denilen yerde mevcuttur. Mekke halkı bunu bilir. Nitekim Ebu Talib meşhur kasidesinde şöyle demiştir: Durur İbrahim'in ayak izleri capcanlı Bellidir ayakkabısız, yalın ayakların izL" Beyhaki Aişe'den sağlam bir senet ile onun şu sözünü rivayet etmiştir: "Makam-t İbrahim Ebu Bekir zamanında Ka'be'ye bitişiktL Daha sonra Ömer tarafından geriye alındı."
باب: قوله تعالى: {وإذ يرفع إبراهيم القواعد من البيت وإسماعيل ربنا تقبل منا إنك أنت سميع العليم} /127/. 10. "BİR ZAMANLAR İBRAHİM İSMAİL İLE BERABER BEYTULLAH'IN TEMELLERiNi VÜKSELTiYOR (şöyle diyorlardı:) EY RABBİMiZ! BiZDEN BUNU KABUL BUYUR. ŞÜPHESiZ SEN iŞiTENSiN, BiLENSİN,"[Bakara 127] AYETiNiN TEFSiRi القواعد: أساسه، واحدتها قاعدة. {والقواعد من النساء} /النور:60/: واحدها قاعد.
القواعد el-kavaid kelimesi "temeller" manasına gelir. Bu kelimenin tekili, قاعدة el-kaidetü şeklindedir القواعد el-kavaid kelimesi kadınlar hakkında kullanılınca tekili قاعد el-kaidu şeklinde gelir. حدثنا إسماعيل قال: حدثني مالك، عن ابن شهاب، عن سالم بن عبد الله: أن عبد الله بن محمد بن أبي بكر: أخبر عبد الله بن عمر، عن عائشة رضي الله عنها، زوج النبي صلى الله عليه وسلم: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: (ألم تري أن قومك بنوا الكعبة واقتصروا عن قواعد إبراهيم). فقلت: يا رسول الله، ألا تردها على قواعد إبراهيم؟ قال: (لولا حدثان قومك بالكفر).
فقال عبد الله بن عمر: لئن كانت عائشة سمعت هذا من رسول الله صلى الله عليه وسلم، ما أرى رسول الله صلى الله عليه وسلم ترك استلام الركنين اللذين يليان الحجر إلا أن البيت لم يتمم على قواعد إبراهيم. Taberi şöyle demiştir: İbrahim ile İsmail'in yükselttikleri temellerden maksadın ne olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Bu temelleri ilk defa onlar mı atmıştır, yoksa daha önceden mevcut muydu işte bu husus tartışmalıdır. Bu konuda sahih bir senetle İbn Abbas'tan şöyle bir rivayet nakledilmiştir: "Beytullah'ın temelleri İbrahimiden önce atılmıştı." Ata kanalıyla onun şöyle dediği rivayet edilmiştir: "
Adem 'Ya Rabbi! Meleklerin sesini duyamıyorum.' dedi. Allah Teala da, 'Benim için bir ev inşa et! Sonra meleklerin semadaki benim evimi tavaf ettiklerini gördüğün gibi sen de onu tavaf et!' buyurdu. İnsanlar Adem'in Ka'be'yi beş dağdan getirdiği malzemelerle inşa ettiğini iddia etmişlerdir. Daha sonra Ka'be İbrahim tarafından yeniden yapılmıştır. Bu konu ayrıntılı biçimde Nebilerden bahsedilirken " İbrahim Kıssası"nda anlatıldı.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.