

Velıd, Velld İbn Muğıre'nin oğludur. Halid İbn Velld'ir;de kardeşidir. Velld Bedir savaşına müşriklerin safında katılmıştı. Bu savaşta esir edilmişti. Sonra fidye verip kurtulmuştu. Daha sonra ise Müslüman olmuştu. Bu yüzden Mekke'de hapsolunmuştu. Hadiste zikredilen Seleme ve Ayyaş ile birlikte, anlaşıp müşriklerden kaçmıştı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların Mekke'den çıktığını haber almıştı. Bu yüzden ona dua etmiştir. Bu bilgileri Abdurrezzak İbn Hemmam müsel bir senet ile nakletmiştir. Velld Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gelince vefat etmiştir.
"Seleme İbn Hişam'ı." Hişam Muğıre'nin oğludur. Dolayısıyla Seleme, bir önceki paragrafta hakkında bilgi verilen Velld'in de amcasının oğludur. Ayrıca Ebu Cehil'in kardeşidir. Seleme ilk Müslüman olan insanlardandır. Hz. Ebu Bekir'in hilafeti sırasında hicri 14 yılında Şam'da şehit düşmüştür. "Ayyaş İbn Ebf Rab fa'y ı. " Ebu Rabıa künyesi ile tanınan Amr İbn Muğıre'nin oğludur. Bu da diğerleri ile amcaoğludur. İlk Müslüman olan insanlardan biridir. Her iki hicrete de iştirak etmiştir. Ama Ebu Cehil onu kandırmıştl. Bu yüzden Mekke'ye dönmüştü. Dönmesiyle birlikte Ebu Cehil, onu hapsetti. Sonra hadiste isimleri geçen arkadaşları ile birlikte Mekke'den kaçtı ve Hz. Ömer'in hilafetine kadar yaşadı. Hicri 15 yılında hakkın rahmetine kavuştu. Daha önce öldüğü de söylenmiştir.
Herşeyin doğrusunu Allah bilir. "Hatta bazı sabah namazıarında." Hadiste geçen bu ifade, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu şekilde dua ve beddua okumayı sürdürmediğini gösterir. "Birtakım Arap kabileleri için." İmam Müslim hadisin bu bölümünü Yunus kanalıyla Zühri'den şöyle nakletmiştir: "Allahım! Ra'l, Zekvan ve Usayye kabilelerine lanet etf" باب: {والرسول يدعوكم في أخراكم} /153/: 10. "NEBİ İSE ARDlNIZDAN SİZİ ÇAĞIRIP DURUYORDU,"[AI-i İmran 153] AYETİNİN TEFSİRİ وهو تأنيث آخركم.
آخركم uhrakum (ardınızdan) kelimesi, ......ahiriküm lafzının müennesidir. وقال ابن عباس: {احدى الحسنيين} /التوبة: 52/: فتحا أو شهادة. İbn Abbas şöyle demiştir: احدى الحسنيين ihde'l-husneyeyn (iki iyilikten birini) ifadesi "zafer ya da şehadetten biri" anCamına gelir. حدثنا عمرو بن خالد: حدثنا زهير: حدثنا أبو إسحاق قال: سمعت البراء بن عازب رضي الله عنهما قال: جعل النبي صلى الله عليه وسلم على الرجالة يوم أحد عبد الله بن جبير، وأقبلوا منهزمين، فذاك: إذ يدعوهم الرسول في أخراهم، ولم يبق مع النبي صلى الله عليه وسلم غير اثني عشر رجلا.
Bu ruvayet, yine Katade'den başka bir senetle "Meğazi Bölümü"nde nakledilmişti. Açıklaması da orada yapılmıştı. باب: {الذين استجابوا لله والرسول من بعد ما أصابهم القرح للذين أحسنوا منهم واتقوا أجر عظيم} /172/. 12. "YARA ALDıKTAN SONRA YİNE ALLAH'IN VE NEBİ'İN ÇAĞRISINA UYANLAR (ÖZELLİKLE) BUNLARIN İÇLERİNDEN İYİLİK YAPANLAR VE TAKVA SAHİBİ OLANLAR İÇİN PEK BÜYÜK BİR MÜKAFAT VARDIR,"[AI-i İmran 172] AYETİNİN TEFSİRİ القرح: الجراح، واستجابوا: أجابوا، يستجيب: يجيب القرح el-Karhu Yara anlamına; استجابوا istacabu ı}.ı::-ilecabu (icabet etti); يستجيب yestecibu يجيب yecibu (icabet eder) anlamında kullanılır.
AÇiKLAMA : القرح el-Karhu kelimesi Eb,! Ubeyde tarafından yara olarak tefsir edilmiştir. Said lbn Mansur iyi bir senetle ıbn Mes'ud'un bu kelimeyi kM harfinin dammesi ile .... şeklinde okuduğunu nakletmiştir. Bu, Kufelilerin kıraatidir. استجابوا istecabu ......lecabu (icabet etti); ....yestedbu يجيب yecibu (icabet eder) anlamında kullanılır." Bu yorum da Ebu Ubeyde'ye aittir. Ebu Ubeyde'nin ilk yorumu ...... (icabet etti) AI-i İmran suresindeki ayetle, ikinci yorumu ..... (icabet eder) [bk. eş-Şura 26] ise Şura suresindeki ayetle ilgilidir.
İmam Buhari ikinci yorumu şahit olarak burada zikretmiştir. Önemli Açıklama: İmam Buharı bu başlık altında bir hadis zikretmedi. Sanki bu konuda ona göre bir hadis yoktur. Halbuki bu konuda Hz. Aişe hadisi zikredilmeye layıktır. Söz konusu hadise göre Hz. Aişe bu ayet hakkında Urve'ye şöyle demiştir: "Ey yeğenim! Senin baban da bu ayette bahsedilen kimseler arasındadır. Zübeyr ve Ebu Bekir de onlardandı."
"Meğazı Bölümü"nde bu rivayetin açıklaması yapılmıştı. İbn Uyeyne Amr İbn Dinar ve İkrime kanalıyla İbn Abbas'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Müşriklerler Uhud'dan ayrılırken 'Ne Muhammed'i öldürdünüz, ne de genç kızları terkinize atmayı başardınız! Ne kötü iş yaptınız ... ' diyerek döndüler. Peşleri sıra Allah ResLılü bir grubu onları takiple görevlendirdi.
Takiple görevlendirilen insanlar Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emrine uydular ve onların peşine düştüler. Nihayet Hamrau'l-esed'e geldiler. Burada müşriklere yetiştiler. Müşrikler onlara 'Önümüzdeki sene tekrar geleceğiz!' dediler. Bunun üzerine 'Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Nebi'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvCi sahibi olanlar için pek büyük bir mükCifat vardır,' ayeti nazil oldu." Bu rivayeti Nesaı ve İbn Merduye nakletmiştir. Bu haberin ravileri, Buharı'nin ravilerinden oluşmaktadır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.