

"Andolsun ki, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üz ücü söz işiteceksiniz. "[AI-i İmran 186] ayetinin tefsiriri." Abdurrezzak İbn Hemmam bu ayetin şiirleriyle Nebi s.a.v.'i ve müslümanları yeren Ka'b İbn Eşref hakkında indiğini nakletmiştir. "Meğazı Bölümü"ünde Ka'b'ın hikayesi anlatılmıştı. Yine o bölümde "Ka'b İbn Eşrefin hakkından kim gelecek. Çünkü o, Allah'z ve onun Nebiini incitti," hadisinin açıklaması da yapılmıştı.
İbn Ebı Hatim ve İbnu'l-Münzir'in hasen senetle İbn Abbas'tan nakletlikleri rivayete göre bu ayet, Ebu Bekir ile Yahudi FinhS.s'ın arasında "Allah fakirdir, biz ise zenginiz," ayeti hakkında geçen tartışma üzerine inmişti. Ebu Bekir yahudinin bu sözünü işitince sinirlenmişti. Çünkü Allah Teala Yahudilerin bu tür sözlerinden münezzehtir. "Fedek." Medıne'ye iki konak mesafede bulunan meşhur bir beldenin adıdır.
"Hasta olan Sa'd İbn Ubade'yi ziyarete gidiyordu." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hasta olan Sa'd'ı ziyarete gitmesi, lider birinin kendisine tabi olan bazı insanları evlerinde ziyaret edebileceğini gösterir. "Bence Haris İbn Hazrec'in arasında oturan." SaId'ın evi Harisoğullarının evleri arasında idi. Çünkü o, bu boydandI. "O vakitler Abdullah henüz müslüman olmamıştı." Bu ifade o vakitler Abdullah'ın henüz Müslümanlığını ilan etmediği anlamına gelir.
[Yoksa onun tamamen Müslüman olduğunu göstermez. Çünkü o, münafıkların başı idi.] "Allah ResCtlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara selam verdi." Bu ifade, kafirlerle birlikte bulunan müslümanlara selam verilebileceğini gösterir. Ancak bu durumda sadece müslümanlara selam vermeye niyet edilir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onlara verdiği selam, "Hidayete tabi olanlara selam olsun!" örneğinde olduğu gibi tahs!se uğramış bir genel ifadeden ibaret de olabilir.
"Ebu Hubab." Abdullah İbn Übey İbn SelCtl'un künyesidir. O an Allah ResCtlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ya Abdullah bu künye ile tanındığı için veya onun kalbini İslam'a ısındırmak için bu şekilde ondan bahsetmiştir. ".......el-Buhayretü." Bu ifade bazı Buhar! ravileri tarafından .....el-Bahrati şeklinde rivayet edilmiştir. Bu kelime hem köy, hem de belde anlamına gelir. Burada ise Med!ne-i Münevvere için kullanılmıştır.
YakCtt el-Hamev! bu kelimenin Med!ne-i Münevvere'nin isimlerinden biri olduğunu nakletmiştir. .......FeyuassibCthü." Araplar lidere ......el-Muassab derler. Ya başlarına sardıkları şeylerden dolayı ya da sadece kendilerinin başlarına doladıkları sarıkvari bir kıyafetten dolayı liderlere bu ismi vermişlerdir. İbn İshak'ın rivayetine göre Medinelilerin Abdullah İbn Übey'e taç giydirmek için hazırlık yaptığı bir sırada Yüce Allah Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i onlara göndermiştir.
"Onun bu tavrı, Allah Teala'nın onlarla savaşma konusunda kendisine izin vermesine kadar sürmüştür." Bu ifade Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onlarla savaşma iznini aldıktan sonra asla onları hoşgörmediği anlamına gelmez. Ancak önceleri savaş bakımından onlara karşı hoşgörülü davranıyordu. Sonraları da bu hoşgörüsü devam etmiştir. Nitekim Allah ResCtlü'nün Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir çok müşrik ve yahudiyi, kendiliğinden veya bir fidye karşılığında serbest bıraktığı bilinmektedir. Yine aynı şekilde münafıklara karşı hoşgörülü davrandığı da malumdur. Bu konuda çok sayıda hadis ve siyer malumatı vardır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.